İçeriğe geç

2018’de İHAM’ın Türkiye’ye Karşı Verdiği İhlal Kararları ve Türkçe Özetleri

by 03/01/2019

Merhaba,

Olağanüstü halin kalıcılaştığı bir yılı geride bıraktık.

Aşağıda bütün bu hukuksuzlukları yargıya taşıyacak avukatların ve insan hakları savunucularının başvurularında ya da kendilerine karşı açılan soruşturma ve davalarda kullanması amacıyla 2018 yılında İHAM tarafından Türkiye’ye karşı verilmiş bütün ihlal kararlarını, bazı önemli kabul edilemezlik kararlarını ve gelecek başvurularda kullanılması amacıyla Hükümet’ten savunma istenilen bazı önemli başvuruları bulacaksınız.

Artık geleneksel hale getirdiğimiz bu çalışmada kararları İHAS’ta yer alan madde başlıkları ve sırası altında, kronolojik olarak özetledim. 

2017 yılında Sözleşme’de düzenlenen hak ve özgürlüklerin en az birinin ihlal edildiğine dair Türkiye’ye karşı verilmiş 116 ihlal kararı vardı. 2018 yılında, gözümden kaçan bir karar olmadıysa, Sözleşme’de düzenlenen hak ve özgürlüklerin en az birinin ihlal edildiği (en az) 145 ihlal kararı verilmiş Türkiye’ye karşı. Bu kararlardan 10 tanesinde yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü, 13 tanesinde işkence ve kötü muamele yasağı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü, 10 tanesinde özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ve 9 tanesinde toplantı ve gösteri düzenleme ve dernek kurma özgürlüğü ihlali tespit edilmiş. 

En vahim ihlal sayıları ise, Türkiye’nin insan hakları durumunu da en somut şekilde ortaya koyan 5., 6. ve 10. maddelerine ilişkin. Benim görebildiğim kadarıyla İHAM, 2018 yılında verdiği 19 kararda özgürlük ve güvenlik hakkının, 43 kararda ifade özgürlüğünün ve 47 kararında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. 

2014 yılında2015 yılında, 2016 yılında ve 2017 yılında İHAM’ın Türkiye’ye karşı verdiği ihlal ve bazı kabul edilemezlik kararlarını da buradan okuyabilirsiniz.

2016’dan bu yana kadın hukuk fakültesi öğrencilerini insan hakları ve anayasa hukuku alanında çalışmaya teşvik etmek için her ay onlarla birlikte düzenli olarak AYM ve İHAM kararlarını bültenler halinde yayımlamaya devam ediyoruz. Her ayın ilk haftası, bir önceki ay çıkan önemli AYM ve İHAM kararlarını paylaştığımız bültenlerin tamamına buradan ulaşabilirsiniz: https://anayasagundemi.com/tag/bulten/

İHLAL KARARLARI

Yaşam Hakkı ve Etkili Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü

İncin v. Türkiye, Başvuru no. 3534/06, Karar tarihi: 09.01.2018

Başvurucuların yakınının 2005 yılının Mart ayında askerler tarafından öldürüldüğü ve gömüldüğü iddiasıyla başlatılan soruşturmada savcının ülkenin dört bir yanına dağılmış askerleri bulup ifadelerini alması ve başvurucu yakınının gömüldüğü yeri bulmasına rağmen 2006-2009 yılları arasında cenazenin mezardan çıkartılması için bölgeye gitmek amacıyla askerlere yazdığı yirmiden fazla yazının güvenlik ve hava koşulları nedeniyle her defasında reddedilmesi, savcının bu nedenle üç yıl boyunca hareketsiz kalması ve soruşturmada 2010 yılında delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, 2014 yılında verilen beraat kararının ise temyiz aşamasının hala devam ediyor olması – Yaşam hakkı yönünden etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Mihdi Perinçek v. Türkiye, Başvuru no. 54915/09, Karar tarihi: 29.05.2018

28 Mayıs 2004 tarihinde PKK saldırılarını önlemek iddiasıyla başlatılan operasyon sırasında vurulan Şiyar Perinçek’in ölümü hakkında başlatılan soruşturmada savcının olay yeri incelemeye gitmemesi, olay yerindeki delillerin polisler tarafından kaldırılması, kıyafetlerin kaybedilmesi, parmak izi ve atış artığı alınmaması, olaydan altı hafta geçtikten sonra polislerin ifadelerinin alınması, Yargıtay beraat kararını iki yıl sonra ve tek sayfalık bir karar ile onaması gibi usuli eksikliklerin varlığı ve polis hakkında beraat kararı verilmesi – Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü ihlali 

Fatih Çakır ve Merve Nisa Çakır v. Türkiye, Başvuru no. 54558/11, Karar tarihi: 05.06.2018

Başvurucuların eşi ve annesi olan Yeşim Çakır’ın 25.10.2018 tarihinde geçirdikleri trafik kazasında arabalarının kanala yuvarlanması sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili hasar görmüş bariyerlerin belediye tarafından onarılmadığı, bu nedenle kanala yuvarlanmalarını engelleyemediği iddiasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine İdare Mahkemesi’nde açtıkları tazminat davasının reddedilmesi – Yaşam hakkının ihlali [Mahkeme’nin Türkiye’ye karşı trafik kazalarında devletin pozitif yükümlülüğüyle ilgili verdiği ilk karar.]

Yirdem ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 72781/12, Karar tarihi: 04.09.2018

Ağustos 2003’te hastaneye kaldırıldıktan 3 gün sonra ölen başvurucu yakınının otopsi raporuna göre heptan ve tolüen zehirlenmesi sonucu kalp krizi sonucu öldüğünün anlaşılması üzerine görevi ihmalden açılan davada hastane çalışanlarının beraat etmesi – Etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali [Esastan ihlal bulunmadı.]

Bilinmiş v. Türkiye, Başvuru no. 28009/10, Karar tarihi: 23.10.2018

4 Eylül 2008 tarihinde dünyaya gelen ikiz bebeklerinden birinin 13 Eylül 2008 tarihinde hastanedeki enfeksiyon sonucu hayatını kaybetmesi, o dönem aralarında başvurucunun bebekleri de dahil olmak üzere 12 bebeğin hayatını kaybetmesine rağmen kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi – Etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Hakim Aka v. Türkiye, Başvuru no. 62077/08, Karar tarihi: 06.11.2018

19 Kasım 2007 tarihinde okula gitmek için evden çıkan ancak eve gelmeyen oğulları Aykan’ın cenazesini 23 Kasım’da, Aykut’un cenazesini ise 30 Kasım’da denizde bulan babanın iki çocuğunun da ceplerinin taşlı dolu olduğu, çocuklarının bayramda Arapça bir mesaj aldığını ve bir kağıda ‘ölüp şehit olacağım’ yazdıkları iddiasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi – Etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Asma v. Türkiye, Başvuru no. 47933/09, Karar tarihi: 20.11.2018

Evlerinin yanından yüksek gerilim hattı geçen başvurucunun evinin yanında izin alınmadan başlatılan çalışma sonucu çıkan yangında 15 yaşında kızının hayatını kaybetmesi ve Kasım 2002’de savcının Eyüp belediye başkanı için soruşturma izni isteğini reddetmesi – Etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Nihat Soylu v. Türkiye, Başvuru no: 48532/11, Karar tarihi: 11.12.2018

22 Haziran 1999’da okulda üzerine direk düşen oğlunun dispanserde muayene edildikten sonra eve gönderilmesi, evde kötüleşince Sinop’taki Atatürk Hastanesi’ne, oradan SSK Hastanesi’ne, oradan Samsun’daki SSK Hastanesi’ne, son olarak da 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’ne nakledilmesi ve ertesi gün hayatını kaybetmesi üzerine açılan davanın 21 Mayıs 2007’de zamanaşımından düşürülmesi – Etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Tülay Yıldız v. Türkiye, Başvuru no: 61772/12, Karar tarihi: 11.12.2018

17 Şubat 1997’de Siyami Ersek Hastanesi’nde kalp ameliyatı olan, 19 Şubat’ta taburcu olduktan iki gün sonra kanama nedeniyle yeniden hastaneye kaldırılan ve 14 Nisan 1997’de hayatını kaybeden başvurucunun annesinin ölümüne karşı hastane ve doktorlar aleyhine soruşturma başlatılmasına izin verilmemesi, tazminat davasının ise zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi – Etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Hasan Köse v. Türkiye, Başvuru no: 15014/11, Karar tarihi: 18.12.2018

Ocak 2007’de kardeşi ile birlikte işe giderken polisler tarafından arabaları durdurulan ve kardeşinin polislerin kimliğini sormasına sinirlenen polisler tarafından göz yaşartıcı gaz sıkılan ve üç el ateş ile vurulan başvurucunun engelli hale gelmesi ve polislere verilen 5 ay hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması – Yaşam hakkı ihlali [Mahkeme bu başvuruda, güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanımına karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sonucu yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlali bulunan davaları hatırlatarak, Sözleşme’nin 46. maddesi altında Türkiye’ye polis şiddetinin cezasız kalmaması için gerekli önlemlerin alınması konusunda yükümlülük yüklemiştir.]

İşkence ve Kötü Muamele Yasağı ve Etkili Soruşturma Yürütme Yükümlülüğü

Edebin Abi v. Türkiye, Başvuru no. 10839/09, Karar tarihi: 13.03.2018

Diyabet ve kalp hastası olan ve Kırıkkale F Tipi cezaevinde kalan başvurucuya doktorunun verdiği diyet reçetesine uygun olarak ‘beyaz et ve sebze ağırlıklı, içinde kırmızı et ve doymuş yağ barındırmayan diyete uygun’ yemek verilmesi talebinin ‘her mahpusa günde birden fazla çeşit öğün verilemeyeceği, isterse parasını kendisi vererek dışarıdan yemek alabileceği’ gerekçesiyle reddedilmesi – İnsanlıkdışı muamele yasağının ihlali

Baran v. Türkiye, Başvuru no. 4370/02, Karar tarihi: 15.05.2018

21 Mayıs 2010 tarihinde Batman’da jandarmalar tarafından düzenlenen operasyon sırasında gözaltına alınan, ilk kontrolde gözünde kanama, yüzünde çizik, kesik ve yanık tespit edilen başvurucunun daha sonraki kontrollerde göğsünde, kolunda ve vücudunun diğer bölgelerinde yara izleri ve yaralar bulunmasına rağmen 4 Nisan 2011 tarihinde savcının başvurucunun yerde yuvarlanıp kaçmaya çalışırken kendiliğinden yaralandığını, jandarma ve doktorlar hakkında yeterli delil olmadığını söyleyerek takipsizlik kararı vermesi – Usul ve esas yönünden 3. maddenin ihlali

Vatandaş v. Türkiye, Başvuru no. 37869/08, Karar tarihi: 15.05.2018

6 Nisan 2002 tarihinde İstanbul’da düzenlenen bir eyleme katıldığı sırada polisler tarafından gözaltına alınan ve sol dirseği kırılan başvurucunun gözaltında kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki şikayetinin sorumlu polisler bulunmadığı gerekçesiyle beraatle sonuçlanması ve Yargıtay’ın zamanaşımı nedeniyle dosyayı kapatması – 3. Madde ihlali

Görmüş v. Türkiye, Başvuru no. 40528/11, Karar tarihi: 10.07.2018

12 Nisan 2003 tarihinde bir kişiyi bıçakla gasp etmeye çalışırken polisler tarafından yakalanıp kelepçelenirken kaçan, daha sonra yakalanıp gözaltına alınan, 13 Nisan 2003 tarihinde düzenlenen sağlık raporuna göre bir gün iş göremez raporu alacak şekilde sırtından ve bacaklarından hafif yaralanan ve savcılık önündeki ifadesinde beş polis tarafından gözaltına alınırken darp edildiğini  söyleyen başvurucunun iddiaları üzerine hazırlanan iddianame ve açılan davada dört polis hakkında beraat kararı verilmesi, bir polis hakkında ise ertelemeli dört ay hapis cezası verilmesi ve bu kararlardan beş yıl sonra Yargıtay’ın beraat kararlarını onarken hapis cezası kararında zamanaşımı nedeniyle davayı düşürmesi – Kötü muamele yasağının ihlali

Çiftçi v. Türkiye, Başvuru no. 51586/10, Karar tarihi: 10.07.2018

23 Ekim 2007 tarihinde Gazi Mahallesi’ne MOBESE kurulmasını protesto eylemine katılan başvurucuyu darp eden polisler hakkında 16 Aralık 2009 tarihinde savcının takipsizlik kararı vermesi ve başvurucunun yaptığı itirazın reddedilmesi – 3. maddenin ihlali

Abdurrahman Tekin v. Türkiye, Başvuru no. 42899/11, Karar tarihi: 25.09.2018

18 Şubat 2009’da Diyarbakır’da bir eylem sırasında etrafta yürüyen başvurucunun polisler tarafından yüzüne gaz sıkılması, dövülmesi, tabancanın kabzasıyla kafasına vurulması, 28 Aralık 2009’da Diyarbakır Valiliği’nin 4483 sayılı yasaya göre polisler hakkında soruşturma izni vermemesi üzerine 15 Haziran 2010’da Diyarbakır Savcılığı’nın takipsizlik kararı vermesi ancak dosyaya sunulan fotoğrafları dikkate alan Siverek Ağır Ceza Mahkemesi’nin takipsizlik kararını kaldırması fakat bu ‘münferit olayın’ işkence olarak tanımlanamayacağına karar vermesi – 3. madde ihlali

Işık ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 31714/10, Karar tarihi: 09.10.2018

Hakkari’de 6 Aralık 2009’da Öcalan’ın cezaevi koşullarını protesto eyleminde gözaltına alınan ve kötü muamele nedeniyle yüzlerinde ve vücutlarında yaralanmalar olduğunu iddia eden çocukların şikayetlerine karşı çocuklara 4 yıl hapis cezası verilirken polis ve doktorlar hakkında takipsizlik kararı verilmesi – etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

A.K. v. Türkiye, Başvuru no. 27607/11, Karar tarihi: 09.10.2018

Mayıs 2000’de alkollü bir yemekte tanışan ve daha sonra birlikte eve giden başvurucunun B.B. isimli kişinin kadehine ilaç koyduğunu görünce müdahale etmesi, B.B.’nin başvurucunun boynuna bıçak tutması ve görgü tanıklarının elinde bıçakla evden çıkan çıplak bir erkek gördüklerini söylemeleri – İnsanlıkdışı muamele yasağının ihlali

Güngör v. Türkiye, Başvuru no. 24451/12, Karar tarihi: 23.10.2018

Gözaltına alındığını öğrendikleri yakınlarının akıbetini sormak için karakola giden başvurucuların 10-15 gün iş göremez raporu alacak şekilde kötü muameleye maruz kaldıkları, polislerin ise başvurucuların sloganlar atarak hakaret ve tehdit ettikleri iddiası – 3. maddenin ihlali

Kılıcı v. Türkiye, Başvuru no. 32738/11, Karar tarihi: 27.11.2018

Tüm Bel-Sen üyesi başvurucunun Mart 2009’da Dünya 5. Su Forumu sırasında suyun özelleştirilmesine karşı Haliç’te eylem yaparken polisler tarafından plastik mermiyle yaralanmasına karşı takipsizlik kararı verilmesi – İnsanlıkdışı muamele yasağının ihlali

Alkaya v. Türkiye, Başvuru no. 70932/10, Karar tarihi: 27.11.2018

9 Nisan 2003 tarihinde gözaltına alınan ve gözaltında dövüldüğü, hakaret edildiği, tehdit edildiği, klima önünde bekletildiği iddiasında bulunan başvurucunun şikayetinde polislerin beraat etmesi – Kötü muamele yasağının ihlali

Özgürlük ve Güvenlik Hakkı

Adem Serkan Gündoğdu v. Türkiye, Başvuru no. 67696/11, Karar tarihi: 16.01.2018

8 Eylül 2006 tarihinde örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan başvurucunun 13 Haziran – 16 Kasım 2011 tarihleri arasındaki tutuk itirazlarının duruşmasız olarak yapılması ve savcının görüşlerinin başvurucu ve avukatına tebliğ edilmemesi – Savcı görüşlerinin tebliğ edilmemesi yönünden 5/4’ün ihlali (Mahkeme, başvurucunun 8 Eylül 2006 ile 13 Aralık 2012 tarihleri arasında süren tutukluluğuna ilişkin uzun tutukluluk yönünde 5/3’ün ihlal edildiği iddiasını Anayasa Mahkemesi’ne ve CMK’nin 141. maddesine gidilmediği için iç hukuk yolları tüketilmediğinden kabul edilemez buldu.)

Koçhan v. Türkiye, Başvuru no. 3512/11, Karar tarihi: 30.01.2018

20 Ocak 2009’da gözaltına alınan, 22 Ocak 2009’da tutuklanan ve 11 Ekim 2011’de tutuk hali sona eren başvurucunun uzun tutukluluk iddiasını CMK’nin 141. maddesine gidilmediği için kabul edilemez bulan İHAM, 4 Mayıs 2010 tarihinde görülen ilk duruşmadan yaklaşık beş ay sonra başvurucunun yeniden hakim karşısına çıkmasını 5/4’e aykırı buldu.

Agit Demir v. Türkiye, Başvuru no. 36475/10, Karar tarihi: 27.02.2018

Aralık 2009’da Şırnak’ta Öcalan’ın cezaevi koşullarını protesto eyleminde güvenlik güçlerine taş attığı gerekçesiyle henüz 13 yaşındayken 19 Ocak 2010 tarihinde tutuklanan ve ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılma riski altında olduğu davada 13 Nisan 2010 tarihinde tahliye edilen başvurucunun örgüt propagandası yapma suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası alması ve cezanın ertelenmesi – Özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali [Mahkeme bu başvuruda ayrıca 11. maddede düzenlenen toplantı ve gösteri özgürlüğünün de ihlal edildiğine karar verdi.]

Mehmet Hasan Altan v. Türkiye, Başvuru no. 13237/17, Karar tarihi: 20.03.2018 ve Şahin Alpay v. Türkiye, Başvuru no. 16538/17, Karar tarihi: 20.03.2018

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), tahliye edilen gazeteci Şahin Alpay ve hükümlü gazeteci Mehmet Hasan Altan’ın tutuklu yargılanmalarına ilişkin yaptıkları başvuru hakkında uzun zamandır beklenen kararını 20 Mart 2018 tarihinde açıkladı. Kararların özet çevirisini buradan okuyabilirsiniz.

Amerkhanov v. Türkiye, Başvuru no.16026/12, Karar tarihi: 05.06.2018

ve

Batyrkhairov v. Türkiye, Başvuru no. 69929/12, Karar tarihi: 05.06.2018

Mayıs 2011’de Türkiye’ye gelen, kısa zaman sonra milli güvenliği tehdit ettiği gerekçesiyle sınırdışı edilmek üzere Haziran 2011’de Kumkapı Geri Gönderme Merkezi’ne gönderilen başvurucu Amerkhanov’un sığınma talebinin reddi üzerine Mart 2012’de Kazakistan’a sınırdışı edilmesi ve Haziran 2011’de Türkiye’ye gelen, Kazakistan tarafından hakkında terör suçlusu olduğu gerekçesiyle iade talep edilen başvurucunun Mart 2012’ye kadar Kumkapı Geri Gönderme Merkezi’nde tutulması – İHAS’ın 5. maddesinin 1., 4. ve 5. fıkralarının ihlali [Mahkeme, Amerkhanov için ayrıca 5. maddenin 2. fıkrasının da ihlal edildiğine karar verdi. Ayrıca her başvurucu bakımından sınırdışı edilmeleri ve Kumkapı’da bulundukları koşullar nedeniyle ayrı ayrı 3. maddenin ve 3. maddeyle bağlantılı olarak 13. maddenin ihlal edildiğine karar verdi.]

Erarslan ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 55833/09, Karar tarihi: 19.06.2018

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyesi olan başvurucuların Ergenekon soruşturması kapsamında örgüt üyesi oldukları iddiasıyla yapılan baskınlar sonucu gözaltına alınması- Hukuka aykırı ve keyfi şekilde gözaltı ve tutuklama kararı nedeniyle İHAS md. 5/1’in ihlali

Erbek v. Türkiye, Başvuru no. 49232/12, Karar tarihi: 19.06.2018

30.12.2011 tarihinde örgüt üyeliği ve örgüt propagandası suçlarından gözaltına alınan, aynı gün tutuklanan, 05.09.12 tarihinde tahliye edilen başvurucunun tutuklandığı günden tahliye edildiği güne kadar hakim karşısına çıkartılmaması – 5. maddenin 4. fıkrasının ihlali

Talu v. Türkiye, Başvuru no. 2118/10, Karar tarihi: 19.06.2018

09.01.2009 tarihinde örgüt üyeliği ve örgüt propagandası suçlarından gözaltına alınan, 10.01.2009 tarihinde tutuklanan başvurucunun tahliye edildiği 01.10.2009 tarihli ilk duruşmaya kadar hakim karşısına çıkartılmaması – 5. maddenin 4. fıkrasının ihlali

Çeki v. Türkiye, Başvuru no. 50070/10, Karar tarihi: 10.07.2018

1 Ekim 2004 tarihinde örgüt üyesi olduğu şüphesiyle gözaltına alınan, 5 Mart 2004 tarihinde tutuklanan, 15 Mart 2005 tarihinde örgüt üyesi olduğu iddiasıyla hakkında iddianame hazırlanan ve 31 Ocak 2008 tarihinde 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılan, 6 Mayıs 2009 tarihinde Yargıtay’ın bozma kararının ardından 10 Kasım 2009 tarihinde yapılan duruşmada tutuk halinin devamına karar verilen başvurucunun avukatının 20 Aralık 2009 tarihinde yaptığı itirazın 21 Aralık 2009 tarihinde duruşma yapılmadan ve başvurucuya ya da avukatına tebliğ edilmeyen savcılık görüşlerine dayanılarak reddedilmesi ve başvurucuya yeniden yargılama sonunda yine 15 yıl hapis cezası verilmesi – Savcılık görüşlerinin başvurucu ya da avukatına tebliğ edilmemesi nedeniyle İHAS madde 5/4’ün ihlali [Duruşma yapılmadan tutuk halinin devamına karar verilmesi yönünden şikayet açıkça dayanaktan yoksun bulunurken, tutukluluk süresinin makul süreyi aşması yönünden ise iç hukuk yolları tüketilmediği için kabul edilemezlik kararı verildi.]

Özcan v. Türkiye, Başvuru no. 4728/07, Karar tarihi: 10.07.2018

16 Kasım 2005 tarihinde gözaltına alınan, avukatları tarafından yapılan bütün tutuk itirazları matbu gerekçelerle reddedilen, 4 Mayıs 2011 tarihinde 18 yıl 9 ay hapis cezası verilen ve cezası onanan başvurucunun tutuklandığı 19 Kasım 2005 tarihinden 21 Mart 2007 tarihindeki ilk duruşmaya kadar hakim karşısına çıkamaması – İHAS madde 5/4’ün ihlali

Aydeniz ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 20815/12, Karar tarihi: 04.09.2018

2009 yılında başlayan KCK operasyonları kapsamında 13 Şubat 2010-15 Şubat 2012 tarihleri arasında gözaltına alınan 142 başvurucunun 16 Şubat 2010-16 Şubat 2012 tarihleri arasında örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklanması ve 4 ay 10 gün ile 47 ay 23 gün süreyle tutuklu kalması – Soruşturma dosyasının gizli olması ve savcının tutuk haliyle ilgili görüşlerinin başvuruculara tebliğ edilmemesi nedeniyle 5/4 ihlali

Alkaya v. Türkiye, Başvuru no. 2765/09, Karar tarihi: 04.09.2018

9 Nisan 2003’te örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan, 13 Nisan 2003’te tutuklanan, 23 Temmuz 2003’te örgüt üyeliği ve anayasal düzeni devirmeye teşebbüs suçlarından iddianame hazırlanan, 10 Kasım 2008’de ilk duruşmasına çıkan, 27 Kasım 2008’de tutuk itirazı savcı görüşüne dayanılarak reddedilen başvurucunun 4 Mayıs 2011’de verilen müebbet hapis cezasının 25 Eylül 2012’de onanması – 8 yıl 25 ay süren uzun tutuk hali nedeniyle 5/3’ün ihlali ve ayrıca savcı görüşünün tebliğ edilmemesi nedeniyle 5/4 ihlali

Onat v. Türkiye, Başvuru no. 26826/10, Karar tarihi: 25.09.2018

12 Mayıs 2009’da kısıtlama kararı alınan soruşturma dosyası kapsamında 31 Eylül 2009’da gözaltına alınıp 2 Kasım 2009’da tutuklanan başvurucuya ifade ve sorgu sırasında telefon konuşmalarının okunarak sorulması ve kısıtlama kararının kaldırılması için yapılan itirazların 4 Kasım 2009 tarihinde iddianamenin kabulüne kadar reddedilmesi – Kısıtlama kararı yönünden açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı [Mahkeme, başvurucunun tutuk haliyle ilgili savcılık görüşlerinin kendisine ya da avukatına tebliğ edilmemesi nedeniyle 5/4 ve 5/5’in ihlal edildiğine karar verdi.]

Avcı ve Dereli v. Türkiye, Başvuru no. 2553/09, Karar tarihi: 23.10.2009

28-29 Ekim 2005’te örgüt üyeliğinden gözaltına alınan, 31 Ekim’de tutuklanan, 23 Aralık’ta iddianameleri hazırlanan, 26 Aralık’ta ve 13 Ekim 2008 tarihinde tutuk devam kararı verilen, 23 Aralık 2009’da 4 yıl 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılan başvurucuların cezasının 24 Mart 2011 tarihinde Yargıtay tarafından onanması – 6 aydan uzun süre hakim karşısına çıkmama, savcı görüşünün tebliğ edilmemesi ve tazminat ödenmemesi nedeniyle 5/4 ve 5/5 ihlali

Eren ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no: 11395/08, Karar tarihi: 11.12.2018

23 Ağustos 2007’de örgüt üyeliğinden gözaltına alınan, CMK’nin 153. maddesine göre dosyaya kısıtlama kararı verilen, 26 Ağustos’ta emniyette ve savcılıkta ifade verip aynı gün tutuklanan, 31 Ağustos’ta tutuk itirazı yapan ve itirazı aynı gün kendisine bildirilmeyen savcı görüşüne dayanılarak reddedilen başvurucuların 27 Aralık 2007, 18 Nisan 2008, 22 Temmuz 2008, 20 Kasım 2008, 19 Mart 2009 ve 16 Temmuz 2009 tarihli duruşmalarda tutuk halinin devamına karar verilmesi ve 24 Kasım 2009, 30 Mart 2010 ve 24 Mayıs 2012 tarihinde tahliye olan kadar tutuk hallerinin devam ettirilmesi – Savcı görüşünün kendilerine ya da avukatlarına tebliğ edilmemesi nedeniyle ve 26 Ağustos 2007 tarihinden 18 Nisan 2008 tarihine kadar hakim karşısına çıkamamaları nedeniyle Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasının ihlali [Mahkeme bu başvuruda ayrıca Sözleşme’nin 5. maddesinin 5. fıkrasının da ihlaline karar vermiş, ancak başvurucuların uzun tutukluluk nedeniyle 5. maddeni 3. fıkrasının ihlal edildiği iddialarını CMK’nin 141. maddesi uyarınca tahliye olduktan sonra tazminat yoluna gitmedikleri için iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.]

Taşpınar v. Türkiye, Başvuru no: 33683/08, Karar tarihi: 11.12.2018

28 Ağustos 2007 tarihinde tutuklanan, 3 Eylül 2007’de tutuk itirazı yapan, 18 Eylül’de itirazı reddedilen başvurucunun 30 Ekim 2008’de ilk duruşmasına çıkması – 14 ay boyunca hakim karşısına çıkamamış olması nedeniyle 5. maddenin 4. fıkrasının ihlali

Adil Yargılanma Hakkı

Akbal v. Türkiye, Başvuru no. 43190/05, Karar tarihi: 16.01.2018

10 Aralık 1996 tarihinde iş sözleşmesi feshedilen başvurucunun İş Mahkemesi’nde açtığı davada çalıştığı şirketin fesih kararının özellikle başvurucunun çalıştığı Bakım ve Onarım Hizmetleri Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Müdürlük tarafından gizli olarak sınıflandırılan 18 Kasım 1995 tarihli 5257 No.lu kurum içi belgede yer alan gerekçelere dayandırılması ve ilgili belgenin başvurucuya verilmemesi – Çelişmeli yargılama ilkesinin ihlali

Gedikli v. Türkiye, Başvuru no. 42413/09, Karar tarihi: 16.01.2018

386.464 TL tazminata hak kazanan başvurucuya davalı tarafın 16.000 TL tutarındaki mahkeme masrafını ödememesi nedeniyle kararın tebliğ edilmemesi ve bu nedenle tazminatın ödenmesi için işlem başlatamaması – Mahkemeye erişim hakkının ihlali

Güç v. Türkiye, Başvuru no. 15374/11, Karar tarihi: 23.01.2018

Giresun Halk Eğitim Merkezi’nde bakıcı olarak çalışan başvurucunun 2006 yılında dokuz yaşında olan bir kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada 2008 yılında beraat kararı verilmesine rağmen beraat kararına yer verilmeden görevinden alınması – Masumiyet karinesi yönünden ihlal yok.

Seven v. Türkiye, Başvuru no. 60392/08, Karar tarihi: 23.01.2018

2002 yılında Ankara’da polis olarak görev yapan başvurucunun tecavüzle suçlanması üzerine açılan davada 2005 yılında beraat etmesine rağmen görevinden atılması – Masumiyet karinesinin ihlali

İzzet Çelik v. Türkiye, Başvuru no. 15185/05, Karar tarihi: 23.01.2018

1998 yılında örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan, 2002 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 30 yıl hapis cezası verilen başvurucunun yargılamanın adil olmadığı iddiası – Mahkeme, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin tarafsız ve bağımsız olmadığı bu nedenle 6. maddenin ihlal edildiği iddiasında ihlal bulmazken, başvurucunun soruşturma aşamasında avukat yardımından yararlanamaması nedeniyle 6. maddenin 1. ve 3. fıkrasının c bendinin ihlal edildiğine karar verdi. Makul sürede yargılanma yönünden ise tazminat komisyonuna başvurulmadığı için iç hukuk yolları tüketilmediğinden kabul edilemezlik kararı verildi.

Aymelek v. Türkiye, Başvuru no. 15069/05, Karar tarihi: 30.01.2018

Yarbay olan başvurucunun zimmet suçundan askeri savcı tarafından ifadesinin alınması ve tutuklanıp askeri mahkeme tarafından hapisle cezalandırılması – Adil yargılanma hakkının ihlali

Kaplan v. Türkiye, Başvuru no. 13807/08, Karar tarihi: 30.01.2018

6 Eylül 1995’te örgüt üyeliği iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklanan başvurucunun 7 Aralık 1995’teki ilk duruşmasına kadar ifade verme, yer gösterme gibi işlemler sırasında avukat yardımından faydalanamaması – 6. maddenin 1. ve 3. fıkrasının c bendinin ihlali

Ulay v. Türkiye, Başvuru no. 8626/06, Karar tarihi: 13.02.2018

2004 yılında cinayet ve hırsızlık suçlarından suçlu bulunan ve 21 yıl hapis cezası alan başvurucunun cezasının soruşturma evresinde avukat yokluğunda verdiği ve ilerleyen aşamalarda baskı altında verdiğini söylediği ifadesine dayandırılması – İHAS’ın 6. maddesinin 1. ve 3. fıkralarının c bendinde düzenlenen avukatla temsil hakkının ihlali

Erden v. Türkiye, Başvuru no. 54901/10, Karar tarihi: 13.02.2018

22 Ağustos 2004 tarihinde Askeri Akademi’ye kabul edilen, hastalanınca askerlik hizmetine tıbben elverişsiz olması nedeniyle akademide eğitimini sürdüremeyeceğine karar verilen başvurucunun askerlik hizmetine bağlı faaliyetler neticesinde hastalığın ortaya çıkması, tıbbi tedavi işlemlerindeki gecikme ve yetersizlik, sağlık durumuyla bağdaşmayan yaşam koşullarının dayatılması akabinde askerliğe elverişsiz hale gelmesi nedeniyle maruz kaldığını iddia ettiği zarar nedeniyle tazminat istemiyle Milli Savunma Bakanlığı’na ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne açtığı davanın hastalığı ile askerlik hizmeti arasında nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle 17 Mart 2010 tarihinde reddedilmesi – Yüksek Mahkeme’nin bünyesinde bulunan muvazzaf subayların uygun bağımsızlık güvencelerinden yararlanmadıkları gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlali

Mehmet Günay ve Güllü Günay v. Türkiye, Başvuru no. 52797/08, Karar tarihi: 20.02.2018

Ameliyat olduktan on gün sonra hastanede hayatını kaybeden kızları adına açtıkları tıbbi ihmal davasının 7 yıl 4 ay sürmesi – Makul sürede yargılanma hakkının ihlali [Mahkeme, başvurucuların yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetti.]

Aydemir v. Türkiye, Başvuru no. 21163/08, Karar tarihi: 27.02.2018

13 Şubat 1999 tarihinde örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan, polis, savcı ve hakim huzuruna ayrıca ilk duruşmaya avukat yokluğunda çıkarak ifade veren, daha sonra baskı altında ifade verdiğini söyleyen başvurucuya müebbet hapis cezası verilmesi – Avukatla temsil hakkının ihlali

Işık v. Türkiye, Başvuru no. 49009/09, Karar tarihi: 27.02.2018

25 Nisan 1999 tarihinde 13 kişiyi öldürdüğü ve örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınıp polis, savcı ve hakim huzuruna avukat yokluğunda çıkarak ifade veren başvurucuya müebbet hapis cezası verilmesi – Avukatla temsil hakkının ihlali

Sertkaya v. Türkiye, Başvuru no. 37315/10, Karar tarihi: 27.02.2018

30 Ocak 2001’de örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınıp polis, savcı ve hakim huzuruna avukat yokluğunda çıkarak ifade veren başvurucuya TCK’nin 314/2 maddesinden 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi – Avukatla temsil hakkının ihlali

 Taş v. Türkiye, Başvuru no. 30811/11, Karar tarihi: 27.02.2018

19 Nisan 2003 tarihinde örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınıp polis, savcı ve hakim huzuruna avukat yokluğunda çıkarak ifade veren başvurucuya TCK’nin 314/2 maddesinden 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi – Avukatla temsil hakkının ihlali

Mağın v. Türkiye, Başvuru no. 58593/09, Karar tarihi: 27.02.2018

16 Haziran 1999 tarihinde örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınıp polis, savcı ve hakim huzuruna avukat yokluğunda çıkarak ifade veren başvurucuya TCK’nin 314/2 maddesinden 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi – Avukatla temsil hakkının ihlali

Kışlakçı ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 40164/05, Karar tarihi: 27.02.2018

Bingöl İl Özel İdaresi’nin 1996 yılında taşınmazlarına komşu alanda havaalanı yapımına başlaması nedeniyle havaalanı inşaatı nedeniyle tarım arazilerinin sulama kanallarının yıkılması sonucu maruz kaldıklarını düşündükleri zararın tazmin edilmesi amacıyla tam yargı davası açan başvurucuların davalarının reddedilmesi – Bingöl Valiliği’nin görüşlerinin başvuruculara ve avukatlarına bildirilmemesinden ve bu görüşlere yorum getirememelerinden dolayı çekişmeli yargılama ilkesinin ve davanın açılması ile Danıştay kararı arasında geçen sürenin 7 yıl 3 ay olması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlali

Canşad ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 7851/05, Karar tarihi: 13.03.2018

1995 yılının Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşen bir eylemde Molotof attıkları ve üç genci öldürdükleri iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklanan ve müebbet hapis cezası alan üç başvurucunun ifade ve sorgu sırasında avukatla temsil edilmedikleri ve avukat yokluğunda verdikleri ifadelerin hükme esas alındığı iddiası – Adil yargılanma hakkının ihlali. [Mahkeme iki başvurucu açısından 8 yılı ve 9 yılı aşan yargılama süresini ve uzun yargılama süresine karşı başvuracakları bir yol olmamasını makul sürede yargılanma hakkına ve etkili başvuru yolu hakkına aykırı buldu.]

Girişen v. Türkiye, Başvuru no. 53567/07, Karar tarihi: 13.03.2018

2001 yılının Aralık ayında Hizbullah üyesi olduğu ve anayasal düzeni devirmeye çalıştığı iddiasıyla gözaltına alınan, verdiği ifadesini daha sonra gözaltında testislerine elektrik verildiği ve avukat yardımından yararlanamadığı iddiasıyla geri çeken ancak işkence şikayeti hiç soruşturulmamasına karşın işkence altında verdiğini iddia ettiği ifadesine dayanılarak başvurucuya verilen 16 yıl hapis cezasının 2014 yılında onanması – Avukat yardımından yararlanamadığı ve makul sürede yargılanmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlali

Şehmus Ekinci v. Türkiye, Başvuru no. 15930/11, Karar tarihi: 27.03.2018

Tıbbi raporlara dayanarak psikolojik sorunları olduğunu söylemesine rağmen 2008 yılının Şubat ayında zorunlu askerlik için uygun bulunan ve komando olarak askerliğini yapmaya başlayan başvurucunun askerliğe elverişli olmadığı gerekçesiyle yaptığı itirazların askeri yüksek idare mahkemesi tarafından reddedilmesi – Tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlali

Cihangir Yıldız v. Türkiye, Başvuru no. 39407/03, Karar tarihi: 17.04.2018

1983 yılından bu yana Çankaya Belediyesi’ne bağlı arazide gecekonduda yaşayan başvurucunun 1983 yılında ve 1999 yılında mülkün kendisine tahsisi için başvuruda bulunması, gerekli belgeleri sunmadığı için talebinin reddedilmesi üzerine ilk kez belgeleri sunduğu Danıştay’ın belgeler üzerinde inceleme yapmaması – Adil yargılanma hakkı ihlali

Sancaklı v. Türkiye, Başvuru no. 1385/07, Karar tarihi: 15.05.2018

Hotel Sancak adında bir otel sahibi olan başvurunun fuhuşa yer temin ettiği gerekçesiyle verilen cezanın yasal değişiklik sonrası ‘kabahat’ kapsamına alınması ve cezanın 100 TL para cezasına cevrilmesine karşı otelinde fuhuş yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle verilen cezanın ve yapılan yargılamanın adil olmadığı iddiası – İhlal yok.

Taşarsu v. Türkiye, Başvuru no. 47628/11, Karar tarihi: 15.05.2018

8 Mart 2002 tarihinde örgüt üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan başvurucunun 9 Mart 2002 tarihinde emniyette ve 10 Mart 2002 tarihinde savcılıkta ve hakim karşılısında avukat yokluğunda ifade vermesi – İHAS’ın 6. maddesinin 1. ve 3. fıkrasının c bendinin ihlali 

Yaman ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 46851/07, Karar tarihi: 15.05.2018

29 Haziran 1999 yılında Şırnak’ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan üç başvurucunun avukat yokluğunda ifadesi, iki başvurucuya tercüman getirilmeden zorla ifadelerin imzalatılması ve başvurucuların iki duruşmaya getirilmemesi, İçişleri Bakanlığı’ndan beklenen rapor nedeniyle duruşmaların sürekli ertelenmesi – Adil yargılanma hakkının üç kez ihlali 

M.T.B. v. Türkiye, Başvuru no. 47081/06, Karar tarihi: 12.06.2018

1999 yılında karşılıksız çek yazdığı gerekçesiyle hakkında dava açılan ancak çekte yazdığı adrese çıkarılan tebligatlar adreste oturmadığı için kendisine tebliğ edilemeyen başvurucuya yokluğunda para cezası verilmesi ve para cezasını zamanında ödemediği için tutuklanmak üzere yakalama kararı çıkartılması, yokluğunda verilen ceza nedeniyle hapse giren başvurucunun yeniden yargılanması için yaptığı itirazların süre kaçtığı için reddedilmesi – Adil yargılanma hakkının ihlali

Bursa Barosu Başkanlığı ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 25680/05, Karar tarihi: 19.06.2018

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde Cargill şirketine nişasta fabrikası kurması için verilen iznin iptali için açılan davalarda verilen kararların dönemin Başbakanı, Bayındırlık ve İskan Bakanı ve Gemlik Belediye Başkanının, mahkeme kararlarının uygulanması konusunda sorumlu olmalarına rağmen uygulanması – Adil yargılanma hakkı ihlali

Erdem v. Türkiye, Başvuru no. 25014/10, Karar tarihi: 10.07.2018

2002 yılında kamu görevlisi olarak çalıştığı işinden atılan başvurucunun af çıkması üzerine açtığı davada Danıştay’ın Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görüşüne dayanarak başvurucunun işe iade edilmemesine karar vermesi – Adil yargılanma hakkı ihlali [Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası, iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulundu.]

Keskin v. Türkiye, Başvuru no. 16887/09, Karar tarihi: 10.07.2018

Geçirdiği trafik kazası nedeniyle malulen ordudaki görevine son verilen başvurucunun vazife malulü maaşı verilmesi için Emekli Sandığı’na yaptığı başvurunun reddedilmesine karşı açtığı davada Yüksek Askeri İdare Mahkemesi’nin savcının görüşüne dayanarak davayı reddetmesi – Savcılık görüşlerinin başvurucu ya da avukatına tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlali

İshak Sağlam v. Türkiye, Başvuru no. 22963/08, Karar tarihi: 10.07.2018

Nisan 2000 tarihinde Hizbullah üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanan ve 18 Nisan 2006 tarihinde 6 yıl 3 ay hapis cezası verilen başvurucunun örgüt evinde bulunan hard diskten çıkarılan ve örgüt üyelerine ait olduğu iddia edilen ve Sağlam’ın “örgüte yeni katılanlara eğitim verdiği ve örgüte üye kazandırdığı” yazılı beyanlarının olduğu iddialarına karşı ve aleyhine tanıklık eden iki kişiye dair delillerini mahkemenin dikkate almaması – Makul sürede yargılanma hakkı ve tanıklarını ve delillerini dinletme/sorgulama hakkı yönünden adil yargılanma hakkının ihlali

Ömer Güner v. Türkiye, Başvuru no. 28338/07, Karar tarihi: 04.09.2018

2002 yılının Temmuz ayında çalıştığı otelde Bolşevik Parti – Kuzey Kürdistan örgütünden iki kişiye oda verdiği ve arabasını kullandırdığı iddiasıyla örgüte yardım ve yataklık etme suçundan gözaltına alınıp Mart 2006’da 10 ay hapis cezası alan başvurucunun avukat yokluğunda ifade vermesi – 6/1-3/c ihlali

Göktaş v. Türkiye, Başvuru no. 71447/11, Karar tarihi: 09.10.2018

Evli olan başvurucuların çocuklarının doğumunda doktor hatası nedeniyle sakat kalmasına karşı 100.000 TL’lik tazminat davası açmaları, bilirkişinin 194.000 TL’lik zarar tespit etmesi ancak baştaki miktarı değiştirmelerine izin verilmemesi – 6. maddenin ihlali

Murat Akın v. Türkiye, Başvuru no. 40865/05, Karar tarihi: 09.10.2018

Mehmet Duman v. Türkiye, Başvuru no. 38740/09, Karar tarihi: 23.10.2018

1994 yılının Eylül ayında Hizbullah üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan, 22 gün işkence gördüğünü iddia ederek gözaltında kalan başvurucuya avukat yokluğunda verdiği ifadesine dayanılarak müebbet hapis cezası verilmesi – Adil yargılanma hakkının ihlali

Kurşun v. Türkiye, Başvuru no. 22677/10, Karar tarihi: 30.10. 2018

3 Mayıs 2004’te Batman’daki Toptancılar Sitesi’nde bilirkişi raporlarında kaynağı tespit edilemeyen bir yağ sızıntısı sebebiyle meydana gelerek ölüm ve yaralanmalara sebep olan patlamada mülkü zarar gören başvurucu Mazhar Kurşun’un Tüpraş’a karşı açtığı tazminat davasında mahkemenin zamanaşımının başladığı tarih olarak mülkte oluşan zararın öğrenildiği tarihi esas alarak başvurucunun 818 sayılı Borçlar Kanunu madde 60’ta öngörülen 1 yıllık zamanaşımı içinde başvuru yaptığını kabul etmesi fakat 2008’de Temyiz mahkemesi zamanaşımının patlamanın meydana geldiği gün işlemeye başladığı yorumuyla başvurucunun talebini 1 yıllık zamanaşımını aştığı gerekçesiyle reddetmesi – İHAM, temyiz mahkemesinin zamanaşımının patlama anında başladığı yorumunu öngörülebilir ve makul bulmamış ve başvurucu tarafından benzer davalarda temyiz mahkemesinin zamanaşımı usullerini daha yumuşak yorumladığını ortaya koyulduğunu saptamış, ayrıca, temyiz mahkemesinin, ‘Mazhar Kurşun’un patlamanın gerçekleştiği gün patlamaya kimin sebep olduğunu bilmesi gerektiği’ yönündeki saptamasını başvurucuya yönelik ağır bir külfet olarak nitelendirmiş ve sonuç olarak başvurucunun Sözleşme’nin 6. maddesi ile korunan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Şimşek v. Türkiye, Başvuru no. 48719/08, Karar tarihi: 13.11.2018

22 ve 23 Kasım 2002’de emniyet, savcı ve hakim karşısında avukat yokluğunda alınan ifadesine dayanılarak Hizbullah üyesi olduğu iddiasıyla başvurucuya müebbet hapis cezası verilmesi – Adil yargılanma hakkı ihlali

Dırama v. Türkiye, Başvuru no. 20797/07, Karar tarihi: 13.11.2018

Başvurucunun ödenmemiş yoksulluk nafakasına ilişkin eski eşine karşı başlattığı icra takibi üzerine eski eşinin icra mahkemesine yaptığı itiraz ile görülmeye başlayan davada, ödemelerin incelenmesi için atanan bilirkişinin raporunun mahkeme huzurunda okunduğu sondan bir önceki duruşmaya başvurucunun avukatının başka bir duruşması olması sebebiyle katılamayıp mazeretli sayılması, karar duruşmasına ilişkin tebligatın ise başvurucuya ve avukatına duruşmadan 1 hafta kadar sonra ulaşması sebebiyle başvurucunun ve avukatının duruşmaya katılamamaları ve aleyhlerine olan bilirkişi raporuna itiraz edememeleri üzerine başvurucunun yaptığı itirazın ve Yargıtay başvurusunun eksik değerlendirme ile reddedilmesi – adil yargılanma hakkının ihlali, Mahkeme silahların eşitliği ilkesi gereği iki tarafın da duruşmada bulunma ve bilirkişi raporuna itiraz etme şansına sahip olması gerektiğini vurgulamış, geç ulaşan tebligattan sonra hala başvurucunun avukatının itiraz süresinin olmasına rağmen bu yolun avukatın düzgün savunma yapması için pratik ve etkili bir yol olmadığını vurgulamıştır.

Mikail Tüzün v. Türkiye, Başvuru no. 42507/06, Karar tarihi: 27.11.2018

1995 yılında görevi sırasında trafik polisinin çarptığı başvurucunun trafik kazası sonucu açtığı davada 25.000 TL maddi-manevi tazminat talep etmesi, bilirkişinin 157.000 TL’lik zarar bulmasına rağmen Mahkeme’nin 25.000 TL’lik tazminata hükmetmesi – 6. maddenin ihlali

Soytemiz v. Türkiye, Başvuru no. 57837/09, Karar tarihi: 27.11.2018

17 Mart 2004’te Türkiye Devrimci Partisi’ne yardım ve yataklık ettiği iddiasıyla gözaltına alınan başvurucunun kendi seçtiği avukatıyla girdiği ifadede avukatının kendisine sessiz kalma ve bu sorulara cevap vermeme hakkı olduğunu söylemesi üzerine avukatın odadan dışarı çıkartılması ve artık avukatlığını yapmaktan yasaklanması, başvurucunun avukatı dışarı çıkartıldıktan sonra aleyhine ifade imzalamaya zorlanması ve avukat yokluğunda 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılması – Adil yargılanma hakkının ihlali

Urat v. Türkiye, Başvuru no. 53561/09, Karar tarihi: 27.11.2018

B.I. v. Türkiye, Başvuru no: 18308/10, Karar tarihi: 11.12.2018

Mayıs 2006’da Kayseri’de zorunlu askerlik hizmetinde üç aylık komando eğitimine başlayan başvurucunun Ağustos 2006’da hemoroid rahatsızlığının artması nedeniyle hastaneye kaldırılıp 1 Eylül 2006’da ameliyat olası, hastalık izni alan, bu sırada durumu yine kötüleşince 2 kez hastaneye kaldırılan başvurucunun Savunma Bakanlığı’na açtığı tazminat davasının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesi – Askeri Mahkemesi’nin tarafsız ve bağımsız mahkeme olmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali

Özel Hayata ve Aile Hayatına Saygı Hakkı

Seferi Yılmaz v. Türkiye, Başvuru no. 61949/08, Karar tarihi: 13.02.2018

Hürriyet ve Yeniçağ gazetelerinde hakkında 2005 yılında Şemdinli’de bombalı eyleme katıldığı ve PKK üyesi olduğu iddiasıyla çıkan haberler nedeniyle başvurucunun toplumda hedef gösterildiği ve kişilik haklarına saldırıldığı iddiası – (üç haber arasından bir haber için) Özel hayata saygı hakkının ihlali

İbrahim Keskin v. Türkiye, Başvuru no. 10491/12, Karar tarihi: 27.03.2018

2001 yılının Ocak ayında doğan kızlarının doğum sırasında sağ koluna felç inmesi ve ardından yapılan dört ameliyat sonucu 2014 yılında aldıkları sağlık raporuna göre kızlarının %60 engelli hale gelmesi üzerine ailenin çocuklarının doğum sırasında meydana gelen bir tıbbi ihmal nedeniyle engelli olduğu iddiası – 8. madde ihlali

Özgün Öztunç v. Türkiye, Başvuru no. 5839/09, Karar tarihi: 27.03.2018

13 Ocak 2004 tarihinde yürütülen bir operasyon kapsamında avukat olan başvurucunun ofisinin hakim kararı, savcı ve baro temsilcisi olmadan aranması, telefonunun incelenmesi, bilgisayarına el konulması – Kanunun aradığı şartlar yerine getirilmediği için özel hayata saygı hakkı ihlali

Eryiğit v. Türkiye, Başvuru no. 18356/11, Karar tarihi: 10.04.2018

1997 yılında sırasıyla Süleymaniye, Şişli Etfal ve Zeynep Kamil hastanelerinde muayene olan ve ikiz bebek beklediği söylenen başvurucunun 8 Kasım 1997 tarihinde tek çocuk dünyaya getirmesi üzerine diğer bebeğinin kaybolduğu iddiasıyla yaptığı şikayette “başvurucunun fazla kilosu nedeniyle yanlış teşhis konulduğu” gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmesi ve tazminat davasının da ‘böyle hataların sıklıkla yaşandığını’ söyleyerek aynı gerekçelerle reddedilmesi – 8. maddenin ihlali

Gülbahar Özer ve Yusuf Özer v. Türkiye, Başvuru no. 64406/09, Karar tarihi: 29.05.2018

19 Ocak 2005 tarihinde henüz 19 ve 24 yaşlarındayken askerler tarafından öldürülen çocuklarının cenazelerini dört gün sonra bulan ve Siirt’te defnetmek üzere yola çıkan başvurucuların askerler tarafından durdurulması ve cenazelerin ailelerden alınıp dini tören düzenlenmeden ertesi gün sabah saatlerinde Eruh’ta bir yere gömülmesine karşı ailelerin cenazeleri alıp kendi istedikleri bir yere gömme talebiyle açtıkları davanın reddedilmesi – Gömülme hakkının ihlali

Kasat v. Türkiye, Başvuru no. 61541/09, Karar tarihi: 11.09.2018

Ekim 2003’te askerliğe elverişli olduğu raporlanan, Kasım 2003’te askere başladıktan sonra sırt ağrıları nedeniyle ameliyat olan ve askerliğine son verilen başvurucunun hastalığının askerlik nedeniyle olduğuna dair tazminat için önce Savunma Bakanlığı’na sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne başvurması – İhlal yok. [Askeri Yüksek İdare Mahkemesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlali]

Elvan Alkan v. Türkiye, Başvuru no. 43185/11, Karar tarihi: 23.10.2018

Ağrı’da 2000 yılında dispanserde 7 yaşındayken 75 mg Voltaren iğnesi yapıldıktan sonra %28 engelli hale gelen başvurucunun açtığı tazminat davasının reddedilmesi – 8. maddenin ihlali

Erkan Birol Kaya v. Türkiye, Başvuru no. 38331/06, Karar tarihi: 23.10.2018

19 Temmuz 1998’de trafik kazası sonrası geçirdiği ameliyattan sonra sol bacağı ampute edilmek zorunda kalınan başvurucunun tazminat talebinin reddedilmesi – 8. maddenin ihlali

Kaboğlu ve Oran v. Türkiye, Başvuru no. 1759/08, Karar tarihi: 30.10.2018

Dönemin başbakanı danışmanlığında kurulan Danışman Kurulu bünyesinde 2004 yılında azınlık hakları ve kültürel haklarla ilgili yayımladıkları rapor nedeniyle basında ve kamuoyunda ‘ajan’, ‘hain’, ‘gerekirse kan dökülecek’, ‘bunları dövmek lazım’ gibi çok sayıda hakarete, tehdide ve nefret söylemine maruz kalan akademisyen başvurucuların ilgili köşe yazarlarına açtıkları dört davanın yerel mahkemeler tarafından başvurucuların eleştirileri hoş görmek zorunda oldukları, bunun ifade özgürlüğü olduğu gerekçesiyle reddedilmesi – Başvurucuların maruz kaldığı hakaret ve tehditlerin başvurucularda korku, endişe ve fikirlerini savunmaktan vazgeçme gibi etkiler yaratabileceği, şiddete teşvik edebileceği ve neden ifade özgürlüğü altında korunması gereken ifadeler olduğunun gerekçelendirilememesi nedeniyle 8. maddenin ihlali.

Erduran ve EM Export Dış Tic. A.Ş. v. Türkiye, Başvuru no. 25707/05 ve 28614/06, Karar tarihi: 20.11.2018

Devletin sahip olduğu Türkiye Demir Çelik İşletmeleri ile yaptığı bir sözleşmede çıkan uyuşmazlık sonucu başvurucunun dosya henüz Yargıtay aşamasındayken icra prosedürlerini başlatarak karşı taraftan yüksek meblağlı ödeme alması fakat vergilendirmeye ilişkin bazı belgelerin eksikliği ve dövizden elde edilen karın doğru şekilde yansıtılmaması konularında usulsüzlükler olduğu iddiası ile başvurucunun başkanı olduğu şirkete karşı Vergi Denetlemeleri Bürosu Başkanlığı tarafından vergi soruşturması başlatılması, soruşturma kapsamında müfettişlerin şirkete ilk ziyaretlerinde şirketi verilen adreste bulamayıp şirketi ticaret siciline kayıtlı olmayan başka bir adreste tespit etmesi, başvurucunun istenen belgeleri müfettişlere göstermek üzere hazırlamak için 15 günlük süre istemesi fakat 15 gün içinde tüm istenen belgeleri hazırlamaması üzerine, başvurucunun belgeleri sakladığı öne sürülerek şirkette arama yapılmasına ilişkin mahkeme kararı çıkarılması ve ilgili belgelerin alıkonarak şirket dışında vergi müfettişliğinde incelenmesinin; belgelerin şirketin kendi yerinde incelenmesi gerektiğini düzenleyen kanuna aykırı olduğu, aramanın mahkeme kararında belirtilen sürenin dışında yapıldığı, arama sırasında bazı belgelerin kaybolduğu ve haklarında hukuka aykırı vergi cezaları kesildiği iddiası ile mahkemeye cezalarda düzeltme yapılması talep ederek yaptığı başvurunun reddedilmesi –  Mahkeme başvurucunun şikayetlerini gerçekçi bulmayarak 8. Madddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Din ve Vicdan Özgürlüğü

Altun ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 54093/10, Karar tarihi: 10.07.2018

21 Ağustos 2006 tarihinde DTP’nin Ankara ilçe binasında öldürülen üç PKK’li için düzenlenen mevlüde katılan başvurucular hakkında ilçe binasında PKK bayrakları, PKK’lilerin fotoğrafları olduğu ve “Korkularımız ve kaygılarımız devam ediyor. İnsanlar öldürülmeye devam ediyor. Bu mevlüdün barış ve kardeşlik için bir an olmasını diliyoruz.” konuşması yapıldığı gerekçesiyle 23 Kasım 2007 tarihinde örgüt propagandası suçundan verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması – Din ve vicdan özgürlüğü ihlali

İfade Özgürlüğü

Adıyaman v. Türkiye, Başvuru no. 24211/08, Karar tarihi: 09.01.2018

Hükümlü olduğu Bolu F tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 1 Şubat 2008 tarihinde 11 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

Aydın ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 43641/05, Karar tarihi: 16.01.2018

Muş E tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 5 Nisan 2006 tarihinde 12 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

Çabuk v. Türkiye, Başvuru no. 7886/08, Karar tarihi: 16.01.2018

Bolu F tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 12 Kasım 2007 tarihinde 11 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

Müslüm Yalçınkaya ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 51497/09, Karar tarihi: 16.01.2018

15 kişiye Şanlıurfa Halfeti Savcılığı’na “(Abdullah Öcalan’a) sayın demek suçsa, ben de sayın Abdullah Öcalan diyorum. Bu suçu işliyor ve kendimi ihbar ediyorum.” yazan bir mektup yollamaları nedeniyle dava açılması ve 2 ay 15 günlük hapis cezasının 1500 TL adli para cezasına çevrilmesi – 10. maddenin ihlali  [Mahkeme bu başvuruda cezanın temyiz sınırı altında kalması nedeniyle başvurucuların temyiz başvurularının reddedilmesi üzerine mahkemeye erişim hakkı bağlamında adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğine karar verdi.]

Saygılı ve Karataş v. Türkiye, Başvuru no. 6875/05, Karar tarihi: 16.01.2018

Muhabir Metin Göktepe’nin 1996 yılında gözaltında polisler tarafından dövülerek öldürülmesi üzerine polislerin isimlerini açıkladıkları için terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini yayımlamak suçundan Yeni Evrensel gazetesinin bir hafta süreyle geçici olarak kapatılmasına ve o dönem gazetenin sahibi ve genel yayın yönetmeni olan başvuruculara toplamda 720 milyon lira (eski parayla) para cezası verilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Aksoy v. Türkiye, Başvuru no. 37546/08, Karar tarihi: 30.01.2018

Bolu F tipi cezaevinden Adalet Bakanı’na yazdığı mektupta Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için başvurucuya 12 Kasım 2007 tarihinde 11 gün boyunca tecritte kalacak şekilde disiplin cezası verilmesi – İfade özgürlüğünün ihlali

Aydoğan ve Dara Radyo Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi v. Türkiye, Başvuru no. 12261/06, Karar tarihi: 13.02.2018

Mardin merkezli ve Kürtçe yayın yapmak amacıyla kurulan Dara TV’nin 2000 yılının Ocak ayında RTÜK’e yayıncılık lisansı için başvuru yapması üzerine Başbakanlık Ofisi tarafından hakkında bir soruşturma yürütüldüğü ve yayın lisansı için gerekli ulusal güvenlik belgesi için sakıncalı bulunduğu gerekçesiyle lisansın gerekçe belirtilmeden verilmesinin reddedilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Belek ve Öztürk v. Türkiye, Başvuru no: 10758/09, Karar tarihi: 13.02.2018

Günlük Evrensel gazetesinin sahibi ve editörü olan başvurucuların 10 Mart 2004 tarihli gazetede ‘Mazgirt’te yargısız infaz’ ve ‘cezaevinde jitem sorgusu’ başlıklı iki haber yayımlanması nedeniyle, isimleri açıkça yazılmamasına rağmen, terörle mücadele eden yetkilileri terör örgütlerinin hedefi haline getirdikleri iddiasıyla 1.370 TL ve 685 TL para cezasına çarptırılmaları – İfade özgürlüğü ihlali [2.000 TL’nin altında para cezası verildiği ve kararı  temyiz edemedikleri gerekçesiyle ayrıca adil yargılanma hakkının ihlaline karar verildi.]

Zengin ve Çakır v. Türkiye, Başvuru no. 57069/09, Karar tarihi: 13.02.2018

18 Mayıs 2007 tarihinde İbrahim Kaypakkaya’yı anmak için basın açıklamasına katılan ve burada ‘İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür’, ‘Faşizmi döktüğü kanda boğacağız’ sloganları atıp pankartlar taşıyan 15 kişi hakkında örgüt propagandası suçundan 10 ay hapis cezası verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması – İfade özgürlüğü ihlali

Aydoğan v. Türkiye, Başvuru no. 55828/08, Karar tarihi: 27.02.2018

Kürt siyasetçi Nursel Aydoğan’ın 2003 yılında Van’da Öcalan’ın sağlık durumu, barışın sağlanması ve ‘KADEK’in önerdiği yol haritasının tartışılması için cesur bir adım atılması’ üzerine yaptığı konuşma nedeniyle suçu ve suçluyu övme suçundan ceza alması – İfade özgürlüğünün ihlali

Uzan v. Türkiye, Başvuru no: 30569/09, Karar tarihi: 20.03.2018

Genç Parti lideri Cem Uzan’ın 2003 yılında Bursa’da yaptığı bir konuşma sırasında dönemin Başbakanı Erdoğan’a ‘densiz’, ‘eşkıyalık’, ‘kalleş’, ‘Allahsız’ gibi ifadelerle seslenmesi nedeniyle hakkında Başbakana Hakaret suçundan açılan davada hapis cezasına ve para cezasına mahkum edilmesi, daha sonra beş yıl süreyle denetimli serbestliğe alınması – İfade özgürlüğü ihlali [Kararın özet çevirisine buradan ulaşabilirsiniz.]

Öztop ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 43587/07, Karar tarihi: 20.03.2018

Her biri bulundukları farklı cezaevlerinden farklı tarihlerde sivil itaatsizlik eylemi olarak savcılara yazdıkları mektuplarda Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ diyen sekiz başvurucuya cezaevleri tarafından disiplin cezası olarak 11-15 gün arası tecritte kalma cezası verilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Ergündoğan v. Türkiye, Başvuru no. 48979/10, Karar tarihi: 17.04.2018

2005 yılında Birgün gazetesinde yazdığı ‘mürdileri Haydar Baş’a başkaldırdı’ başlıklı köşe yazısında Bağımsız Türkiye Partisi başkanı Baş’ın da aralarında olduğu dört kişiye hakaret ettiği iddiasıyla başvurucuya 2010 yılında 2100 TL adli para cezası verilmesi ve cezanın ertelenmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Fatih Taş v. Türkiye (no. 3), Başvuru no. 45281/08, Karar tarihi: 24.04.2018

ve

Fatih Taş v. Türkiye (no. 4), Başvuru no. 51511/08, Karar tarihi: 24.04.2018

Aram Basım Yayıncılık sahibi ve genel yayın yönetmeni olan başvurucuya ilk başvuruda 2003 yılında toplatılan ve 17 örgüt üyesini anan ve içinde Abdullah Öcalan için ‘PKK lideri’ ve ‘başkan’, güvenlik güçleri için de ‘düşman’ ifadeleri geçen ‘Kırbaşı Baskını – PKK’nin Doğum Gecesi’ kitabını bastığı için 2007 yılında terör örgütü propagandası yapma suçundan 5 ay hapis ve 285 TL adli para cezası verilmesi (davanın zamanaşımı nedeniyle düştüğü için başvurucu hapse girmemiş) ve ikinci başvuruda ise ‘Tufan’da 33 Gün’ isimli kitabı bastığı için 2008 yılında 20 ay hapis ve para cezası verilmesi (davanın 2012 yılında zamanaşımından düşmesi nedeniyle başvurucu yine hapse girmemiş) – 10. madde ihlali [İlk başvuru yönünden Mahkeme ayrıca başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ve etkili başvuru yolu hakkının ihlal edildiğine karar verdi.]

Sarıtaş ve Geyik v. Türkiye, Başvuru no. 70107/11, Karar tarihi: 19.06.2018

05.04.2007 tarihli Grup Yorum konserinde “devrimci tutsaklar ölümsüzdür”, “devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “mahir, hüseyin, ulaş; kurtuluşa kadar savaş”, “dağlarda zafer, cephede kurtuluş, yaşasın zafer, yaşasın direniş” sloganlarının atıldığı iddiasıyla başvuruculara DHKP-C propagandasından 10 ay hapis cezası verilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Bayar v. Türkiye, Başvuru no. 24548/10, Karar tarihi: 19.06.2018

06.07.2004 tarihli Ülkede Özgür Gündem gazetesine M.G. tarafından yazılan “Kürt dinamiklerini doğru analiz etmek” başlıklı yazının yanında Abdullah Öcalan’ın silahlı bir grup insanla el sıkıştığı fotoğrafının yayımlanması nedeniyle başvurucu hakkında örgüt propagandası suçundan 6 ay hapis cezası ve yasa değişikliği sonrası 1.802 TL para cezası verilmesi – İfade özgürlüğü ihlali [Mahkeme bu başvuruda ayrıca yargılamanın 5 yıl 4 ay sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ve uzun yargılamaya karşı gidilecek etkili bir yol olmaması nedeniyle 13. maddenin ihlal edildiğine karar verdi.]

Kula v. Türkiye, Başvuru no. 20233/06, Karar tarihi: 19.06.2018

Mersin Üniversitesi’nde Almanca dili uzmanı öğretim görevlisi olarak çalışan başvurucunun “Avrupa Birliği’nin kültürel yapısı ve Türkiye’nin geleneksel yapısı” üzerine bir televizyon programına konuşmacı olarak çağrılmasına fakülte yöneticisinin ve dekanının karşı çıkması, Kula’nın 14 Nisan 2001 tarihinde yeniden bu programa katılması nedeniyle üniversiteden izin almadan televizyon programına katıldığı gerekçesiyle hakkında başlatılan disiplin soruşturmasında başvurucunun maaşının sekizde birinin kesilmesine, itiraz üzerine ise kınama cezası verilmesine karar verilmesi – Akademik ifade özgürlüğünün ihlali

Arslan ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 3752/11, Karar tarihi: 10.07.2018

17-18 Haziran 2005 tarihinde Maoist Komünist Parti üyesi 17 kişinin Dersim’de öldürülmesini protesto etmek amacıyla Samsun 19 Mayıs Üniversitesi öğrencilerinin Karadeniz Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği önünde düzenledikleri basın açıklamasında “Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz”, “katil devlet”, “devrim şehitleri ölümsüzdür”, “şehit namırın”, “direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Tutuklamalar, provakasyonlar, baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldığı gerekçesiyle haklarında örgüt propagandası yapma suçundan 10 ve 12 ay hapis cezası verilmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Dündar ve Aydınkaya v. Türkiye, Başvuru no. 37091/11, Karar tarihi: 10.07.2018

O dönemde Abdullah Öcalan’ın avukatları olan başvurucular hakkında 29 ve 30 Nisan 2004 tarihinde Ülkede Özgür Gündem gazetesine Öcalan’ın sağlık durumu, İmralı adasına gidişlerdeki zorluklar, Öcalan’ın İHAM önündeki başvurusu, Türkiye’nin durumu, Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri, Kürt siyasi hareketi üzerine verdikleri ve “Abdullah Öcalan Türkiye için bir fırsat”, “Abdullah Öcalan’ın fikirleri barışın sağlanması için önemli” gibi başlıklarla yayımlanan röportajlar nedeniyle 18 Şubat 2010 tarihinde örgüt propagandası yapma suçundan 10 ay hapis cezası verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması – İfade özgürlüğü ihlali

İmret v. Türkiye (no. 2), Başvuru no. 57316/10, Karar Tarihi: 10.07.2018

ve

Bakır ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 46713/10, Karar Tarihi: 10.07.2018

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 10 Temmuz 2018 tarihinde Türkiye’de Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220. maddesinin 7. fıkrası altında “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” iddiasıyla yargılanan ve hapis cezasına mahkum edilen kişiler için çok önemli iki karar verdi. Bir siyasetçi olarak 10 tane eyleme katıldığı, bu eylemlerde Kürtçe konuşmalar yaptığı, Abdullah Öcalan’a ‘sayın’ dediği için bir kişiye önce 6 yıl 3 ay daha sonra kanun değişikliği ile 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildiği İmret v. Türkiye kararında ve başvuruculara değişik tarihlerde düzenlenen iki eyleme katıldıkları, MLKP sloganları attıkları, üzerinde ESP ve SGD yazan kıyafetler giydikleri gerekçesiyle 6 yıl 3 ay, 7 yıl 6 ay ve 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği Bakır ve Diğerleri v. Türkiye kararlarında İHAM, TCK’nin 220. maddesinin 7. fıkrasının lafzının ve yerel mahkemeler ve Yargıtay’ın 9. Ceza Dairesi tarafından yorumlanıp uygulanış biçiminin çok geniş olduğuna, bu nedenle öngörülebilir olmadığına ve kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine hükmetti. Bakır ve Diğerleri kararında ayrıca TMK’nin 7. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen örgüt propagandası yapma suçundan da önemli bir ihlal kararı verildi. Kararların özet çevirisi için buraya tıktık.

Çetin ve Gedik v. Türkiye, Başvuru no. 29899/07, Karar tarihi: 04.09.2018

Yazdıkları mektuplarda Öcalan’a ‘sayın’ dedikleri için başvuruculara sırasıyla 11 ve 12 gün disiplin cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali

 Çalağan ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 46162/07, Karar tarihi: 04.09.2018

Yazdıkları mektuplarda Öcalan’a ‘sayın’ dedikleri için başvuruculara sırasıyla 11 ve 15 gün disiplin hapis cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali

Babayiğit v. Türkiye, Başvuru no. 42728/08, Karar tarihi: 04.09.2018

10 Aralık 2007’de milletvekillerine yazdığı mektupta Öcalan’a ‘Kürt halk önderi’ dediği için başvurucuya Bolu F Tipi cezaevinde 13 gün tecrit- disiplin hapis cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali

Çelik v. Türkiye, Başvuru no. 25834/09, Karar tarihi: 04.09.2018

17 Temmuz 2008 tarihinde Halfeti Savcılığı’na Öcalan’a ‘sayın’ diyerek mektup gönderen başvurucuya suçu ve suçluyu övmeden 2 ay 15 gün hapis ve daha sonra 1.500 TL para cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali [Mahkeme bu başvuruda ayrıca verilen cezanın temyiz sınırının altında kalması nedeniyle 6. maddede düzenlenen mahkemeye erişim hakkından da ihlal verdi.]

Fatih Taş v. Türkiye (no. 5), Başvuru no. 6810/09, Karar tarihi: 04.09.2018

Aram Yayıncılık olarak bastıkları Kayıpsın Diyorlar isimli kitapta 1994 yılında Siverek’te kaybedilen gazeteci Nazım Babaoğlu’nun Bucak’ta korucular ve kontrgerilla tarafından kaybedildiğine yer verilmesi nedeniyle 9 Haziran 2004’te başvurucu hakkında eski TCK’nin 159. maddesinde (şimdiki TCK 301) düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti’ni alenen aşağılama suçundan 6 ay hapis cezası verilmesi ve Yargıtay’ın daha sonra bunu 1.650 TL para cezasına çevirmesi – İfade özgürlüğünün ihlali [Mahkeme bu davada 46. madde uyarınca ‘mahkeme’nin daha önceki kararlarını da dikkate alarak eski 159 – yeni TCK 301’in İHAM içtihadıyla uyumlu hale getirilmesi çağrısında bulundu.]

Polat ve Tali v. Türkiye, Başvuru no. 5782/10, Karar tarihi: 25.09.2018

Doğu Bilimsel Araştırmalar Kooperatifi tarafından 30 Mayıs – 1 Haziran 2005 tarihinde Diyarbakır Kültür ve Sanat Festivali kapsamında organize edilen ‘Savaşın Tanıkları Konuşuyor’ etkinliğinde ölen PKK üyelerinin ve güvenlik güçlerinin, cezaevinde öldürülen ve zorla kaybedilen kişilerin fotoğraflarının yer alması ve yakınlarının Güneydoğu’da yaşananlardan duydukları rahatsızlıkları ve barış taleplerini içeren konuşma yapması nedeniyle örgüt propagandasından soruşturma başlatılması ve ‘PKK-TSK arasındaki çatışmaların savaş olarak tanımlanması, gerilla denmesi’ gibi gerekçelerle ceza verilmesi – İlk başvurucu bakımından 10. maddenin ihlali [İkinci başvurucuya verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilmediği için, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemezlik kararı verildi.]

Ayaydın v. Türkiye, Başvuru no. 20509/10, Karar tarihi: 25.09.2018

29-30 Mart 2006’da Diyarbakır’da polis ve göstericiler arasındaki çatışmalarla ilgili 30 Mart’ta DTP Kızıltepe binası önünde basın açıklaması okuyan ve o sıradan ‘dişe diş kana kan, seninleyiz Öcalan’ sloganı atılması nedeniyle başvurucuya örgüt propagandasından 10 ay hapis cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali

Yüksel v. Türkiye, Başvuru no. 30682/11, Karar tarihi: 25.09.2018

21 Mart 2007’de İzmir Buca’da düzenlenen Nevroz’da katılımcılara Kürtçe seslenen ve ‘Nevroz şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu’na davet eden başvurucunun evi basılarak gözaltına alınması, tutuklanması ve alandaki kişiler zafer işareti yaptığı ve PKK lehine slogan atıldığı gerekçesiyle TMK 7/2’den ceza verilmesi – 10. maddenin ihlali

Varhan v. Türkiye, Başvuru no. 2433/12, Karar tarihi: 25.09.2018

21 Mart 2007 tarihinde Malatya’da katıldığı Nevroz’da PKK bayrağını simgeleyen sarı-kırmızı-yeşil bayrak salladığı iddiasıyla hakkında örgüt propagandası yapma suçundan 10 ay hapis cezası verilen başvurucunun yasa değişikliğinden sonra serbest bırakılması ve cezanın 3 yıl süreyle ertelenmesi – İfade özgürlüğü ihlali

Kınık v. Türkiye, Başvuru no. 39047/11, Karar tarihi: 25.09.2018

DTP Ergani başkanı olan başvurucuya Öcalan’ın yakalanma yıldönümü olan 15 Şubat 2005’te düzenlenen ve ‘çözüm İmralı’da’, ‘tecrit insanlık suçudur’, ‘ne AB ne ABD çözüm Öcalan’da’, ‘gençlik Apo’nun fedaisidir’, ‘Öcalan’a özgürlük’, ‘güneşe güneşe özgürleşmeye’, ‘dişe diş kana kan’, ‘yaşasın halkların kardeşliği’, ‘AKP şaşırma, sabrımızı taşırma’, ‘barışa uzanan eller kırılsın’ sloganlarının atıldığı eylemde basın açıklaması okuduğu için örgüt propagandasından 10 ay hapis cezası verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması – 10. maddenin ihlali

Düzel v. Türkiye, Başvuru no. 64375/12, Karar tarihi: 25.09.2018

Öcalan’ın cezaevi koşulları ve zehirlenme iddialarını protesto için 20 Eylül 2007’de DTP binası önünde ‘insanlık zehirleniyor’ pankartı taşıyarak ‘be serok jiyan na be’ sloganı atan başvurucuya örgüt propagandasından 10 ay hapis cezası verilmesi – ifade özgürlüğünün ihlali

Yıldırım v. Türkiye, Başvuru no. 74054/11, Karar tarihi: 25.09.2018

Tunceli’de 5 Nisan 2007’de düzenlenen Grup Yorum konserine katılan başvurucuya ‘Mahir, Hüseyin, Ulaş, Kurtuluş’a kadar savaş’, ‘devrim şehitleri ölümsüzdür’, ‘devrimci tutsaklar onurumuzdur’, ‘dağlarda zafer, cephede kurtuluş, yaşasın zafer ve direniş’, ‘türküler susmaz, halaylar sürer’, ‘baskılar bizi yıldıramaz’ gibi sloganlar atıldığı gerekçesiyle DHKP-C propagandası yapmaktan 10 ay hapis cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali

Gül v. Türkiye, Başvuru no. 14619/12, Karar tarihi: 09.10.2018

Sosyalist Demokrasi Partisi üyesi olan başvurucuya 21 Mart 2007 tarihinde Adana’da katıldığı Nevruz’da PKK ve güvenlik güçleri arasındaki çatışmasızlığa uyulması, genel af ilan edilmesi, Başbakan Öcalan’a ‘sayın’ diyebilirken, başka insanların bu yüzden ceza almaması, Öcalan’ın tecritten çıkartılması gibi istemler içeren ve ‘Kürt sorununu çözmek için ateş etmeyin, konuşun’ diye biten bir konuşma yapması nedeniyle örgüt propagandası suçundan 10 ay hapis cezası verilmesi – ifade özgürlüğü ihlali

Aydemir ve Karavil v. Türkiye, Başvuru no. 16624/12, Karar tarihi: 09.10.2018

Eylül 2005’te “Ben bir Kürdistanlı olarak, Kürdistanlı sayın Abdullah Öcalan’ı siyasi irade olarak görüyor ve kabul ediyorum” diyen bir bildiri imzaladığı için başvurucuya örgüt propagandası suçundan 3 yıl ertelemeli hapis cezası verilmesi – ifade özgürlüğü ihlali

Aktan v. Türkiye, Başvuru no. 41839/09, Karar tarihi: 09.10.2018

Editörlüğünü yaptığı gazetenin 15 Kasım 2006 tarihli sayısında yer alan iki haberde ‘Kürt halk önderi Öcalan’ dendiği için başvurucuya suçu ve suçluyu övme suçundan 900 TL para cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali

Halkın Kurtuluşu Partisi v. Türkiye, Başvuru no. 47847/09, Karar tarihi: 13.11.2018

4 Haziran 2008, 27 Temmuz 2009, 2 Ekim 2009, 5 Mart 2010 tarihlerinde üzerinde partinin adının ve logosunun bulunduğu afişler astıkları gerekçesiyle partiye 5326 sayılı Kanun’un 42. maddesi uyarınca 1.000, 900, 500 ve 500 TL para cezası verilmesi – 10. maddenin ihlali

Günana ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 70934/10, Karar tarihi: 20.11.2018

Örgütsel bilgiler içerdiği iddiasıyla başvurucuların el yazılı dökümanlarına cezaevi yetkilileri tarafından el konulması – 10. maddenin ihlali (Günana için ayrıca adil yargılanma hakkının ihlaline karar verildi.)

Talu v. Türkiye, Başvuru no. 63465/12, Karar tarihi: 27.11.2018

O dönem Sabah gazetesinde köşe yazarı olan Umur Talu’nun 14 Şubat 2008 tarihinde savcı RHB’yle ilgili ‘vahşet şakası’ başlıklı yazısında ‘katillerle el ele’ ifadesi nedeniyle hakkında açılan hakaret davasında 15.000 TL tazminat ödemeye mahkum edilmesi – 10. maddenin ihlali

Gürbüz v. Türkiye, Başvuru no. 41982/10, Karar tarihi: 27.11.2018

Başvurucu ve başkanı olduğu STK’nin yaptıkları açıklamada devletin güneydoğuda yaşayan yurttaşların evini yakarak onları zorla göçe zorladığı, hayvanları öldürdüğü gibi ithamların yer alması nedeniyle haklarında halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan açılan davada 10 ay ertelemeli hapis cezası ile cezalandırılmaları – İfade özgürlüğünün ihlali

Toplantı ve Dernek Kurma Özgürlüğü

Dinçer v. Türkiye, Başvuru no. 17843/11, Karar tarihi: 16.01.2018

Kamu görevlisi olan başvurucuya Valilik tarafından civarında eylem yapılması yasaklanan AKP binası önünde 15 Haziran 2010 tarihinde basın açıklamasına katıldığı için 143 TL idari para cezası verilmesi – 11. maddenin ihlali

Bektaşoğlu v. Türkiye, Başvuru no. 27810/09, Karar tarihi: 16.01.2018

Erzincan’da kamu görevlisi ve KESK üyesi olan başvurucuya 27 Kasım 2004 ve 12 Aralık 2004’te katıldığı sendika eylemleri nedeniyle maaşının düşürülmesi yönünde disiplin cezası verilmesi – 11. maddenin ihlali

Akarsubaşı ve Alçiçek v. Türkiye, Başvuru no. 19620/12, Karar tarihi: 23.01.2018

21 Aralık 2011 tarihinde AKP politikalarına karşı KESK ve Eğitim-Sen tarafından organize edilen greve katılan Eğitim-Sen üyesi başvuruculara lise duvarına ‘bu işyerinden grev vardır’ yazısı asmaları nedeniyle 500 TL ve 154 TL para cezası verilmesi – 11. maddenin ihlali

Yiğin v. Türkiye, Başvuru no. 36643/09, Karar tarihi: 30.01.2018

16 Şubat 2006’da Öcalan’ın yakalanmasının yıldönümünde Adana’da DTP binası önünde eyleme katılan DTP üyesi başvurucuya 10 Eylül 2008 tarihinde örgüt propagandası yapma suçundan verilen 10 aylık hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması – 11. maddenin ihlali

Adıgüzel ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 65126/09, Karar tarihi: 13.02.2018

KESK’in 2009 yılında 35 üyesinin gözaltına alınmasını protesto amacıyla düzenlediği basına açıklamasına polis saldırısı sonucu 29 başvurucudan 25’inin gözaltına alınıp haklarında sonunda beraat kararı verilmesine rağmen eylemin dağıtılması ve dava açılmış olması – 11. maddenin ihlali

Sadrettin Güler v. Türkiye, Başvuru no. 56237/08, Karar tarihi: 24.04.2018

KESK tarafından 2008 yılında organize edilen 1 Mayıs eylemlerine işten izin almadan katıldığı gerekçesiyle işyeri tarafından başvurucuya uyarı disiplin cezası verilmesi – 11. madde ihlali [Mahkeme bu başvuruda başvurucunun o dönemde disiplin cezasına karşı başvuracağı yol olmadığı gerekçesiyle 13. maddenin de ihlal edildiğine karar verdi.]

Zehra Eğitim Vakfı ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 51595/07, Karar tarihi: 10.07.2018

1989 yılında kurulan ve 2000 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen müfettişlerin yasadışı faaliyet gerçekleştirildiğine karar verdiği Vakfın “Said Nursi’nin görüşleri doğrultusunda, şeriat hukuku temelinde Kürt devleti kurma girişimlerini yaymak, cumhuriyet rejimi karşısında din devleti kurmaya çalışmak” iddiasıyla 2013 yılına kadar kapatılması ve vakfın 25 taşınmazına el konulması, 2014 yılında yasalarda yapılan reform üzerine tekrar açılan vakfa el konulan 25 taşınmazdan 22’sinin iade edilmesi – Dernek kurma özgürlüğü ihlal edilmemiştir.

Alaçatay ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 14299/05, Karar tarihi: 23.10.2018

İçel Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği başkanı ve üyesi olan başvurucuların tutuklu ve hükümlülerin hikayelerine, şiirlerine yer veren, Öcalan için af ve ölüm cezasına karşı kampanyalar düzenledikleri ve yaptıkları konuşmalar ile katıldıkları açlık grevleri nedeniyle 26 Eylül 2008 tarihinde Dernek’in kapatılması için dava açıklaması ve başvurucuların yasadışı eylemleri gerekçesiyle 11 Kasım 2008 tarihinde derneğin kapatılması – Dernek kurma özgürlüğünün ihlali

Erdoğan ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 15520/06, Karar tarihi: 13.11.2018

KESK’e bağlı Eğitim-Sen ve Trabzon Tarım Orman Sen üyesi olan başvurucuların 24 Nisan 2005’te eğitimin özelleştirilmesi, iş güvencesi, bilimsel, demokratik ve laik eğitim ihtiyacı için basın açıklaması yaptıkları için 100 TL para cezası almaları – 11. maddenin ihlali

Ayrımcılık Yasağı

Enver Şahin v. Türkiye, Başvuru no. 23065/12, Karar tarihi: 30.01.2018

Belden aşağısı felçli üniversite öğrencisi Enver Şahin’in insan onuruna yakışır şekilde, kimsenin yardımı olmadan Fırat Üniversitesi’nde eğitim alamaması – Eğitim hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlali. Kararın özet çevirisine buradan ulaşabilirsiniz.

Hülya Ebru Demirel v. Türkiye, Başvuru no. 30733/08, Karar tarihi: 19.06.2018

TEDAŞ’ta girdiği sınavı kazandığı halde “askerliğini yapmış olmak” şartını taşımadığı yani erkek olmadığı için gerekçesiyle başvurucunun işe alınmaması – Özel hayatla bağlantılı olarak cinsiyet temelli ayrımcılık yasağının ihlali [Mahkeme kararlarının gerekçesiz olması nedeniyle ayrıca adil yargılanma hakkının ihlali]

Can v. Türkiye, Başvuru no. 2437/08, Karar tarihi: 25.09.2018

17 Ekim 1999 yılında girdiği sınavı kazanarak 27 Haziran 2000 yılında güvenlik görevlisi olarak işe başlayacağı TEDAŞ’ta girdiği sınavı kazandığı halde “askerliğini yapmış olmak” şartını taşımadığı yani erkek olmadığı için başvurucunun işe alınmaması – Özel hayatla bağlantılı olarak cinsiyet temelli ayrımcılık yasağının ihlali

Mülkiyet Hakkı

Musa Tarhan v. Türkiye, Başvuru no. 12055/17, Karar tarihi: 23.10.2018

Devlet Şu İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Konya’daki arsasının kamulaştırılmasına karar verilen başvurucu ile idarenin kamulaştırma bedeli üzerinde anlaşmaya varamaması üzerine idarenin Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda mahkemenin idarenin teklif ettiği bedelden daha yüksek fakat başvurucunun talep ettiğinden daha düşük bir bedel ile mülkiyetin idareye geçmesine ve her iki tarafın da kamulaştırma işlemleri için gerekli olan 1.500 TL değerindeki avukatlık vekalet ücretleri ödemesine ilişkin karar vermesi üzerine başvurucunun hükmedilen bedelin yeterli olmaması ve bir de kendisine karşı tarafın avukatlık vekalet ücretini ödemesine ilişkin verilen kararın mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun reddedilmesi – Mülkiyetin korunmasının ihlali

18. Madde

Demirtaş v. Türkiye (no. 2), Başvuru no. 14305/17, Karar tarihi: 20.11.2018

İHAM, 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu olan eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın 23 aydır süren tutukluluğunun devamı için Anayasa Mahkemesi de dahil olmak üzere, mahkemeler tarafından başvurucunun muhalif bir partinin eş genel başkanı olan bir milletvekili olarak yüksek düzeyde koruma gerektiren siyasi faaliyetlerini yerine getirmekten alıkonulması dikkate alınmadığı ve yeterli hiçbir gerekçe sunulamadığı için AİHS’nin kişi özgürlüğü ve güvenliğini güvence altına alan 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğine; özellikle referandum ve Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında, sadece bir milletvekili ve muhalif bir partinin eş genel başkanı olarak kendisinin değil, aynı zamanda temsil ettiği seçmenlerin de durumunu dikkate alarak tutukluluğu nedeniyle TBMM faaliyetlerine katılmasının imkansız hale gelmesi nedeniyle Sözleşme’ye Ek 1 Numaralı Protokol’ün 3. maddesinde güvence altına alınan serbest seçim hakkının ihlal edildiğine; ve, Türkiye’deki genel siyasi durumu dikkate alarak başvurucunun tutuklanmasının ardında yatan nedenin ve hakkındaki hak sınırlandırmalarının birincil amacının çoğulculuğu boğmak ve siyasi tartışma özgürlüğünü kısıtlamak olduğu ve buna göre tehdit altında olanın yalnızca başvurucunun bireysel hak ve özgürlükleri değil, tüm demokratik sistem olduğu sonucuna ulaşarak Sözleşme’nin 18. maddesinin (haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlandırılması) ihlal edildiğine karar vermiştir.

Mahkeme ayrıca, Sözleşme’nin 46. maddesi uyarınca, başvurucu Demirtaş’ın hakkında yeni bir delil olmadığı sürece, özgürlüğünden alıkonulmasının tespit edilen ihlallerin devamı anlamına geleceğini belirterek, Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasına karar vermiştir.

KABUL EDİLEMEZLİK KARARLARI

Encu ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 49976/16, Karar tarihi: 17.07.2018

İHAM, 17 Mayıs 2018 tarihinde yayımladığı Encu ve Diğerleri v. Türkiye kararında Uludere – Roboski’de çoğu çocuk 34 kişinin ve hayvanların bombalanarak öldürülmesiyle ilgili başvuruyu iç hukuk yolları tüketilmediği için kabul edilemez buldu. İHAM’ın gerekçesi ise, 2016 tarihli AYM kararında olduğu gibi, AYM’ye başvuru yapan avukatların kendilerine verilen süre içerisinde eksik belgeleri tamamlamamış olması. Fransızca yazılan kararının araştırma görevlisi Atagün Mert Kejanlıoğlu tarafından yapılan Türkçe çevirisini buradan okuyabilirsiniz. 

Hanbayat ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 6940/07, Karar tarihi: 01.03.2018

Güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmada öldürülen MKP üyelerinin mezarına bırakılan ‘ölümsüzdür’ yazılı mezar taşına ‘suçu ve suçluyu övdüğü’ gerekçesiyle el konulmasının Sözleşme’nin 8. ve 10. maddelerini ihlal ettiği iddiasıyla yapılan başvuruda Mahkeme, el koyma tedbirine karşı CMK’nin 141. maddesi uyarınca tazminat yoluna gidilmediği için başvuruyu iç hukuk yolları tüketilmediğinden kabul edilemez buldu.

Öcalan v. Türkiye, Başvuru no. 12261/10, Karar tarihi: 27.09.2018

Öcalan’ın 7 Ekim 2008’de odasında kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla yapılan başvuruyu İHAM, sağlık raporlarını, Öcalan’ın görüşmede CPT’ye bu şikayeti bildirmemesini ve “abartmayın” dediği iddiasıyla TBMM araştırma komisyonunun İmralı ziyaretini iptal etmesini gerekçe göstererek açıkça dayanaktan yoksun buldu.

Tuğluk ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 30687/05 45630/05, Karar tarihi: 27.09.2018

Mahkeme, CMK 151/3-4’e göre Öcalan’ın avukatlarına 2005’te 1.5 yıl süreyle müvekkilleriyle görüş yasağı getirilmesi şikayetini, avukatların avukatlık yaparken üstlendikleri bazı sorumluluklara dikkat çekerek, görüşlerden sonra yapılan basın açıklamalarının Öcalan ile örgütün haberleşmesine hizmet edebileceği, bu nedenle meşru bir amacın varlığından söz edilebileceği ve getirilen 1.5 yıllık geçici yasağın süresinin de meşru amaçla orantılı olduğu gerekçesiyle açıkça dayanaktan yoksun buldu.

Hükümet’ten Savunma İstenilen Başvurular

Haksız tutuklama ve Sözleşme’nin 18. maddesinin ihlal edildiği iddiasını içeren başvurular

Mehmet Osman Kavala v. Türkiye, Başvuru no. 28749/18

Mahkeme, aylardır iddianamesi bile hazırlanmadan tutuklu kalan iş insanı Osman Kavala’nın davasına İç Tüzük’ün 41. maddesi uyarınca öncelik vererek CMK 100’deki kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren bir olgu var mı?, Sulh Ceza ilgili ve yeterli gerekçe sundu mu? gibi sorularla Hükümet’ten savunma istedi. Kavala’nın başvurusunda ayrıca tutuklanmasının Kavala’yı susturma ve cezalandırma amacı taşıyıp taşımadığına yani Sözleşme’nin 18. maddesinin ihlal edilip edilmediğine dair de bir iddia var.

Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat v. Türkiye, Başvuru no. 42201/17 42212/17

İHAM, 323 gün tutuklu yargılanıp tahliye edilen gazeteciler Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat’in başvurularında özgürlük ve güvenlik hakkının, ifade özgürlüğünün ve 5. maddeyle bağlantılı olarak 18. maddenin ihlaliyle ilgili Hükümet’ten savunma istedi.

Kılıç v. Türkiye, Başvuru no. 43979/17

Meydan gazetesinde çalışan gazeteci Abdullah Kılıç’ın tweetleri ve Bank Asya hesabı nedeniyle darbe sonrası tutuklanıp 6 yıl 3 ay hapis cezası almasına ilişkin başvuruda 5., 10. ve 18. maddeden savunma istenildi.

FETÖ’ye yönelik başlatılan soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili başvurular

Aynur Horzum ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 4475/18

Darbe girişimi sonrası 6 Aralık 2017 tarihinde kaçırılan ve 130 gün sonra bulunan Ümit Horzum’un kaçırılmasına ilişkin başvuruda yaşam hakkı ve özgürlük ve güvenlik hakkı ihlali iddialarından Hükümet’ten savunma istenildi.

Ablak v. Türkiye, Başvuru no. 28566/17; Güler v. Türkiye, Başvuru no. 62170/17; Baş v. Türkiye, Başvuru no. 66448/17

Öncelik verilmiş, önemli bir grup komünikasyon: İHAM, FETÖ üyeliği iddiasıyla yapılan tutukluluk başvurularında BYLOCK’un delil niteliği, makul şüphe, tutuk süresi, sulh ceza hakimliklerinin tarafsız ve bağımsızlığı, AYM kararları ile ilgili Hükümet’e önemli sorular sordu.

Yasin Özdemir v. Türkiye, Başvuru no. 14606/18

İHAM, Nisan 2015’te sosyal medyada cemaat ve Fethullah Gülen’le ilgili yazan kişiye suçu ve suçluyu övmeden 7 ay 15 gün ertelemeli hapis cezası verilmesinin ifade özgürlüğü bağlamında kanunla düzenlenip olay tarihinde öngörülebilir olup olmadığını sordu.

Shentürk v. Azerbaycan, Başvuru no. 41326/17

İHAM, Azerbaycan’da cemaat okulunda çalışan TC vatandaşı Şentürk’ün FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla Türkiye’nin isteğiyle yakalanıp Türkiye’ye sınırdışı edilmesi ve tutuklanması ile ilgili Azerbaycan’dan savunma istedi.

Özdil ve Diğerleri v. Moldova, Başvuru no. 42305/18

Mahkeme, 19 Ekim 2018 tarihinde, 20 yılı aşkın süredir Moldova’da oturma ve çalışma izni olan bir ailenin Gülen hareketiyle bağları olduğu iddiasıyla Moldova ve Türkiye gizli servislerinin yürüttüğü operasyonla Türkiye’ye sınırdışı edilmesiyle ilgili başvuruda Sözleşme’nin 7. maddesinin 1. fıkrasının, özgürlük ve güvenlik hakkının ve özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edilip edilmediğini sordu.

Dürmaz v. Türkiye, Başvuru no. 25831/18

26 Ekim 2018 tarihli komünikasyonda Mahkeme, Sabah Gazetesi’nde ve internet sitesinde “işte paralelin teknik köstebeği” başlıklı bir haberde başvurucunun FETÖ/PDY’nin yasadışı eylemlerinde bulunduğu iddiasıyla birlikte adının ve fotoğrafının kullanmasının özel hayata saygı hakkını ihlal edip etmediği konusunda Hükümet’ten savunma istedi.

Diğer başvurular

Kılıçdaroğlu v. Türkiye, Başvuru no. 16558/18 ve Ahmet Ataç v. Türkiye, Başvuru no. 70607/12

İHAM, CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP eski belediye başkanı Ahmet Ataç’a dönemin başbakanı Erdoğan’a hakaret suçundan ceza verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal edip etmediği konusunda Hükümet’ten savunma istedi.

Koçhan v. Türkiye, Başvuru no. 59249/10

Boş zamanlarında Kürtçe özel ders veren ilkokul öğretmenine disiplin cezası verilmesi ifade özgürlüğüyle bağlantılı olarak ayrımcılık yasağını ihlal eder mi? diye sordu Mahkeme.

Şengül ve Nayman v. Türkiye, Başvuru no. 61016/16

Eşinin kaçırılıp öldürülmesine ilişkin bir başvuruda Mahkeme, bir yaşam hakkı davasında AYM’nin Tahir Canan kararına atıfla “başvurucunun hukuki tasviriyle bağlı değilim” deyip ileri sürülenden başka madde altında karar vermesinin etkili başvuru yolunu ihlal edip etmediğini sordu.

Hüseyin Paşalı ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 26029/11

4483 sayılı Ailenin Korunması Kanunu’nun değiştirilip 6282 sayılı yeni Kanun’un hazırlanmasına neden olan Ayşe Paşalı cinayetiyle ilgili başvuruda Mahkeme, Opuz v. Türkiye kararından sonra bir kez daha Türkiye’de ev içi şiddete maruz kalan kadınları korumayan yasal düzenlemelerin ve hukuk sisteminin kadınlara karşı ayrımcı olup olmadığını sordu ve Hükümet’ten savunma istedi.

Elif Kaya v. Türkiye, Başvuru no. 80765/17

1 Ekim 2018 tarihli komünikasyonunda İHAM, Gezi Parkı eylemleri sırasında tutuklanıp cezaevinde çıplak aramaya maruz kalan ve direndiği için görüş yasağı cezası alan Elif Kaya’nın başvurusunda, cezaevine girişte çıplak aramanın kanuni dayanağını ve  görüntülere rağmen ‘aramaya dair delil yok, arama tek başına kötü muamele yasağını ihlal etmez’ kararı veren AYM’nin etkili soruşturma bağlamında usuli yükümlülüğünü yeteri kadar yerine getirip getirmediği konusunda Hükümet’ten savunma istedi.

Hüseyin Cahit Bilgen v. Türkiye, Başvuru no. 1571/07

İHAM, 3 Ekim 2018 tarihinde, HSYK kararıyla rızası ve gerekçesi olmadan, yargı bağımsızlığına aykırı şekilde ve cezalandırma amacıyla 2 yılda 2 farklı ile atandığı iddiasında bulunan idari yargıda görevli bir hakimin başvurusunda Hükümet’ten savunma istedi. 6. madde bu başvuruda uygulanabilir mi, HSYK 6. madde kapsamında ‘mahkeme’ olarak görülebilir mi, idari yargıda hakimlerin atama usulleri nelerdir gibi önemli sorular var.

Telek ve Diğerleri v. Türkiye, Başvuru no. 15891/18

İHAM, ilk kez, aralarında KHK ile ihraç edilen bir akademisyenin de olduğu üç Barış İçin Akademisyen’in pasaportunun iptal edilmesi ve makamların hareketsizliği nedeniyle pasaportlarının yenilenmemesiyle ilgili başvurularda Hükümet’ten savunma istedi. İHAM, Hükümet’e, başvurucular iç hukuk yollarını tüketti mi, AYM, OHAL Komisyonu ve idari mahkemeler pasaport iptalleriyle ilgili etkili bir iç hukuk yolu mu, eğitim hakkı, seyahat özgürlüğü, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ve mahkemeye erişim hakkı ihlal edildi mi diye soruyor.

Demir v. Türkiye, Başvuru no. 68550/17

İHAM, sokağa çıkma yasakları sırasında AYM ve İHAM’a tedbir talepli başvurular yaptığı sırada tutuklanan avukat Ramazan Demir’in tutuklu kaldığı Silivri Cezaevi’ndeyken ağırlıklı olarak AYM ve İHAM başvuruları yapan bir avukat olarak hem kendini geliştirmeye devam edebilmesi hem savunmasını hazırlayabilmesi için cezaevi yönetiminin belirleyeceği bir gün ve saatte Resmi Gazete’ye, anayasa.gov.tr’ye ve hudoc.echr.coe.int’e erişim izni talebinin cezaevi ve AYM tarafından reddedildiği başvuruda, bilgiye erişim hakkı altında ifade özgürlüğünden savunma istedi.

Lamda İstanbul v. Türkiye, Başvuru no. 53335/08

Mahkeme, 15 Kasım 2018 tarihinde LGBTİ derneği LAMBDA’nın ofisinin ihbar üzerine basılarak aranması ve kitap ve belgelere el konulmasıyla ilgili başvuruda, başvurunun yapılmasından 10 yıl sonra Hükümet’ten savunma istedi ve özel hayata saygı hakkı, dernek kurma özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı ihlal edildi mi diye sordu.

From → Haberler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: