Skip to content

Ocak 2018 – AYM ve İHAM Kararları Bülteni

by 05/02/2018

Merhaba,

Ocak 2018’de çıkan 8 Anayasa Mahkemesi ve 19’u Türkiye’ye karşı 28 İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarının yer aldığı bülten aşağıda. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu on üçüncü bültende İHAM karar çevirilerini Serde Atalay, Sıla Sunar, Ayşenur Keskiner, İlke Özenç, İrem Şanlı ile birlikte yaptık.

Ağustos 2015’ten bu yana çıkan bültenlere buradan ulaşabilirsiniz. 2017 yılında İHAM’ın Türkiye’ye karşı verdiği bütün ihlal kararlarına, bazı önemli kabul edilemezlik kararlarına ve Hükümet’ten savunma istediği başvurulara buradan ulaşabilirsiniz. 

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

AYM Kararları

İşkence Yasağı ve Etkili Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü

12 Ocak 2018

Ayla Akat Ata başvurusu, Başvuru no. 2014/221, Karar tarihi: 30.11.2017

12 Haziran 2011 tarihinde YSK kararını protesto etmek amacıyla BDP Batman il teşkilatının organize ettiği yürüyüşe katılan dönemin BDP milletvekili olan başvurucuya ve içinde bulunduğu gruba gaz bombalarıyla saldıran sorumlu polisler hakkında yapılan şikayetin Batman Valiliği tarafından 4483 sayılı yasa uyarınca 16 Nisan 2012 tarihli rapora dayanılarak İl İdaresi Kurulu tarafından 4 Mayıs 2012 tarihinde soruşturma izni verilmesinin reddedilmesi, bu karara yapılan itirazın Bölge İdare Mahkemesi tarafından 5 Ekim 2012 tarihinde reddedilmesi ve 9 Ocak 2013’te verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın da 9 Nisan 2013 tarihinde reddedilmesi – AYM, 5 Ekim 2012 tarihinde Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararla iç hukuk yollarının tükendiği gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı

Özgürlük ve Güvenlik Hakkı

19 Ocak 2018

Mehmet Altan başvurusu, Başvuru no. 2016/23672, Karar tarihi: 11.01.2018

Gazeteci olan başvurucunun Star gazetesinde 2010 yılında yayımlanan “Balyoz’un Anlamı” başlıklı köşe yazısı ve darbe teşebbüsünden bir gün önce Can Erzincan TV’de yayımlanan programdaki konuşması ve kendi internet sitesinde 20 Temmuz 2016 tarihinde yayımlanan “Türbülans” başlıklı yazısı delil olarak gösterilerek 22 Eylül 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve terör örgütüne üye olma suçlarından tutuklanması – Özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlali

Şahin Alpay başvurusu, Başvuru no. 2016/16092, Karar tarihi: 11.01.2018

Gazeteci olan başvurucunun “Din Savaşıymış“, “Erdoğan ile Batı Arasında“, “Evet Suçta Cezada Şahsidir“, “Bu Millet Bidon Kafalı Değildir“, “Çıkar Yol Erdoğan’sız Hükûmet” ve “Cumhurbaşkanı Seyirci Kalamaz” başlıklı yazılar delil gösterilerek 30 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması – Özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlali

Turhan Günay başvurusu, Başvuru no. 2016/50972, Karar tarihi: 11.01.2018

Cumhuriyet Gazetesi kitap eki yayın yönetmeni Turhan Günay’ın 5 Kasım 2016 tarihinde, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunma suçundan tutuklanması – Özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali 

Alparslan Aslan başvurusu, Başvuru no. 2016/15586, Karar tarihi: 11.01.2018

İhraç edilmeden önce Anayasa Mahkemesi’nde hakim olan başvurucunun FETÖ/PDY mensubu olduğu ve “Selahattin” kod adıyla anıldığı, yapılanmanın Anayasa Mahkemesi sorumlusu Raportör S.E.nin yapılanmanın yargı mensuplarından sorumlu sivil imamı olan Ö.İ.den Anayasa Mahkemesi ile bağlantılı konularda talimat aldığı, telefonunda BYLOCK uygulaması olduğu iddiasıyla 20 Temmuz 2016 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması – İhlal yok. 

Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkı

Burhan Kuzu başvurusu, Başvuru no. 2014/4988, Karar tarihi: 19.12.2017

Twitter üzerinden 16 Haziran 2013 tarihinde kendisine küfür edildiği gerekçesiyle @dead-communion hesabı hakkında 18 Haziran 2013 tarihinde suç duyurusu yapan başvurucuya kullanıcı tespit edilemediği için daimi kararı verildiğinin tebliğ edilmesi – Açıkça dayanaktan yoksunluk gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı [5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca erişim engeli talep etmenin, kişi tespit edilemediği için tazminat davası açmanın da etkili olmadığını söyleyen AYM, bu kararda sosyal medya üzerinden hakaret davalarında tüketilmesi gereken iç hukuk yollarını da belirliyor.]

İfade Özgürlüğü

Bejdar Ro Amed başvurusu, Genel Kurul, Başvuru no. 2014/10257, Karar tarihi: 30.11.2017

Örgüt üyeliğinden hükümlü olan ve Bafra T tipi cezaevinde kalan başvurucuya fotokopi kağıtlarının tel zımbayla tutturularak kitap haline getirilerek gönderilen özgürlük sosyolojisi, toplum mühendisliği, ortadoğuda uygarlık krizi, kürt sorunu, hakikat rejimi başlıklı yedi adet dökümanın ceza infaz kurumu tarafından emniyet müdürlüğüne gönderilmesi ve dökümanların başvurucuya verilmemesine karar verilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Ahmet Talaş başvurusu, Genel Kurul, Başvuru no. 2014/12143, Karar tarihi: 16.11.2017

TSK’de astsubay olarak görev yapan başvurucunun bilgi yönünden yetersiz olduğu bir alana atanması nedeniyle ceza aldığını, bu durumun psikolojisini bozduğu gerekçesiyle tayin talebinde bulunduğu başvurularına cevap alamaması üzerine BİMER’e başvuru yapması nedeniyle uyarı disiplin cezası alması – ifade özgürlüğü ihlali

İHAM Kararları

Yaşam Hakkı ve Etkili Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü 

İncin v. Türkiye, Başvuru no. 3534/06, Karar tarihi: 09.01.2018

Başvurucuların yakınının 2005 yılının Mart ayında askerler tarafından öldürüldüğü ve gömüldüğü iddiasıyla başlatılan soruşturmada savcının ülkenin dört bir yanına dağılmış askerleri bulup ifadelerini alması ve başvurucu yakınının gömüldüğü yeri bulmasına rağmen 2006-2009 yılları arasında cenazenin mezardan çıkartılması için bölgeye gitmek amacıyla askerlere yazdığı yirmiden fazla yazının güvenlik ve hava koşulları nedeniyle her defasında reddedilmesi, savcının bu nedenle üç yıl boyunca hareketsiz kalması ve soruşturmada 2010 yılında delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, 2014 yılında verilen beraat kararının ise temyiz aşamasının hala devam ediyor olması – Yaşam hakkı yönünden etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Özgürlük ve Güvenlik Hakkı

Adem Serkan Gündoğdu v. Türkiye, Başvuru no. 67696/11, Karar tarihi: 16.01.2018

 8 Eylül 2006 tarihinde örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan başvurucunun 13 Haziran – 16 Kasım 2011 tarihleri arasındaki tutuk itirazlarının duruşmasız olarak yapılması ve savcının görüşlerinin başvurucu ve avukatına tebliğ edilmemesi – Savcı görüşlerinin tebliğ edilmemesi yönünden 5/4’ün ihlali (Mahkeme, başvurucunun 8 Eylül 2006 ile 13 Aralık 2012 tarihleri arasında süren tutukluluğuna ilişkin uzun tutukluluk yönünde 5/3’ün ihlal edildiği iddiasını Anayasa Mahkemesi’ne ve CMK’nin 141. maddesine gidilmediği için iç hukuk yolları tüketilmediğinden kabul edilemez buldu.)

Koçhan v. Türkiye, Başvuru no. 3512/11, Karar tarihi: 30.01.2018

 20 Ocak 2009’da gözaltına alınan, 22 Ocak 2009’da tutuklanan ve 11 Ekim 2011’de tutuk hali sona eren başvurucunun uzun tutukluluk iddiasını CMK’nin 141. maddesine gidilmediği için kabul edilemez bulan İHAM, 4 Mayıs 2010 tarihinde görülen ilk duruşmadan yaklaşık beş ay sonra başvurucunun yeniden hakim karşısına çıkmasını 5/4’e aykırı buldu.

Adil Yargılanma Hakkı

Güç v. Türkiye, Başvuru no. 15374/11, Karar tarihi: 23.01.2018

Giresun Halk Eğitim Merkezi’nde bakıcı olarak çalışan başvurucunun 2006 yılında dokuz yaşında olan bir kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada 2008 yılında beraat kararı verilmesine rağmen beraat kararına yer verilmeden görevinden alınması – Masumiyet karinesi yönünden ihlal yok.

Seven v. Türkiye, Başvuru no. 60392/08, Karar tarihi: 23.01.2018

2002 yılında Ankara’da polis olarak görev yapan başvurucunun tecavüzle suçlanması üzerine açılan davada 2005 yılında beraat etmesine rağmen görevinden atılması – Masumiyet karinesinin ihlali

İzzet Çelik v. Türkiye, Başvuru no. 15185/05, Karar tarihi: 23.01.2018

1998 yılında örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan, 2002 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 30 yıl hapis cezası verilen başvurucunun yargılamanın adil olmadığı iddiası – Mahkeme, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin tarafsız ve bağımsız olmadığı bu nedenle 6. maddenin ihlal edildiği iddiasında ihlal bulmazken, başvurucunun soruşturma aşamasında avukat yardımından yararlanamaması nedeniyle 6. maddenin 1. ve 3. fıkrasının c bendinin ihlal edildiğine karar verdi. Makul sürede yargılanma yönünden ise tazminat komisyonuna başvurulmadığı için iç hukuk yolları tüketilmediğinden kabul edilemezlik kararı verildi.

Aymelek v. Türkiye, Başvuru no. 15069/05, Karar tarihi: 30.01.2018

Yarbay olan başvurucunun zimmet suçundan askeri savcı tarafından ifadesinin alınması ve tutuklanıp askeri mahkeme tarafından hapisle cezalandırılması – Adil yargılanma hakkının ihlali

Kaplan v. Türkiye, Başvuru no. 13807/08, Karar tarihi: 30.01.2018

6 Eylül 1995’te örgüt üyeliği iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklanan başvurucunun 7 Aralık 1995’teki ilk duruşmasına kadar ifade verme, yer gösterme gibi işlemler sırasında avukat yardımından faydalanamaması – 6. maddenin 1. ve 3. fıkrasının c bendinin ihlali

Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkı

 Nedescu v. Romanya, Başvuru No: 70035/10, Karar Tarihi: 16.01.2018

Başvurucu çiftten Daniela Nedescu’nun yumurtalarının dondurulması için bir klinik ile anlaşması, bu kliniğin devlet tarafından kapatılmasının üzerine dondurulan yumurtaların devlet tarafından başka bir yere aktarılması, bu aktarım esnasında ve sonrasında yumurtaların depolarda bekletilmesi, ardından başvurucunun tekrar çocuk sahibi olmak istemesi üzerine yumurtalarını teslim almak için başvurması, ancak yumurtaların çifte altı yıl boyunca teslim edilmemesi, sürecin sonunda ise yumurtaların teslim edilebileceği söylenen tarihte başvurucunun menopoza girmesi sebebiyle çocuk sahibi de olamaması, sonuç itibarıyla devletin bu eylemi üzerine çiftin çocuk sahibi olamaması – Özel hayata saygı hakkının ihlali

 Cuenca Zarzoso v. İspanya, Başvuru No: 23383/12, Karar Tarihi: 16.01.2018 

Başvurucu Miguel Cuenca Zarzoso’nun, mahalle birliği başkanı olarak, yaşadığı bölgede bulunan bar, pub ve diskoteklerden yayılan kabul edilebilecek sınırların çok üstünde bir seviyedeki gürültülere karşı önlem alınması talebiyle yerel yönetimlere şikayet yoluyla yaptığı başvurulara karşın yerel yönetimlerce hiçbir müdahalede bulunulmaksızın hareketsiz kalınması ve Yüksek Mahkeme’nin şikayetleri başvurucunun dairesine ulaşan gürültünün sınırların çok üzerinde olduğuna dair hiçbir kanıt getirilememesi ve uğranılan zarar ile gürültü kirliliği arasında bağ kurulamaması nedenleriyle reddetmesi ve akabinde temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun reddi- özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlali

Fédération Nationale des Syndicats Sportifs (FNASS) ve Diğerleri v. Fransa, Başvuru No:48151/11, Karar tarihi: 18.01.2018

5 sporcu birliği ve 99 profesyonel hentbol, futbol, ragbi ve basketbol oyuncularından oluşan başvurucuların, 14 Nisan 2010’da Fransız hükümeti tarafından Spor Kanunu’nu Dünya Anti-Doping Ajansı prensipleri ile uygun hale getirmek amacıyla çıkarılan düzenlemenin Fransız Anti-Doping Ajansı tarafından oluşturulan “hedef grup” dahilinde olan sporcuların habersiz anti-doping testlerine tabi tutulmaları için bulundukları yerleri haftalık programlar halinde yetkililere bildirme zorunluluğu getiren hükümlerinin iptali talebiyle 1 Haziran 2010’da Fransız Danıştayı’na başvurmaları, başvurucuların özellikle aşırı müdahale olarak nitelediği kontrollerin antrenman zamanları ve spor müsabakaları dışında olması hakkında seyahat özgürlükleri ve özel hayata saygı haklarının ihlal edildiğine dair şikayetleri, Fransız Danıştayı’nın başvuruyu reddi- Mahkeme müdahalenin hukuka uygun, genel sağlığın korunması ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması kamu yararları çerçevesinde meşru amaca hizmet eden, demokratik toplumda gerekli nitelikte olduğuna ve dolayısıyla 8. Madde’nin ihlal edilmediğine hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucuların testlerin uygulanabileceği yerleri kendi iradeleriyle seçmeleri ve bu yerleri sadece haber vermeleri durumunu seyahat özgürlüğü kapsamında değil özel hayata müdahale olarak değerlendirerek 4 Numaralı Protokol 2. Madde’yi uygulanamaz bulmuştur.

İfade Özgürlüğü

Adıyaman v. Türkiye, Başvuru no. 24211/08, Karar tarihi: 09.01.2018

Hükümlü olduğu Bolu F tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 1 Şubat 2008 tarihinde 11 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

GRA Stiftung Gegen Rassismus und Antisemitismus v. İsviçre, Başvuru No: 18597/13, Karar Tarihi: 09.01.2018

İsviçre Halk Partisi gençlik kollarının İsviçre’de minare inşa edilmesine karşı çıkma amaçlı düzenlediği gösteride, Genç İsviçre Halk Partisi başkanı B.K.’nin yaptığı konuşmayı barındıran bir raporun partinin resmi web sayfasında yayınlanmasının ardından, ırkçılık karşıtı bir sivil toplum örgütü olan başvurucu örgütün kendi web sayfasında rapordaki alıntıya yer vererek B.K.’nin söylemlerini “sözlü ırkçılık” olarak nitelendirmesi, B.K.’nin başvurucu örgütün bu eylemine karşı dava açarak kişilik haklarının korunmasını ve akabinde web sayfasındaki alıntının kaldırılarak yerine ilk derece mahkemesinin kararının yayınlanmasını talep etmesi, ilk derece mahkemesinin başvuruyu reddetmesi ancak istinaf mahkemesinin, alıntıdaki söylemlerin ırkçı olmadığı ve başvurucu örgütün “sözlü ırkçılık” şeklindeki nitelemesinin kişilik haklarına saldırı oluşturabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle kararı bozması, bunun üzerine başvurucu organizasyonun, B.K.’nin kişilik haklarına yönelik müdahalenin meşru olduğu, nitekim ırkçılıkla mücadele eden bir sivil toplum örgütü olarak bu nitelikteki söylemlere kamu yararı bakımından yer verme ve dikkat çekme görevinin olduğu gerekçesiyle temyize başvurması, temyiz mahkemesinin ise B.K.’nin söylemlerinin ırkçı olmadığına, dolayısıyla başvurucu örgütün bu şahsın söylemlerine yönelik değerlendirmesinin B.K.’nin kişilik haklarını ihlal ettiğine ve bu ihlali meşru gösterecek bir dayanak bulunmadığına hükmederek başvuruyu reddetmesi – Mahkeme, yerel mahkemelerin başvurucu örgütün ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleyi değerlendirirken kısıtlama ile güdülen meşru amaç arasındaki orantılılığı gözetmediğinden ve dolayısıyla takdir hakkını aştığından bahisle, İHAS madde 10’un ihlal edildiğine karar vermiştir.

Catalan v. Romanya, Başvuru No: 13003/04, Karar tarihi: 09.01.2018

Eski komünist rejim altındaki siyasi polis “Securitate” arşivlerini araştırma ve kamuya güvenilir bilgi sunma amacıyla kurulan Milli Konsey Securitate Arşivleri Çalışmaları Arşiv Departmanı’na 1 Eylül 2000’de danışman olarak işe alınan ve bu görevi için gizlilik anlaşması imzalayan kamu personeli başvurucunun, Roman Ortodoks Kilisesi’nin eski patriğinin anti-semitist faşist hareket Legion üyesi ve aynı zamanda homoseksüel olduğuna dair arşivlerden çıkan iki belgeyi basına vermesi nedeniyle işten çıkarılması- Mahkeme kamu çalışanlarının sessizlik yükümlülüğünü ve başkalarını koruma meşru amacını göz önünde bulundurmak suretiyle ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine hükmetmiştir.

Ceferin v. Slovenya, Başvuru No:40975/08, Karar Tarihi:16.01.2018

Savunma avukatı olan başvurucunun, başlangıçta Bölge Mahkemesinde ve daha sonra temyiz mahkemelerinde  üç ayrı cinayetle yargılanan müvekkilinin, yargılamaları sırasında üç adet sertifikalı yeminli uzman, bir psikolog  ve bir psikiyatrdan, sanığın sorumluluğununa gidilebilirliğinin ve ithaf edilen suçları işleme ihtimalinin değerlendirmesi talebi, devam eden yargılama sürecinde yazılı ve sözlü ifadelerinde başvurucunun sürekli olarak müvekkilinin masumiyetini savunarak, güvenilir olmayan bilirkişi deliline başvurulduğunu ve müvekkilinin insani haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle elde edilen delillerin hariç tutulması talebine rağmen mahkemenin, başvurucunun yeni bilirkişiler atama teklifini reddetmesi ve delil toplama prosedürünü tamamlaması , yargılamanın bir noktasında, başvurucunun polis soruşturması sırasında yapılan yalan dedektörü testi sonuçlarının verilmesi talebinde bulunması ancak talebi reddedilmesi ve sanığın 3 farklı cinayetten suçlu bulunması üzerine başvurucunun yazılı ve sözlü bildirimlerinde uzmanların, savcıların ve mahkemenin çalışmalarını şiddetle eleştirmesi üzerine mahkemeye saygısızlık ettiği düşünülen bir dizi ifade kullanması; taraflar tarafından münazaalı olan çeviriye göre  mantıksız konuşma, zihinsel yapı ve mesleki zayıflık gibi ifadeler kullandığı ve psikiyatrının onun hiç anlamadığı, çağ dışı ve eski psikolojik metodlar uyguladığını (taş devrinden kalan ve bilimsel olmayan psikodinamik kavramları kullanması) gibi ifadeleri üzerine mahkeme, başvurucunun, bilirkişinin mesleki niteliklerine ilişkin hakaret içeren değer yargılar beyan ettiği, dahası  Adalet Bakanlığı tarafından onaylanan sertifikalı uzmanların mesleki yeterliliğinin şüpheye açık olmadığı bu nedenle mahkemeye saygısızlık yaptığı gerekçesiyle para cezası verilmesi üzerine başvurucunun eleştirilerinin adil eleştiri sınırları üçerinde bulunduğunu iddiasıyla mahkemeye başvurması – İfade özgürlüğünün ihlali kararı

 Aydın ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 43641/05, Karar tarihi: 16.01.2018

Muş E tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 5 Nisan 2006 tarihinde 12 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

Çabuk v. Türkiye, Başvuru no. 7886/08, Karar tarihi: 16.01.2018

Bolu F tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 12 Kasım 2007 tarihinde 11 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

Müslüm Yalçınkaya ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 51497/09, Karar tarihi: 16.01.2018

 15 kişiye Şanlıurfa Halfeti Savcılığı’na “(Abdullah Öcalan’a) sayın demek suçsa, ben de sayın Abdullah Öcalan diyorum. Bu suçu işliyor ve kendimi ihbar ediyorum.” yazan bir mektup yollamaları nedeniyle dava açılması ve 2 ay 15 günlük hapis cezasının 1500 TL adli para cezasına çevrilmesi – 10. maddenin ihlali  [Mahkeme bu başvuruda cezanın temyiz sınırı altında kalması nedeniyle başvurucuların temyiz başvurularının reddedilmesi üzerine mahkemeye erişim hakkı bağlamında adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğine karar verdi.]

 Saygılı ve Karataş v. Türkiye, Başvuru no. 6875/05, Karar tarihi: 16.01.2018

Muhabir Metin Göktepe’nin 1996 yılında gözaltında polisler tarafından dövülerek öldürülmesi üzerine polislerin isimlerini açıkladıkları için terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini yayımlamak suçundan Yeni Evrensel gazetesinin bir hafta süreyle geçici olarak kapatılmasına ve o dönem gazetenin sahibi ve genel yayın yönetmeni olan başvuruculara toplamda 720 milyon lira (eski parayla) para cezası verilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

A.R ve L.R v. İsviçre, Başvuru No: 22338/15, Karar tarihi: 18.01.2018

Başvuruculardan ilkinin annesi olan diğer başvurucunun Ağustos 2011’de kızının okuduğu ilkokula o tarihte 7 yaşında olan kızının cinsel eğitim derslerinden bu derslere katılımının İsviçre Anayasası tarafından korunan haklara müdahale teşkil etmesi sebebiyle muaf tutulması talebi üzerine okul müdürünün bu talebi 27 Eylül 2011’de reddi, başvurucuların Eğitim Departmanı’na yaptığı 3 Temmuz 2012’de reddedilen itirazın ardından Basle İdare Mahkemesi’ne başvurması ve bu mahkemenin başvuruyu 14 Ağustos 2012’de reddi, başvurucuların bu karara itiraz etmesi üzerine ise Federal Mahkeme’nin 15 Kasım 2014’de cinsel eğitim derslerinin sadece çocukların sorularına cevap olarak verilmesi ve sistematik ya da zorunlu olmaması nedeniyle başvuruyu reddetmesi- Mahkeme çocuk başvurucunun ilkokuldaki ikinci senesinin sonuna kadar hiçbir cinsel eğitim dersine fiilen katılmamış olması ve İsviçre’nin Anlaşma kapsamında sahip olduğu takdir yetkisini aşmaması nedeniyle başvurunun açıkça asılsız olduğuna hükmetmiştir.

Aksoy v. Türkiye, Başvuru no. 37546/08, Karar tarihi: 30.01.2018

Bolu F tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 12 Kasım 2007 tarihinde 11 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

Sekmadienis Ltd. v. Litvanya, Başvuru No: 69317/14, Karar Tarihi: 30.01.2018

Litvanya, Vilnuis merkezli bir limited şirket olan başvurucunun bir giyim koleksiyonunun reklam tanıtımı için kullandığı görsel reklamların, barındırdığı mizahi İsa ve Meryem unsurları nedeniyle etik olmadığı ve dindar kişilerin dini duygularını aşağıladığı gerekçesiyle Tüketici Haklarının Korunması Kurumu (kısa adıyla “SCRPA”) nezdinde çeşitli şikâyetlere konu olması, SCRPA’nın talebi üzerine yaptığı incelemede Litvanya Reklamcılık Ajansının verilen reklamların ilgili mevzuata uygun olmadığına karar vermesi, SCRPA’nın kendisine iletilen şikâyetlerle birlikte Litvanya Reklamcılık Ajansının kararını resmi teftiş kuruluna iletmesi ve kurulun da reklamların dini sembolleri saygısız ve uygunsuz şekilde kullanmasından ötürü kamu ahlakına aykırı olduğundan bahisle Reklamcılık Kanununun ilgili maddesini ihlal ediyor olabileceğine yönelik görüşünü başvurucuya bildirmesi, başvurucunun teftiş kurulunun görüşüne itiraz etmesi, ancak teftiş kurulunun önceki görüşüyle aynı yönde bir rapor hazırlayıp SCRPA’ya sunması, SCRPA’nın ayrıca dini bir kurumdan da konuyla ilgili görüş alması ve akabinde teftiş kurulu, başvurucu ve dini kurumun konuya ilişkin olarak bir toplantıda SCRPA önderliğinde bir araya gelmeleri, toplantıdaki görüşmelerin ardından SCRPA’nın reklamların dini değerlere ve kamu ahlakına aykırılık nedeniyle Reklamcılık Kanununun ilgili hükmünü ihlal ettiğine karar vererek başvurucuyu para cezasına çarptırması, başvurucunun karara karşı idare mahkemesinde yaptığı itirazın reddedilmesi, başvurucunun kararı temyiz etmesi ve temyiz talebinin de reddedilmesi, temyiz mahkemesi başkanının, ilgili hukukun uygulanmasında ve yorumlanmasında bir hata olabileceği endişesiyle reddedilen başvurunun tekrar incelenmesi talebinde bulunması ancak başvurunun heyet tarafından, devletin takdir hakkı çerçevesinde ifade özgürlüğü ve dini değerlere saygı gereği arasında mahkemece makul bir dengenin kurulduğu, dolayısıyla verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle reddedilmesi, bunun üzerine başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla İHAM’a başvurması – Mahkeme, ulusal makam ve mahkemelerin kamu ahlakının ve dindar insanların inançlarının korunması gereği ile ifade özgürlüğünün gözetilmesi gereği arasında makul bir denge kuramadığı gerekçesiyle İHAS m. 10’un ihlal edildiğine karar vermiştir.

Toplantı ve Dernek Kurma Özgürlüğü

Dinçer v. Türkiye, Başvuru no. 17843/11, Karar tarihi: 16.01.2018

Kamu görevlisi olan başvurucuya Valilik tarafından civarında eylem yapılması yasaklanan AKP binası önünde 15 Haziran 2010 tarihinde basın açıklamasına katıldığı için 143 TL idari para cezası verilmesi – 11. maddenin ihlali

Bektaşoğlu v. Türkiye, Başvuru no. 27810/09, Karar tarihi: 16.01.2018

Erzincan’da kamu görevlisi ve KESK üyesi olan başvurucuya 27 Kasım 2004 ve 12 Aralık 2004’te katıldığı sendika eylemleri nedeniyle maaşının düşürülmesi yönünde disiplin cezası verilmesi – 11. maddenin ihlali

Akarsubaşı ve Alçiçek v. Türkiye, Başvuru no. 19620/12, Karar tarihi: 23.01.2018

21 Aralık 2011 tarihinde AKP politikalarına karşı KESK ve Eğitim-Sen tarafından organize edilen greve katılan Eğitim-Sen üyesi başvuruculara lise duvarına ‘bu işyerinden grev vardır’ yazısı asmaları nedeniyle 500 TL ve 154 TL para cezası verilmesi – 11. maddenin ihlali

Yiğin v. Türkiye, Başvuru no. 36643/09, Karar tarihi: 30.01.2018

16 Şubat 2006’da Öcalan’ın yakalanmasının yıldönümünde Adana’da DTP binası önünde eyleme katılan DTP üyesi başvurucuya 10 Eylül 2008 tarihinde örgüt propagandası yapma suçundan verilen 10 aylık hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması – 11. maddenin ihlali

Ayrımcılık Yasağı

Hallier ve Diğerleri v. Fransa, Başvuru no. 46386/10, Karar tarihi: 12/12/2017

Yıllardan beri partner olarak beraber yaşayan lezbiyen çift başvuruculardan ilkinin 2004’te doğum yapması üzerine diğer başvurucu partnerinin 11 günlük ücretli babalık izni için başvurması fakat Sağlık Sigortası Merkezi’nin kadına babalık izni verilmesine dair kanunda bir hüküm bulunmaması nedeniyle başvuruyu reddetmesi, bunun üzerine başvurucunun itiraz ederek Uzlaşma Kurumu’na ve akabinde Sosyal Güvenlik Mahkemesi’ne başvurması, Sosyal Güvenlik Mahkemesi’nin ise yürürlükteki kanunun lafzında “annenin partneri” değil “baba” ifadesi geçmesi sebebiyle hükmün babalık iznine muktedir olan kişi hususunda açık ve belirli olduğunu belirtmesi, Rennes Temyiz Mahkemesi’nin onaması üzerine başvurucunun itiraz etmesi ve Yüksek Mahkeme’nin başvuruyu reddi- Mahkeme 8. Madde ışığında incelenen 14. Maddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Enver Şahin v. Türkiye, Başvuru no. 23065/12, Karar tarihi: 30.01.2018

Belden aşağısı felçli üniversite öğrencisi Enver Şahin’in insan onuruna yakışır şekilde, kimsenin yardımı olmadan Fırat Üniversitesi’nde eğitim alamaması – Eğitim hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlali. Kararın özet çevirisine buradan ulaşabilirsiniz. 

Mülkiyet Hakkı

Sharxhi ve diğerleri v. Arnavutluk, Başvuru No: 10613/16, Karar Tarihi: 11.01.2018

Başvurucuların Vlora kenti sahil şeridinde satın aldıkları arazi üzerinde edindikleri ruhsata istinaden bina yapımı için bir şirketle anlaşması ve inşaatın tamamlanmasının ardından 2012’de daire sahiplerinin taşınması, 2013 Kasım ayında bölgesel ve ulusal inşaat ve kentsel planlama teftiş kurullarının (kısa adlarıyla “NUCI” ve “MUCI”), polis eşliğinde, başvurucuların sahibi olduğu yapının çevresini “suç mahallidir” yazılı kordonla sararak herhangi bir ön bildirim de olmaksızın binaya el koyması ve mal sahiplerinin binaya girmesine engel olması, akabinde düzenlenen raporda binanın gerekli denetimler yapılmadan planlandığının ve inşa edildiğinin belirtilerek tüm inşa sürecinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılması, kısa süre sonra Başbakanın hükümetin Vlora sahil şeridinde bir mesire alanı yapımına yönelik bir projesi olduğunu duyurması ve Aralık başında başvurucuların maliki olduğu binanın patlayıcılar vasıtasıyla yıkılması, binaya el konulmasının ertesi günü aralarında dokuz başvurucunun da bulunduğu on bir bina sakininin yerel mahkemeye başvurarak yeterli gerekçe sunulmaksızın idari otoritelerce mülkiyet haklarının ihlal edildiğine hükmedilmesini ve yürütmenin durdurulmasını talep etmesi, yerel mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar vermesi, NUCI’ın kararı temyiz etmesi, temyiz kararı gelene kadar binanın yıkılması ve bina yıkıldığı için temyiz mahkemesinin Ocak 2014’te verdiği kararda başvurunun konusuz kaldığından bahisle yürütmenin durdurulması sürecinin sona erdirilmesine hükmetmesi, aynı zamanda Ombudsman’a yapılan başvuru sonucu Ombudsman’ın hukuka aykırı el koymaya son verilmesi konusunda ilgili otoritelere ihtarda bulunması, yürütmenin durdurulması kararının verilmesinden sonraki on gün içinde yasa gereğince başvurucuların ayrıca esasa ilişkin başvurularını da yerel mahkeme nezdinde yapmaları ve mahkemenin NUCI ve MUCI’ın eylemlerinin hukuka ve anayasaya aykırı olduğuna karar vermesi ve temyiz mahkemesinin kararı onaması, eşzamanlı olarak Kasım-Aralık sürecinde Vlora sahil şeridinde davaya konu yapının da bulunduğu bölgede çevrenin ıslah edileceği ve dolayısıyla kamu yararının bulunduğu gerekçesiyle kamulaştırma kararının alınarak binanın yıkılması, bu idari sürecin yanı sıra kamulaştırma kararına karşı yürütülen yargısal süreçte başvurucuların kamulaştırma usulünün hukuka aykırı olduğu yönündeki iddialarının yerel mahkeme tarafından kabul edilerek kamulaştırılan arazi alanının ve kamulaştırma bedelinin yeniden belirlenmesi, başvurucuların kararın kamulaştırma bedelinin miktarına ve ödenmesine ilişkin kısmına karşı istinafa başvurması ve ilk derece mahkemesinin kararının istinaf mahkemesi tarafından kısmen onanması, hem başvurucuların hem de başsavcılığın karara karşı temyize başvurması ve başsavcılığın kararın icrasının durdurulmasını talep etmesi, temyiz mahkemesinin herhangi bir gerekçe sunmadan başsavcılığın başvurusunu kabul etmesi ve alt derece mahkemelerin kararlarının icrasının durdurulması, bunlara ek olarak süreçte yer alan çeşitli devlet görevlilerine karşı cezai takibat yürütülmesi ve görevlilerden bazıları aklanırken, bazıları yönünden takibatın sona erdirilmesine karar verilmesi – Mahkeme, yürütmenin durdurulması kararının yerine getirilmemesi nedeniyle İHAS m. 6 § 1’in tek başına ve m. 13’ün m. 6 § 1 ile bağlantısı çerçevesinde, binaya el konulması nedeniyle İHAS m. 8’in tek başına ve m. 13’ün m. 8 ile bağlantısı çerçevesinde ve İHAS Ekli 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin tek başına ve m. 13’ün 1 No.lu Protokolün 1. maddesi ile bağlantısı çerçevesinde, kamulaştırma ve yıkım nedeniyle İHAS Ekli 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin tek başına ve m. 13’ün 1 No.lu Protokolün 1. maddesi ile bağlantısı çerçevesinde ihlal edildiğine karar vermiştir.

 

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: