İçeriğe geç

İHAM’ın Wang v. Fransa ve Dubois v. Fransa kararlarının özet çevirisi: “Gözaltında ifadesi alınan kişilere avukat ve/veya çevirmen desteği alma fırsatı verilmeli ve susma hakkı konusunda bilgilendirilmelidir.”

by 23/05/2022

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 28 Nisan 2022 günlü oturumunda gördüğü Wang v. Fransa (başvuru no. 83700/17) ve Dubois v. Fransa (başvuru no. 52833/19) başvurularında:

Wang v. Fransa (başvuru no. 83700/17) kararında oybirliği ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 6 §§ 1 ve 3. fıkralarının ihlal edildiğine,

Dubois v. Fransa (başvuru no. 52833/19) kararında altı oya karşı bir oyla, Sözleşmenin 6 §§ 1 ve 3 (c) bendinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

İki dosya da hukuka aykırı olarak hekimlik yapmakla suçlanarak mahkum edilmiş kişilerle ilgilidir. Başvurucular, gönüllü olarak girdikleri polis sorgularındaki koşullardan yakınmışlardır.

Mahkeme, gönüllü olarak sorguya giren kişilerin haklarını önemli ölçüde güçlendiren yasal reformların sonradan kabul edildiğini – ve bu nedenle başvurucuların durumu üzerinde pratik bir etkisi olmadığını – kaydederken, Sözleşme’nin 6 §§ 1 maddesi tarafından korunan savunma haklarına ilişkin olarak ve Sözleşme’nin 3. maddesi, gerekli güvencelerin polis nezaretine uygulananlarla aynı olması gerektiğidir. Yargılamaların genel adaletine ilişkin değerlendirmesinin bir parçası olarak bu güvencelere uygunluğu incelemeye devam etmiştir.

Mahkeme, iki dosyada da başvurucuların sorgulanmaya rıza gösterdiklerini ve o dönemde yürürlükte olan hukuka uygun biçimde sorguyu herhangi bir anda bitirme hakları bakımından bilgilendirildiklerini kaydetmiştir. Bununla birlikte, başvurucular susma haklarından nitelikli biçimde bilgilendirilmemiş ve hukuki yardım, bir dosyada ise çevirmen desteği alma fırsatlarının bulunduğundan haberdar edilmemişlerdir.

Mülakatlar boyunca iki başvurucu da isnat edilen suçu oluşturan eylemlerini anlatmışlardır. Mahkeme bu nedenle Mahkemenin içtihadı bağlamında başvurucuları kendilerini suçlamış oldukları şeklinde değerlendirmiştir.

Anadili Çince olan Bayan Wang bakımından, Mahkeme ilk olarak, kırılganlığını göz önünde bulundurarak, sorgu esnasında çevirmen desteğinden yoksun kalmasını ve susma hakkı olduğuna ilişkin bilgilendirilmemesinin kendisini suçlamasını yapılandırdığına kanaat getirmiştir. İkinci olarak, gönüllü sorguda alınan ifadelerin oynadığı rol ve bu sorgunun ardından üretilen tanık ifadelerinin yargılamanın tamamını adil olmamasına neden olmuştur. Mahkeme bu nedenle Sözleşmenin 6 §§ 1 ve 3. fıkralarının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bay Dubois’nın dosyası bakımından ise Mahkeme, bir bütün olarak ele alındığında ceza yargılamalarının gönüllü sorgu esnasındaki usule ilişkin bozuklukların iyileştirildiğini değerlendirmiştir. Temyiz mahkemesinin başvurucuyu mahkum ederkenki değerlendirmesinin asli olarak gönüllü sorguyla bağımsız olmayan ve yüksek şüphe değerine sahip delillere dayandığını kaydetmiştir.

Mahkeme, davanın özgü koşullarında, bu sorgudaki beyanların başvurucunun mahkumiyetinde yalnızca tesadüfi bir rol oynadığına karar vermiştir. Mahkeme bu nedenle Sözleşmenin 6 §§ 1 ve 3 fıkralarının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Fransızca yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi av. Deniz Yazgan tarafından yapılmıştır.

Wang v. Fransa (başvuru no. 83700/17) ve Dubois v. Fransa (başvuru no. 52833/19), Karar tarihi: 28.04.2022

Temel olgular

Wang v. Fransa

Başvurucu 1972 yılında doğmuş bir Çin vatandaşıdır. 2008 yılından beri Saint Priest Ligoure (Fransa)’da yaşamaktadır.

5 Aralık 2012 günü, Tıp Birliği’nin Haute-Vienne konseyi, Bayan Wang’in hukuka aykırı hekimlik faaliyeti olarak nitelendirilebilecek operasyonlar gerçekleştirdiği yönünde savcılığı bilgilendirmiştir. Bir soruşturma açılmıştır.

25 Ocak 2013 günü Bayan Wang gönüllü olarak jandarmada bir polis memuru tarafından sorgulanmıştır. Kendisi aleyhine iddialar hakkında ve sorguyu istediği zamanda sonlandırabileceği bilgilendirilmiştir. Susma hakkı bağlamında nitelikli bir şekilde bilgilendirilmemiştir ve çevirmen tarafından desteklenmemiştir.

Limoges Ceza Mahkemesi tarafından Bayan Wang’e karşı hukuka aykırı hekimlik faaliyetinde bulunmak suçlamasıyla ceza yargılamaları başlatılmıştır. Avukat tarafından desteklendiği mahkemede, Sözleşmenin 6. Maddesi ışığında, gönüllü polis sorgusunda çevirmen desteği almadığı veya en azından böyle bir olasılığın bulunduğuna dair bilgi verilmediği ve susma hakkından haberdar edilmediği için yargılamanın geçersiz/hükümsüz olduğuna karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

27 Ekim 2015 günlü karada, Ceza Mahkemesi hükümsüzlük istemini, istemde iddia edilen hakların gönüllü sorgu döneminde Fransız hukukuna aktarılmamış olan Avrupa direktiflerinden kaynaklandığını ve bu nedenle uygulamanın yasal olduğu gerekçesiyle reddetmiştir.

Bayan Wang’in 500 Euro para cezası, ayrıca Haute-Vienne bölgesi Tabipler Birliği’ne 400 Euro tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Avukat tarafından desteklenen başvurucu karara itiraz etmiştir. 20 Temmuz 2016 günü istinaf mahkemesi ilk derece mahkemesinin kararını esastan onamıştır.

Bayan Wang kararı temyiz etmiş ancak Yargıtay 13 Haziran 2017 günlü kararıyla istemi reddedilmiştir.

Dubois v. Fransa

Başvurucu, Bay Joël Dubois, 1949 yılında doğmuş bir Fransa vatandaşıdır ve Joué-les-Tours’da (Fransa) yaşamaktadır.

29 Ocak 2014 günü Indre-et-Loire Diş Cerrahları Birliği başkanı, bakanlık/belediyenin tüketici güvenliği ajansını, bir diş teknisyeni olan Bay Dubois’nın diş hekimliğini hukuka aykırı biçimde icra ettiği birkaç olay dolayısıyla mahkum edilmesine rağmen diş tedavisi uygulamaya devam ettiği yönünde bilgilendirmiştir.

Diş cerrahının mesleğinin hukuka aykırı biçimde icra edilmesine ilişkin bir soruşturma açılmıştır.

13 Kasım 2014 günü Bay Dubois, polis karakolunda bir polis memuru tarafından gönüllü biçimde sorgulanmıştır. Kendisi aleyhine iddialar kapsamında bilgilendirilmiş ve sorguyu istediği an sonlandırabileceği belirtilmiş ancak susma hakkından nitelikli olarak haberdar olamamış ve hukuki destek almamıştır.

30 Nisan 2015 günü, Bay Dubois diş hekimliği mesleğini hukuka aykırı biçimde icra etme suçlamasıyla Tours Ceza Mahkemesi huzuruna çağırılmıştır.

2 Haziran 2016 günü, Ceza Mahkemesi gönüllü polis sorgusunun kaydının yok hükmünde olduğuna karar vererek, Mr Dubois’yı suçlu bulmuş, 200 günlük adli para cezası ödemesine hükmetmiştir. Ek yaptırım olarak mahkeme, başvurucuyu diş teknisyeni olarak faaliyet göstermekten sürekli olarak menedilmesine, ekipmanlarına el koyulmasına ve kararın yayımlanmasına karar vermiştir. Üçüncü kişilerin zararı tazmin edilmiştir.

Bir avukat tarafından temsil edilen Bay Dubois, kararı temyiz etmiştir.

14 Mart 2018 günü Orléans Temyiz Mahkemesi, gönüllü polis sorgularıyla ilgili tüm haklara saygı gösterildiğini ve o tarihteki mevzuatın hukuki yardıma erişim gerektirmediğini gözlemleyerek, Ceza Mahkemesinin sorgu kaydına ilişkin kararını bozmuştur.

Temyiz Mahkemesi, başvurucunun suçuna ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin kararını onadı ve suçun sonucu olarak Bay Dubois’yı, üç yıllık bir denetim süresi ve diş hekimliği yapmama ve zararı gidermeye yönelik özel bir taahhütle birlikte on sekiz ay hapis cezasına çarptırmıştır. Temyiz Mahkemesi, ilk derece mahkemesinde verilen ek yaptırımları ve kararın medeni yönünü onamıştır.

Mr Dubois kararı temyiz etmiştir. 14 Mayıs 2019 günü Temyiz Mahkemesi istemi reddetmiştir.

Şikayetler

Başvurucular, Sözleşmenin 6 §§ 1 ve 3 (adil yargılanma hakkı/hukuki yardım alma hakkı) maddesine dayanarak, susma hakları bağlamında bilgilendirilmedikleri gönüllü bir polis sorgusu sırasında verilen ifadelere dayanarak mahkûm edilmeleri nedeniyle Sözleşmenin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Bayan Wang’a bir çevirmen veya bir avukat tarafından destek sunulmamış ve Bay Dubois’ya hukuki yardım verilmemiştir.

Başvurular İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne sırasıyla 8 Aralık 2017 ve 7 Ekim 2019 günlerinde yapılmıştır.

Mahkemenin Kararı

Madde 6 §§ 1 ve 3

Mahkeme, ilgili tarihte, gönüllü polis sorgularına ilişkin yürürlükteki Fransız mevzuatının, polis nezaretine ilişkin mevzuatın aksine, susma hakkı, hukuki yardım alma veya bir tercümandan yardım alma hakkını sağlamadığını kaydetmiştir. Yürürlükteki mevzuat uyarınca sorguyu herhangi bir zamanda sonlandırma hakları olduğu konusunda bilgilendirilen başvurucular, görüşmeye rıza göstermişlerdir. Ancak, kendilerine açıkça susma seçeneği ve kendilerine bir avukat ya da tercümanla görüşmeleri de teklif edilmemiştir.

Mahkeme, gönüllü olarak sorgulanan kişilerin haklarını önemli ölçüde güçlendiren yasal reformların sonradan kabul edildiğini ve bu nedenle başvurucuların durumu üzerinde pratik bir etkisi olmadığını ve bunun sonucunda kuralların artık polis nezaretinde bulunan kişilerle neredeyse aynı olduğu gerçeğini dikkate almıştır.

Bu iki davada, mücbir sebepler ileri sürmekle yükümlü olan Hükümet, başvurucuların haklarına getirilen kısıtlamaları haklı kılabilecek istisnai koşulların varlığını ortaya koymamıştır.

Bu nedenle, mevcut davalarda yukarıda belirtilen kısıtlamaları haklı kılan hiçbir zorlayıcı neden bulunmamaktadır.

Mahkeme’nin görevi, başvuruculara bir avukat ve/veya çevirmen desteği alma fırsatı verilmemiş olmasının ve susma hakları konusunda kendilerine bilgi verilmemiş olmasının, yargılamanın genel adilliğini zayıflatıp zayıflatmadığını tespit etmektir.

Bayan Wang, görüşmesi sırasında soruşturmacı tarafından özel bir baskı altında tutulduğunu iddia etmemesine rağmen, Mahkeme yine de onun savunmasız bir konumda olduğunu değerlendirmiştir. Hem Ceza Mahkemesi hem de Temyiz Mahkemesi, oturumlarda, başvurucunun bir çevirmenin desteğinden vazgeçebilmek için yeterli Fransızca bilgisine sahip olmadığı görüşündedir. Mahkeme bundan, kendisinin de iddia ettiği gibi, anadili olmayan bir dilde ve hukuki yardım almadan sorgulanan başvurucunun, aleyhindeki yargılamanın amacını ve kapsamını tam olarak kavrayamadığı sonucuna varmıştır.

Öte yandan Mahkeme, Bay Dubois’nın özellikle savunmasız bir durumda olmadığını ve gönüllü polis sorgusu sırasında baskı altına alınmadığını kaydetmiştir. Bununla birlikte, herhangi bir anda kurumu terk etme hakkının, adli yardım eksikliğini veya başvurucuya sorgu esnasında susma hakkı konusunda açıkça bilgi vermemeyi telafi etmeye uygun olmadığına karar vermiştir.

Mahkeme, gönüllü sorgular esnasında, her iki başvurucunun da iddia edilen suçu oluşturan eylemleri anlattığını kaydetmiştir. Bu kapsamda Mahkemenin içtihadının amaçları doğrultusunda kendilerini suçlamış olduklarının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu nedenle Mahkeme, başvurucuların haklarına getirilen kısıtlamaların bir bütün olarak ele alınan yargılamalarda adil olduğu iddia edilebilecek şekilde tazmin edilip edilmediğini incelemek zorunda kalmıştır.

Bayan Wang’ın davasında Mahkeme, başvurucunun davasını gerektiği gibi savunabildiğini ve bir avukat ve çevirmen yardımıyla, önce ilk derece mahkemelerinde, ilk derece mahkemesinde ve temyizde ve daha sonra Yargıtay önünde argümanlarını sunabildiğini kaydetmiştir. Ancak Mahkeme, başvurucunun yargılamalarla ilgili olarak ileri sürdüğü hükümsüzlük iddialarının tamamının ilk derece mahkemeleri tarafından reddedildiğini gözlemlemiştir. Temyiz Mahkemesinin başvurucuyu mahkum ederken gerekçesini başvurucunun gönüllü polis sorgusu esnasındaki beyanlarına dayandırdığını dikkate almıştır. Başvurucunun savunmasında sunulan tanık ifadeleri, başvurucunun suçunu tespit etmek için kullanılmıştır. Bu nedenle, gönüllü sorgu esnasında alınan beyanların ve başvurucunun sorgu sonrasında sunması gerektiğine inandığı tanık ifadelerinin, onu mahkum etmek için kullanılan delillerin ayrılmaz ve önemli bir parçasını oluşturduğu ortaya çıkmıştır.

Mahkemeye göre, Bayan Wang’a sorgu sırasında bir çevirmen tarafından destek sunulmaması, kendi aleyhine tanıklık etmesine katkıda bulunan susma hakkı konusunda kendisine açıkça bilgi verilmemiş olması, sırasıyla gönüllü polis sorgusu sırasında alınan ifadelerin ve tanık ifadelerinin oynadığı rol, beraberce, yargılamayı bir bütün olarak adaletsiz kılmıştır.

Mahkeme, bir bütün olarak ele alındığında, ceza yargılamasının, polis sorgusu sırasında ortaya çıkan ciddi usuli hataları gidermediği sonucuna varmıştır. Bu nedenle, Sözleşme’nin 6 §§ 1 ve 3. maddeleri ihlal edilmiştir.

Bay Dubois ile ilgili olarak, Mahkeme, başvurucunun, ilk derece mahkemeleri önünde ve temyizde, kendisine sunulan ve kullanabildiği hukuk yolu bakımından ilk derece mahkemeleri önünde çeşitli delilleri tartışırken ve daha sonra temyiz başvurusunu hukuksal açıdan inceleyen Temyiz Mahkemesi önünde avukatın desteğiyle davasını savunabildiğini ve argümanlar sunabildiğini gözlemlemiştir. Başvurucunun Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak ileri sürdüğü iptal talebi, daha sonra Temyiz Mahkemesi tarafından reddedilmesine rağmen, başlangıçta Ceza Mahkemesi tarafından onaylanmıştır. Mahkeme, Ceza Mahkemesi’nin gönüllü görüşme tutanağının geçersiz olduğuna hükmettikten sonra, gönüllü görüşme sırasında alınan ifadelere herhangi bir atıfta bulunmadan, kapsamlı gerekçeler içeren bir kararla başvuranı suçlu bulduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, kararını başvurucunun 1986’dan beri dokuzuncu kez benzer ithamlarla yargılanması; hastalarından kendi diş kronlarını yerleştirmelerini istediğine yönelik iddianın gerçeklikten uzak olması; oral prosedürlerinin gerçekleştiğine yönelik, üç görgü tanığının onayladığı faturaların varlığı; başvurucunun diş cerrahlığı diploması olmaması; muayenehanesinin ismi (“diş sağlığı merkezi”); ve, son olarak, diş cerrahlarının sahip olduğu ekipmanlarının çok benzerlerine sahip olması sebebiyle başvurucunun, avukatının da yardım ettiği ifadelerine dayandırmıştır.

Bu nedenle Mahkeme, Temyiz Mahkemesinin başvurucuyu mahkum ederken verdiği kararını esas olarak gönüllü polis sorgusu ile ilgisi olmayan yüksek delil niteliğindeki bulgulara dayandırdığını tespit etmiştir. Mahkeme devamında, davanın belirgin koşullarında, bu sorgu sırasında verilen beyanların, başvurucunun mahkum edilmesinde yalnızca tesadüfi bir rol oynadığını belirtmiştir.

Özetle, Mahkeme, bir bütün olarak ve davanın belirgin koşulları dikkate alındığında, başvurucu aleyhindeki ceza yargılamasının, gönüllü polis sorgusu sırasında ortaya çıkan usuli kusurları giderdiğine karar vermiştir. Bu nedenle, Sözleşme’nin 6 §§ 1 ve 3 (c) maddelerinin ihlal edilmemiştir.

Adil tazmin (Madde 41)

Wang v. Fransa kararında Mahkeme, manevi bir zararın görülmemesi dolayısıyla ihlal bulgusunun adil tatmini oluşturduğuna karar vermiştir. Harç ve masraflar bağlamında Fransa’nın 1,200 EURO ödemesine karar vermiştir.

Ayrı görüş

Yargıç Mourou-Vikström Dubois v. Fransa, kararında, karara ekli olan ayrı görüşünü belirtmiştir.

Karar yalnızca Fransızca olarak yazılmıştır.

From → Haberler

Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: