Skip to content

İHAM, Türkiye’yi vicdani ret hakkından bir kez daha mahkum etti

by 03/06/2014
(savaskarsitlari.org)

(savaskarsitlari.org)

İHAM, bugün Türkiye’nin vicdani ret hakkını tanımamasının İHAS’ı ihlal ettiğine bir kez daha karar verdi. Yehova Şahidi oldukları gerekçesiyle askere gitmeyi reddeden dört başvurucunun başvurusunda İHAM, din ve vicdan özgürlüğünün, insanlık dışı muamele yasağının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Fransızca yazılan Buldu ve Diğerleri v. Türkiye kararı buradan okunabilir.

Ayrıca, kararda da atıf yapılan Bayatyan v. Ermenistan kararıyla ilgili Dr Serkan Köybaşı’nın makalesine de buradan erişilebiliyor.

Giriş

Yehova Şahidi oldukları gerekçesiyle askere gitmeyi reddeden, bu yüzden sürekli soruşturmaya maruz kalan ve hapis cezası alan dört başvurucu, İHAS’ın 3. (insanlıkdışı muameleye yasağı), 5. (özgürlük ve güvenlik hakkı), 6. (adil yargılanma hakkı), 7. (kanunsuz suç ve ceza olmaz), 9. (din ve vicdan özgürlüğü) ve 13. (etkili başvuru yolu) maddelerinin ihlal edildiğini iddia etti.

Hükümet, başvuruculardan ikisinin kabul edilebilirlik kriterlerinden biri olan ‘mağdurluk’ şartını taşımadığını iddia etti. Hükümet’e göre, başvuruculardan Çağlar Buldu terhis edildiği, Nevzat Umdu ise obezite nedeniyle askerliğe elverişli olmadığı için ‘mağdur’ statüsünde değildi.

İHAM, Feti Demirtaş v. Türkiye kararını hatırlatarak, başvurucuların pek çok müdahaleden sonra terhis edildiğini bu yüzden hala mağdur olabileceklerini söyleyerek Hükümet’in itirazını reddetti.

Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası

Başvurucular Çağlar Buldu, Ersin Olgun, Nevzat Umdu ve Barış Görmez askeri mahkeme önünde adil şekilde yargılanmadıklarını iddia etti.

İHAM, Çağlar Buldu’nun başvurusunu 6 aylık süre şartına uymadığı için kabul edilemez buldu. Ersin Olgun ve Nevzat Umdu’nun başvurusunu ise Askeri Mahkemelerin Kuruluş ve Yargılama Usulüne İlişkin Kanun’da yapılan değişik sonrası dayanaktan yoksun buldu.

Barış Görmez’in başvurusu ise kabul edilebilir bulundu. Mahkeme’ye göre, Barış Görmez  gibi askere zorla alınan ve hiçbir zaman askeri hizmete girmeyi kabul etmeyen bir kişinin tamamı askeri üyelerden oluşan bir mahkeme önünde yargılandığı için bu üyelerin tarafsızlığından ve bağımsızlığından korkuya kapılması tamamen anlaşılabilir bir durumdur. (bkz. Feti Demirtaş v. Türkiye, Savda v. Türkiye) Bu nedenle İHAM, Barış Görmez’in adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

İnsanlık Dışı Muamele Yasağının İhlal Edildiği İddiası

Bütün başvurucular, askerlik hizmetini reddettikleri için yargılanmalarının ve bu yargılama sırasında maruz kaldıkları muamelenin insanlık dışı muamele yasağını ihlal ettiğini iddia etti.

İHAM, Türkiye’nin gerek anayasasında gerek Askerlik Kanunu’nda zorunlu askerlik hizmetine alternatif hiçbir hizmet düzenlemediğini, vicdani retçilerin sürekli soruşturmaya ya da soruşturma tehdidine maruz kaldığını, bunun da “sivil ölüme” yol açtığını, söz konusu başvurunun daha önce bu konuyu detaylı olarak incelediği Ülke v. Türkiye kararından bir farklılık göstermediğini söyledi.

İHAM’a göre, bütün başvurucuların üniforma giymeyi reddettikleri için sürekli soruşturmaya tabii tutulmaları ve ceza almaları başvurucular üzerinde aşağılayıcı bir etki oluşturabilir. İHAM  ayrıca, Buldu’nun terhis edilmemiş ve Umdu’nun askerliğe elverişsiz olduğu söylenmemiş olması durumunda bu soruşturma ve cezalara maruz kalmaya devam edeceklerinin altını çiziyor. (Bkz. Savda v. Türkiye)

Bu nedenlerle, başvurucuların askerlik hizmetini reddetmeleri sebebiyle sürekli soruşturma ve cezayla karşı karşıya kalmaları insanlık dışı muamele yasağının ihlalidir.

Din ve Vicdan Özgürlüğünün İhlal Edildiği İddiası

Başvurucular, din ve vicdan özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia etti. Hükümet, İHAM’ın daha önce vermiş olduğu kararların bu dava için uygulanamayacağını söyleyerek bu iddiayı reddetti.

İHAM, daha önce Bayatyan v. Ermenistan, Feti Demirtaş v. Türkiye ve Erçep v. Türkiye kararlarında vicdani retçilerin durumlarının İHAS’ın 9. maddesi altında incelenebileceğini söylemişti. Bu nedenle, Yehova Şahitleri gibi dini inançları gereği askerlik yapmayı reddeden bir grubun başvurusunun 9. madde altında incelenmesine karar verdi. Buna göre, 9. madde altında hakka müdahalede kullanılabilecek sınırlandırma sebeplerine baktı.

Yasa ile öngörülme

İHAM, insanlık dışı muamele yasağı iddialarını incelerken de değindiği üzere, Türkiye’deki kanunların askerlik hizmetini reddettikleri için ceza alan kişiler için yeterli düzenlemeyi içermediğini hatırlattı.

Demokratik bir toplumda gereklilik

Türkiye’de uygulanan zorunlu askerlik hizmetinin vicdani retçiler üzerinde ciddi sonuçları oluyor: bu sistem, kişilerin vicdani sebeplerle askerlik yapmayı reddetmelerine izin vermiyor ve onlara çok ağır cezalar veriyor. Erçep v. Türkiye kararında da tespit edildiği üzere, Türkiye’de vicdani retçilerin durumuyla ilgili yasal bir düzenleme yok ve zorunlu askerlik hizmetine karşı alternatif sivil bir hizmet öngörülmüyor. Mahkeme’ye göre, yasal düzenleme olmaması yapısal bir sorun ve bunun için herhangi bir şey yapılmış değil.

Bu nedenle İHAM, daha önceki kararlarından farklı bir sonuca gitmeyi gerektirecek bir şey göremedi ve askerlik hizmetini reddeden kişilere yapılan müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olmadığını söyleyerek, İHAS’ın 9. maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.

Diğer İhlal İddiaları 

İHAM, İHAS’ın 5., 7. ve 13. maddelerinin ihlal edildiği iddiasını 3. madde altında yaptığı inceleme kapsamında değerlendirdi ve ayrıca incelemeye gerek görmedi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: