Skip to content

Siviliz’de benimle yapılan röportaj

by 17/04/2012

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi‘nin (STGM) dergisi Siviliz‘in son sayısında konu yeni Anayasa’ydı. Bizsiz Anayasa Olmaz Platformu‘yla yeni Anayasa çalışmalarına aktif şekilde katılan ve vatandaşların da katılmasını sağlayan STGM, çok farklı sivil toplum kuruluşlarıyla ve kişilerle yeni Anayasa üzerine konuşmuş ve içerik olarak oldukça doyurucu bir dergi çıkmış ortaya.

Anayasa Gündemi’ndeki bazı yazılarımı kendi bloglarına taşıma inceliği gösteren Bizsiz Anayasa Olmaz Platformu’yla videoları aracılığıyla tanışmıştım. Twitter sayesinde rastladığım video şu ana kadar yeni Anayasa’yla ilgili çekilmiş en iyi video. BDP Milletvekili ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Sırrı Süreyya Önder’in çekmiş olduğu “resmî” videoyu hiç beğenmedim. Keşke biraz Bizsiz Anayasa Olmaz Platformu’nunkinden feyz alsalardı.

Videoları şu şekilde:

Siviliz’deki röportajımızsa bu şekilde:

Siviliz (31. Sayı) – Sivil Aktivistlerle Röportaj – Serkan Köybaşı

 Anayasa konusunda etkinliklere katılıyor, izlenimlerinizi anayasagundemi.com sitesi aracılığıyla paylaşıyor ve sosyal medya mecralarını etkin kullanıyorsunuz. Toplumda anayasa tartışmalarına ilgiyi nasıl görüyorsunuz?

Şu anda Anayasa yapım süreci TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu ile sivil toplum kuruluşları arasındaki görüşmelerden ibaret.  Anayasa platformlarının çeşitli şehirlerde yaptığı toplantılarda yüksek katılım olduğu söyleniyor ancak toplantıların yapıldığı tüm salonlar hıncahınç dolu olsa bile toplam ne kadar insana ulaşmış olursunuz ki? Sonuçta 75 milyon nüfuslu bir ülkeden bahsediyoruz.

Kanımca, sokaktaki vatandaşın yeni Anayasa diye bir gündemi yok. TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in her vesilede dillendirdiği bu heyecansızlığın en önemli nedeni vatandaşlarda birey bilincinin oturmamış olması. Şimdiye kadar sürekli sistem dışında tutulan, görüşüne başvurulmayan, yeri geldiğinde hor görülen, devlet “büyükleri” karşısında her zaman “küçük” kabul edilen sıradan vatandaş, Anayasa’nın kendi toplum sözleşmesi olduğunu ve onu asıl yazması gerekenin kendisi olduğunu düşünemiyor. Böyle bir özgüven geliştirmesine hiçbir zaman izin verilmemiş. Bilinçaltında “devlet büyükleri yapar, ben uyarım” var. O yüzden şimdi bugün “neden vatandaş Anayasa’yla ilgili sözünü söylemiyor?” demek haksızlık. Yıllardan beri ezmeseydin, ifade özgürlüğünü kullandı diye tutuklamasaydın, apolitize etmeseydin şimdi konuşan bir toplum olurdu karşında. Geçmiş olsun.

 TBMM Başkanı Cemil Çiçek sivil toplum örgütlerinin sürece yeterince katılmadığından dert yanıyor. Sizce bunun sebebi ne olabilir?

Ben yeterince katılmadıklarını düşünmüyorum. Belli başlı bütün sivil toplum kuruluşları çalışmalarını yapıp Komisyon’a sundu ve halen de sunuyor. Ama tabii bunlarda bile “sürece katılsam ne olacak ki?” düşüncesi var diye düşünüyorum. Çoğu kişide “nasıl olsa sonunda iktidar kendi isteğini dayatacak” algısı var. Tabii bu algı boşu boşuna oluşmadı. Mevcut iktidar tarafından başlatılan sürecin, zaman gelecek ve yine iktidarın dayatmacı zihniyeti nedeniyle çökeceği düşüncesi egemen. Böyle bir ortamda sivil toplumdan çok istekli davranmasını beklemek saflık olur.

Katılımın yeterli seviyede olmamasının bir diğer nedeni de ifade özgürlüğünün önündeki engeller. Bugün, bir dernek olarak, iktidarın hoşuna gitmeyen bir düşünce açıkladığınızda, eylem veya basın açıklaması yaptığınızda terör örgütü olma suçlamasıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Delil yokken, çelişkili polis ifadeleri varken, sırf bir eylem yakınlarında poşu takarken görüldüğü için Cihan Kırmızıgül olmayan bir örgüte üyelik suçlamasıyla iki yıldan beri tutuklu. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi barışçıl yollarla yapılan tüm açıklamaları korusa da, böyle bir ortamda, “yeni Anayasa’da federal yapı olsun” diyebilir misiniz? Peki bunu düşünüyor ve diyemiyorsanız, ne yaparsınız? Susarsınız.

 Bizsiz Anayasa Olmaz kampanyası sizce bu durumu değiştirebilir mi? Sosyal medya mecraları yeni anayasa yapım sürecinde nasıl kullanılabilir?

Bu süreçte sosyal medya bir yere kadar işe yarayabilir. Özellikle şehirli kesimin olan-bitenden haberdar olması ve hatta sürece katılması ve müdahale etmesi için internet önemli bir araç. Bu açıdan Bizsiz Anayasa Olmaz kampanyası da önemli bir boşluğu dolduruyor.

Sosyal medyanın yeni fenomeni Twitter çok değil, etkin kullanılmalı. Ancak kanımca en önemli sıçrama kısa videolar aracılığıyla olur. Güzel kurgulanmış, mesajını net veren, kaliteli videolar son zamanlarda çok etkili. Bu tür videolar çekilip sosyal ağlar aracılığıyla yaygınlaştırılırsa çok iyi geri dönüş alır diye düşünüyorum.

 Siz aynı zamanda ekoloji alanında gönüllü çalışmalar da yürütüyorsunuz. Sizce yeni anayasa bu kapsamda neleri vurgulamalı?

Doğa olmazsa insan da olmaz. İnsan doğanın efendisi değil, onun bir parçası. Bu nedenle, yeni Anayasa’nın insan değil, doğa merkezli olması gerekir. Doğayı koruduğunuz ve yaşamın sürdürülebilirliğini anayasal güvenceye aldığınız zaman insan da korunur. Üstelik sadece bugün yaşayanlar değil, gelecek nesiller de sizin yararlandığınız doğal nimetlerden sağlıklı şekilde yararlanabilir. O yüzden yeni Anayasa günümüzdeki endüstriyel tüketime dayalı düzene son vermeli ve doğayı “kaynak” olarak görmekten vazgeçmeli. Yeni Anayasa Doğa Ana’nın haklarını ve tüm insan hak ve özgürlüklerini güvenceli olarak tanıyan, kadın-erkek eşitliğini hayata geçirecek düzenlemeleri içeren ekolojik bir Anayasa olmalı.

One Comment

Trackbacks & Pingbacks

  1. Türkiyede Anayasa Tartışmaları « Serdargunes' Blog

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: