İçeriğe geç

İHAM’ın Ismayilova v. Azerbaycan kararının özet çevirisi: Muhalif gazetecinin mahrem görüntülerini gazetecilik faaliyetleri nedeniyle ifşa etmek, özel hayata saygı hakkına ve ifade özgürlüğüne aykırıdır.

by 18/01/2019

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 10 Ocak 2019 tarihinde verdiği Khadija Ismayilova v. Azerbaycan kararında muhalif bir gazetecinin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesinin ardından evine gizli kamera yerleştirilerek erkek arkadaşıyla olan görüntülerinin kamuya sızdırılmasının Sözleşme’nin 8. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkını ve yine Sözleşme’nin 10. maddesiyle korunan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi.

Dava, tanınan bir gazeteci olan Khadija Rovshan qizi Ismayilova’ya karşı yürütülen karalama kampanyaları iddialarına ilişkindir. Temel olarak, başvurucu araştırmacı gazetecilik faaliyetlerini sonlandırmadığı takdirde kamusal aşağılanmaya maruz bırakılacağını belirten bir tehdit mektubu almıştır. Gazetecilik yapmaya devam edeceğini beyan etmesi üzerine, başvurucunun ve erkek arkadaşının haberi olmaksızın çekilen bir “seks videosu” internette yayınlanmıştır. Söz konusu olaydan önce, gazetelerde kendisini hükümet-karşıtı taraflılık ve ahlaka aykırı davranışlarla suçlayan haberler yayınlanmıştır. Başvurucu sonradan apartman dairesinin dört bir yanında gizli kameralar olduğunu keşfetmiştir.

Mahkeme, söz konusu eylemlerin Ismayilova’nın onurunu kırıcı nitelikte olduğunu ve Devlet’in soruşturma yükümlülüğü altında bulunduğunu tespit etmiştir.

Bununla birlikte, apaçık emarelere rağmen soruşturma sürecinde önemli hatalar ve gecikmeler yaşanmıştır. Örneğin, Devlet’e ait bir kurum olan Baktelekom’a bağlı çalışan ve Ismayilova’nın apartman dairesine ikinci bir telefon hattı kurulması ve bu hattın izlenmesine ilişkin talimat aldığını itiraf eden telefon mühendisinin resmi bir ifadesi alınmamıştır. En önemlisi, İsmayilova’nın Hükümet’e oldukça eleştirel ve tanınan bir araştırmacı gazeteci olması ile kendisine işlenen suçlar arasında herhangi bir soruşturma bağlantısı kurulmamıştır.

Bu durum, Hükümet-yanlısı olduğu iddia edilen gazeteler tarafından yayınlanan haberler ve yetkililerin soruşturma durumuna ilişkin raporları kamuya açmasıyla yoğunlaşmış, söz konusu rapor ortada herhangi bir sebep bulunmaksızın Ismayilova’nın özel hayatına ilişkin bilgiler içermiştir.

Mahkeme, Azerbaycan’da zulme uğrayan gazetecilere ilişkin raporları ve bu yapıda eylemlere ilişkin algılanan cezasızlık iklimini özellikle değerlendirme konusu yapmıştır.

Aşağıda stajyer avukat Polat Yamaner ile birlikte yaptığımız özet çeviriyi okuyabilirsiniz.

Khadija Ismayilova v. Azerbaycan, Başvuru no. 65286/13 ve 57270/14, Karar tarihi: 10.01.2019 (Kararın İngilizce yazılan tam metni)

Olayların Özeti

Başvurucu Khadija Rovshan qizi Ismayilova, 1976 doğumlu bir Azerbaycan vatandaşıdır ve Bakü’de yaşamaktadır. Kendisi 2005’ten bu yana araştırmacı gazeteci olarak çalışmaktadır ve özellikle Azadliq Radyo (Özgür Avrupa Radyosu/Özgürlük Radyosu) için haber yapmaktadır. Başvurucunun çalışmaları genellikle Hükümet’e karşı oldukça eleştirel niteliktedir. Özellikle, 2010-2012 yılları arasında başvurucu Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın ailesine ilişkin yolsuzluk iddialarını araştırmış ve haberleştirmiştir.

Mart 2012’de İsmayilova, kendisini ve erkek arkadaşını cinsel birliktelikleri esnasında kaydeden bir videodan durdurularak alınmış fotoğrafların beraberinde olduğu bir tehdit ve şantaj mektubu almıştır. Söz konusu video, başvurucunun apartman dairesinin yatak odasında gizli kamera ile kaydedilmiştir. Moskova’dan yollanan mektup “Orospu, yaptıklarından vazgeç, yoksa rezil olursun!” (“Whore, refrain from what you are doing, otherwise you will be shamed!”) şeklinde bir metin içermektedir.

Kısa süre sonra, video internette yayınlanmıştır. Başka iki mahrem video daha 2013’te dolaşıma sokulmuştur. İlk videonun yayınlanmasıyla aynı zamanlarda, Devlet kontrollü gazeteler kendisini profesyonellikten yoksun olmakla, Hükümet karşıtı taraflılıkla ve ahlaka aykırı davranışlarla suçlayan haberler yayınlamışlardır.

İsmayilova, apartman dairesinin birçok yerinde bulunan gizli kameraları, yeni kurulmuş ikinci bir telefon hattını ve kamera görüntülerinin aktarılmasını sağlayan veri kablolarını keşfetmiştir.

Savcılık makamları, tehdit mektubu ve gizli video kayıtlarına ilişkin ceza soruşturması başlatmışlardır. İsmayilova’nın ifadesinin alınması ve başvurucunun dairesine ikinci bir telefon hattı kurulması ve bu hattın izlenmesine ilişkin talimat aldığını itiraf eden telefon mühendisinin (Devlet’e ait bir kurum olan Baktelekom çalışanının) ifadesinin alınması talebinin kabulünü içeren birkaç soruşturma işleminde bulunulmuştur.  Nisan 2012 ile Ağustos 2013 arası, yetkililer ayrıca tehdit mektubunun posta paketine, mektubun beraberindeki fotoğraflara ve apartman dairesinde bulunan kablolara ilişkin bilirkişi incelemesinde bulunulması kararı vermişlerdir.

Ismayilova’nın soruşturmanın etkisizliği iddiasıyla yaptığı kamu şikayetine cevaben, savcılık makamı Nisan 2012’de bir soruşturma durum raporu yayınlamıştır, raporda Ismayilova’nın erkek arkadaşını, arkadaşlarını ve aile üyelerini de içeren birçok kişinin ifadesinin alındığından söz edilmektedir.

Ismayilova, raporun; arkadaşlarının, meslektaşlarının ve ailesinin tam isimleri ve mesleklerini, ayrıca videoda görülmekte olan erkek arkadaşının ev adresini ve kimliğini ifşa etmesi sebebiyle özel hayatına ilişkin bilgilerin açığa vurduğu iddiasıyla bir hukuk davası açmıştır.

Başvurucunun davası ve devamındaki kanun yolu başvuruları reddedilmiştir. Mahkemeler, söz konusu raporun Ismayilova’nın soruşturmanın etkisizliğine ilişkin şikayeti üzerine savcılık makamıyla ilgili kamuda olumsuz izlenim oluşması ihtimaline karşılık verme amacıyla yayınlandığını özellikle tespit etmişlerdir.

2013-2014 arası Ismayilova yerel mahkemelere bir dizi başarısız başvuruda bulunmuştur, başvurucunun iddialarına göre savcılık makamları soruşturmayı ertelemekte ve bilgi edinme taleplerine karşılık, yalnızca muğlak ve belirsiz cevaplar vererek soruşturmanın devam ettiğini belirtmektedirler.

Ismayilova’nın Avrupa Mahkemesi önünde başka bir başvurusu (no. 30778/15) daha bulunmakta olup, başvuru 2014’te geniş çaplı zimmet, vergi kaçakçılığı ve başvurucunun Azadliq Radyo’da çalıştığı sürece işlediği iddia edilen güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla yakalanması ve alıkonulmasına ilişkindir. Kendisi isnat edilen suçların bir kısmından beraat etmiş ve 2016’da salıverilmiştir.

Başvurucunun Şikayetleri

Ismayilova 8. maddeye dayanarak (özel hayata, aile hayatına, konuta ve yazışmaya saygı hakkı); tehdit mektubu, yatak odasında bulunan gizli kameralar, mahrem video kayıtlarının internette yayınlanması ve her hâlükârda, etkili soruşturma yürütmeme ve sorumlu kişilerin tespit edilmemesi temelinde özel hayatın gizliliği hakkının korunması için önlem alma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi başta olmak üzere, özel hayatına yapılan ağır müdahalelerden Devlet’in doğrudan sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca aynı madde kapsamında, soruşturma durum raporunun kendisi hakkında soruşturma sırasında toplanan oldukça fazla hassas kişisel bilgiyi ifşa ettiğini iddia etmiş ve bu durumun kendisini tehlike altında hissettirdiğini belirtmiştir.

Son olarak, 10. maddeye dayanarak (ifade özgürlüğü), başvurucu Devlet’in kendisine karşı yürütülen sistematik karalama kampanyalarına doğrudan dahil olduğunu, ya da kampanyaların önlenmesi için gerekli adımları atmadığını iddia etmiştir. Başvurucu davaya konu taciz olaylarının, Azerbaycan’da gazetecilere karşı yürütülen politik amaçlı karalama kampanyaları örüntüsünün bir parçası olduğunu özellikle belirtmiştir.

Başvuru, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne 26 Eylül 2013 tarihinde ulaşmıştır.

Mahkeme’nin Kararı

8. Madde (tehdit mektubu, gizli kamera kayıtları ve mahrem videoların internette yayınlanması yönünden)

Mahkeme bir yandan, Ismayilova’nın özel hayatının gizliliğine yapılan ağır müdahalelerden Devlet’in sorumlu olduğunun “makul şüphenin ötesinde” tespitinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Başvurucunun bu bahisteki argümanı, bağlamsal kanıtlara ya da daha fazla destek ve ayrıntılı soruşturma gerektiren iddialara dayanmaktadır.

Diğer yandan, Devlet’in 8. madde kapsamında Ismayilova’ya karşı işlenen insanlık onurunu kırıcı eylemleri soruşturma yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvurucunun tehdit mektubu alması, apartman dairesine izinsiz şekilde girilerek veri kablolarının ve video kameraların kurulması, başvurucunun hayatının en mahrem veçhelerinin, evinin kutsallığı içerisinde gizlice kaydedilmesi ve devamında video kayıtlarının dolaşıma sokulmasıyla gelen kamusal aşağılanma; başvurucunun özel hayatına oldukça ağır, aleni ve inanılmaz derecede yoğun bir müdahale teşkil etmiştir.

Bununla birlikte, yetkililerin soruşturmayı yürütme şeklinde önemli hatalar ve gecikmeler yaşanmıştır. Bu durum, Ismayilova’ya karşı işlenen suçların dikkatli bir şekilde planlandığı ve hareketlerin icrasında bir dizi kişinin koordineli bir operasyon ile sürece dahil olduğuna ilişkin birçok apaçık emarenin bulunmasına rağmen yaşanmıştır.

İlk olarak, Hükümet yalnızca usuli aşamaların takip edilmesini öngören mahkeme kararları kopyalarını sunmuştur, ancak bu aşamaların gerçekten takip edilip edilmediğini gösterememiştir.  Ayrıca, son derece önemli bir tanık olan ve kendisine kim tarafından talimat verildiğine ışık tutabilecek olan Baktelekom mühendisinin ifadesinin alındığına ilişkin herhangi bir resmi belge gösterilememiştir. Gerçekten de, Ismayilova’nın iddialarına göre, Ismayilova’nın gizli kameraları ve veri kablolarını keşfettikten sonra, apartman dairesinde planladığı ve soruşturmaya bakan savcı ve mühendisin karşı karşıya geldiği bir buluşmada, savcı aktif olarak mühendisin ifadesini almaktan kaçınmıştır.

Ek olarak, Moskova’dan gönderildiği anlaşılan tehdit mektubu ve beraberindeki dondurulmuş video kesiti fotoğraflarının soruşturmaya konu yapıldığına ilişkin davada herhangi bir maddi gerçekliğe rastlanmamaktadır. Örneğin, Rus yetkililere karşı resmi bir talepte bulunulabilinirdi.

Derhal atılması gereken bir diğer acil soruşturma adımı ise, videoların yayınlandığı iki web sitesinin sahiplerinin ve/veya operatörlerinin tespit edilmesi ve video kaynağının öğrenilerek video yükleyicilerinin tanımlanması olabilirdi.

En önemlisi, İsmayilova’nın Hükümet’e oldukça eleştirel ve tanınan bir araştırmacı gazeteci olması ile kendisine işlenen suçlar arasında herhangi bir soruşturma bağlantısı kurulmamıştır.

Ismayilova’nın şikayetlerine rağmen, Ağustos 2013’ten itibaren soruşturmada herhangi bir gelişme kaydedilmemiştir.

Özetle, Mahkeme, Azeri yetkililerin 8. madde kapsamında, soruşturmadaki ciddi eksiklikler ve dava sürecinin bütünüyle uzunluğu göz önüne alındığında, başvurucunun özel hayatının korunmasına ilişkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediğine hükmetmiştir.

8. Madde (soruşturma durum raporunda yayınlanan bulunan kişisel bilgilerin yayınlanması yönünden)

Ismayilova, soruşturma durum raporu ile birlikte kendisine ait hassas kişisel bilgilerin orantısız biçimde ve gereksizce yayınlanmasından ötürü şikayetçi olmuştur.

Mahkeme, 8. maddede tanımlanan ‘özel hayat’ kavramının kapsamının bütün unsurlarıyla tanımlanamayacak kadar geniş olduğunu, yerel makamlar tarafından toplanan ve saklanan bilgilerin ve hatta bir kişinin ev adresinin dahi özel hayat kapsamında korunan kişisel bir bilgi olarak kabul edilebileceğini vurgulamıştır.

Söz konusu davada, savcılık tarafından basınla paylaşılan ve yayınlanan soruşturma durum raporun başvurucunun ev adresini, aile üyelerinin ad ve soyadlarını, erkek arkadaşının adını, soyadını, mesleğini ve arkadaşları ile meslektaşlarının ad, soyad ve mesleklerini açıkça içermektedir. Her ne kadar başvurucu bu bilgilerin ‘özel hayatı’nın yanı sıra ‘aile hayatı’nın da bir parçası olduğunu söylese de, Mahkeme, bütün bu kişisel bilgilerin başvurucunun yalnızca ‘özel hayatı’ ile ilişkili olduğunu, Hükümet’in de buna karşı çıkmadığını belirtmiştir.

Başvurucu ve Mahkeme, bir ceza soruşturması kapsamında bu bilgilerin elde edilmesinde bir sorun görmemektedir, fakat söz konusu bilgilerin savcılık tarafından düzenlenen bir basın açıklaması ile kamuya ifşa edilmesi, başvurucunun özel hayatına saygı hakkına yönelik bir müdahale teşkil etmiştir.

Mahkeme söz konusu bilgilerin kamuya ifşasının özel hayatın gizliliği hakkına açıkça bir müdahale teşkil ettiğini ve müdahalenin meşru görülemeyeceğini tespit etmiştir.

Soruşturma durum raporunun, “soruşturma hakkında kamunun bilgilendirilmesi” amacını taşıyıp taşımadığı tartışmasından ziyade; Hükümet, evlerinin gizliliği içinde cinsel birliktelikte bulunurken gizlice ve hukuka aykırı şekilde kayıt altına alınan başvurucunun partnerinin, adresinin ve kimliğinin yayınlanmasının nasıl bir meşru amaca hizmet ettiğini açıklayamamıştır.

Esasen, soruşturmanın özel hayata yapılan haksız ve aleni bir müdahaleye ilişkin olduğu göz önüne alındığında, yetkililerin başvurucunun haklarının ihlal edilmemesi için daha fazla özen göstermesi gerekirdi.

10. Madde (ifade özgürlüğünün korunamaması yönünden)

Mahkeme, daha önce de sıklıkla vurguladığı üzere, demokratik bir toplumda ifade özgürlüğünün bilginin alınması ve paylaşılmasında temel bir rol oynadığını, Devlet’in, bireyler arasındaki ilişki de dahil olmak üzere ifade özgürlüğünü korumak için pozitif tedbirler almakla yükümlü olduğunu, bu pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi için  de Devlet’in gazetecileri koruyan, ilgili herkesin toplumsal tartışmaya katılabileceği, yetkililere ya da toplumun önemli bir bölümüne ters gelse hatta onları rahatsız ya da şok etse dahi düşüncelerini ve fikirlerini korkmadan ifade edebilecekleri bir sistem yaratması gerektiğini hatırlatmıştır.

Söz konusu davada, tanınan ve ödüller almış muhalif bir gazeteci olarak başvurucu gazetecilik faaliyetleri nedeniyle söz konusu suçun mağduru olmuştur. Başvurucu, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hakkında başlatılan kampanyadan ciddi şekilde endişe ve korku duymuştur ve bunu da defalarca yetkili makamların dikkatine sunmuştur.

Mahkeme, Ismayilova tarafından alınan tehdit mektubunun profesyonel gazetecilik faaliyetleriyle ilişkili olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, Azerbaycan’da gazetecilerin genel durumuna ilişkin raporlar, fiziksel saldırılar ve bu yapıdaki eylemlerin sorumlularının ortaya çıkarılmasına ilişkin algılanan cezasızlık iklimi başta olmak üzere, gazetecilerin gördüğü zulme ilişkin iddialar yapılan değerlendirmede dikkate alınmıştır. Ismayilova, gazetecilik çalışmalarıyla ilgili bir misilleme kampanyasının mağduru olduğuna ilişkin duyduğu korkuyu bizzat ifade etmiştir.

Böyle bir durum karşısında, Devlet’in yalnızca, özel hayata yapılan müdahalelere karşı gerekli önlemleri alması yeterli olmayıp, 10. madde kapsamında ifade özgürlüğünün korunmasına ilişkin ayrıca bir yükümlülüğü daha bulunmaktadır. Bununla birlikte Mahkeme’nin tespit ettiği üzere; ceza soruşturması hatalı ve gecikmeli olarak ilerlemiş, Hükümet-yanlısı olduğu iddia edilen gazeteler tarafından yayınlanan haberler ve yetkililerin soruşturma durumuna ilişkin raporları kamuya açmasıyla söz konusu durum yoğunlaşmış ve soruşturma durum raporu ortada herhangi bir sebep bulunmaksızın Ismayilova’nın özel hayatına ilişkin bilgiler içermiştir. Bu durum, gazeteciliğin korunduğu bir çevrenin ruhuna aykırıdır.

Ayrıca, yetkililer başvurucunun 10. madde kapsamındaki ifade özgürlüğünün korunmasına ilişkin pozitif yükümlülüklerini de yerine getirememişlerdir.

Adli Tazmin (41. Madde)

Mahkeme, Azerbaycan’ın Ismayilova’ya 15,000 Euro manevi tazminat ve 1,750 Euro olan masraf ve giderleri ödemesine hükmetmiştir.

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: