İçeriğe geç

Güney Afrika Anayasa Mahkemesi kişisel kenevir kullanımına yeşil ışık yaktı

Güney Afrika’nın en üst mahkemesi, bir alt derece mahkemesinin kenevir kullanımının yasaklanmasını anayasaya aykırı bulan kararını onaylayarak marijuana’nın kişisel kullanımını serbest bıraktı.

Rastafaryan hareketinin üyelerinin de bulunduğu aktivistler ve geleneksel şifacılar kararı alkışlarla karşıladı. Yıllardan beri, Güney Afrika’da “dagga” olarak bilinen “ot” içiminin serbest bırakılması için kanunun değiştirilmesi amacıyla yürüyüşler düzenleniyordu.

Aralarında sağlık ve adalet bakanlıklarının da bulunduğu çeşitli hükümet kuruluşları kenevirin yasallaştırılmasına karşı gelmekte ve zararlı etkileriyle ilgili uyarılarda bulunmakta.

Ancak, Yardımcı Başyargıç Raymond Zondo tarafından okunan ve oybirliğiyle alınan kararla birlikte Anayasa Mahkemesi kenevirin evsel kullanımını suç olmaktan çıkardı. Kararda “kenevir kullanımı yetişkinin kişisel kullanımı için olmalı” dendi. Karar, kişisel tüketim amacıyla kenevir yetiştirilmesini de serbest bıraktı. Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Aliyev v. Azerbaycan kararının özet çevirisi: “İnsan hakları avukatının çalışmaları nedeniyle tutuklanması, evinin ve ofisinin aranması susturma ve cezalandırma amaçlıdır.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 20 Eylül 2018 tarihinde Türkiye’deki insan hakları savunucularını ve avukatları da yakından ilgilendiren çok önemli bir karara imza attı. Karar, Azerbaycan’da insan hakları hukuku alanında avukatlık yapan ve bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olan Aliyev’in yasadışı girişimcilikte bulunma, güveni kötüye kullanma ve vergi kaçakçılığı suçları isnat edilerek evinin ve ofisinin aranmasına ve tutukluluğuna ilişkindir. Karar, özellikle avukat ofislerinin aranması ve insan hakları savunucularının korunması için önemli değerlendirmeler içeriyor.

Mahkeme, Aliyev v. Azerbaycan davasında tutuklamaya gerekçe oluşturacak, başvurucunun suç işlediğine dair makul şüphenin yetersizliği nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının düzenlendiği 5. maddenin 1. fıkrasının c bendinin; tutukluluğun uygun bir hukuki denetimden geçirilmemesi eksikliği sebebiyle 5. maddenin 4. fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvurucunun evinin ve ofisinin aranması ve İHAM’a yapılan başvuru dosyalarına el konulması özel hayata saygı hakkının ihlali olarak görülmüştür. Mahkeme ayrıca başvurucuya yapılan müdahalelerin Sözleşme’de tanınan meşru sebepleri taşımadığını ve başvurucunun insan hakları faaliyetleri sebebiyle susturulmasını ve cezalandırılmasını amaçladığını tespit ederek 18. Maddenin (haklara getirilecek kısıtlanmaların sınırlanması) özgürlük ve güvenlik hakkı ile özel hayata saygı hakkı bağlamında ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu karar, Mahkeme’nin Sözleşme’nin 18. maddesinin 5. madde dışında bir madde ile bağlantılı olarak ihlal edildiğine (8. madde ile) karar verdiği ilk karardır.

Başvurucunun gözaltında kalma koşulları Sözleşme’nin 3. maddesini (işkence, insanlıkdışı ve kötü muamele yasağı) ihlal ederken, tutukluluk süresince tıbbi tedavi ve tutukluluğun belli bir aşamadan sonrası 3. maddeyi ihlal etmemiştir.

Mahkeme ayrıca söz konusu davanın özel olarak, “Hükümet’e muhalif kişilerin, sivil toplumun ve insan hakları savunucularının keyfi şekilde yakalanması ve tutuklanmasına ilişkin sorunlu modelin bir parçası” olduğunu tespit etmiştir ve 46. madde uyarınca Mahkeme, söz konusu kişilerin korunması ve misilleme niteliğinde kovuşturma ve ceza hukukunun suiistimali pratiklerinin sona ermesi için Hükümet’e çağrıda bulunmuştur.

Bu nedenle bu önemli kararı detaylı şekilde çevirmek istedik ve stajyer avukat Polat Yamaner ve avukat Ramazan Demir ile birlikte özet bir çevirisini yaptık.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Big Brother Watch kararının özet çevirisi: İletişim bilgilerinin ele geçirilmesi, istihbarat paylaşımı ve iletişim servisi sağlayıcılarından iletişim bilgilerinin edinilmesi Sözleşme’ye aykırıdır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 13 Eylül 2018 tarihinde yayımladığı Big Brother Watch ve Diğerleri v. Birleşik Krallık kararı ile iletişim bilgilerinin geniş çapta ele geçirilmesi, istihbarat paylaşımı ve iletişim servisi sağlayıcılarından iletişim bilgilerinin edinilmesi amacıyla yapılan yasal değişikliğin yeterli güvenceleri sağlamaması ve gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle Sözleşme’nin özel hayata saygı hakkını ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir. 

Kararın tamamına buradan, stajyer avukat Polat Yamaner tarafından Mahkeme’nin yayımladığı basın özeti dikkate alınarak yapılan çevirisine aşağıdan ulaşabilirsiniz. 

Daha fazlasını oku…

Ağustos 2018 – AYM ve İHAM Kararları Bülteni

Ağustos 2018’de çıkan 6 Anayasa Mahkemesi ve 4 İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararının yer aldığı bülten aşağıda. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu bültende İHAM karar çevirilerini Serde Atalay, Ayşenur Keskiner, İlkay Nadir yaptı.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…

İsviçre’de karşı cinsin elini sıkmayan evli çiftin vatandaşlık başvurusu reddedildi

(Not: Bu konuya ilişkin aksi yöndeki bir karar için bu habere bakınız.)

Lozan’da Müslüman bir evli çift İsviçre Pasaportu için başvurdu. Yetkililer, başvuruyu eşitliğe saygı eksikliği nedeniyle reddetti.

Lozan Şehri, Müslüman bir evli çiftin vatandaşlık başvurusunu, dinsel nedenlerle karşı cinsin elini sıkmadıkları gerekçesiyle reddetti. Lozan Belediye Başkanı Grégoire Junod, başvurucuların cinsiyet eşitliğine saygı göstermediklerini ifade etti. Çiftle görüşmesinin sonunda Vatandaşlık Komisyonu, bu durumun yeterince entegre edici olmadığı kararına vardı.

Junod, çiftin «diğer cinsiyetten kişilerin elini sıkmak istemediklerini» söylediklerini ifade etti. Çift, üç kişiden oluşan Komisyon’daki görüşme sırasında «farklı cinsiyetten bir üyenin sorduğu soruları cevaplarken de büyük sorun yaşadı.» Junod, İsviçre’de din özgürlüğü olmasına karşın, inanç uygulamalarının hakların dışına taşacak şekilde gerçekleşemeyeceğini dile getirdi.

Komisyon’un dinlediği Lozan Belediye Başkan Yardımcısı Pierre-Antoine Hildbrand, vatandaşlık başvurusunun reddedilmesinden “son derece memnun” göründü. “Anayasa ve kadın-erkek eşitliğinin dinsel hoşgörüsüzlükten daha yüksek bir önemi bulunmaktadır.” Daha fazlasını oku…

İş görüşmesinde erkekle el sıkışmayı reddeden İsveçli Müslüman kadın açtığı davayı kazandı

İsveç’te bir erkeğin elini sıkmayı reddettiği için iş görüşmesi yarıda kesilen Müslüman kadın açtığı davayı kazandı.

Dinsel sebeplerle görüşmeyi yapan erkeklerden birinin elini sıkmayı reddeden Farah Alhajeh bir tercümanlık işine başvurmuştu.

El sıkmak yerine elini kalbinin üzerine götürmüştü.

İş mahkemesi şirketin kadına karşı ayrımcılık yaptığına ve 40.000 Kron (4.350 Dolar) tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi.

Bazı Müslümanlar, yakın akrabaları olmaması halinde, karşı cinsle fiziksel temastan kaçınıyor.

Buna karşın bazı Avrupa ülkelerinde el sıkışma bir gelenek. Buna ek olarak, ayrımcılık karşıtı yasalar şirketlerin ve devlet kurumlarının kişilere cinsiyetlerine göre muamele yapmasını yasaklıyor.

Alhajeh’i temsil eden İsveç’in ayrımcılıkla ilgili kamu denetçiliği, kararda “şirketin çıkarları, kişinin vücut bütünlüğü hakkı ve devletin din özgürlüğünü korumaktaki önemi”nin dikkate alındığını ifade etti. Daha fazlasını oku…

Küba’da yeni anayasa için 135.000 halk toplantısı yapılacak

Anayasa referandumu öncesinde üç ay boyunca Kübalılara fikir ve önerilerinin sorulacağı ulusal toplantılara hazırlık olarak Küba’nın yeni anayasa tasarısı bu hafta satışa çıktı.

Henüz yeni anayasanın kabul süreciyle ilgili bir zaman çizelgesi yayınlanmamış olsa da yorumlar 13 Ağustos’la 15 Kasım arasında alınacak ve referandum da muhtemelen gelecek senenin başında yapılacak.

Anayasanın yeniden yazılma aşamasında bir başbakan, hükûmetin üst yönetiminin yeniden yapılandırılması, görev süresi sınırlandırmaları ve eşcinsel evlilik gibi değişiklikler öngörülüyor.

Hükûmet, değişikliklerin Küba’nın güncel gerçekliğini yansıtması ve Raul Castro Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu başkanıyken başlayan reformları kapsaması gerektiğini ifade etti. Castro bu görevlerinden Nisan ayında ayrıldı ancak halen Küba Komünist Partisi’nin lideri.

Küba Komünist Partisi yayın organı Granma’nın aktardığına göre taslakla ilgili geri dönüş alınması için işyerlerinde, okullarda, toplum merkezlerinde ve farklı yerlerde 135.000’den fazla toplantı yapılacak. Toplantılar, bu konuda özel eğitim almış 7.600 iki kişilik takım tarafından yönetilecek. Daha fazlasını oku…

KAHUDEV’den Kadın Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Burs: Son Gün 30 Ağustos

kahudev2012 yılında hukuk eğitimi alan ve hukuk alanında faaliyet gösteren kadınların bilimsel ve mesleki gelişimlerine destek olmak amacıyla kurulan Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı, 2013-2014 eğitim yılından bu yana kadın hukuk fakültesi öğrencilerine eğitim destek bursu ve kitap bursu adı altında burs veriyor.

2018-2019 eğitim yılı için burs başvurusunda bulunmak isteyen hukuk fakültesinde okuyan kadın öğrenciler için başvurular bugün başladı. Son başvuru tarihi 30 Ağustos 2018. Detaylı bilgi ve başvuru formu için: http://kahudev.com/ogrenci

AYM Önündeki Uzun Yargılama ve Mahkeme Kararlarının Geç/Eksik İcra Edilmesi ya da Hiç İcra Edilmemesi Başvurularını Tazminat Komisyonu İnceleyecek

Resmi Gazete’de 31 Temmuz’da yayımlanarak yürürlüğe giren “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 20. maddesi, Anayasa Mahkemesi önünde bulunan bazı başvuruların artık İnsan Hakları Tazminat Komisyonu’na götürülmesi şartını içeriyor.

İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, İHAM’ın 20 Mart 2012 tarihli Ümmühan Kaplan v. Türkiye (Başvuru no. 24240/07) kararında, halihazırda kendisi önünde derdest olan ve bireysel başvuru hakkının Anayasa Mahkemesi önünde yürürlüğe girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden önce kaydedilmiş olan uzun yargılama şikayetine ilişkin başvurular hakkında Türkiye’de yeterli ve uygun tazmin sunan etkili bir iç hukuk yolu olması için getirilmiş bir komisyondur. Pilot dava olarak seçilen Kaplan kararının ardından “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Olan Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun” 9 Ocak 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşmış, 19 Ocak 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Bu Kanun ile Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru imkanından yararlanamayacak olan, yargılamalarının makul sürede sonuçlandırılmadığı veya mahkeme kararlarının geç ya da eksik icra edildiği veya hiç icra edilmediği iddiasıyla geçmişte İHAM’a başvuran kişiler, İHAM tarafından bir karar verilmesine gerek kalmadan Tazminat Komisyonu’na başvuru yaparak mağduriyetlerinin giderilmesini sağlayabilmekteydi.

31 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun’un 20. maddesi ile söz konusu 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’a aşağıdaki madde eklendi: Daha fazlasını oku…

Temmuz 2018 – AYM ve İHAM Kararları Bülteni

Temmuz 2018’de çıkan 16 Anayasa Mahkemesi ve 13’ü Türkiye’ye karşı 24 İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararının yer aldığı bülten aşağıda. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu bültende İHAM karar çevirilerini Serde Atalay, Ayşenur Keskiner, İrem Şanlı, Sıla Sunar, Büşra Lena Mısır, Tuğçe Bozkurt, İlkay Nadir ve Deniz Çelikkaya ile birlikte yaptık. 

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…