İçeriğe geç

İHAM’ın I.S. v. İsviçre kararının özet çevirisi: “Tecavüz suçundan beraat eden kişinin önleme amacıyla 8 ay boyunca tutukluluk halinin devam ettirilmesi, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlalidir.”

by 17/10/2020

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) , I.S. v. İsviçre kararında, ilk derece mahkemesi kararı ile beraat edilmesine rağmen Nisan-Aralık 2015 tarihleri arasında önleme amacıyla tutukluluğunun uzatılması kararı verilmesi nedeniyle yapılan başvuruda, oybirliği ile, ihlal kararı vermiştir.

Mahkemeye göre, İHAS 5 § 1 kapsamında I.S.’ye verilen ceza, ilk derece mahkemesinin kararıyla son bulmuştur. Mahkeme, iç hukukun kişinin temyiz sürecinde mahkeme karşısına çıkmasını sağlayacak, ancak özgürlüğünü daha düşük ölçüde ihlal edecek yaptırımlar öngörmesi gerektiğinden bahsetmiştir.

Başvurucunun temyiz süreci devam ederken daha fazla suç işleyebileceğine ilişkin genel bir endişe hali, İHAS 5 § 1(b) kapsamında yeterince somut ve belirli bir durum olarak kabul edilmemiştir.

Kararın basın özetini buradan okuyabilirsiniz. Basın özetinin Türkçeye çevirisi Emre Karaman tarafından yapılmıştır.

I.S. v. İsviçre, Başvuru No. 602202/15, Karar Tarihi: 06.10.2020

Başvuru Konusu Olaylar

Başvurucu, I.S., 1973 doğumlu bir Türk vatandaşıdır ve Baden’de (İsviçre) yaşamaktadır.

4 Ağustos 2014’te, I.S.’nin partneri, kendisine karşı bir suç duyurusunda bulunmuştur. I.S., birden çok kez cinsel saldırı suçu işlediği şüphesiyle gözaltına alınmıştır. Daha sonra ise Aralık 2014’te savcı tarafından hazırlanan iddianameyle birlikte tutuklama kararı verilmiştir.

16 Nisan 2015 tarihinde Bölge Mahkemesi oybirliği ile I.S.’nin beraatına karar vermiştir. Ancak, İsviçre Ceza Usul Kanunu madde 231 uyarınca I.S.’nin önleme amacıyla tutuklu kalması öngörülmüştür. Bir sonraki gün Kanton Mahkemesi, savcı tarafından temyiz ettirilen kararın sonucu belli olana kadar önleyici tutukluluk süresinin uzatılmasına karar vermiştir.

I.S., 12 Mayıs 2015 tarihinde serbest bırakılması için başvuruda bulunmuş, ancak başvurusu reddedilmiştir. İsviçre Federal Yüksek Mahkemesi, I.S.’nin ağır bir ceza ile karşı karşıya kalması ihtimalinden hareketle, firar etmek için ciddi bir nedeni olduğuna karar vermiştir. Ayrıca I.S.’nin, 17 yaşında iken terk ettiği ancak halen dilini bildiği ve tanıdığı insanların var olduğu Türkiye’ye seyahat etmesi ihtimaline karşı gereken önlemleri aldığı belirtilmiştir.

Başvurucu, 19 Ekim 2015 tarihinde serbest kalmak için bir başvuruda daha bulunmuştur ve talebi Kasım 2015’te İsviçre Federal Yüksek Mahkemesince kabul edilmiştir. Kendisi 2 Aralık 2015’te serbest bırakılmıştır.

Başvurucunun Şikayetleri

Başvurucu, 16 Nisan 2015’te ilk derece mahkemesi kararınca beraat etmesine rağmen 2 Aralık’a kadar önleme amacıyla tutukluluk halinin devam ettirilmesinin İHAS madde 5 §1’e aykırı olduğunu iddia etmiştir.

Başvurucu, 28 Kasım 2015 tarihinde İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine başvurmuştur.

Mahkeme’nin Kararı

Mahkeme, başvurucunun 4 Ağustos 2014’ten 16 Nisan 2015’e (ilk derece mahkemesinin beraat kararının verildiği gün) kadar tutuklu kalmasının İHAS madde 5 §1 kapsamında olduğuna kanaat getirmiştir. Ancak Ceza Usul Kanunu madde 231 paragraf 2 uyarınca 16 Nisan 2015’ten 2 Aralık 2015’e kadar süren tutukluluk hali için benzer bir sonuca varılmamıştır.

Mahkeme, İHAS madde 5 § 1’in ilk derece yargılamalarına yönelik yargılama öncesi cezalara bir sınırlama getirmediğini kabul etmiş olmakla birlikte bu konunun 1968 tarihli Wemhoff v. Almanya kararında açıklığa kavuşturulduğunu belirtmiştir. Sonrasında Mahkeme’nin bir dizi Daire ve Büyük Daire kararlarında duruşunu netleştirdiği belirtilmiştir. Buna göre, İHAS madde 5 § 1 kapsamında verilen cezanın, bir ilk derece mahkemesi kararı olsa bile, beraat ile son bulacağı kabul edilmiştir.

Bu yaklaşım mevcut kararda da uygulanmıştır. Çekişmeli yargı kararlarında süregelen olgulara bakıldığına, Baden Bölge Mahkemesinin oybirliğiyle başvurucunun söz konusu suçları işlemediğine kanaat getirdiği görülmüştür. Hal böyle iken ilk derece mahkemesinde verilen beraat kararını takiben, hüküm sadece sözlü olarak verilmiş olup kesinleşmemiş olsa bile, tutuklu kalma halinin İHAS 5 § 1(c) kapsamında sona bulacağına karar verilmiştir.

İsviçre hükümeti, beraat sonrası verilen önleyici tutukluluk kararının tehlikeli bireylerin adalet sisteminden kaçmalarını ve bir “hata” ile serbest kalmalarından sonra daha fazla suç işlemelerini önlemek için gerekli olduğunu savunmuştur.

Bu bağlamda Mahkeme, iç hukuk sürecinde hiçbir suçlamanın -gerek açık gerekse örtülü olarak- temyiz aşamasına taşınmadığını belirtmiştir. Tam aksine, ilk derece mahkemesinin 44 sayfalık bir hüküm yayımlamasından ve kararı oybirliği ile almasından hareketle adaleti temin etme sürecinde herhangi bir hata yapılmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme, iç hukukun kişinin temyiz aşamasındaki mevcudiyetini sağlayacak ancak kişisel özgürlüğü daha az ihlal edecek önlemler sağlaması gerektiği görüşüne varmıştır. Somut olayda başvurucunun kimliğine ve diğer resmî belgelerine el konulmasının, kendisinin temyiz sürecinde mevcut olmasını sağlamak için yeterli olacağı öngörülmüştür.

İsviçre hükümeti, bir “hata” ile serbest kalan kişilerin temyiz aşaması devam ederken daha fazla suç işlemelerinin mümkün olduğunu savunmuştur. Mahkeme, suç işlenmesi ihtimalinde şüphelenmek için belirli nedenlerin var olduğu hallerde, ceza yargısı yetkililerini tutukluluk kararı vermekten alıkoyan bir nedenin olmadığını İHAS madde 5 § 1(c) uyarınca açıkça kabul etmiştir. Ancak bunun kabul edilmesi için -hükümet tarafından dile getirilmiş- başvurucunun suç işleyebileceğine ilişkin genel bir endişe hali yeterli görülmemiştir. Bu bağlamda Mahkeme, S., V. ve A., v. Danimarka kararındaki bulgularını tekrar etmiş ve yakın gelecekte suç işlememe yükümlülüğünün İHAS madde 5 § 1(c) kapsamında -en azından alınmış önlemlere uymama hali olmadıkça- yeterince somut ve belirli bir durum olmadığına karar verilmiştir.

Buna paralel olarak Mahkeme, başvurucunun beraat sonrası önleme amacıyla tutukluluk halinin devam ettirilmesi kararının İHAS madde 5 § 1’de sayılan istisnalara girmediği sonucuna varmıştır. İlgili maddenin ihlal edildiği kabul edilmiştir.

41. madde (Adil tazmin)

Mahkeme, İsviçre’nin başvurucuya 25.000 Euro manevi tazminat ve masraf ve harcamaları için 7.000 Euro ödemesine karar vermiştir.

Bu karar, sadece Fransızca dilinde yazılmıştır.

From → İnsan hakları

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: