Skip to content

Dominik Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Cezai Hakaret Kanununu Kısmen İptal Etti

by 03/03/2016

Medya özgürlüğünün kısmi bir zaferi olarak, Dominik Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, Pazar günü, kamu görevlileri ve hükümet organlarına hakareti cezai yaptırımına bağlayan Basın Kanunu hükümlerini geçersiz lan etti; ancak hakaretin cezasını daha geniş bir biçimde ortadan kaldırmayı reddetti.

Anayasa Mahkemesi, kararın gerekçesinde, Basın Kanunu’nun 30, 31, 34, 37. maddelerinin ifade özgürlüğünü koruyan İnsan Hakları İnter-Amerikan Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirtti.

İlgili hükümler; yasama organına, polise veya mahkemelere ya da bütün kamu görevlilerine, meclis mensupları ve kabine üyelerine hakaretten suçlanan gazeteciler için hapis cezasını da kapsayan cezai yaptırımlar içeriyordu.

Öte yandan, Mahkeme özel kişilere karşı işlenen hakaret ve aşağılamaya cezai yaptırım öngören hükümlere dokunmadı. Bununla beraber, ülkenin Cumhurbaşkanı’na karşı sözlü saldırı ve yabancı liderlere hakaret suçlarına yönelik cezai yaptırımları iptal etmeyi reddetti. Tüm bu davalarda hüküm giyenlerin hapis cezası ile yüzleşme ihtimali devam edecek.

Mahkeme’nin kararı, 2013 yılında üç Dominikli gazete editörü -Listin Diario’dan Miguel Franjul, el Caribe’den Oswaldo Santana ve El Dia’dan Rafael Molina- ve Basın ve Hukuk Vakfı tarafından hazırlanan başvuruya cevaben verildi.

Dosyadaki bağımsız taleplerin kabulünün yanı sıra, Mahkeme “şelale” sistemi olarak da bilinen basının hakaret ve aşağılama suçlarındaki yasal sorumluluğunu reddetti. Bu sistem birincil cezai sorumluluğu editöre yüklüyor. Editör bilinmediği takdirde ise sorumluluk metni yazan kişiye ve onu takiben yayıncı, satıcı ve dağıtıcıya geçiyor. Editörler, “şelale” sisteminin suçta ve cezada şahsilik ilkesini ihlal ettiğini savunmakta.

Basın ve Hukuk Vakfı Başkanı Namphi Rodriguez,  Uluslararası Basın Enstitüsü ile yaptığı telefon röportajında, Mahkeme’nin kararının kısmi nitelikte olduğunu vurguladı.

Rodriguez, genel itibariyle kararı hoş karşılamasına rağmen, Mahkeme’nin vermiş olduğu kararın bir kısım hakaret suçlarına ilişkin olduğunu ve bunun caydırıcı bir etkisinin olmadığını üzülerek belirtti.

Ülkenin yasama erkinin önünde bekleyen basın kanunu kararına atıfta bulunarak “bu karar tamamlanmamış ve Kongre’nin bu konuda emin adımlarla ilerleyip bunu suç olmaktan çıkarmasını umuyoruz” dedi.

IPI basın özgürlüğü programları başkanı Scott Griffen, Rodriguez’in yasakoyucalara, mahkeme kararıyla ortaya çıkan fırsatı yakalamaları gerektiği şeklindeki çağrısını tekrar etti.

Griffen “Anayasa Mahkemesi’nin kararını memnuniyetle karşılıyoruz fakat hükümet yetkilelerine ve hükümet organlarına yönelik hakaretlerin cezai yaptırıma tabi tutulması uluslararası standartları ihlal etmekte ve medyanın bekçi köpeği rolü ile çelişmekte” dedi. “Fakat mahkeme genel olarak hakaret için cezai sorumluğu reddetme fırsatını kullanmadı.”

“Dominik Cumhuriyeti Kongresi mahkeme kararının özünü daha da ileri taşıyarak hakaret için cezai yükümlülüklerin yürürlükten kaldırılması gerektiğini söyledi ve bunun Dominik Cumhuriyeti’nde daha özgür bir medya ortamı oluşması için zorunlu olduğunu belirtti.”

Uluslararası Basın Enstitüsü Nisan 2013’te Karayipler’de suç oluşturan hakaret kanununu yürürlükten kaldırmak için ve basın özgürlüğünü sağlamak amacıyla Dominik Cumhuriyeti’ni ziyaret etmişti. O zamanki hükümet yetkilileri  suç oluşturan hakareti yürürlülükten kaldırmayı da kapsayacak şekilde, basın kanunu konusundaki reform ihtiyacında anlaşmanın sinyalini vermişti.

Basın kanunu, diğer adıyla 6132 no’lu kanun Fransa’nın 29 Temmuz 1881 tarihli basın özgürlüğü kanununun çevrilmiş bir kopyası.Ancak 6132 no’lu kanun 1962’deki ilanından beri çoğunlukla aynı kalmışken, Fransız muadili, olası tutukluluk döneminin kalkması ve Fransa Cumhurbaşkanı’na yönelik özel korumanın yürürlükten kaldırılması da dahil olmak üzere, son zamanlarda önemli değişikliklere uğradı.

Hakarete ilişkin cezai yaptırımlar ülkenin 1884’e dayanan ceza kanununda da bulununmakta.Hakaret ve aşağılamaya dayanan tutukluluk dönemini kaldıran yeni kanun, Anayasa Mahkemesi’nin Aralık 2015’teki red kararından sonra muallakta kalmıştı.

Bu haber, BAU Hukuk LAW 2018 Current Constitutional Developments dersi kapsamında Nergis Oprescu, Atahan Yılmaz, Alp Soysal, Batuhan Kocabaş, Berke Yılmaz, Burak Kayış, Hasan Karaca ve Metin Seven tarafından çevrilmiştir.

Kaynak: International Press Institut

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: