İçeriğe geç

İHAM’ın Bonnet v. Fransa kararının özet çevirisi: “Alain Soral’ın Charlie Hebdo dergisindeki karikatüründe Yahudilere karşı ırkçı hakarette bulunmaktan ve Holokost gibi insanlığa karşı suçları sorgulamaktan para cezası ödemeye mahkum edilmesi, ifade özgürlüğünü ihlal etmez.”

by 04/03/2022

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 24 Şubat 2022 tarihli Bonnet v. Fransa kararında (Başvuru No. 35364/19), oybirliğiyle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna hükmetmiştir.

Dava, Alain Soral olarak bilinen başvurucu Alain Bonnet’nin, bir kişi ya da gruba kökenleri veya belirli bir etnisite, ulus, ırk veya dine mensubiyetleri gereği aleni olarak hakarette bulunması suçu ve insanlığa karşı suçların varlığını sorgulama suçu sebebiyle Fransız mahkemeleri tarafından mahkumiyetine ilişkindir. Mahkeme önünde, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 10. maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle şikayetçi olmuştur.

Söz konusu mahkumiyet kararı; “Equality and Reconciliation” (Eşitlik ve Uzlaşma) isimli internet sitesinde, Charlie Hebdo’nun ön sayfasının parodisi olan “Chutzpah Hebdo” başlıklı sayfada , “tarihçiler denizde” ifadesi içeren ve sabun, bir abajur, bağcıksız bir ayakkabı ve peruk tasvir eden çizimlerin yanında Charlie Chaplin’in yüzünü temsil eden bir çizimle Davut Yıldızı’nın önünde “Shoah neredesin?” sorusunu sorduğu, birkaç konuşma balonuyla “burada”, “hemen burada” ve “burada da” cevaplarının verildiği çizimi takiben verilmiştir.

Mahkeme, yerel mahkemelerin söz konusu suça tabi karikatürün çeşitli unsurlarının direkt olarak Yahudi toplumu hedef aldığına ilişkin bulgularında ilgili ve yeterli gerekçeler sunduğu görüşündedir. Karikatürün ve ilettiği mesajın kamu yararına herhangi bir tartışmaya katkıda bulunduğu değerlendirilemez ve Sözleşme’nin 10. maddesi kapsamında azaltılmış güvence sağlanan bir kategori altındadır.

Bu bağlamda Mahkeme, Fransız otoritelerinin açıkça belirlenmiş bir tarihsel olay olan Holokost’un varlığını sorgulayan veya inkar eden açıklamalara veya konuşmalara karşılık vermeye zaten davet edildiğini kaydetmiştir.

Suç teşkil eden karikatürün doğası, ortamı ve bağlamı gibi temel faktörlere ilişkin, yerel mahkemeler davayı ayrıntılı olarak incelemiş ve çeşitli menfaatleri dengeli olarak tartmıştır: başvurucunun ifade özgürlüğü hakkı, öte yandan, ilgili ve yeterli gerekçelere dayanarak başkalarının haklarının korunması.

Son olarak Mahkeme, bir hapis cezasına karar verilebileceğini ancak başvurucunun temyizde 10.000 Euro ödemeye mahkum edildiğini ve bu miktarın ciddi bir miktar olmasına rağmen ilk derece mahkemesinde verilenden daha az olduğunu kaydetmiştir.

Mahkeme, Sözleşme’nin 10. maddesinin uygulanabilir olduğunu varsayılsa dahi, başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğuna karar vermiş ve şikayeti açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetmiştir.

Karar kesindir.

Fransızca olarak kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi ise Dadlez Sabak tarafından yapılmıştır.

Bonnet v. Fransa, Başvuru No. 35364/19, Karar Tarihi 25.01.2022

Temel Olaylar

Alain Soral olarak bilinen başvurucu Alain Bonnet 1958 yılında doğan ve Ternant’ta yaşayan bir Fransız vatandaşıdır.

22 Mart 2016’daki Brüksel saldırılarının hemen ardından 3 Nisan 2016’da “Égalité et Réconciliation”da (“Equality and Reconciliation”) (“Eşitlik ve Uzlaşma”) “Haftanın karikatürleri” altında haftalık Charlie Hebdo’nun 30 Mart 2016’daki sayısının parodisini yapan bir derginin gazetenin ön sayfasın yayınlandığı ve  “Papaoutai” şarkısının yazarı, Ruanda asıllı Belçikalı şarkıcı Stromae’yi tasvir eden bir makale yayınlandı. Söz konusu sayfa, “Chutzpah Hebdo” başlığını ve “Saldırılar: Siyonistler iş başında”, “Rapor: Mossad Molenbeeks’i nasıl yarattı” alt başlıklarını, “tarihçiler denizde” ifadesini ve sabun, bir abajur, bağcıksız bir ayakkabı ve peruk tasvir eden çizimlerin yanında Charlie Chaplin’in yüzünü temsil eden bir çizimle Davut Yıldızı’nın önünde “Shoah neredesin?” sorusunu sorduğu, birkaç konuşma balonuyla “burada”, “hemen burada” ve “burada da” cevaplarının verildiği çizimini içeriyordu.

Paris Ceza Mahkemesi 14 Mart 2017 tarihli bir kararında, başvurucuyu internet sitesinin yayın yönetmeni sıfatıyla davalı olarak kabul ederek alenen ırkçı hakarette bulunmak ve bir insanlığa karşı suçun varlığını sorgulama suçlarından suçlu bulmuştur. Mahkeme, başvurucuyu üç aylık hapis cezasına çarptırmış ve müdahillere masraflarını ve tazminat ödemesine hükmetmiştir. Ayrıca itaatsizlik durumunda günlük 300 Euro para cezasıyla suç teşkil eden karikatür ve ifadelerin internet sayfalarından silinmesine karar verdi. Yargıçlar alenen ırkçı hakarette bulunma suçuyla ilgili olarak, haftalık Charlie Hebdo’nun 30 Mart 2016 tarihli sayısının ön sayfasının kötüye kullanımının, özellikle çirkin ve aşağılayıcı tasvirler yoluyla olmak üzere, insanlarının kurbanı olduğu soykırım ve çektikleri acılar hakkında şakalar yaparak Yahudi toplumuyla dalga geçmeyi amaçladığını değerlendirmiştir. Ceza mahkemesi, bir insanlığa karşı suç olan Holokost’un varlığının sorgulanması suçuna ilişkin olarak, söz konusu suçun karikatürün yanındaki “Shoah neredesin?” ve “tarihçiler denizde” ifadelerinden kaynaklandığına kanaat getirmiştir.

Paris Temyiz Mahkemesi 18 Ocak 2018 tarihli kararında Alain Bonnet’in mahkumiyetini onamış, Yahudi toplumunun hedef alınmadığı ve suç teşkil eden karikatürün sanat, mizah ve siyaset alanına girdiği yönündeki iddialarını reddetmiştir. Buna rağmen, mahkeme cezayı azaltmış, hapis cezasını günlük 100 Euro’dan 100 günlük toplamda 10000 Euro para cezasına çevirmiştir.

26 Mart 2019 tarihli kararında Yargıtay, başvurucunun temyiz başvurusunu hukuki açıdan reddetmiştir.

Şikayetler, Usul ve Mahkeme’nin Oluşumu

 Başvuru, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne 28 Haziran 2019 tarihinde yapılmıştır.

Başvurucu, 10. maddeye (ifade özgürlüğü) dayanarak, alenen aşağılama ve insan karşı suçların varlığını sorgulama suçlarından mahkum edilmesinden şikayetçi olmuştur. 6. maddeye (adil yargılanma hakkı) dayanarak, kendisine adil bir yargılama düzenlenmediğine, daha spesifik olarak, kendi seçtiği avukattan yardım almadığını ileri sürmüştür.

Mahkeme’nin Kararı

Madde 10 (İfade Özgürlüğü)

Mahkeme, görevinin, yerel mahkemelerin takdir yetkilerini kullanarak aldıkları önlemleri Sözleşme’nin 10. maddesi uyarınca incelemek olduğunu gözlemlemiştir.

Başvurucu yerel mahkemeler önünde, suç teşkil eden karikatürün Yahudi toplumunu değil İkinci Dünya Savaşı tarihçilerini hedef aldığını ve yayının sanat, mizah ve siyasetin izin verilen alanında olduğunu öne sürmüştür. Başvurucu Mahkeme önünde, karikatürün iddia edilen sanatsal, mizahi ve politik yönüne tekrar atıfta bulunmamış fakat yerel mahkemelerin yayının Yahudi toplumu hedef aldığı veya üstü kapalı olarak Holokost’un tarihsel bir olay olmadığı ima ettiği yönünde vardığı sonuçta hatalı olduğunu iddia etmiştir.

Mahkeme, yerel mahkemelerin söz konusu suça tabi karikatürün çeşitli unsurlarının direkt olarak Yahudi toplumu hedef aldığına ilişkin bulgularında ilgili ve yeterli gerekçeler sunduğunu tespit etmiştir. İkinci Dünya Savaşı esnasında Yahudilerine katledilmesine inkar edilemez biçimde atıflarda bulunan sembollerin kullanılması ve “Shoah, neredesin? Sorusu bu tarihsel olayla dalga geçmeye ve gerçekliği konusunda şüpheye düşürmeye çabalamıştır. Dolayısıyla Mahkeme, karikatürün ve ilettiği mesajın kamu yararına herhangi bir tartışmaya katkıda bulunduğu değerlendirilemeyeceği ve 10. madde uygulanabilir olsa dahi karikatürün Sözleşme’nin söz konusu düzenlemesi kapsamında azaltılmış güvence sağlanan bir kategori altında olduğu görüşündedir.

Mahkeme, kullanılan araca ve ihtilaflı görüşlerin yayıldığı bağlama ve dolayısıyla kamu düzeni ve sosyal bütünlük açısından potansiyel etkilerine özel olarak önem verdiğini yinelemiştir. Ceza mahkemesi karikatürün internet sitesinden kaldırılması kararı vermiş olmasına rağmen, arama motorları aracılığıyla karikatürün halen ulaşılabilir olduğunu kaydetmiştir. Dolayısıyla taşıdığı mesajın zararlı etkisi hatırı sayılır derecede kalmıştır. Bağlama ilişkin olarak, Holokost açıkça belirlenmiş bir tarihsel olaydır ve Fransız otoriteleri zaten Holokost inkarına veya ilgili tarihsel revizyonizme varan ifadelere karşılık vermeye davet edilmiştir.

Suç teşkil eden karikatürün doğası, ortamı ve bağlamı gibi temel faktörlere ilişkin, yerel mahkemeler davayı ayrıntılı olarak incelemiş ve çeşitli menfaatleri dengeli olarak tartmıştır: başvurucunun ifade özgürlüğü hakkı, öte yandan, ilgili ve yeterli gerekçelere dayanarak başkalarının haklarının korunması.

Mahkeme, iki suçun her biri için en yüksek cezanın bir yıllık hapis cezası ve 45.000 Euro para cezası olduğunu belirtmiştir. Söz konusu davada başvurucu toplamda 10.000 Euro olmak üzere günlüğü 100 Euro’dan 100 günlük para cezasına çarptırılmıştır. Ayrıca müdahil tarafların zararlarını tazmin etmesine de karar verilmiştir. Para cezasının toplum tutarı dikkate değer olsa da ilk ceza mahkemesince verilmiş olan cezadan daha hafiftir.

Mahkeme, Sözleşme’nin 10. maddesinin uygulanabilir olduğunu varsayılsa dahi, başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğuna karar vermiştir. Şikayeti açıkça dayanaktan yoksun bularak Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4. maddeleri uyarınca reddetmiştir.

Madde 6 (Adil Yargılanma Hakkı)

Mahkeme, elindeki tüm delilleri göz önünde bulundurarak, Sözleşme’nin 6. maddesinin ihlal edildiğine dair herhangi bir bulgu tespit etmemiştir. Şikayet açıkça dayanaktan yoksundur ve reddedilmesi gerekmektedir.

From → Haberler

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: