Skip to content

Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru nasıl yapılacak?

by 08/04/2011

12 Eylül 2010 referandumuyla Anayasa’ya dahil olan Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı 3 Nisan 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan 6216 sayılı kanunla hayata geçti. Ne kadar sevinsek az :)

Özellikle de Almanya’daki örneği göz kamaştıran ve uzun yıllardır çeşitli Anayasa hukukçuları tarafından Türkiye’ye getirilmesi arzu edilen Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruyu kimler, hangi şartlar altında yapabilecek ve sonuçları ne olacak?

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki öyle Anayasa’da yazan her hakkınız veya özgürlüğünüz için gidemiyorsunuz Anayasa Mahkemesi’ne. Neden? Çünkü kanuna göre herkes yalnızca,

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

Neden? Çünkü bireysel başvuru hakkını getiren düzenlemeyi hazırlayanların varmak istedikleri amaç vatandaşların hak ve özgürlüklerini korumak değil. Amaçları hak veya özgürlük ihlali halinde vatandaşlar İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne (İHAM) gitmeden önce bir de Anayasa Mahkemesi’ne gitmek zorunda kalsın. “Ha olur ya, belki Anayasa Mahkemesi ihlali telafi eder. Olmazsa da vatandaş artık adalet aramaktan bitap düşmüş olur, İHAM’a gitmeye üşenir.” Karşınızda yeni bir suç tipi: Bireysel başvuru hakkını düzenlemek suretiyle adil yargılanma hakkını engellemek! (Bu düzenlemenin eleştirisi için ayrıca bakınız: TÜSİAD)

Sonuç olarak, eğer İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde (İHAS) sayılan haklarınızdan birinin ihlal edildiğini düşünüyorsanız ve iç hukuk yollarını tükettiyseniz artık hemen İHAM’a başvuramıyorsunuz. Ondan önce, son olarak Anayasa Mahkemesi’ne de başvurmanız lazım.

“Peki ben süreci kısaltabilir miyim? Yani doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir miyim?” diye sorarsanız, cevap: Hayır. İç hukukta kat etmeniz gereken tüm yargı yollarını aştıktan sonra, artık başvuracak hiçbir üst yargı mercii kalmadığı vakit ancak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulabileceksiniz.

“Diyelim ki TBMM bir kanun yaptı. Kanuna karşı doğrudan başvurabilir miyim?” Hayır, başvuru yapılabilmesi için kanunun uygulanması sonucunda hak ve özgürlüğün somut olarak sınırlanmış olması gerekiyor. Başkasının hak veya özgürlüğünün sınırlanmasında da başvuru yapılamaz; kişisel zarar doğmuş olmalı.

İhlal halinde kendiniz bireysel başvuru yapabileceğiniz gibi bunu bir mahkemeden de isteyebilirsiniz. Dış temsilcilikler aracılığıyla da başvuru yapılabiliyor.

Bedavaya adalet olmaz: Başvuru için 150 TL’lik bir harç yatırılması gerekiyor.

Başvuru, yargı yollarının tüketilmesinden veya eğer böyle bir yol yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içerisinde yapılmalı. Eğer bir mazeretiniz varsa bu mazeret gerekçesinin ortadan kalkmasının ardından 15 gün içerisinde başvurmak gerekiyor. Tabii bu durumda hakim önce mazeretin geçerli olup olmadığına karar verecek.

Peki nasıl bir dilekçe hazırlamak gerekiyor başvuru için? Şöyle:

Başvuru dilekçesinde,

  • başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin,
  • işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün,
  • dayanılan Anayasa hükümlerinin,
  • ihlal gerekçelerinin,
  • başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların,
  • başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih ile
  • varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekiyor.

Başvuru dilekçesine,

  • dayanılan deliller ile
  • ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinin ve
  • harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi de şart.

Hepsi tamam mı? Hemen sevinmeyin. Çünkü dava dilekçenizin tam olması da bireysel başvurunuzun mutlaka kabul edileceği anlamına gelmiyor. Mahkeme bünyesinde oluşturulacak bir komisyon üç halde dilekçenizi kabul etmeyebilir:

  • Başvurunuz, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımıyorsa,
  • Önemli bir zarara uğramadıysanız ve
  • Dilekçeniz açıkça dayanaktan yoksun bulunursa.

Diyelim ki tüm engelleri aştınız ve dilekçeniz kabul edildi. Sizinle Anayasa Mahkemesi içerisinde kurulan iki bölümden biri ilgilenecek. Hangi ihlal halinde hangi bölümün davaya bakacağı tahminimce İçtüzük’te düzenlenecek. En azından düzenlenmesi lazım çünkü şu anda böyle bir ayrım yok.

Dilekçenizin kabul edilmesiyle birlikte bir örneği Adalet Bakanlığı’na gönderilecek ki dilediği takdirde Adalet Bakanlığı davayla ilgili görüşünü bildirebilsin.

Filmlerde gördüğümüz dava sahnelerinin Anayasa Mahkemesi’nde de yaşanacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü davalar dosya üzerinden görülecek. Ama ihtiyaç duyulursa duruşma da yapılabilecek.

Öyle bir durum olur ki maruz kaldığınız hak veya özgürlük ihlali süreklidir ve ihlalin engellenmesi için bazı tedbirlerin alınması gerekir. İşte bu gibi durumlarda davanıza bakan bölüm gerekli önlemleri alabilecek. Ancak bu tedbirler en fazla altı ay süreyle etkili olabilecek. Dava bu süre içerisinde sonuca bağlanmazsa tedbirler kalkacak.

Eğer hak veya özgürlüğünüzün ihlali bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa o zaman davaya bakan bölüm sadece ihlal olup olmadığını ve ihlal varsa nasıl ortadan kaldırılacağını söyleyebilecek. Daha fazlasına yetkisi yok.

Eğer Mahkeme, bir ihlal olduğu kanaatine vardıysa, ihlalin giderilmesine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verecek.

Kanun tasarı aşamasındayken fırtınalar koparan düzenlemede değişikliğe gidildi ve eğer ihlal bir mahkeme kararından kaynaklandıysa Anayasa Mahkemesi’nin o mahkeme kararını iptal etmesi artık söz konusu değil. Bunun yerine eğer ihlal kararı çıkarsa yeniden yargılama yapılmak üzere dosya  o mahkemeye geri gönderilecek. Eğer bunda bir yarar yoksa tazminata hükmedilebilecek.

“Bireysel başvuru hakkımız var, hadi onu doya doya yaşayalım” dediğinizi duyar gibiyim. Aman ha! 6216 sayılı kanunun bireysel başvuruyla ilgili bölümünün son maddesinin bir eli belinde, diğer elininse işaret parmağı aşağı-yukarı sallanıyor:

Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir.

Hükümet bireysel başvuru kurumunun kendisini kötüye kullanacak ama ben hakkımı düzgün kullanırken bile “acaba yanlış anlaşılır mıyım?” diye tedirginlik yaşayacağım… Adalet bu olsa gerek!

Hangi başvurular hakkın kötüye kullanımı olarak kabul edilecek, buna kim karar verecek, dilekçe hakkımı kötüye kullandığımı iddia etmek başlı başına bir hak ihlali değil midir ve eğer bir hak ihlaliyse bireysel başvuru hakkımı kullanmamın Anayasa Mahkemesi tarafından hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilip para cezasına mahkum edilmem suretiyle temel hak ve özgürlüğümün ihlal edildiğini iddia ederek bireysel başvuru yapabilir miyim?

Bakalım Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru uygulamalarıyla endişelerimizi ve kafamızdaki soruları giderebilecek mi?

Bunun için 23 Eylül 2012’yi beklememiz gerekecek. Çünkü kanunun geçici madde 1/8 hükmüne göre Anayasa Mahkemesi ancak bu tarihten sonra kesinleşen kararlar aleyhine yapılacak başvurulara bakabilecek.

Not: Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru konusuyla ilgili ayrıntılı bilgi almak ve tartışmalı alanları öğrenmek için konferanslarda tuttuğum notları okuyabilirsiniz.

22 Yorum
  1. mehmet permalink

    “Çünkü kanunun geçici madde 1/8 hükmüne göre Anayasa Mahkemesi ancak bu tarihten sonra kesinleşen kararlar aleyhine yapılacak başvurulara bakabilecek” yani nisan 2010 da kesinleşmiş olan karara karşı Anayasa mahkemesine başvuru yapılamaz mı ???

    • Cevabım maalesef hayır. Kanuna göre, belirttiğiniz tarihte kesinleşen bir karara karşı ne yazık ki başvuru yapılamaz.

      • eee !ne anladık bu işten geçmişi kapsamıyor ise zaten başlı başına bir hak mağduru oluyoruz . En azından 1 sene geriye yürüse amenna o da yok

  2. 3795 sayılı kanun teknik öğretmenlerin ünvan sorunlarını gidermek adıni 1992 yılında çıkartılmış olup 2001 yılında yönetmeliğe YÖK tarafından eklenen bir maddeyle yürütme, hak ihlaliyle tamamen işlevsiz hale getirilmiştir. Bizler teknik eğitim fakülterinden 2012 yılı haziran mezunları olarak yönetmeliğin bu maddesiyle hak ihlaline uğramış olacağız. Bireysel olarak bizim mağduriyetimiz 2012 yılından itibaren başlıyor böyle bi durumda maddenin çıkmasından sonra en geç 30 günde başvuru şartı aranması ne derece mantıklı? Aksi bi durum söz konusu mu? Teşekkürler

  3. İrfan permalink

    Merhaba, Çalıştığım kurum İş kanunun “İşyerinin veya bir bölümünün devri Madde 6″ ya göre tüm çalışanları yeni kurulan bir şirkete devretti. Yapılan işlem kanunlara uygun yapıldı. Şu an için herhangi bir hak kaybımın olmayacağı söylendi. Resmi olarak bana hiç bir bildirimde bulunulmadı. Yapılan işlem hukuka uygun, ama bence hukuk ahlaka uygun değil. İş kanunundaki bu madde için Anayasa mahkemesine mi başvurmak gerekiyor, yoksa önce başka bir dava mı açmak gerekiyor. Şu an başvuru hakkı yok ancak eğer öncesinde bir dava açmam gerekiyorsa, o dava bitene kadar 23 Eylül 2012 geçebilir. Çünkü dava açma süresi, adli tatil, tebliğ, duruşma, kesinleşme…

  4. togarma permalink

    3.yargı paketinde Hacizlere getirilen kısıtlamalar,saçma sapan ek 10. madde ile sınırlandırılarak,halen devam eden dosyaları kapsam dışında bırakmıştır.yani sanki bu güzel uygulamaların geç çıkmasına eski borçlananlar sebep olmuş gibi,onlar kapsam dışında bırakılmıştir.Oysa tüm dünyada,yeni çıkan kanunlar daima lehte kullanılır.bu haksızlık için anayasa mahkemesine başvurulabilirmi?

    • Ayrıntıları bilmemekle birlikte hukuk güvenliğini sağlamak adına eski kanun zamanındaki hukuksal süreçlerin yeni kanun çıktıktan sonra da eski kanuna göre sonlandırılması genel bir uygulamadır. Bahsettiğiniz “lehe uygulama” özellikle ceza hukukunda geçerli olan bir ilkedir ve aslında “aleyhe olan yeni kanunun uygulanmaması” anlamını taşır.

      Bu nedenlerle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaparsanız olumlu sonuç alabileceğinizi sanmıyorum.

      Saygılarımla

  5. remz dikilitaş permalink

    kolay gelsin benim bu konu ile ilgili bir sorum olacak;
    Son çıkan harçlar hakkındaki kararnamenin ben açıkça anasayada güvence altına alınmış eşitlik ilkesine aykırı oluğunu düşünüyorum. bunun için nedereye başvurmamız gerekiyor. anayasa mahkemesine başvurmamız durumunda bu hakkı kötüye kullanmış olurmuyuz. şimdiden cevabınız için teşekkürler

    • İyi günler,

      Harçların bir kısmını kaldıran kararnamede bahsediyorsunuz sanırım. Eşitlik ilkesine aykırı olduğuna dair çok değişik kesimlerden tepki geldi. Haklılık payı olduğunu düşünüyorum.

      Ancak bu durum için doğrudan AYM’ye başvurmanız mümkün değil. Öncelikle ikinci öğretimde okuyan birinin yatırdığı harcı geri istemesi, verilmemesi üzerine de işlemin iptali için mahkemeye dava açması gerekiyor. Bu dava sırasında kararnamenin Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle itiraz yoluna başvurabileceği gibi, temyiz aşamalarının ardından davanın sonunda yatırdığı harcı geri alamaması halinde AYM’ye bireysel başvuru yapabilir.

      Bu arada, bireysel başvuru yapmak için de 150 TL’lik başka bir harç yatırılması gerekiyor, o ayrı :)

      Umarım cevabım yararlı olmuştur.

      Saygılarımla

  6. mustafa çetinkaya permalink

    1999 yılında hürriyeti tahtitten yargılandım. o esnada astsby olarak görevliydim. yargılanmam devam ederken tsk dan ilişiğim kesildi. askeri yükksek idare mahkemesi davamı reddetti. şu an balyoz davasında yargılanan üst rütbeli subaylar tutuklu kaldıkları sürede kendileri hakkında bir işlem yapılmadı. gectiğimiz yaş sürecinde emekli edildiler. tüm sosyal haklarınıda aldılar. ben ise psikolojik tedavi görürken istanbul gata da gıyabımda disiplinsizlikten resen emekklilik işlemi yapıldı.bütün haklarım kanunla elimden alındı. 1996 ve 1998 yıllarında hakkımda düzenlenmiş 2 adet saglık kurulu raporu var. beni malulen emekli edebilecekken resen emekli ettiler. sonuc olarak balyoz davasını emsal gösterip anayasa mahkemesine başvurabilirmiyim. teşekkürler

    • İyi günler,

      Üzgünüm ancak bu gerekçelerle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapmanız mümkün değil. Çünkü bahsettiğiniz işlemlerin hepsi 30 günden çok önce gerçekleşmiş. Oysa bireysel başvuru hakkınızı kullanabilmeniz için, yukarıdaki yazıda da belirttiğim gibi, “Başvuru, yargı yollarının tüketilmesinden veya eğer böyle bir yol yoksa ihlalin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içerisinde yapılmalı.”

      Üzgünüm.

      s.

  7. ahmet okçu permalink

    BEN YAKLAŞIK 5 SENE ÇALIŞTIĞIM İŞYERİNİ ALACAĞIMDAN DOLAYI İŞ MAHKEMESİNE VERDİM DAVAM KESİNLEŞTİ 21500 TL + FAİZ ALACAĞIM VAR ALACAĞIMDAN DOLAYI İCRA DAİRESİNE TALEPTE BULUNDUM VERİLEN CEVAP DAVA AÇTIĞIM KUTTO TEMEL YAPI AŞ NİN HERHANGİ BİR VARLIĞI YOK AMA BU ŞİRKETİN BÜTÜN ORTAKLARI SAHİBİ YÖNETİCİSİ İŞ ADRESLERİ NİN AYNI OLDUĞU ANGORA MADENCİLİK AŞ NİN İCRA DAİRESİNDE HAYLİ Bİ PARASI VAR. BEN BU ŞİRKETTEN PARAMI ALABİLİR MİYİM İCRA OLMAZ DİYO YENİDEN DAVA AÇILACAK DİYOR. YADA ANAYASA MAHKEMESİNE MÜRACAAT EDEBİLİR MİYİM BUNA CEVAP ARIYORUM. TEŞEKKÜRLER.

    • İyi günler Ahmet Bey,

      Sorunuz aslında bir İcra-İflas Hukuku sorusu. Benim bu alandaki bilgilerim yaklaşık 10 sene öncesine dayanıyor. O yüzden paranızı diğer şirketten alıp alamayacağınız konusunda cevap vermem doğru olmaz. Konuyu icra-iflas konularında uzmanlaşmış bir hukukçuya sormanızı tavsiye ederim.

      Ancak tüm dava yollarını tükettikten sonra, eğer mağduriyetinizin şirketten değil de bir mahkeme kararından kaynaklandığını düşünüyorsanız, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Anayasa’daki mülkiyet hakkınıza dayanarak bireysel başvuru yapabilirsiniz.

      Saygılarımla

  8. rojhat roni permalink

    mrb ben vandan hidayet sadece iki dakikalık basit telefon görüşmesinden 8yıl 9ay ceza aldım yargıtayda onadı ben nasıl anayasa mahkemesine başvurabilirim

  9. misafir permalink

    iyi günler,
    bireysel başvuru yolu olmadan önce kesinleşen ve daha sonra olağanüstü kanun yollarına başvurup yargılama devam ederken bu başvuru yolu yürülüğe girdi bn bu olağanüstü kanun yolundan gelen karardan sonra bu yola başvurabilirmiyim

    • İyi günler,

      Maalesef olağanüstü yolların devam ediyor olmasını Anayasa Mahkemesi dikkate almıyor. Olağan yargı yollarının bireysel başvurunun yürürlüğe girmesinden önce tüketilmiş olması halinde başvuruyu kabul edilemez buluyor Mahkeme. Üzgünüm.

      Saygılar

      Serkan Köybaşı

  10. celal permalink

    ben 2004 yılında 657 sk 98/b maddesine göre görevime son verildi 5005 yılında tüm hukuk yollarını bitirdim ancak sonuç olumsuz oldu simdiki yasaya göre bi şansım var ama tekrar hukuk sureci başlatabilirmiyim veya anayasa mahkemesine bireysel başvuru yapabilirmiyim

    • Maalesef yapabileceğinizi düşünmüyorum. Zira ancak 2012 Eylül’ünden sonra kesinleşen kararlar için bireysel başvuru açık.

Trackbacks & Pingbacks

  1. Yurt dışı çıkış harcına karşı açtığım davada yeni aşama: Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yapıldı « Anayasa Gündemi
  2. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nasıl yapılacak? « cmkavukatlari

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 4.596 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: