İçeriğe geç

İHAM’ın Razvozzhayev v. Rusya ve Udaltsov v. Rusya kararının özet çevirisi: “Kitlesel eylem organize eden muhalif göstericilerin mahkumiyetle cezalandırılması, Sözleşme’deki çeşitli hakları ihlal eder.”

by 12/12/2019

Razvozzhayev v. Rusya ve Ukrayna ve Udaltsov v. Rusya (başvuru no. 75734/12 ve iki diğerleri) davası, İHAM’ın önceki tarihli birçok kararında da esaslı bir olay ele aldığı Mayıs 2012 tarihli muhalif protestolar ve protestoların neticesinde Moskova şehir meydanında ortaya çıkan karışıklıklara ilişkin olarak, iki kişinin olaylardaki payları sebebiyle “kitlesel kargaşa” organize etme suçundan mahkûmiyet hükmü almaları ile ilgilidir.

İHAM, 19 Kasım 2019 tarihli Daire kararıyla iki başvurucunun da İHAS kapsamındaki çeşitli haklarının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir.

Birinci başvurucu ile ilgili olarak, başvurucunun Ukrayna’da bulunurken Rusya Devlet yetkilileri tarafından kaçırıldığı ve Rusya’ya geri götürüldüğü yönündeki tartışmaya açık iddiaları üzerine hem Rusya’nın, hem de Ukrayna’nın etkili bir soruşturma yürütmemesi sebebiyle, başvurucunun 3. Madde (işkence veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı) ve 5. Madde (özgürlük ve güvenlik hakkı) kapsamındaki haklarının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

İkinci başvurucu ile ilgili olarak, başvurucunun kitlesel kargaşa organize etme suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü sebebiyle 11. Madde (toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü) kapsamındaki haklarının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Mahkeme, birinci başvurucunun bu madde kapsamında yapmış olduğu şikâyeti, başvurucunun eylemlerinin “barışçıl gösteri” kavramı altında değerlendirilememesi sebebiyle reddetmiştir.

Mahkeme, yerel mahkemelerin şiddet olayları için protestocuları suçladığını, ancak gösteri yürüyüşünün başlangıçtaki barışçıl halinden sapılmasında yetkililerin sorumluluğunun mahkemelerce değerlendirmediğini tespit etmiştir. Aksine, Mahkeme’nin önceki tarihli bir davasında tespit ettiği üzere, söz konusu gerginlik yetkililerin beklenmedik bir şekilde gösteri yürüyüşünün gerçekleşeceği yeri değiştirmesi ve protestocularla uygun şekilde iletişime geçmemesi sebebiyle çıkmıştır. Ek olarak, ikinci başvurucu hiçbir şiddet kastı göstermemiş, aksine olayların yatışması için çağrıda bulunmuştur.

Mahkeme ayrıca, 5. Madde, 6. Madde (adil yargılanma hakkı), 8. Madde (özel hayata saygı hakkı) ve Ek Protokol No.1, 1. Madde (mülkiyetin korunması) kapsamında korunan haklar ile ilgili çeşitli başka ihlal kararlarına da hükmetmiştir.

Kararın tamamına buradan, Polat Yamaner tarafından özet çevirisine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Başvuruya Konu Olayların Özeti

Başvurucular Leonid Razvozzhayev ve Sergey Udaltsov, sırasıyla 1973 ve 1977 doğumlu iki Rus vatandaşıdır ve Moskova’da yaşamaktadır.

Bay Udaltsov, hileli olduğu iddia edilen meclis ve başkanlık seçimlerine karşı düzenlenen 6 Mayıs 2012 tarihli gösteri yürüyüşünün organizatörlerinden biridir. Gösteri yürüyüşünün Moskova’da birkaç cadde ilerledikten sonra Bolotnaya Meydanı’ndaki parkta ve Bolotnaya rıhtımında yapılacak bir toplantıyla sona ermesi planlanmıştır.

Binlerce kişinin katıldığı gösteri yürüyüşü gününde, protestocular meydanın polislerce kapatıldığını ve sadece rıhtıma ulaşımın açık olduğunu görmüşlerdir. İkinci başvurucunun da dâhil olduğu protesto liderleri kısa süreli bir oturma eyleminde bulunmuşlar, diğer protestocular ise meydana polis kordonunu kırarak girmeye çalışmışlardır. Neticede polis gösteri yürüyüşünün sonlandırılması çağrısında bulunmuş ve çevik kuvvet ekiplerini göreve çağırmıştır. Söz konusu zamanda protestocular ile polis arasında birçok çatışma da yaşanmıştır. İkinci başvurucu ve diğer gösteri yürüyüşü liderleri tutuklanmıştır.

Yetkililer kitlesel kargaşa ile ilgili olarak soruşturma başlatmışlardır. İkinci başvurucu Şubat 2013’ten, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü açıkladığı Temmuz 2014 tarihine kadar ev hapsinde tutulmuştur.

Devlet Duması[1] milletvekillerinden birinin eski asistanı ve politik bir aktivist olan birinci başvurucu, iltica talebinde bulunmayı planlayarak Ekim 2012’de Kiev’e gitmiştir. Başvurucu kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldığını, zorla bir minibüse bindirilerek rızası hilafına Rusya’ya götürüldüğünü, ardından politik kargaşa çıkarmak ve şiddet eylemleri düzenlemek için komplo kurduğunu itiraf etmesi için zorlandığını iddia etmiştir.

Temmuz 2014’te başvurucular, 6 Mayıs 2012 tarihinde kitlesel kargaşa organize etme suçundan suçlu bulunmuş ve kişi başı, toplamda dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırılmışlardır. Başvurucuların temyiz talepleri reddedilmiş ve Yüksek Mahkeme’ye yapılan dosyaların denetleme incelemesinden geçirilmesi başvurusu Ocak 2016’ta reddedilmiştir.

Başvurucuların İhlal İddiaları

Birinci başvurucu, kaçırılma iddiası ve Rusya ya da Ukrayna tarafından etkili bir soruşturma yürütülmemesi iddiası ile ilgili olarak, İHAS 3. Madde (işkence veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı) ve 5. Madde (özgürlük ve güvenlik hakkı) kapsamında şikâyetçi olmuştur. Başvurucu ayrıca 3. Maddeye dayanarak, tutukluluğu sırasında tıbbi tedavi eksikliği ve yoğun duruşma programının sağlığına etkileri sebebiyle şikâyetçi olmuştur.

Her iki başvurucu da 5. Madde kapsamında tutukluluklarına ilişkin şikâyetçi olmuş, ikinci başvurucu uzun ev hapsi süresine özel olarak değinmiştir, ayrıca her iki başvurucu da kitlesel kargaşa organize etme suç isnadı üzerine yürütülen yargılama sürecinde 6. Madde  (adil yargılanma hakkı) kapsamında birçok hükmün ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

  1. Madde (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) kapsamında, birinci başvurucu tutuklu kaldığı sürede ölen annesinin cenazesine katılabilmek için kendisine mazeret izni verilmemesi ve hapis cezasının, memleketi Moskova’dan çok uzakta olan Krasnoyarsk’ta çektirilmesi sebebiyle şikâyetçi olmuştur.

Başvurucular, 10. Maddeye (ifade özgürlüğü) ve 11. Maddeye (toplantı, gösteri yürüyüşü ve örgütlenme özgürlüğü) dayanarak, protestoların gerçekleştiği mahalde çıkan kargaşadan kendilerinin sorumlu tutulması sebebiyle şikâyetçi olmuşlardır. İkinci başvurucu ayrıca 18. Madde (haklara getirilecek kısıtlanmaların sınırlanması) kapsamında tutukluluk ve ceza yargılamasına ilişkin şikâyette bulunmuştur. İkinci başvurucu ayrıca Ek Protokol No.1 1. Maddeye dayanarak malvarlığına el konulması sebebiyle şikâyetçi olmuştur.

Başvurular İHAM’a sırasıyla 28 Kasım 2012, 13 Ocak 2012 ve 10 Eylül 2015 tarihlerinde yapılmıştır.

Mahkeme’nin Kararı

  1. ve 5. Madde

Bay Razvozzhayev Ekim 2012 tarihinde Rus Devleti adına hareket eden kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığını ve Ukrayna-Rusya sınırından yasadışı şekilde transfer edildiğini belirtmiştir. Başvurucu iltica talebinde bulunmayı planladığı Ukrayna’dan gönüllü şekilde ayrılmamıştır. Ne Ukrayna, ne de Rusya söz konusu iddialar üzerine etkili bir soruşturma yürütmüştür.

Ukrayna Hükümeti ilk olarak, yetkililerin söz konusu olayı soruşturduğunu iddia etmiş, ancak soruşturmanın yeniden açıldığını belirttikten sonra herhangi bir görüş bildirmemiştir. Rusya Hükümeti ise başvurucunun iddialarına karşı çıkmış, başvurucunun gönüllü şekilde geri döndüğünü ifade etmiştir.

Mahkeme, başvurucuyu kaçıran kişilerin Rusya Hükümeti adına hareket ettiğini, ya da Ukraynalı yetkililerin başvurucunun Rusya’ya transferi sürecine dâhil olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığını tespit etmiştir.

Bununla birlikte, Bay Razvozzhayev kaçırılma ve kötü muamele olaylarına ilişkin tartışmaya açık iddialarda bulunmuştur ve her iki ülke de başvurucunun davasına bakılması için gerekli adımları atmamıştır, bu durum her iki ülkenin de 3. Madde ile 5. Madde kapsamındaki usuli güvenceleri ihlal ettiği neticesini ortaya çıkarmaktadır.

Mahkeme, başvurucunun uzun süreli tutukluluğu süresince kendisine tıbbi tedavi imkânının sağlanmadığı ve fazlasıyla yoğun duruşma programı ve mahkeme koşulları sebebiyle sağlığının zarar gördüğü iddialarına ilişkin 3. Madde kapsamında yapmış olduğu şikâyeti, dayanaktan açıkça yoksun bularak reddetmiştir.

  1. Madde

Birinci başvurucu

Mahkeme, yetkililerin tutukluluk süresinin hesaplanmasında kaçırılma süresini ve 1997 yılında yaşanan başka bir olaya ilişkin süreci dikkate almaması sebebiyle, Bay Razvozzhayev’in, 5. Maddenin 1. paragrafı kapsamında yaptığı şikâyeti dayanaktan açıkça yoksun bularak reddetmiştir.

Bununla birlikte Mahkeme başvurucunun bir yıl, dokuz ay boyunca tutuklu kaldığını tespit etmiştir. Kitlesel kargaşa yaratma eylemlerinde bulunma isnadı tutukluluğun ilk periyodunu haklı hale getirebilecekken, Mahkeme suçun yeniden işlenmesi ya da tanıklar üzerinde baskı kurulması riskinin diğer koruyucu tedbirler ile giderilememesi için herhangi bir sebep görememektedir. Bu itibarla, başvurucunun bu kadar uzun sürelerle alıkonulması için yeterli temel bulunmamaktadır ve 5. Maddenin 3. paragrafı ihlal edilmiştir.

İkinci başvurucu

Bay Udaltsov, duruşmasından önce hukuka aykırı şekilde ve uzun süreyle ev hapsinde tutulmasından şikâyetçi olmuştur. Hükümet, söz konusu tedbirin gerekli olduğunu iddia etmiş, nitekim başvurucunun daha önce Moskova’yı terk etmeme ve uygun şekilde davranma yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle de, başka protestolara katıldığını belirtmiştir.

Mahkeme başvurucunun bir yıl, beş ay boyunca ev hapsinde tutulduğunu, başvurucunun kamusal gösterilerdeki önceki tarihli davranışları ile yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle bu tedbirin başvurucunun suç işlemesinin önlenmesi için alındığını ve tedbirin uygulanışının 5. Madde, 1. paragraf, (c) bendi uyarınca haklı hale geldiğini tespit etmiştir. Bu sebeple söz konusu madde ihlal edilmemiştir.

Bununla birlikte, bahsedilen sebepler ev hapsinin yalnızca ilk iki ayı için yeterli olup, sonradan gelen beş ayrı uzatma kararı gereği gibi gerekçelendirilmemiştir. Mahkemeler ilk kararda geçen gerekçelere dayanmışlar ve bu gerekçeyi tekrar incelememişler, ayrıca başvurucunun kefaletle salıverilme talebini yalnızca basmakalıp ifadelerle reddetmişlerdir. Bu sebeplerle birlikte Sözleşme’nin 5. Maddesinin 3. paragrafı ihlal edilmiştir.

  1. Madde

Mahkeme bu madde kapsamında üç ayrı, kabul edilebilir şikâyeti incelemiştir: esasen başvurucularla birlikte yargılanacak, ancak sonradan dava dosyası tefrik edilen ve ceza uzlaşması anlaşması (plea-bargaining) aracılığıyla ayrı bir mahkûmiyet hükmü alan bir tanığın ifadesi hakkında yapılan şikâyet;  Bay Razvozzhayev’in dava esnasında cam bir kabinin içinde tutulması sebebiyle kendisine yapılan müdahaleler hakkında yapılan şikâyet ve yoğun duruşma programının Bay Razvozzayev’i çok fazla yorduğu için dava sürecine etkili bir şekilde katılamaması üzerine yapılan şikâyet.

Mahkeme, sonradan başvuruculara karşı tanık olarak dinlenen bir kişinin dava dosyasının tefrik edilmesi kararının, başvuruculara karşı dengeleyici bir amaç taşımadığını, ya da başvuruculara itiraz etmeleri için herhangi bir talepte bulunma imkânı sağlamadığını tespit etmiştir. Ayrıca söz konusu tanık, cezasının indirilmesi için pazarlık yapabilmek adına yemin altında değilken verdiği ilk ifadeyi devam ettirmek için zorlanmış, bu durum tanık ifadesinin güvenilirliğini zedelemiştir.

Ek olarak, başvurucuların davasına bakan mahkeme söz konusu tanığa karşı varılan hükmü, hükme çekişmeli bir yargılama neticesinde varılmamış olmasına rağmen onaylamış durumdadır. Bu sebeplerle her iki başvurucunun da 6. Maddenin 1. paragrafı kapsamındaki hakları ihlal edilmiştir.

Mahkeme, Bay Razvozzhayev’in beş ay süren davası boyunca cam bir kabin içinde tutulmasını, önceki tarihli içtihadını uygulayarak gereksiz bir müdahale olarak görmektedir. Bu durum 6. Maddenin 3. paragrafının (b) ve (c) bendi paralelinde, başvurucunun 6. Maddenin 1. paragrafı kapsamındaki haklarını ihlal etmiştir.

Duruşma programının yoğunluğu ile ilgili olarak Mahkeme, yerel mahkemelerin bu konuda yapılan başvurucu şikâyetlerine uygun özenin göstermediğini, nitekim yalnızca mahkemede geçirilen zamanın esas alınarak, başvurucunun tutuklu bulunduğu yerden mahkemeye getirilme süresinin dikkate alınmadığını tespit etmektedir. Süreç bir bütün olarak alındığında kümülatif olarak yorucudur ve başvurucunun duruşmalara katılma kabiliyetini ciddi anlamda etkilemiştir. Bu sebeplerle başvurucu savunmasını hazırlamak için yeterli imkânları elde edememiş, bu durum adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkeleri gerekliliklerine zarar vererek 6. Maddenin 1. paragrafı ile 3. paragrafın (b) bendini ihlal etmiştir.

  1. Madde

Hükümet Bay Razvozzhayev’in hasta annesini ziyaret etmesi için neden izin verilmediğine dair hiçbir gerekçe gösterememiştir. Başvurucu ayrıca, cenaze töreninin tutuklu bulunduğu Moskova’da yapılmasına rağmen annesinin cenazesine de katılamamıştır, Hükümet bu duruma sebep olarak zaman eksikliği ve gerekli düzenlemelerin yapılamamasını göstermiştir.

Mahkeme, her ne kadar cenazeye katılmak şeklinde kesin bir hak bulunmamakla birlikte, tutuklu ya da hükümlü insanların aile hayatlarını devam ettirmeye haklarının olduğunu tespit etmektedir. Bu doğrultuda yerel yetkililerin bir kişinin ailesinin cenazesine katılması talebini reddetmesi için, ret sebebine dayanak oluşturacak zorlayıcı sebepler göstermesi ve başka hiçbir alternatif çözümün ortada bulunmaması gerekmektedir.

Bay Razvozzhayev’in davasında, ret kararı başvurucunun kişisel durumuna göre yapılan bir değerlendirmeye dayanmamış, özellikle başvurucunun annesiyle ölümünden önce görüşememesi dikkate alınmamıştır. Zaman kısıtlamaları söz konusu ret kararı için yeterli bir gerekçe teşkil etmemektedir. Bu sebeplerle Bay Razvozzhayev’in 8. Madde kapsamındaki hakları ihlal edilmiştir.

Başvurucunun oturduğu yerden oldukça uzak bir yerde tutulması ile ilgili olarak,  Mahkeme söz konusu durumun olası bir kötüye kullanma ihtimaline karşı yeterli hukuki koruma imkânına haiz olmaması ve uygulanabilir mevzuatın “kanun niteliği” şartını taşımaması sebebiyle Sözleşme’ye aykırı olduğuna karar vermiştir. Bay Razvozzhayev’in cezasının Krasnoyarsk’ta çektirilmesi ile ilgili olarak 8. Madde kapsamında bir başka ihlal kararında bulunulmasına gerek görülmemiştir.

  1. ve 11. Madde

Mahkeme söz konusu şikâyetlerin esas olarak 11. Madde ile ilgili olduğunu, nitekim dava koşullarının barışçıl gösteri yürüyüşü özgürlüğüne yapılan müdahaleler üzerine şekillendiğini tespit etmektedir. Ele alınan dava yalnızca gösterilere katılım ile ilgili olmayıp kitlesel kargaşa organize etme iddiasına dayanması sebebiyle, Mahkeme’nin Bolotnaya Meydanı ile ilgili diğer davalarından ayrılmaktadır.

Mahkeme, Frumklin ve Diğerleri v. Rusya kararı gibi önceki tarihli Bolotnaya davalarındaki tespitlerine işaret ederek;  protestocuların beklenmedik gösteri yeri değişikliği sebebiyle oturma eylemi yaptıklarını, yetkililerin gösteri organizatörleri ile iletişime geçmek için yeterli çabayı göstermediklerini ve polis kordonunun kırılması olayının organizatörlerin istediği bir netice olduğunun doğrulanmadığını belirtmiştir.

Mahkeme aynı zamanda 11. Maddenin barışçıl gösterileri koruduğunu belirterek, bazı protestocuların polisle yaşanan çatışmalarda ve gösteri yürüyüşünün başlangıçtaki barışçıl yapısından sapılmasında paylarının bulunduğunu kabul etmiştir.

Bay Razvozzhayev, birçok kişiyi polis kordonunu kırması için yönlendirmesi itibariyle suçlu bulunmuş, bu durum tanık beyanları ile doğrulanmış, polis kordonunun kırılması oldukça önemli bir zaman aralığında şiddet olaylarının artmasını ve çatışmaların yaşanmasını tetiklemiştir. Mahkeme bu sebeple başvurucunun eylemlerinin “barışçıl gösteri” kavramının dışında olduğunu ifade ederek 11. Madde kapsamındaki başvurucu şikâyetini reddetmiştir.

Bunun aksine, söz konusu madde Bay Udaltsov için uygulama alanı bulmaktadır, bakıldığında oturma eylemi yapılması ve yasadışı kamp yeri bölgesi kurulması çağrısında bulunan başvurucunun hiçbir şiddet kastı bulunmamaktadır.

Mahkeme başvurucunun kitlesel kargaşa organize etme suçundan dört yıl, dört ay hapis cezasına çarptırıldığını, cezanın başka bir yerde gerçekleştirilen benzer eylemler sebebiyle verilen dört yıl hapis cezası ile eşzamanlı çektirilmek üzere hükmedildiğini tespit etmektedir. Mahkemeler başvurucuyu, Bolotnaya Meydanı’ndaki gösterilerin izin verilen alanın dışına taşırılması ve parkta kurulacak bir kamp alanı ile uzun süreli bir protesto yapma girişiminde bulunulması sebeplerine dayanarak, protestocular ile polisler arasında bulunan açık uzaklık sebebiyle sorumlu tutmuştur.

Bununla birlikte Mahkeme, yetkililerin söz konusu olayların yaşanmasında belli bir sorumluluğu bulunduğuna ilişkin tespitlerini tekrar etmiş; yerel mahkemelerin meydanda yaşanan olaylarda yetkililerin sorumluluğunu, Bay Udaltsov’un sorumluluğunun belirlenmesinde dikkate almadığını belirtmiştir.

Ek olarak başvurucunun hiçbir eylemi ya da açıklaması şiddete çağrıda bulunmamış, başvurucu devamlı olarak olayların yatışması için çağrıda bulunmuştur. Başvurucuya diğer gösteriler ile ilgili atfedilen suç isnatlarında da herhangi bir şiddet kastı bulunmamaktadır. Başvurucuya karşı alınan tedbirler ayrıca diğer kişilerin gösterilere katılması hazırlığı ve açık politik tartışma ortamına katılması üzerinde caydırıcı etki yaratmıştır.

Mahkeme, Bay Udaltsov’a verilen cezanın ağırlığı ve mahkemelerin yetkililerin sorumluluğunu dikkate almamasını birlikte değerlendirerek, başvurucuya verilen mahkûmiyet hükmünün, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması meşru amacı ile orantısız bir sonuç doğurduğuna karar vermiştir. Bu sebeple 11. Madde ihlal edilmiştir.

  1. Madde

Mahkeme söz konusu maddenin yalnızca, başvurucuya yönelik Sözleşme’ye aykırı olarak yapılan bir müdahalenin davanın esaslı bir unsuru olduğu zaman uygulama alanı bulduğunu tekrarlamaktadır. Bununla birlikte ele alınan davada, 18. Madde kapsamında yapılan şikâyetlerin, 10. ve 11. Madde kapsamında yapılan şikâyetlerle esas olarak aynı olduğu görülmektedir. Bu sebeple 18. Madde kapsamında ayrı bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Ek Protokol No.1, 1. Madde

Mahkeme, Bay Udaltsov’un malvarlığına el konulması kararının ceza yargılamasının sonlanmasının ardından devam ettiğini, ceza mahkemesinin başvurucunun suçunun ortaya çıkan zararlar sebebiyle özel hukuk davasına yol açtığını belirttiğini tespit etmiştir. Bununla birlikte yerel mahkeme el koyma kararının uzatılması için hangi hukuk kuralına dayandığını belirtmemiş; Hükümet hukuk davası ile ilgili ya da Bay Udaltsov’un mahkûmiyet hükmü alan bir kişi olarak malvarlığını nasıl geri alabileceğine ilişkin bir bilgi sunmamıştır.

Bu sebeplerle, el koyma kararının açık ve öngörülebilir hukuk kurallarına dayanmaması ve hukuka aykırı şekilde verilmesi itibariyle başvurucunun Ek Protokol No.1 1. Madde kapsamındaki haklarının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Adli Tazmin (41. Madde)

Mahkeme, Rusya’nın birinci başvurucuya 11,000 Euro, Ukrayna’nın ise 4,000 Euro manevi tazminat ödemesine karar vermiştir.

Mahkeme, Rusya’nın ikinci başvurucuya 9,000 Euro manevi tazminat ödemesine karar vermiştir.

[1] Ç.N: Rusya yasama organının bir alt meclisidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: