Skip to content

Boston Üniversitesi doktora öğrencisi Oya Yeğen yazdı: “Türkiye yeni Anayasa hazırlıyor”

by 03/04/2012

Boston Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde doktora öğrenimini sürdüren Oya Yeğen Türkiye’deki Anayasa yazım süreciyle ilgili bir yazı kaleme almış. ComparativeConstitutions.org adresinde yayınlanan yazının tarafımca yapılan çevirisi şu şekilde:

Türkiye’nin mevcut Anayasası bir askerî darbe (1980-1983) ürünü. 1982’de bir halk referandumuyla kabul edilmişti (%91 kabul) ve 113 maddede değişiklik yapan 17 değişiklik yaşadı. Son değişiklik bir halk referandumu yoluyla 2010 Eylül’ünde gerçekleşti (%58 kabul), ancak yine de askerî hükümetin mirasının yenilenmesi talebi azalmadı. 2011 Haziran’ındaki seçimler sırasında yalnızca 1982 Anayasası’nın uzun süreden beri muhalifi konumundaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) değil, Türkiye’nin diğer dört büyük partisi de “sivil bir Anayasa” sözüyle kampanya yürüttü. AKP’nin 2011 seçimlerindeki zaferiyle birlikte Türkiye’nin bir Anayasa-yapım sürecine gireceği açıkça belli oldu.

AKP rahat bir zafer kazanmış olsa da, kendisine tek başına taslak hazırlayıp Anayasa olarak kabul etme yolunu açacak olan Parlamento’da 2/3 çoğunluğa ulaşamadı. Bu nedenle, seçimlerin hemen ardından yeni Anayasa taslağını yazmakla görevli bir komisyon kuruldu. Anayasa Uzlaşma Komisyonu adı verilen komisyon ilk olarak 2011 Ekim’inde toplandı; komisyon parlamentoda temsil edilen dört partiden gelen üçer üyeden oluşuyor. Böylece, parlamentodaki sandalye dağılımına bakılmaksızın, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) komisyonda eşit şekilde temsil ediliyor. Ve komisyondan gelen tüm raporlar, üyeler arasında büyük bir uyum olduğunu gösteriyor ki bu, parlamentodaki partiler arasındaki günlük gerilime bakılınca oldukça dikkat çekici.

Aralarında Başbakan Erdoğan’ın da bulunduğu parti liderleri aylardan beri yeni Anayasa’dan bahsetmese de komisyon gayretli şekilde çalışmaya devam ediyor ve komisyonun 1 Mayıs’tan itibaren içerik taslağını yazmaya başlaması bekleniyor. Komisyonun başındaki mevcut parlamentonun başkanı Cemil Çiçek şu şekilde konuşuyor: “Uzlaşmaya varmaya mecburuz. Şayet yeni bir Anayasa yapamazsak, 30 seneden beri şikâyet ettiğimiz Anayasa’ya bir 30 yıl daha hayat vermiş oluruz. Çünkü bugünkü kompozisyonun bir daha Türkiye’ye geleceğinden emin değilim. Bugün vatandaşların %95’i mevcut parlamentoda temsil ediliyor. Toplumun %80’inden fazlası bugünkü parlamentonun oluşumuna katıldı. Dört parti de bu işi yapacaklarını açıkladı.” Çiçek, 2013 ve 2014’te yapılacak seçimler olduğu gerçeğini ve bu nedenle Anayasa’nın gündemde kalmasının zor olduğunu da hatırlatıyor.

Parlamentonun toplumu olabildiğince adil temsil etmesine ve bu nedenle yeni bir Anayasa üretmek için siyasal meşruiyeti olduğu kabul edilmesine rağmen, günlük politika yönetimdeki AKP ile muhalefet arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. Parlamento üyeleri arasında yumruklaşmalar her gün akşam haberlerinin olağan görüntüsü olurken gözlemciler siyasal ortamın yeni Anayasa hazırlamaya yardımcı olup olmadığını sorguluyor. Türkiye’de yaşanan yeni Anayasa yazım süreci bu haftaki Avrupa Parlamentosu toplantısının da ana konusuydu. Toplantı, Genişlemeden Sorumlu Genel Direktörlük’ün Genel Direktör Yardımcısı Joost Korte’yi Türk Sanayici ve İşadamları Derneği ve entelektüellerden oluşan Türkiye’nin Dostları’yla bir araya getirdi. Toplantıda anayasal sürecin öneminin, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin sivil ve demokratik bir Anayasa için gösterdiği çabaya verdiği desteğin ve yeni Anayasa’da yer alması gereken önemli unsurların altı çizildi. Beklentiler, Türkiye’nin yeni Anayasası’nın Avrupa Birliği (AB) normlarıyla uyumlu olması ve Türkiye’nin AB üyesi olma amacına yardım etmesi yönündeydi.

Komisyon ayrıca sivil toplum kuruluşlarının, özellikle de ülkedeki dinsel azınlıkların taleplerini dinleme fırsatı buldu. Aralık ayında milletvekilleri Yahudi grubuyla buluştu. Bu Şubat ayında İstanbul Ekümenik Patriği parlamentoya hitap etti ve Süryani Ortodoks Hıristiyanlar da parlamento komisyonunda dinlendi. Bu, Türk devletinin tarihinin büyük bölümünde siyasal olarak marjinalize edilmiş olan  Türkiye’nin küçük dinsel toplulukları için önemli bir adım olarak memnuniyetle karşılandı.

Türkiye’deki Anayasa-yapım süreci halen devam etmekte olan bir süreç ve gelecek aylar ya bu sürecin, siyasal partiler arasındaki, sivil toplum kuruluşları tarafından zenginleştirilmiş ve Türkiye’nin (Kürt azınlığa ve dinsel azınlıklara sivil ve siyasal haklar tanınması ve askerî vesayetin kalıntıları silinmesi de dâhil olmak üzere) zorlu sorunlarına çözüm olma niteliğine sahip gerçek bir uzlaşmanın ürünü olduğunu kanıtlayacağını ya da siyasal partiler uzlaşmak istemediği için dinlenmeye bırakılacağını bize gösterecek.

From → Haberler

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: