İçeriğe geç

İHAM’ın Shahzad v. Macaristan kararının özet çevirisi: “Sırbistan’dan Macaristan’a giren Pakistan vatandaşının resmi işlem olmaksızın sınır dışı edilmesi topluca sınır dışı etme yasağının ihlalidir.”

by 26/08/2021

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), Shahzad v. Macaristan davasında, 8 Temmuz 2021 tarihinde oybirliğiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 4 Numaralı Protokolü’nün 4. maddesinin (yabancıların topluca sınır dışı edilmeleri yasağı) ve 4. Numaralı Protokol’ün 4. maddesiyle bağlantılı olarak İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 13. maddesinin (etkili başvuru hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir.

Dava, başvurucunun bir grupla birlikte Sırbistan’dan Macaristan’a girişi ve ardından polis tarafından resmi işlem olmaksızın sınır dışı edilmesini konu almaktadır.

Mahkeme özellikle, başvurucunun bireysel durumu yetkililer tarafından tespit edilmediği ve Macaristan’a giriş için gerçek ve etkili yollar sağlanmadığı için başvurucunun “topluca” sınır dışı edilmeye maruz kaldığına karar vermiştir, ek olarak, sınır dışı edilme başvurucunun bir davranışının sonucu olarak da gerçekleşmemiştir. Ayrıca, başvurucu için yeterli bir hukuk yolunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

İngilizce yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi Pınar Baysal tarafından yapılmıştır.

Shahzad v. Macaristan, Başvuru No: 12625/17, Karar tarihi: 08.07.2021

Temel olgular

Başvurucu, Khurram Shahzad, 1986 doğumlu ve Gujrat’ta (Pakistan) yaşayan bir Pakistan vatandaşıdır.

Başvurucu, Pakistan ordusu tarafından kötü muamele gördüğü iddiasıyla 2008-09 yıllarında Pakistan’ı terk etmiştir. Yunanistan’a girmiş ancak diğer Avrupa ülkelerine giriş yapamamıştır. 2016 yılında Kuzey Makedonya üzerinden Sırbistan’a gelmiştir. Başvurucuya göre, Sırbistan’a sığınma başvurusunda bulunmuş ancak başarısız olmuştur. Sığınma talebinde bulunmak için Macaristan’a girmeye çalışmıştır. Geri çevrilmiştir. Subotica bölgesinde kalarak ve birkaç kez Macaristan’a girmeye çalışmış ancak başaramamıştır.

11 Ağustos 2016’da başvurucu, bir grup insanla birlikte yine düzensiz bir şekilde sınırı geçmiştir. Birkaç saat sonra başvurucu ve grubun diğer üyeleri Macaristan polisi tarafından yakalanmış ve Macaristan ile Sırbistan arasındaki sınırın diğer tarafına götürülmüştür. Resmi bir karar alınmamıştır. Video görüntüleri, başvurucu ve diğerlerinin, sınırın Sırbistan tarafında bırakıldığını göstermiştir. Başvurucunun Macaristan’a yasal olarak girmesinin tek yolu iki geçiş bölgesidir. Başvurucuya göre, bu yollara erişim o sırada 15 kişi ile sınırlandırılmıştır. Sığınmacılar ayrıca giriş yapmadan önce göçmenlerden birine (“liste yöneticisi”) kaydolmak zorundadırlar (bir kez tek/bekar erkek olması sebebiyle reddedilmiştir). İsimlerin bekleme listesine kaydedilmesi ve ardından bu listedeki kişilerin transit bölgeye girmesine izin verilmesi için resmi bir prosedür yoktur. Başvurucu Macaristan’a giremediği için Sırbistan’da kalmıştır.

Başvurucu, 2016 yılının sonlarında gönüllü olarak Pakistan’a dönmüştür.

Şikayetler

Başvurucu, Sözleşme’ye Ek 4 Numaralı Protokol’ün 4. maddesine (yabancıların topluca sınır dışı edilmeleri yasağı) ve 4. Numaralı Protokol’ün 4. maddesiyle bağlantılı olarak 13. maddeye (etkili başvuru hakkı) dayanarak Macaristan’dan sınır dışı edilmesinin topluca sınır dışı edilme kapsamına girdiğini ve şikayetleri için kendisine başvurabileceği bir hukuk yolunun tanınmadığını ifade etmiştir.

Mahkeme’nin kararı

4 Numaralı Protokol’ün 4. maddesi

Mahkeme, teknik olarak Sırbistan sınırındaki Macaristan toprakları olan sınırın diğer tarafındaki arazi şeridine götürülmesine rağmen, başvurucunun 4 Numaralı Protokol’ün 4. maddesi anlamında sınır dışı edildiğini tespit etmiştir.

Mahkeme, sınır dışı edilmenin “toplu” olarak nitelendirilmesi için belirleyici kriterin “gruba mensup her bir yabancının bireysel durumunun makul ve nesnel bir incelemesinin” olmaması olduğunu yinelemiştir. İlgili kişilerin davranışlarına bağlı olarak olası istisnalar vardır.

Başvurucunun kimliğinin belirlenmediği veya Sırbistan’a gönderilmeden önce durumunun tespit edilmediği taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Mahkeme için geriye kalan soru, yaşanan durumun başvurucunun kendi davranışlarının bir sonucu olup olmadığıdır.

Mahkeme, başvurucunun bir grubun parçası olarak Macaristan’a girdiğini kaydetmiştir. Ancak Hükümet, bunun kargaşaya yol açacak bir durum veya kamu güvenliği riski yarattığını iddia etmemiştir. Durumu kontrol etmek için yeterli Hükümet görevlisi vardır; her halde, başvurucu ve arkadaşları güç kullanmamış veya direnmemişlerdir.

Mahkeme, Schengen Bölgesi dışındaki ülkelerle sınıra sahip olan Macaristan gibi taraf devletlerle ilgili olarak, Sözleşme haklarının etkinliğinin, bu devletlerin gerçek ve etkili yasal giriş yolları, özellikle sınıra gelişler için sınır prosedürleri sağlamasını gerektirdiğini yinelemiştir. Başvurucunun davasında, mevcut erişim noktaları, Sırbistan’a iade edildiği yerden 40 ve 84 km uzaktadır. Başvurucu, giriş yapanların günlük limiti ve önceden kayıt yaptırma zorunluluğu nedeniyle bu bölgelerin kendisi için erişilebilir olmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme, oldukça düşük olan günlük giriş limitleri ve göçmenlerin kabulünü düzenleyen uygun güvencelerin eşlik ettiği herhangi bir resmi prosedürün olmaması nedeniyle Macaristan’ın etkili bir giriş yolu sağlayamadığı kanaatine varmıştır.

Sonuç olarak Mahkeme, başvurucunun sınır dışı edilmesinin, “topluca” olduğunu ve hak ihlaline yol açtığını tespit etmiştir.

4. Numaralı Protokol’ün 4. maddesiyle bağlantılı olarak 13. madde

Mahkeme, Hükümet’in, Devlet Sınırları Yasası’nın 5(1a) bölümü uyarınca sınır dışı edilen kişilerin polis tedbirine karşı şikayette bulunma hakları konusunda bilgilendirildiği yönündeki iddiasını dikkate almıştır. Ancak, böyle bir şikayet için yasal dayanak ve de ilgili herhangi bir içtihat sunulmamıştır. Başka bir başvuru yolu da önerilmemiştir.

Mahkeme, başvurucunun elinde yeterli bir hukuk yolunun bulunmadığını ve bu durumun Sözleşmenin ihlaline yol açtığını tespit etmiştir.

Adil tazmin (41. madde)

Mahkeme, Macaristan’ın başvurucuya manevi tazminat olarak 5.000 Euro ve masraf ve giderler için 5.000 Euro ödemesine karar vermiştir.

From → Haberler

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: