İçeriğe geç

İHAM’ın Atristain Gorosabel v. İspanya kararının özet çevirisi: “Tecritte tutulan başvurucunun polis tarafından sorgulandığı sırada adli yardıma ve kendi seçtiği bir avukata erişiminin olmaması adil yargılanma hakkının ihlalidir.”

by 03/02/2022

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 18 Ocak 2022 tarihli Atristain Gorosabel v. İspanya kararında oybirliğiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 6. maddesinin 1. fıkrasının (adil yargılanma hakkı) ve 3.fıkrasının (c) bendinin (kişinin kendi seçeceği avukat yardımını alma hakkı) ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Dava, başvurucunun tecritte tutulması ve polis tarafından avukatı olmadan kendi aleyhinde ifadeler vererek sorgulanmasıyla ilgilidir. Bu ifadeler, terör suçlarından mahkumiyetinin sebeplerinin bir kısmını oluşturmuştur.

Mahkeme özellikle, bireyselleştirilmiş gerekçeler sunmadan başvurucunun avukata erişiminin engellenmesinin, başvurucuyu suçlayıcı ilk ifadesinin delil olarak kabul edildiği kadarıyla müteakip ceza yargılamalarının adilliğini baltaladığını tespit etmiştir. Duruşma sırasında düzeltici tedbirlerin alınmaması, başvurucunun savunma haklarına telafi edilemez bir şekilde zarar vermiştir.

İngilizce yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özetinin çevirisi av. Rumeysa Budak tarafından yapılmıştır.

Atristain Gorosabel v. İspanya, Başvuru no.15508/15, Karar Tarihi: 18 Ocak 2022

Temel Olgular

Başvurucu Javier Atristain Gorosabel, 1970 doğumlu bir İspanyol uyrukludur. Halihazırda terör örgütü üyeliği ve patlayıcı bulundurmaktan 17 yıl hapis cezasını çekmektedir.

Atristain Gorosabel, bir Avrupa tutuklama emriyle Fransa’da tutuklanmış ve terör örgütü ETA ile ilgili suç işlediği şüphesiyle 2010 yılında İspanya’ya iade edilmiştir. İlgili örgüte üye olduğunu reddetmiştir. O yıl daha sonra yargılama sona ermiştir.

Özellikle Bay Atristain Gorosabel’in bir parçası olduğu iddia edilen ETA hücresine odaklanan ikinci bir soruşturma daha yürütülmüştür. 29 Eylül 2010’da, soruşturmanın bütünlüğünü korumak için Audiencia Nacional tarafından tecrit halinde tutulması emredilmiştir. Kendisine bir adli yardım avukatı atanmış, ancak onunla konuşamamış ve herhangi bir hukuk danışmanıyla görüşmesine izin verilmemiştir. Evinde yapılan aramada ele geçirilen patlayıcılar ve bilgisayar disklerindeki bilgiler ışığında tutukluluk süresi uzatılmıştır. Adam kaçırmaya teşebbüs, polis memurları hakkında bilgi verme vb. alanlarda ETA ile “işbirliği” yaptığını belirterek polis tarafından sorgulanmıştır.

Bay Atristain Gorosabel daha sonra, evinde ateşli silahlar, mermiler, terörle ilgili birkaç el kitabı içeren çeşitli USB belleklerin ve bazı sahte plakaların nerede bulunabileceğini açıkladığı bir ifade vermiştir. Polis bu malzemeyi bulmuştur.

Tutukluluk sırasında Bay Atristain Gorosabel, bir doktor tarafından günlük olarak muayene edilmiştir. Doktora polisin kız arkadaşını yakalamakla tehdit ettiğini iddia etmesine rağmen, herhangi bir kötü muameleye rastlanmamıştır.

4 Ekim 2010’da sorgu yargıcının huzuruna çıkarılmıştır. Hücre hapsi kaldırılmıştır. 16 Nisan 2013 tarihinde, bir terör örgütüne üye olmaktan ve patlayıcı bulundurmaktan suçlu bulunmuş ve Audiencia Nacional tarafından mahkum edilmiştir. Mahkeme, başvurucunun evinde sakladığı iddia edilenler de dahil olmak üzere çeşitli maddi delillere ve tanık beyanlarına ve kendi aleyhine yaptığı ifadelerine atıfta bulunmuştur. Mahkeme, herhangi bir kötü muamele yapılmadığını ve ifadesini serbestçe verdiğini belirtmiştir.

Bu karar ve kötü muamele olmadığına dair karar, Yüksek Mahkeme tarafından onanmıştır. Bay Atristain Gorosabel tarafından yapılan bir amparo(ispanyol hukukunda ihzar müzekkeresine benzer bir usul) temyiz başvurusu 2014 yılında kabul edilemez bulunmuştur.

Şikayetler

Sözleşme’nin 6.maddesinin 1.fıkrasına (adil yargılanma hakkı) ve 3.fıkrasının (c) bendine (kişinin kendi seçeceği avukat yardımını alma hakkı) dayanarak başvurucu, tecrit halinde tutulduğu sırada, polis sorgusu sırasında kendi seçtiği bir avukata erişiminin engellendiğinden şikayet etmiştir.

Mahkeme’nin Kararı

Mahkeme, 6. maddenin yalnızca mahkeme önündeki yargılama için değil, aynı zamanda yargılama öncesi işlemler için de geçerli olduğunu yinelemiştir. Kişi tarafından bir suç işlendiğine dair bir iddianın yetkililer tarafından resmi olarak bildirilmesinden veya kişinin durumunun yetkililer tarafından gerçekleştirilen eylemlerden önemli ölçüde etkilenmesinden dolayı bir “suç isnadı” mevcut olmuştur. Genel olarak, böyle bir “suç isnadı” olduğu anda bir avukata erişim sağlanmalıdır. Mahkeme, hücre hapsi (tecrit) kararının yalnızca istisnai durumlarda ve yalnızca yasaların öngördüğü amaçlar için bir soruşturma hakimi tarafından emredilmesi gerektiğini yinelemiştir.

Kesin olmamakla birlikte, Mahkeme, başvurucunun kendi seçeceği bir avukata ve hatta herhangi bir noktada avukata erişiminin kısıtlanması ihtiyacına ilişkin olarak yetkililer tarafından herhangi bir bireysel değerlendirme ve gerekçe sunulmadığını tespit etmiştir. Tecrit kararı, ilgili yasaya uygun olmakla birlikte, çok genel bir mahiyette verilmiştir.

Mahkeme, başvurucunun karakolda verdiği ifadelerin başvurucunun mahkumiyeti için önemli bir temel oluşturduğunu ve yerel mahkemenin, adli yardım avukatının bu sırada başvurucuyla iletişim kuramadığına ilişkin şikayetleri ele almadığını gözlemlemiştir. Yargılamaların genel olarak adilliği açısından, başvurucunun adli yardım avukatının ilgili zamanda kendisine ulaşmasının ve bireyselleştirilmiş gerekçeler sunmadan kendi seçtiği bir avukattan yardım almasının engellemesi başvurucunun suçlayıcı ilk ifadesinin delil olarak kabul edildiği kadarıyla, müteakip ceza yargılamalarının adilliğini baltalamıştır. Duruşma sırasında düzeltici tedbirlerin alınmaması, başvurucunun savunma haklarına telafi edilemez bir şekilde zarar vermiştir.

Sözleşme’nin 6.maddesinin 1.fıkrası ve 3.fıkrasının (c) bendi ihlal edilmiştir.

Mahkeme son olarak, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5 Ekim 2015 tarih ve 13/2015 tarihli Teşkilat Kanunu’yla değiştirildiğini ve şu anda tecritte tutulan bireylerin özel koşullarına ilişkin bireysel bir değerlendirme sağladığını kaydetmiştir. Ancak bu değişiklik söz konusu tarihte geçerli değildir.

Adil Tazmin (41.Madde)

Mahkeme, İspanya’nın başvurucuya manevi tazminat olarak 12.000 Euro ve masraf ve giderler için 8.000 Euro ödemesine karar vermiştir.

Karar yalnızca İngilizce dilinde yazılmıştır.

From → Haberler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: