İçeriğe geç

İHAM’ın Ryser v. İsviçre kararının özet çevirisi: “Sağlık sebepleri nedeniyle askerliğe elverişsiz olarak nitelendirilen bir kişinin askerlikten muafiyet vergisi ödemekle yükümlü olması ayrımcılık yasağının ihlalidir.”

by 03/02/2021

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), Ryser v. İsviçre başvurusuna ilişkin kararında, oyçokluğuyla, Sözleşme’nin 8. maddesi (özel ve aile hayatına saygı hakkı) ile bağlantılı olarak 14. maddenin (ayrımcılık yasağı) ihlal edildiğine karar vermiştir.

Başvuru, başvurucunun sağlık sebepleri nedeniyle hizmete elverişsiz olarak nitelendirilmesine rağmen askerlik hizmetinden muafiyet vergisi ödeme yükümlülüğüne ilişkindir. Başvurucu sağlık durumuna dayalı olarak ayrımcılığa uğradığı şikayetinde bulunmuştur.

Mahkeme, başvurucunun sağlık durumu temelinde ayrımcı muameleye maruz kaldığına karar vermiştir. Mahkeme bu bağlamda askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olup söz konusu vergiyi ödemekten muaf olan kişiler ile askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olup yine de söz konusu vergiyi ödemekle yükümlü kişilere ilişkin ayrımın makul olmadığını not etmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucunun askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişli olan ancak alternatif sivil hizmete atanarak söz konusu vergiyi ödemekten kaçınabilen vicdani retçiler ile kıyaslandığı zaman açıkça dezavantajlı konuma sokulduğunu not etmiştir. Mahkeme yine söz konusu verginin tutarının görece düşük olmasının kendi başına belirleyici olmadığını ifade etmiştir. Mahkeme ek olarak başvurucunun o dönemde öğrenci olduğunu gözlemlemiştir.

Mahkeme Glor kararının ardından yapılan yasal düzenlemeleri dikkate almıştır. Ancak söz konusu düzenlemeler mevcut başvurudan daha ileri tarihlidir ve başvurucuya uygulanamayacak durumdadır.

Ryser v. İsviçre kararının tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Mahkeme tarafından yayımlanan kararın basın özetinin çevirisi Batuhan Karataş tarafından yapılmıştır.

Ryser v. İsviçre, Başvuru Numarası: 23040/13, Karar Tarihi: 12.01.2021

Başvuruya Konu Olaylar

Başvurucu Jonas Ryser, 1983 yılında doğmuş bir İsviçre vatandaşıdır.

2004 yılının Ekim ayında yetkili makamlar sağlık sebeplerine dayanarak başvurucunun askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişli olmadığını bildirmişlerdir. Dolayısıyla başvurucu askerlik seçimi sırasında geçirdiği iki gün haricinde askerlik hizmetini yerine getirmemiştir. Ancak, başvurucunun sivil savunma hizmeti için elverişli olduğu bildirilmiştir.

2010 yılının Şubat ayında, Berne Kantonu Kamu Güvenliği, Spor ve Ordu İlişkileri Ofisi, başvurucunun 2008 yılı için ödenebilir tutarı 254.45 İsviçre Frangı olan askerlik hizmetinden muafiyet vergisini ödemesi gerektiğine karar vermiştir.

2010 yılının Mart ayında başvurucu bu karara itiraz etmiş ve ilgili vergiden muaf tutulmasını talep etmiştir.  Başvurucu, askerlik hizmetinden muafiyetinin sağlık sebeplerine dayandığı için ne askerlik hizmetini ne de alternatif sivil hizmeti yerine getiremeyeceğini öne sürmüştür. Ofis, başvurucunun itirazını reddetmiştir.

2011 yılının Aralık ayında, başvurucu, sivil savunma birimine atandığı ve başlangıç eğitiminden muaf olduğu hususlarına ilişkin olarak bilgilendirilmiştir. Başvurucu bir önceki itirazı ile aynı sebeplere dayanarak bu kararlara karşı Kanton Vergi İtirazları Kurulu’na başvurmuş, ancak başvurucunun itirazı reddedilmiştir.

Sonrasında başvurucu kamu hukuku temyiz başvurusu yoluyla dosyayı Federal Yüksek Mahkeme’nin önüne götürmüştür. Başvurucu, Federal Yüksek Mahkeme’den Ofis ve Kurul tarafından alınan kararın iptali ile başvurucudan muafiyet vergisinin tahsil edilmesinin ayrımcılık sonucunu doğuracağı ve bu sebeple ilgili verginin somut olayda uygulanmaması gerektiği yönünde karar vermesini talep etmiştir. 2012 yılının Kasım ayında Federal Yüksek Mahkeme temyiz başvurusunu reddetmiştir.

İkametgah değişikliğinin ardından başvurucu Berne Şehri Sivil Savunma Birimi’ne atanmıştır. 6 Şubat 2013 tarihli bir mektup ile başvurucu kural olarak bu hizmeti yerine getirmesinin gerekli olmadığına ilişkin bilgilendirilmiştir. 31 Aralık 2013 tarihinde başvurucu askerlik hizmetinden kesin olarak muaf tutulmuştur.

Başvurucunun Şikayetleri

Başvurucu, 8. madde (özel ve aile hayatına saygı hakkı) ile bağlantılı olarak 14. maddeye (ayrımcılık yasağı) dayanarak sağlık durumu sebebiyle ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle şikayette bulunmuştur.

Başvuru, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne 25 Mart 2013 tarihinde yapılmıştır.

Mahkeme’nin Kararı

8. madde (özel ve aile hayatına saygı hakkı) ile bağlantılı olarak 14. madde (ayrımcılık yasağı)

Başvurucu, “hafif” engeli sebebiyle askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz bir birey olarak, askerlik hizmetinden muafiyet vergisini ödemekle yükümlü olmadıkları göz önünde bulundurulduğunda; bir yanda “ağır” engeli sebebiyle askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz kişiler ve diğer yanda askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişli kişilerden farklı muamele görmesi nedeniyle kendisinin sağlık durumuna dayalı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği şikayetinde bulunmuştur. Başvurucu, askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olduğuna karar verilen bir kişi olan kendisinin aksine, askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişli kişilerin vicdani retçiler olarak muafiyet vergisinden kaçınmak amacıyla alternatif sivil hizmete katılabildiklerini ifade etmiştir.

Mahkeme, Glor v. İsviçre başvurusuna atıf yaparak, mevcut başvurunun gerçekten de bağlantılı olarak benzer durumda bulunan kişilere farklı muamele edilmesine ilişkin olduğu kanaatine varmıştır. Mahkeme ayrıca, başvurucunun askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olduğu kararının gerekçesi olan sağlık durumuna dayalı olarak ayrımcılık yapılmasının da 14. madde tarafından yasaklandığını vurgulamıştır.

Mahkeme, Glor kararında İsviçre mevzuatının askerlik hizmetini veya sivil hizmeti yerine getiren kişiler ile bu hizmetlerden muaf olan kişiler arasında bir dereceye kadar eşitlik sağlamayı amaçladığını gözlemlemiştir. Glor başvurusunda şikayete konu olan vergi, askerlik hizmetinin yerine getirilmesine ilişkin efor ve yükümlülüklerin karşılanması amacını taşımaktadır. Mahkeme söz konusu gerekçelendirmeyi mevcut başvuru için de kabul etmiştir.

Mahkeme, mevcut başvuru ve Glor başvurusu arasındaki benzerlikleri göz önünde bulundurarak mevcut başvuruya ilişkin değerlendirmesini, Mahkeme’nin 8. madde ile bağlantılı olarak 14. maddenin ihlal edildiğine hükmettiği Glor başvurusundan farklı bir karar vermesini haklı göstermek amacıyla Hükümet tarafından iddia edildiği üzere iki başvuru arasında fiili farklılıklar bulunup bulunmadığının tespiti ile sınırlı tutması gerektiğini kabul etmiştir.

Mahkeme, Hükümet’in başvurucunun askerlik hizmetini yerine getirme isteğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı savunmasına ilişkin olarak, başvurucunun sağlık durumu sebebiyle askerlik hizmetini yerine getirmeye ve İsviçre Ordusu’nda görevli uzman doktorlar tarafından sıhhiye hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olarak nitelendirilmesi sebebiyle söz konusu isteğin varlığının veya yokluğunun belirleyici olmadığına karar vermiştir.

Hükümet ayrıca başvurucunun herhangi bir engele sahip olduğunu ortaya koyamadığını ve başvurucunun durumunun şeker hastası olan Bay Glor’un durumundan önemli ölçüde farklı olduğu kanaatindedir. Tarafların başvurucunun sağlık probleminin veya fiziksel özrünün niteliğine ilişkin herhangi bir bilgi sağlamadığı göz önünde bulundurulduğunda Mahkeme söz konusu husus üzerine yorum yapamayacaktır. Buna uygun olarak Mahkeme bu noktada Hükümet’in başvurucunun durumunun Bay Glor’un durumundan farklı olduğu iddiasını kabul edemeyecektir.

Muafiyet vergisine alternatif oluşturacak diğer tür hizmetlerin varlığına ve özellikle sivil savunma kurumları için çalışarak muafiyet vergisinin tutarının azaltılması olasılığına ilişkin olarak ise Mahkeme, başvurucunun 6 Aralık 2011 ve 6 Şubat 2013 tarihli mektuplar ile sivil savunma birimine atandığı dolayısıyla kural olarak askerlik hizmetini yerine  getirmek zorunda olmadığı hususlarına ilişkin olarak bilgilendirildiğini gözlemlemiştir. Ek olarak taraflar sivil hizmeti yerine getirmeye hak olmadığı hususunda anlaşmışlardır. Sonuç olarak Mahkeme, muafiyet vergisinin tutarının azaltılması olasılığının yalnızca teorik olarak var olduğuna karar vermiştir.

Verginin tutarı hakkında ise Mahkeme yine bunun da kendi başına belirleyici olmadığına karar vermiştir. Gerçekten de Mahkeme, başvuruya konu vergi tutarının düşük olmasına rağmen (2008 yılı için 254.45 İsviçre Frangı) başvurucunun o dönemde öğrenci olduğunu ifade etmiştir. Mahkeme ayrıca söz konusu verginin genellikle bir kişinin yirminci ila otuzuncu yaşları arasına tekabül eden mecburi hizmet gerekliliği süresince ödenebilir olduğunu gözlemlemiştir. 

Son olarak Hükümet tarafından sunulan açıklamaları ve başvurucunun askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olarak nitelendirilmesinin gerekçelerine ilişkin bilgi eksikliğini göz önünde bulundurarak Mahkeme, yetkili makamların başvurucunun rahatsızlığının boyutuna ilişkin değerlendirmesinin neden iki başvuru için farklı olması gerektiğini anlayamamıştır.

Sonuç olarak Mahkeme, başvurucunun durumunun Bay Glor’un durumundan, Glor başvurusuna ilişkin hükümden farklı bir hüküm kurmayı gerektirecek kadar farklı olmadığı görüşündedir. Bu sebeple yetkili makamlar tarafından askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olup söz konusu vergiyi ödemekten muaf olan kişiler ile askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişsiz olup söz konusu vergiyi ödemekle yükümlü kişilere ilişkin belirlenen ayrımın gerekçesi makul değildir. Mahkeme ayrıca başvurucunun askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişli olan ancak alternatif sivil hizmete atanarak söz konusu vergiyi ödemekten kaçınabilen vicdani retçiler ile kıyaslandığı zaman açıkça dezavantajlı konuma sokulduğunu not etmiştir.

Mahkeme ayrıca Glor kararının ardından yapılan yasal düzenlemeleri dikkate almıştır. Ancak söz konusu düzenlemeler mevcut başvurudan daha ileri tarihlidir ve başvurucuya uygulanamayacak durumdadır.

Bu nedenle başvurucu ayrımcı muameleye maruz kalmış ve 8. madde ile bağlantılı olarak 14. madde ihlal edilmiştir.

Adil Tazmin (41. madde)

Başvurucu belirlenmiş süre zarfı içerisinde adil tazmin açısından herhangi bir geçerli talepte bulunmamıştır.

Ayrı Görüş

Yargıç Keller işbu hükme eklenmiş muhalif görüş ortaya koymuştur.

Bu karar, yalnızca Fransızca dilinde yazılmıştır.

From → İnsan hakları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: