İçeriğe geç

İHAM’ın Fernandes v. Portekiz kararının özet çevirisi: “İstinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesinin beraat kararına etki eden delilleri dikkate almadan mahkumiyet kararı vermesi, adil yargılanma hakkı ihlalidir.”

by 09/03/2020

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 27 Şubat 2020 tarihli kararında bir iş insanıyla yaptığı görüşmeyi kayda alan başvurucuya hapis cezası verilmesiyle ilgili başvuruda başvurucunun istinaf mahkemesi aşamasında adil yargılanmadığına karar verdi.

Fransızca yazılan kararın tamamına buradan, Tuğçe Bozkurt tarafından yapılan basın özeti çevirisinde aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Paixão Moreira Sá Fernandes v. Portekiz, Başvuru no. 78108/14, Karar tarihi: 25.02.2020

Başvuru Konusu Olaylar

Başvurucu Ricardo Paixão Moreira Sá Fernandes, Lizbon’da yaşayan 1954 doğumlu bir Portekiz vatandaşıdır. Kendisi avukattır.

Ocak 2006’da bir Emlak Yatırım Şirketi’nin Müdürü olan iş insanı, ortak menfaatleri konuşmak amacıyla Başvurucu ile iletişime geçmiştir. Birkaç gün sonra Başvurucu ve iş insanı görüşmüş ve bu görüşme esnasında Lizbon Şehir Meclisi üyesinin kardeşi olan Başvurucu’ya abisinin iş insanı ile Lizbon Şehir Meclisi arasındaki anlaşmaya olan muhalefetini geri çekmesi için bir meblağ para teklif edilmiştir. Başvurucu bu konuşmayı gizlice kaydetmiş ve bu kaydı daha sonra iş insanı hakkında açılan cezai soruşturmada gizli ajan olarak işbirliği yaptığı polis yetkililerine aktarmıştır. Taraflar Başvurucu’nun kardeşinin anlaşmaya muhalefetinin son bulması için yapılacak hazırlıkları konuşmak amacıyla çeşitli zamanlarda görüşmüş ve nihayetinde görüşmeler son bulmuştur.

Şubat 2006’da iş insanı rüşvetten soruşturma altına alınmıştır. 2012 yılında Yüksek Mahkeme iş insanını 5 ay hapis cezasına çarptırıp, Devlet Hazinesi’ne 200,000 Euro ödeme yapması karşılığında hapis cezasını geri bırakmıştır. 

Bu esnada, iş insanı Başvurucu ile yaptığı ilk görüşmenin hukuka aykırı kaydedilmesi sebebiyle Başvurucu hakkında şikayette bulunmuştur. 2011 yılında Savcılık tarafından soruşturma başlatılmış ve daha sonra Başvurucu hukuka aykırı kayıt almak ile suçlanmıştır. Başvurucu, Lizbon Mahkemesi’nin ilk derece yargılaması sonucunda beraat etmiş, buna karşın 26 Nisan 2012’de üç hakimden oluşan İstinaf Mahkemesi heyeti tarafından hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Dava daha sonra cezanın belirlenmesi için Lizbon Mahkemesine geri gönderilmiştir. Başvurucu hakkında 1,200 Euro tutarında para cezasına hükmedilmiştir. Başvurucu temyiz mahkemesine başvurmuştur.

Haziran 2014’te, Başvurucu’nun mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazları 26 Nisan 2012 tarihli kararı veren aynı heyet tarafından reddedilmiş ve hukuka aykırı kayıt sebebiyle 4,800 Euro tutarında daha ağır bir cezaya hükmedilmiştir.

Şikayetler

Başvurucu 6. Madde’nin 1. Fıkrasında düzenlenen adil yargılanma hakkına dayanarak, adil bir şekilde yargılanmadığını iddia etmektedir. Bilhassa, ilk derece yargılamasında beraat etmiş olmasına rağmen, üst derece mahkemesi olan Lizbon İstinaf Mahkemesi’nin kendisini veya tanıkları dinlemeksizin Başvurucu aleyhine mahkumiyet hükmü kurmasından şikayetçidir. Buna ek olarak, Lizbon İstinaf Mahkemesi’nin tarafsız olmadığını iddia etmekte ve hukuka aykırı kayıt sebebiyle verilen mahkumiyet hükmünü şikayet etmekle birlikte, ses kaydının iş insanının yolsuzluğa ilişkin mahkumiyetinde etken faktör olduğunu düşünmektedir.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine 5 Aralık 2014’te başvuru yapılmıştır.

Mahkemenin Kararı

İHAS madde 6, fıkra 1

Deliller doğrudan değerlendirilmeksizin Başvurucu hakkında ilk kez İstinaf Mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı verilmesi

Yerel mahkeme olan Lizbon Mahkemesi birkaç tanığın ve Başvurucu’nun dinlendiği bir duruşma yapmıştır. Bunun sonucunda Başvurucu’nun fiilin hukuka aykırı olduğunu bildiğinin kanıtlanamaması ve fiilinin zarurete dayanması (Ceza Kanunu’nun 34. Maddesi) gerekçeleriyle beraat kararı verilmiştir.

İstinaf Mahkemesi üst derece yargılamasında olayın unsurlarına ve yasaya ilişkin yeni bir değerlendirme yapmıştır. İstinaf Mahkemesi, Başvurucu’nun hukuka aykırılığı biliyor olduğu tespitinden hareketle esastan bozmuştur. Bununla birlikte Lizbon İstinaf Mahkemesi hiçbir tanığı ve Başvurucuyu dinlememiştir. Nitekim, Başvurucu fiiilinin hukuka aykırı olduğunu bilmediğine ve fiilinin zarurete dayandığına yönelik savunmasını ileri sürememiştir.

Mahkeme, Lizbon Mahkemesi’nde verilen beraat kararına etki eden bütün delillerin İstinaf Mahkemesi’nde doğrudan ileri sürülmesi gerektiği veya Başvurucu’nun bizzat dinlenmesi gerektiği kanaatindedir. Başvurucu bu sebeple İstinaf Mahkemesi önünde adil yargılanmadan istifade edememiş ve Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. Fıkrası ihlal edilmiştir.

İstinaf Mahkemesi’nin mahkumiyet kararında izlediği gerekçenin kusurlu olması

Öncelikle, İstinaf Mahkemesi, fiilin hukuka aykırılığının Başvurucu tarafından bilindiğine karar vermiştir. Ancak, deliller doğrudan ileri sürülememiştir.

İkinci olarak, İstinaf Mahkemesi Başvurucunun fiilinin zarurete dayandığını kabul etmemektedir. Ancak, Başvurucu’nun iş insanı hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ya da yolsuzlukla mücadeledeki kamu menfaatine sağladığı katkıya değinilmemiştir. Ayrıca, iş insanının kınanabilir davranışına ilişkin herhangi bir yorum da yapılmamıştır.

Bununla birlikte, bu etkenler Lizbon Mahkemesi’nin bir zaruret hali olup olmadığına yönelik değerlendirmesinde rol oynamıştır. Lizbon Mahkemesi, iş insanının ahlaka ve hukuki düzene aykırı davranışı göz önünde bulundurulduğunda, kendi haklarının başvurucununkilerden daha ağır bastığını ileri süremeyeceğine karar vermiştir. İstinaf Mahkemesi’nin bu sebeple yolsuzlukla mücadele gibi meşru amaç taşıyan hukuka aykırılığı ortadan kaldıran sebepleri değerlendirmesi gerekmekteydi. Bu değerlendirmeyi yapmayarak, Başvurucu’nun ileri sürdüğü önemli iddialara yanıt verememiştir.

Ayrıca, tartışmalı kayıt iş insanının aleyhine başlatılan cezai işlemlere dahil edilmiş ve olaylar değerlendirilirken dikkate alınmıştır. Bu unsur İstinaf Mahkemesi’nin incelemesinden açıkça çıkarılmış, böylece hukuki durum bir bütün olarak değerlendirilememiştir.

İstinaf Mahkemesi’nin Başvurucu hakkında para cezasına karar verirken tarafsız olmaması

Mahkeme, Başvurucu hakkındaki cezaya hükmeden yargıçların ikisinin tarafsızlığına yönelik endişelerin nesnel gerekçelere dayandığını tespit etmiştir.

Mahkeme diğer hususların yanı sıra, Başvurucu’nun 26 Nisan 2012 tarihli mahkumiyet kararına yönelik basında veya temyiz dilekçelerinde yaptığı eleştiriler sonucunda yargıçların ikisi ile Başvurucu arasında bir husumet doğmuş olabileceğini kaydetmiştir. Gerçekten, her ikisi de Başvurucu hakkında disiplin soruşturulması açılması olasılığını yükseltmiştir.

Ek olarak, Başvurucu istinaf yargılamasında davanın esasına karar veren aynı mahkeme heyetinin temyiz yargılaması için de atandığı hususunda bilgilendirilmemiştir. Başvurucu bu sebeple yargıçların geri çekilmesi/reddine yönelik itirazlarını dile getirememiştir.

Bu nedenlerle İHAS’ın 6. maddesi’nin 1. fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Adil Tazmin (41. Madde)

Mahkeme, Başvurucu’ya manevi tazminat olarak 3.000 Euro, masraf ve giderleri için 1.632 Euro ödenmesine karar vermiştir.

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: