Skip to content

Ocak 2017 – İHAM Kararları Bülteni

by 06/02/2017

Merhaba,

2017’nin ilk bülteni hazır. Anayasa Mahkemesi, Ocak ayı içerisinde Resmi Gazete’de hiç yeni bireysel başvuru kararı yayımlamadığı için bu ay yalnızca 24 adet İHAM kararının özet çevirilerini paylaşıyoruz. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu dördüncü bültende İHAM karar çevirilerini Esin Bozovalı, İlke Özenç, Ayşenur Keskiner, Sıla Sunar ve İrem Şanlı ile birlikte yaptık.

2016 yılı içerisinde yayımladığımız bütün bültenleri buradan, 2016 yılında İHAM tarafından Türkiye’ye karşı verilmiş bütün ihlal ve bazı önemli kabul edilemezlik kararlarının Türkçe özetlerini buradan okuyabilirsiniz.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

İHAM Kararları

Yaşam Hakkı ve Etkili Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü

Ionita v. Romanya, Başvuru no. 81270/12, Karar tarihi: 10.01.2017

Dört yaşındaki oğullarının ameliyat sonrası hayatını kaybetmesi üzerine başvurucunun ölüme ilişkin adli tıp raporu hazırlanmaması, ameliyat sırasında görevli hemşirenin görevini yerine getirip getirmediğine ilişkin araştırma yapılmaması, Romanya yasalarına göre bir zorunlulukken ameliyat sırasında riskli bir müdahaleye karşı ailenin haberdar edilmemesi ve rızalarının alınmaması, doktorlar hakkında verilen disiplin cezasına rağmen 6.5 yıl süren yargılama sonunda doktorların tıbbi ihmali olmadığına, bu nedenle beraatlerine karar verilmesi – Yaşam hakkı bağlamında etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Önkol v. Türkiye, Başvuru no. 24359/10, Karar tarihi: 17.01.2017

2009 yılında Diyarbakır’da henüz 12 yaşındayken havan topuyla öldürülen Ceylan Önkol’un yaşam hakkının ve daimi arama kararı verilerek faillerinin hala bulunamaması nedeniyle etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiası – Yaşam hakkı ve soruşturma yürütme yükümlülüğü ihlali yok.

Cengiz ve Saygıkan v. Türkiye, Başvuru no. 26754/12, Karar tarihi: 24.01.2017

Zorunlu askerlik hizmeti sırasında basında ateşli silahla ağır şekilde yaralanmış olarak bulunan ve kaldığı hastanede hayatını kaybeden yakınlarının askerde fırında çalıştığını, kendisine silah verilemeyeceğini, ölüm nedeninin intihar değil öldürülme olduğunu iddia eden başvurucuların yaptıkları itirazların ‘başkası tarafından öldürüldüğünü gösteren delil olmadığı’ gerekçesiyle reddedilmesi – Yaşam hakkı ihlali

Kölelik ve Zorla Çalıştırma Yasağı

J ve Diğerleri v. Avusturya, Başvuru no. 58216/12, Karar tarihi: 17.01.2017

Filipinler vatandaşı olan üç başvurucunun 2006-2009 yılları arasında ev işleriyle ilgilenmek ya da bebek bakıcılığı yapmak üzere çalışmak amacıyla gittikleri Dubai’de kaldıkları evlerde işverenleri tarafından kötü muameleye maruz bırakıldıkları, pasaportlarına el konulduğu, çok uzun saatler çalıştırıldıkları ve sözlü tacize uğradıkları iddiasına karşı işverenleri tarafından ziyaret amacıyla getirildikleri Viyana’da işverenleri hakkında zorla çalıştırma ve insan kaçakçılığı suçlarından suç duyurusunda bulunması ve başlatılan ceza soruşturmasının sonunda Avusturya’da işlenen bir suç olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmesi – Avusturya’nın zorla çalıştırma yasağı kapsamında kendisinden beklenebilecek pozitif yükümlülükleri yerine getirdiği gerekçesiyle 4. maddeden ihlal yok.

Özgürlük ve Güvenlik Hakkı

Khamtokhu ve Aksenchik v. Rusya, [Büyük Daire], Başvuru no. 60367/08, Karar tarihi: 24.01.2017

Ömür boyu hapis cezası alan erkek başvurucuların, Rusya’da kadınların, suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olanların ya da karar tarihinde 65 yaşında veya 65 yaşından büyük olanların ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılmamasına ilişkin yasa hükmünün İHAS’ın 5. maddesiyle bağlantılı olarak ayrımcılık yasağını ihlal ettiği iddiası – Rusya’da ömür boyu hapis cezası alan kişiler için cezaların gözden geçirilme ve 25 yıldan sonra tahliye olabilme ihtimali olduğu için, İhlal yok. 

Adil Yargılanma Hakkı

Korzeniak v. Polonya, Başvuru no. 56134/08, Karar tarihi: 10.01.2017

İstinaf yargılaması sırasında davaya bakan hakimin aynı davanın temyiz yargılaması sırasında da hakim olarak bulunması – Tarafsız bir mahkeme önünde yargılanma hakkının ihlali

Stulir v. Çek Cumhuriyeti, Başvuru no. 36705/12, Karar tarihi: 12.01.2017

Kendisinden ayrılmak isteyen eski sevgilisini zorla alıkoyma ve tehdit suçlarından yargılanan ve (ertelemeli) 2.5 yıl hapis cezası alan başvurucunun, yurtdışına yerleşen ve duruşmalara katılmasının kendisi için psikolojik olarak çok zor ve stresli olacağını söyleyen ve bu nedenle duruşma sırasında ifadesi alınmayan eski sevgilisinin şikayetlerinin cezaya esas alındığı iddiası – Adil yargılanma hakkı ihlal edilmemiştir.

Kulykov ve Diğerleri v. Ukrayna, Başvuru no. 5114/09, Karar tarihi: 19.01.2017

Bulgaristan’da hakim olarak çalışan 18 başvurucunun hakim olarak ettikleri yemine aykırı davrandıkları gerekçesiyle Adalet Yüksek Konseyi tarafından görevden alınması, Konsey’in kararının bazı başvurucular için parlamentonun bazı başvurucular bakımından ise Cumhurbaşkanı’nın onayına sunulması ve görevden alınmalarına karşı yaptıkları şikayetin reddedilmesi – Adalet Yüksek Konseyi kararının parlamento ve cumhurbaşkanı onayına sunulması nedeniyle tarafsız ve bağımsız mahkemede yargılanma hakkının ihlali (Mahkeme bu başvuruda ayrıca özel hayata saygı hakkının da ihlal edildiğine karar verdi.)

Paulikas v. Litvanya, Başvuru no. 57435/09, Karar tarihi: 24.01.2017

2007 yılında alkollü halde araç kullanırken hız sınırını aşarak 10 yaşında üç çocuğun ölümüne neden olan ve çocuklara çarptıktan sonra olay yerinden kaçan trafik polisi başvurucunun, verilen cezada kendisiyle ilgili medyada çıkan haberlerin ve yetkililerin açıklamalarının etkisinin olduğu, bu nedenle adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiası – 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarından ihlal yok. (Bu başvuruda başvurucu, trafik polisi olması nedeniyle kendisine bu cezanın verildiğini, bu nedenle 6. maddeyle bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının da ihlal edildiğini ileri sürmüştü. Mahkeme, yerel mahkemelerin bir polis olarak başvurucunun yaralı kişilere yardım etme yükümlülüğü olmasına rağmen çocuklara çarpıp kaçması nedeniyle başvurucuya verilen cezada polis olmasının dikkate alınmasının zorunlu olduğunu belirterek karar verdiklerini, bu yüzden ayrımcılık yasağının ihlal edilmediğine karar verdi.)

Hasan Tunç ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 19074/05, Karar tarihi: 31.01.2017

1996 ve 1997 yıllarında, annelerinin ölmeden önce iki taşınmazını ilk evliliğinden olan çocuklarına muvazaalı olarak devrettiğini, bu devir işleminin hükümsüz olduğunu iddia eden başvurucuların açtıkları davanın 2004 yılında Yargıtay tarafından taşınmazın değerinin temyiz alt sınırının altında olduğu gerekçesiyle reddedilmesi – Makul sürede yargılanma hakkının ve mahkemeye erişim hakkının ihlali

Kanunsuz Ceza Olmaz İlkesi

Koprivnikar v. Slovenya, Başvuru No:67503/13,  Karar Tarihi :24.01.2017 

Slovenya vatandaşı başvurucunun 2004 ve 2009 yılları arasında işlemiş olduğu hırsızlık, cinayet ve sahte banka kartı ve karşılıksız çek kullanımı olmak üzere 3 ayrı suçtan dolayı 2012 yılında mahkum edilmesi, 2008’den önceki dönemde yürürlükte bulunan Ceza Kanunu’nun birleştirilen hapis cezaları bakımından maksimum süreyi 30 yıl olarak öngörmesi, 2008 yılındaki yasanın ise 20 yıl olarak öngördüğü bu maksimum sürenin 2011’de yapılan değişiklikte 20 yıl yerine 30 yıl ile sınırlı olacağı hükmünün getirilmesi, bu hususlarla bağlantılı olarak Bölge Mahkemesi’nin 2012’de yapmış olduğu yargılamada yasama organının 2008 Yasa’sının hazırlanışında hataya düşmüş olduğu yorumunu yapması, Bölge Mahkemesi’nce hukukun üstünlüğü ilkesinin temel gereklerinden birinin ceza kanunlarının makul ölçüde açık ve kesin ifadeler içermesi olduğunu yineleyerek 2008’de yürürlükte bulunan anılan hükmün belirsiz ve muğlak bir anlam barındırmakta olduğunu vurgulaması, bu sebeplerle Bölge Mahkemesi’nin 2012’de verdiği kararında  2008 yılında yürürlükte bulunan birleştirilen hapis cezalarında verilebilecek maksimum cezanın 20 yıl ile sınırlı olma zorunluluğunu içeren hükmü uygulamamaya karar vermesi ve 3 ayrı hapis cezasını toplamda 30 yıl ile sınırlayarak birleştirmesi, başvurucunun kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlali ve hukuki metinlerin yorumunda anlam bilimsel yöntemin tercihi gerektiği yönündeki iddiaları ile Bölge Mahkemesi kararını temyiz etmesi, bir kanun metni üzerinde yapılan sonraki değişikliklerin metnin barındırdığı önceki bağlamdan tamamen bağımsız değerlendirilemeyeceği yorumu ile temyiz itirazlarının Yüksek Mahkemece reddi üzerine başvurucunun aleyhine 2012’de hükmedilen hapis cezasının 30 yıl ile sınırlanmasının kanunsuz ceza olmaz ilkesini ihlal ettiği iddiası – AİHS’nin 7. maddesinin ihlali

Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkı

Kacper Nowakowski v. Polonya, Başvuru no. 32407/13, Karar tarihi: 10.01.2017

Sağır ve dilsiz olan başvurucunun velayeti annede kalan oğlu ile, anne eşlik etmeksizin ve daha fazla görüşme talebinin mahkeme tarafından reddedilmesi – Aile hayatına saygı hakkının ihlali 

Abuhmaid v. Ukrayna, Başvuru no. 31183/13, Karar tarihi: 12.01.2017

20 yıldır geçici oturma izniyle Ukrayna’da yaşayan başvurucunun bütün girişimlerine rağmen kalıcı oturma izni alamaması ve gelecekte ülkeden sınırdışı edilme riski altında olduğu iddiası nedeniyle bu belirsizliğin kendisinin ve ailesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği iddiası – Başvurucunun gelecekte, gerçek ve yakın bir sınırdışı riskiyle karşı karşıya olmaması ve yetkililerin etkili ve ulaşılabilir bir süreç izlemesi nedeniyle 8. madde ihlali yok.

Paradiso ve Campanelli v. İtalya, [Büyük Daaire], Başvuru no: 25358/12, Karar Tarihi: 24.01.2017

Başvurucu evli çiftin daha önce tıbbi yöntemlerle çocuk sahibi olmayı deneyip başaramamaları üzerine Rusya’da bir klinik ile anlaşarak kocasının spermlerinin yazılı rızasının alındığı taşıyıcı annenin rahmine yerleştirilmesi, çocuğun doğumundan sonra hazırlanan doğum belgesi ve Rusya’da bulunan İtalyan Konsolosluğu’ndan çocuğun İtalya’ya girebilmesi için gerekli evrakların hatalı bilgi içerdiği iddiasıyla Konsolosluk’un İtalyan makamları bilgilendirmesi neticesinde başvurucular hakkında belgede sahtecilik suçundan ceza davası açılması ve çocuğun başvuruculardan alınarak sosyal hizmetlere verilmesi – Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ihlali yok.

Surikov v. Ukrayna, Başvuru no. 42788/06, Karar tarihi: 26.01.2017

Başvurucunun 1990 yılında işçi olarak çalışmaya başladığı yayınevinde yeterliliklerine uygun olarak mühendis pozisyonuna terfi edilmesi talebinin, kendisinden hiçbir belge ve bilgi istenmeden yalnızca 1981 yılında askerlik hizmeti için yetersizliğine karar verilirken askerlik ofisi tarafından hazırlanan akıl sağlığı ile ilgili problemlerin olduğuna dair rapora dayandırılarak iki kez reddedilmesi üzerine eski işverenine karşı kişisel sağlık verilerini hukuka aykırı olarak topladığı, kullandığı ve yaydığı ve tarihi geçmiş verileri kullanarak bunları terfi işlemi ile ilgili olarak aleyhe kullanması nedeniyle açtığı davanın mahkeme tarafından işçi hakkındaki terfi kararının tamamen işverenin takdirinde olduğu gerekçesi ile reddedilmesi ve 2001 yılında Surikov’un birtakım sağlık kontrollerinden geçerek mühendis olarak istihdamının uygun olduğunun altı farklı sağlık uzmanı tarafından onaylandığı belgenin hiçbir aşamada dikkate alınmaması – Özel hayata saygı hakkının ihlali (Mahkeme bu başvuruda Surikov’un davasında yerel mahkemelerin önemli ve alakalı hususların üzerinde durmaması, bunlara eğilmemesi ve yetersiz gerekçeler sunması nedeniyle adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğine karar verdi.)

Din ve Vicdan Özgürlüğü

Osmanoğlu ve Kocabaş v. İsviçre, Başvuru no. 29086/12, Karar tarihi: 10.01.2017

Ergenlik çağına gelmemiş kız çocuklarının dini inançları gereği kız ve erkek öğrencilerin birlikte yüzme öğrendikleri zorunlu yüzme dersine gitmesine izin vermeyen başvurucuların para cezası ödemeye mahkum edilmesi – Dersin yalnızca yüzme öğretmeyi değil, aynı zamanda başvurucuların kızları gibi yabancı öğrencilerin diğer öğrencilerle ve toplum ile kaynaşmasını ve sosyal entegrasyonun sağlanmasını amaçlaması ve kız çocuklarının burkini giyerek de derse katılabilmelerine olanak tanınması nedeniyle din ve vicdan özgürlüğü ihlali yok.

Tsartsidze ve Diğerleri v. Yunanistan, Başvuru no. 18766/04, Karar tarihi: 17.01.2017

Yehova Şahidi olan 13 başvurucunun değişik zamanlarda toplantının basıldığı, dini tören düzenlemelerine izin verilmediği, gözaltına alındıkları ve burada dövülerek ‘gelecekte eylem/toplantı yapmayacağız’ diye yazılı ifade vermeye zorlandıkları, dini ekipmanlarına el konulduğu, bazılarının toplum içinde yakıldığı iddiası ve bu iddialara karşı polisler ve İç İşleri Bakanlığı’na karşı yaptıkları idari şikayetlerin delil yetersizliğinden reddedilmesi – Din ve vicdan özgürlüğünün ihlali (Ayrıca, din ve vicdan özgürlüğü ile bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlali)

İfade Özgürlüğü

Jankovskis v. Litvanya, Başvuru no. 21575/08, Karar tarihi: 17.01.2017

2006 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde hukuk eğitimi almak için üniversiteye kaydolma ihtimali hakkında bilgi almak amacıyla Eğitim Bakanlığı’na mektup yazan ve Bakanlık’tan bütün bilgilerin internette mevcut olduğu şeklinde yanıt alan başvurucunun cezaevinden söz konusu internet sitesine girmek için yaptığı başvurucunun tutukluların güvenlik sebebiyle internete giremeyeceği gerekçesiyle reddedilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Kapsis ve Danikas v. Yunanistan, Başvuru no. 52137/12, Karar tarihi: 19.01.2017

2004 yılında Kültür Bakanlığı’nın danışman ekibine atanan bir oyuncu hakkında yazdıkları yazıda ‘hiç tanınmamış biri’ dedikleri için gazetecilere toplamda 30.000 Euro para cezası verilmesi – ifade özgürlüğü ihlali

Etkili Başvuru Yolu

Kebe ve Diğerleri v. Ukrayna, Başvuru no. 12552/12, Karar tarihi: 12.01.2017

Botla Ukrayna’ya sığınmaya çalışan başvurucuların sınırdaki güvenlik görevlileri tarafından Ukrayna’ya girişlerinin engellenmesi, sığınma taleplerinin işleme alınmaması, kötü muameleye uğrama risklerinin olduğu ülkelere gönderilmekle tehdit edilmeleri ve burada karşılaştıkları muameleye karşı başvurabilecekleri bir iç hukuk yolunun olmaması – Kötü muamele yasağının ihlali ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlali

Ayrımcılık Yasağı

A.H. ve Diğerleri v. Rusya, Başvuru no. 6033/13, Karar tarihi: 17.01.2017

2012 yılının Aralık ayında Rusya tarafından çıkartılan bir yasa ile Amerikan vatandaşlarının Rus çocukları evlat edinmesinin yasaklanması üzerine evlat edinme sürecinin son aşamasında olan 45 başvurucunun çocuklar ile kendileri arasında bir bağ oluştuğu gerekçesiyle evlat edinme sürecine devam etme/süreci tamamlama isteklerinin reddedilmesi – Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlali

Mülkiyet Hakkı

Saumier v. Fransa, Başvuru no. 74734/14, Karar tarihi: 12.01.2017

İşverenin ihmali sebebiyle başvurucuda meydana gelen engellilik ve sakatlık derecesinin (maluliyet) %70 olduğunun tespiti ardından başvurucuya yıllık maluliyet maaşı ödenmesi, Sosyal Güvenlik Mahkemesi’nin meydana gelen engelin ve zararın işverenin ihmali kaynaklı olması nedeniyle maluliyet maaşı miktarını arttırması, ardından uzman raporuyla zararın tespitinden sonra Sağlık Sigorta Ofisi’nin ödenen bu yıllık tazminatın miktarının bütün hasarı karşıladığı gerekçesiyle raporda tespit edilen zararı ödemeyi reddetmesi, Sosyal Güvenlik Mahkemesi’nin başvurucuya bir miktar daha ödemesine karşın başvurucunun mevcut ve gelecekteki kazancın ve sürekli işlevsel bozukluğun kaybedilmesi ile ilgili iddialarının reddedilmesi  –   İşyerinde kaza geçiren veya meslek hastalığına sahip olan kişilerle farklı şekillerde zarara uğrayanların tazminat koşullarının aynı olmayışı, bu sebeple kişilere farklı yasalar uygulanabileceği ayrıca ayrımcılık yasağını düzenleyen 14. madde kapsamında bir ihlal olması  için benzer veya karşılaştırılabilir durumda olan kişiler arası farklı muamelenin aranması gerekçesiyle ayrımcılık yasağının ihlal edilmediği, bununla bağlantılı olarak da  İHAS’a Ek 1 numaralı Protokolün 1. Maddesinin de ihlal  edilmediği 

Valant v. Slovenya, Başvuru No. 23912/12, Karar tarihi 24.01.2017
 

Birkaç kez milli derece kazanmış ve hala yarışlara katılan bir ralli yarışçısı olan ve aynı zamanda araba tamir ve modifiye dükkanı olan başvurucu Valant’ın, araba kaçakçılığı suçu işlediği gerekçesiyle dükkanından yarışlara katılmak üzere sponsorluk anlaşması imzaladığı bir yarış aracına el konulması üzerine yarışlarda kullanmak amacıyla o araca ihtiyacı olduğu gerekçesiye defalarca yerel mahkemeye başvurarak aracın kendisine verilmesi için yaptığı taleplerin reddedilmesi, bu sebeple yarışlarda kullanmak üzere başka bir araç kiralamak zorunda kalan başvurucunun bu kira bedelini mahkeme’den talep etmesi, süreç sonunda yerel mahkemenin el koyma kararının hukuksuz olduğuna fakat el koyma ile belirtilen zarar arasındaki illiyet bağının koptuğuna kararı vererek davayı reddetmesi – Mülkiyet hakkı ihlali

Davanın Çekişmeli Yargı İlkesine Uygun Olarak İncelenmesi 

Khamidkariyev v. Rusya, Başvuru no. 42332/14, Karar tarihi: 26.01.2017

Özbekistan’da halen hapishanede bulunan Özbekistan eski başkanı Islam Karimov’un kızının erkek arkadaşının arkadaşı olan başvurucunun, başkanın kızı ile yaşanan fikir çatışması sonrası kendisine sırt çevrilmesi sonucu politik baskı altında hissederek 2010 yılında eşi ve çocuğu ile Rusya’ya taşınmasının ardından hakkında Özbekistan’da yokluğunda yapılan bir yargılama ile radikal dinsel faaliyetler yürüttüğü ve cihatçı bir örgüte üye olduğu sebebiyle yakalama kararı çıkarılarak uluslararası arananlar listesine alınması, işkence gördüğü tutukluluk sürecinin ardından 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılması, ardından Federal Göçmen Hizmetleri tarafından 2014 yılında yerel mahkemece verilen göçmenlik statüsü kararına karşı temyiz isteminin kabul edilerek başvurucunun Özbekistan’da kötü muamele riski altında olduğuna dair inandırıcı delil sunmaması sebebiyle göçmen statüsünün iptal edilmesi, başvurucunun Rusya’dan Özbekistan’a nasıl ve kimler tarafından götürüldüğü, sınırı nasıl geçtiği konusunda belirsizlik olması —  Moskova’dan pasaportu dahi olmayan başvurucunun kim tarafından hangi taşıtla ayrıldığı konusunda tespit yapılamaması sebebiyle mahkemenin Rus hükümetine yönelttiği sorulara ilişkin yazışmalarda hükümetin kaçırılma hakkında soruşturma yürüttükleri ve başvurucunun sınır dışına kaçırılması konusunda Rus otoritelerinin bir müdahalesi olduğuna dair herhangi bir delil olmadığı, Özbek yargılaması hakkında bilgilerinin olmadığı açıklamaları dışında bu denli karışık bir olayın çözümü için Rus hükümetinin etkin katılımının zorunlu olmasına rağmen Rus hükümetinin mahkemenin başvurucunun zorla sınır dışına çıkarılması, Özbekistan’a transferi ve kayıp unsurlar hakkındaki sorularına ilişkin açıklama yapmaması nedeniyle 38. maddenin ihlali

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: