Skip to content

İHAM, bağımsız aday Baskın Oran’ın 2007 yerel seçimleriyle ilgili başvurusunda ihlal bulmadı

by 15/04/2014

yerel seçimİHAM, Baskın Oran 2007 yılında yapılan yerel seçimlerde gümrük kapılarında yurtdışında yaşayanların bağımsız adaylar için oy kullanamaması ve bağımsız bir aday olarak TRT’de seçim propagandası yapma imkanı bulamaması üzerine yaptığı başvuruda ihlal bulmadı. Fransızca olan Oran v. Türkiye kararı buradan okunabiliyor.

Başvurunun Özeti

Baskın Oran, 2007 yerel seçimlerinde İstanbul 2. bölgeden bağımsız olarak aday olmuştur. 298 s. Kanun’un  94. maddesine göre, gümrük kapılarında oy kullanabilecek Türkiye vatandaşları sadece siyasi partiler için oy kullanabilecek, aralarında başvurucu Baskın Oran’ın da olduğu bağımsız adaylara oy veremeyecekti. Ayrıca, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 27 Mayıs 2007 tarihli kararına göre, yurtdışında altı aydan beri ikamet etmekte olan (ve Türkiye’de seçmen kütüğüne yazılı olmayan, oy verme günü olan 22 Temmuz 2007 tarihinde 18 yaşını doldurmuş olan, oy vereceği günde yurda giriş veya çıkış yapan, çifte vatandaş olup da Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu ibraz eden) Türkiye vatandaşları gümrük kapılarında oy kullanabilecekti.

Baskın Oran, 3 Temmuz 2007 tarihinde, Anayasa’nın 67. ve 90. maddelerine ve İHAS’ın seçimlerle ilgili düzenlemeleri içeren EK 1. Protokol’ün 3. maddesine dayanarak 27 Mayıs 2007 tarihli kararının geçersiz sayılması için YSK’ye başvurmuştu. 4 Temmuz 2007 tarihinde YSK, başvurucunun talebini değişikliğin ancak yasal değişiklikle mümkün olabileceğini söyleyerek reddetti.

Baskın Oran ayrıca, 298 s. Kanun’un 52. maddesine göre, siyasi partilerin radyo ve ulusal kanallarda (TRT) propaganda yapabilme imkanına sahip olduğunu ancak pek çok bağımsız adayın katıldığı 2007 seçimleri için kendisinin de aralarında bulunduğu bağımsız adayların diğer siyasi partiler kadar propaganda imkanından yararlandırılmadıklarını iddia etmişti. 

İHAM, 22 Temmuz 2007 günü gerçekleştirilen seçimlerle ilgili Baskın Oran’ın yaptığı başvurunun daha iyi anlaşılabilmesi için yine seçimlerle ilgili olan Sadak Yumak v. Türkiye kararının (türkçe çevirisi) ilgili bölümlerine atıf yapmakla başlıyor.

Mahkeme, somut olaya ilişkin değerlendirmesine geçmeden önce Avrupa Konseyi’nin ve Venedik Komisyonu’nun başvurucunun şikayetleri ile de ilgili olan tavsiye kararlarına yer veriyor. Buna göre, başkanlık, genel ya da yerel seçim farkı olmaksızın, Taraf Devletler’de yapılan her seçimde medya, seçim propagandalarına karşı adil, eşit ve tarafsız yaklaşmalı, editoryal bağımsızlık sağlanmalı. Yetkililer, seçim konusunda adaylar ve listelerle ilgili seçmenleri bilgilendirmeli, seçmenin özgür iradesi tehdit altına alınmamalı. (etkili bir seçim sisteminin var olabilmesi için gereken düzenlemelerle ilgili, bkz. Petkov ve Diğerleri v. Bulgaristan, ingilizce)

Kabul Edilebilirlik Değerlendirmesi

Hükümet, Baskın Oran’ın iç hukuk yollarını tüketmediğini iddia etmişti. Mahkeme, Hasan Uzun v. Türkiye ve Kaplan Ümmühan v. Türkiye kararlarına atıf yaparak, o dönemde başvurucunun Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapma imkanı olmadığına değinerek Baskın Oran’ın YSK kararına itiraz ederek etkili iç hukuk yollarını tükettiğine karar verdi ve başvuruyu kabul edilebilir buldu.

Serbest Seçim Hakkının İfade Özgürlüğü ve Ayrımcılık Yasağı İle Bağlantılı Olarak İhlal Edildiği İddiası

Mahkeme, önceki içtihatları doğrultusunda, serbest seçim hakkını ifade özgürlüğü ışığında düşünmek zorunda olduğumuzu söyleyerek başvuruyu sadece ayrımcılık yasağını düzenleyen 14. madde ile bağlantılı ele alacağını söyledi.

Serbest seçim hakkını düzenleyen İHAS Ek 1. Protokol’ün 3. maddesi, seçimlerin “halkın kanaatinin özgürce ifade edilmesini sağlayacak koşullarda”, “makul aralıklarla”, “gizli oyla” ve “serbestçe” yapılmasını içerir. Fakat, önemine rağmen bu hak mutlak değildir. Devletlere belirli bir takdir yetkisi tanınmıştır, bu takdir yetkisi İHAM’ın denetimi altındadır. İHAM, öngörülen sınırlamaların hakkın özüne dokunup dokunmadığını, hakkı etkisizleştirip etkisizleştirmediğini, meşru bir amaç güdüp gütmediğini ve hedeflenen amaç ile sınırlama arasında bir orantı olup olmadığını incelemektedir.

Mahkeme, değerlendirmesine, Baskın Oran’ın başvurusunun daha önceki başvurulardan farklı olduğunu belirterek ve 14 siyasi partinin katıldığı 2007 seçimlerinde hiçbir partiden aday olmamayı -seçime bağımsız aday olarak girmeyi- kendisinin seçtiğini söyleyerek başlıyor. Mahkeme’ye göre her taraf devletin seçimlerle ilgili uygulamaları birbirinden farklı olabilir ve İHAS, devletlere yurtdışında yaşayan seçmenlerin oy kullanmasını mümkün kılmakla ilgili bir yükümlülük yüklemez.

İHAM, yerel seçimlerin öncelikle o ülkede yaşayan seçmenleri etkilediğinden/ilgilendirdiğinden, söz konusu şikayete ilişkin yasal düzenlemenin 22 Mayıs 1987 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından gerekçelendirildiğinden bahsetmektedir. İHAM önceki içtihatları doğrultusunda, siyasi partilerin demokratik bir rejimde oynadıkları rolü vurgulayarak, siyasi partilerin seçmenlere sundukları toplumsal model önerileriyle ve iktidara geldikten sonra bu önerileri uygulama yetenekleriyle rejimi etkileme rolü olduğunu anlatmaktadır. 

Bütün bunları bir arada değerlendiren Mahkeme, ülkedeki siyasi istikrarın sağlanması amacıyla, yurtdışında yaşayan seçmenin bağımsız adaya oy verememesiyle ilgili kısıtlamanın objektif ve makul olduğunu ve meşru bir amaca hizmet ettiğini söyleyerek ihlal bulmadı.

Baskın Oran’ın bağımsız bir aday olarak, bir siyasi parti kadar siyasi propaganda yapma imkanına sahip olmamasıyla ilgili başvurusunda da İHAM, yukarıdakilere benzer bir gerekçe göstererek, siyasi parti gibi rejimi ve bütün nüfusu etkileme gücüne sahip bir örgütlenme ile sadece aday olduğu bölgeyi etkileme gücüne sahip bağımsız bir adayın aynı/eşit ölçüde propaganda imkanından yararlanma konusunda karşılaştıralamayacak bir konumda olduğunu söylüyor. Mahkeme ayrıca, ulusal kaynakların nereye ve nasıl harcanacağı konusunda devletlerin söz hakkı olduğundan, Baskın Oran’ın TRT’ye çıkmak dışında diğer propaganda araçlarının elinden alınmadığından ve kampanya yürütmesinin engellenmediğinden bahsediyor. Bu yüzden İHAM, bu başvurudan da ihlal bulmadı.

Karar, 4’e karşı 3 oyla alındı. Karşı oylarda hakimler, çoğunluk tarafından yukarıda ileri sürülen sebeplerin ikna edici olmadığı, bir adaya bağımsız olarak seçilme hakkı tanıyan bir sistemin o’na diğer siyasi partiler ve adaylar gibi/kadar güvence sağlaması gerektiğinden bahsediyor.

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: