İçeriğe geç

İHAM’ın Gömi v. Türkiye kararının özet çevirisi: “Kronik şizofreni hastası kişiyi ‘cezaevi koşullarında yaşayamaz’ raporuna rağmen tek kişilik hücrede tutmak, insanlıkdışı muamele yasağının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 19 Şubat 2019 tarihinde verdiği Gömi v. Türkiye kararında 2003 yılından beri psikiyatrik hastalıkları bulunan ve defalarca kez hastaneye kaldırılan, cezaevini evi zanneden başvurucunun rahatsızlıklarına rağmen tutukluluğuna devam edilmesinin ve tutuklululuk ve hapishane koşullarının, Sözleşme’nin 3. Maddesinde düzenlenen insanlıkdışı muamele yasağının ihlalini oluşturduğuna karar vermiş ve Sözleşme’nin 46. Maddesinde düzenlenen kararların infazı ve bağlayıcılığı maddesi uyarınca başvurucunun tutukluluğuna acilen son verilerek psikiyatrik tedavi görebileceği bir merkeze yerleştirilmesi yükümlülüğünü Türkiye’ye yüklemiştir. Kararın avukat Esin Bozovalı tarafından yapılan özet çevirisini aşağıdan okuyabilirsiniz. 

Gömi v. Türkiye, Başvuru no. 38704/11, Karar tarihi: 19.02.2019, Fransızca yazılan kararın tamamı.

Daha fazlasını oku…

Hukuk Fakültesi Öğrencileri İçin Uluslararası Sempozyum 26-28 Nisan’da Koç Üniversitesi’nde. Son Başvuru: 23 Mart.

ku semp

Koç Üniversitesi, 26-27-28 Nisan 2019 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek uluslararası bir sempozyum çağrısı yayımladı. Hukuk fakültesi öğrencilerinin insan hakları, demokrasi, hukuk devleti, vatandaşlık, hukukun geleceği, toplumsal cinsiyet, teknoloji ve medya gibi çok çeşitli konular altında dünyada yaşanan gelişmeleri konuşup tartışabilmeleri amacıyla düzenlenecek sempozyuma katılmak için son başvuru tarihi: 23 Mart. Detaylı bilgi için kulawclub@ku.edu.tr’ye mail atılabilir.

 

İHAM’ın Ognevenko v. Rusya kararının çevirisi: Demiryolu işçisinin greve katıldığı için işten atılması, greve katılma hakkının ihlalidir.

Rus Demiryolları’nda lokomotif makinisti olarak görev yapan başvurucunun 28 Nisan 2008 günü sendikası tarafından düzenlenen greve katılması ve işe gelmekle birlikte, iş yapmayı reddetmesi nedeniyle işten atılmasıyla ilgili başvuruda İHAM, greve katılma hakkının ihlal edildiğine karar vererek Sözleşme’nin 11. maddesinden ihlal bulmuştu. Ognevenko v. Rusya kararını, avukat Serde Atalay, neredeyse bire bir şekilde çevirdi.

Ognevenko v. Rusya, Başvuru No: 44873/09, Karar Tarihi: 20.11.2018, Kararın aslı

Daha fazlasını oku…

İHAS’ın 18. Maddesinin Hazırlık Çalışmaları Metninin Türkçe Çevirisi

Blogu düzenli olarak takip edenler bilir, bir süredir İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 18. maddesinden ihlal bulunan kararların özet çevirilerini yayımlıyoruz stajyer avukat Polat Yamaner ile birlikte. 

İHAS’ın 18. maddesi nedir derseniz, İHAS’ta düzenlenen hak ve özgürlüklerin Sözleşme’de öngörüldükleri amaç dışında sınırlandırılmasını yasaklayan bir madde. İnsan Hakları Mahkemesi şimdiye kadar sadece 12 kez, 18. maddenin ihlal edildiğine karar verdi. Son yıllarda -özellikle 2016’dan bu yana- Mahkeme ve muhalif siyasetçiler, insan hakları savunucuları ve avukatlar tarafından giderek daha fazla kullanılıyor ve içtihat da buna paralel olarak giderek değişiyor ve gelişiyor. Mahkeme ve doktrin tarafından totaliter rejimlerde yaşayan kişilerin haklarının, hukukun üstünlüğü ilkesinin ve demokrasinin korunmasında erken uyarı sistemi işlevi gördüğü kabul edilen 18. madde, diğer uluslararası sözleşmelerde doğrudan bir karşılığı olmayan bir madde. 

Bu yüzden, 18. maddeye neden ihtiyaç duyulduğunu ve hangi amaçlarla Sözleşme’ye eklenerek Mahkeme tarafından kullanıldığını anlatmak için 18. maddenin hazırlık çalışmaları sırasında yapılan tartışmaları Türkçe’ye çevirmek istedik. Buradan İngilizcesini okuyabileceğiniz hazırlık metinlerini Türkçe’ye stj. av. Polat Yamaner çevirdi. 

Türkçe çeviri için: word / pdf

 

 

Macaristan Anayasa Mahkemesi’nden “Soros’u Durdur” yasağının iptal talebine ilişkin yorumlu ret kararı

Macaristan Anayasa Mahkemesi, Macar Ceza Kanunu’nda yer alan ve “Soros’u durdur” maddesi olarak bilinen yasadışı göçmenliğin teşvik edilmesi yasağının anayasaya aykırı olmadığına ancak şartlarının “ihtiyaç sahiplerine insancıl yardım sağlamaya veya onların acılarında azaltmaya yönelik” eylemlere uygulanamayacağına karar verdi.

Mahkeme insancıl yardım sağlamanın yasak kapsamı dışında olduğunu ifade etti ve yasağın “fakir ve savunmasız kişilere yardım etme anayasal zorunluluğunu yerine getiren cömert eylemlere” uygulanamayacağını ekledi.

Yüksek Mahkeme önündeki dava, getirilen yeni şartların açık olmadığı ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği ve bu nedenle de anayasaya aykırı olduğunu iddia eden Uluslararası Af Örgütü’nün Macaristan şubesi tarafından talep edilmişti.

Mahkeme’ye göre yasadığı göçmenlik ancak failin baskı görmekte olmayan kişiler adına hareket edildiğinin farkında olması halinde “kasten ve belli bir amaç güderek” teşvik edilebilir. Kararda failin, kişinin ülkede yasadışı şekilde bulunduğunun bilindiği hallerde ülkeye girenin bir oturma izni elde edebilmesine yardım etmesi durumunda suçlu olacağı belirtildi. Daha fazlasını oku…

Tayland Anayasa Mahkemesi Prenses’i başbakan adayı gösteren partiyi kapattı

Tayland Anayasa Mahkemesi, Kral’ın kız kardeşini başbakan adayı gösteren bir muhalefet partisinin kapatılmasına karar verdi.

Thai Raksa Chart Partisi, 2006’da bir askerî darbeyle görevinden alınan eski başbakan Thaksin Shinawatra tarafından destekleniyor.

Gözlemciler, partinin kapatılması nedeniyle Thaksin destekçilerinin bu ayın sonunda yapılacak genel seçimleri kazanmasının zorlaştığını belirtiyor.

Tayland, beş yıl önce bir darbeyle yönetimi ele geçiren ordu tarafından yönetiliyor.

Anayasa Mahkemesi, Salı günü verdiği kararda Prenses Ubolratana’nın adaylığının krallığın tarafsızlığını tehdit ettiğini ifade etti.

Partinin yöneticileri 10 yıllığına siyaset yapmaktan yasaklandı ve artık seçimlere itiraz da edilemeyecek.

Mart ayındaki oylama, mevcut Başbakan Prayuth Chan-ocha’nın 2014’teki darbeyle göreve gelmesinden ve seçilmiş hükûmeti devirmesinden sonraki ilk seçim olacak.

 

Kaynak: BBC

Hollanda’da yaşam ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilen iklim davası Ekoloji Kolektifi tarafından kitaplaştırıldı

Anayasa Gündemi’ne önemli katkılarda bulunan Serde Atalay’ın bire bir çevirdiği Hollanda’daki Urgenda davasının istinaf mahkemesi kararı, değerlendirme yazısı eklenerek Ekoloji Kolektifi tarafından kitap haline getirildi. Bu önemli kitaba ücretsiz ve online şekilde ulaşabilmeniz için bize iletilen metni aşağıda bulabilirsiniz.

Hollanda menşeli Urgenda vakfının ve 886 Hollanda vatandaşının mahkemeye başvurması ile 2013’te başlayan Urgenda iklim davasının sonucu tarihte bir ilke imza atmıştı. Özünü devletin iklim değişikliğine karşı yeterli önlem almadığı iddiasının oluşturduğu davada ilk derece mahkemesi, 2015 yılında Hollanda Hükümeti aleyhine karar vererek devletin küresel iklim değişikliği ile mücadele için yeteri kadar iddialı bir hedef koymadığına karar vermişti. 2020 için öngörülen emisyon azaltımı hedefinin uluslararası yükümlülüklere de aykırı olduğunu belirten mahkeme, Hükümete 2020 sonuna kadar 1990 emisyon oranlarına kıyasla en az yüzde 25 emisyon azaltımı gerçekleştirmesini emretmişti.

İlk derece mahkemesinin iklim davaları açısından önemli bir zafer teşkil eden bu kararına karşı Hollanda Hükümeti, bir üst derece yargı mercine başvurmuştu. Geçtiğimiz Ekim ayında ise üç yıldır beklenen ve iklim davalarının geleceği yönünden çok ciddi bir aşama teşkil eden istinaf mahkemesi kararı sonunda açıklandı. Yaptığı istinaf incelemesinde Lahey İstinaf Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin, Hükümetin emisyon azaltma yükümlülüğüne ilişkin verdiği hükmü onamakla kalmadı, ayrıca Hükümetin hukuka aykırı tutumunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkına ilişkin 2. maddesi ile özel hayat ve aile hayatı hakkına ilişkin 8. maddesine de aykırı olduğu kanaatine vardı. Daha fazlasını oku…

Slovakya Anayasa Mahkemesi: Yargıçlar için güvenlik kontrolü getiren anayasa değişikliği anayasaya aykırı

İkinci Robert Fico hükûmeti tarafından önerilen 2014 tarihli anayasa değişikliğinin anayasaya aykırı olduğuna karar verildi.

2014 yılında kabul edilen yargıçların genel güvenlik kontrolü anayasayla uyumlu değil.

Bu, 2014’te Robert Fico’nun ikinci hükûmetinin geçirdiği değişiklikle ilgili Anayasa Mahkemesi’nin kararı. Anayasa’ya eklenen düzenlemeyle yargıçların Ulusal Güvenlik Birimi (NBU) tarafından kontrol edilmeleri kabul edilmişti.

Değişikliğin bazı kısımlarının, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığıyla ilişkili olarak kuvvetler ayrılığı ilkesinden kaynaklanan “Slovak Cumhuriyeti Anayasası’nın zımnî maddî özüne” aykırı olduğuna karar verildi.

Anayasa Mahkemesi’nin açıklamasında “anayasa değişikliği kanunları Slovak Cumhuriyeti Anayasası’nın zımnî maddî özüne aykırı olamaz” dendi. Anayasa Mahkemesi ayrıca, hali hazırda atanmış yargıçların güvenlik kontrolüyle ilgili olarak da kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkelerine aykırılık buldu. Daha fazlasını oku…

İHAM, 2018 Yılı İstatistiklerini Yayımladı.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 2018 yılı istatistiklerini İHAM Başkanı Guido Raimondi’nin katılımıyla gerçekleştirilen bir basın toplantısı ile açıkladı. İstatistiklerin tamamını buradan okumak mümkün. Mahkeme tarafından hazırlanan 2018 yılına ait yıllık rapor ise buradan okunabiliyor.

Genel istatistik

İHAM, 2018 yılı içerisinde toplam 1.014 karar yayımladı. 2018 yılında Mahkeme’ye 43.100 başvuru yapıldı. 29.300 başvuru tek yargıç tarafından kabul edilemez bulundu. Mahkeme önünde ön incelemesi yapılan başvuruların %60’ı İç Tüzük 47’ye uyulmadığı için atıldı. 7.644’ü ilgili Hükümet’e bildirildi. Geçen sene 15.595 başvuru hakkında karar verilirken, bu sene 2.783 karar verildi. Bu kararlarda başvurular birleştirildiği için aslında 1.014 karar verilmiş oldu. İHAM’a bu yıl İç Tüzük madde 39 uyarınca 1.540 geçici tedbir talepli başvuru yapıldı. Mahkeme, bu başvurulardan 143’ü hakkında geçici tedbir kararı verdi.

Mahkeme, 30 Mayıs 2017 tarihinde yayımladığı açıklama ile 22 Mayıs 2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2009 yılından bu yana uyguladığı ‘öncelik’ politikasını değiştirdiğini duyurmuştu. Mahkeme’nin en önemli gördüğü ilk üç kategoriye giren başvurulara öncelik verilmesini amaçlayan değişiklik sonucu, 31 Aralık 2018 itibarıyla Mahkeme önünde öncelikli olarak incelenmeyi bekleyen başvuru sayısı, geçen yıla oranla %15 artarak 20.613’e çıktı. Bunun nedeni olarak Rusya’daki cezaevi koşulları ve Türkiye’deki hukuka aykırı tutuklama ile ilgili başvurular gösteriliyor. 2017 yılında öncelikli incelenmek üzere seçilen 2.555 başvuru Hükümet’e bildirilirken, 2018 yılında bu sayı 2.871’e yükseldi. Benzer şekilde, öncelikli incelenen başvuru sayısı da 2017’ye oranla %45 arttı (2017 yılında 4.594 iken 2018 yılında 6.652). Bunun nedeni de Rusya, Romanya ve Macaristan’daki cezaevi koşullarıyla ilgili ve Türkiye’de güvenlik güçleri tarafından meydana gelen ölümler ile hukuka aykırı tutuklamalarla ilgili başvuru sayılarının artması.

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ni (İHAS) en çok ihlal eden ülkeler sıralamasında İHAS’ın en az bir maddesinin ihlal edildiği 238 karar ile Rusya birinci sırada. Rusya’yı 140 ihlal kararı ile Türkiye, 86 ihlal kararı ile Ukrayna, 71 ihlal kararıyla Romanya takip ediyor. Mahkeme önünde bekleyen davaların %20.9’u Rusya’ya, %15.1’i Romanya’ya, %12.9’u Ukrayna’ya ve %12.6’sı Türkiye’ye ait.

2018 İstatistikleri ve Türkiye

2018 sonu itibarıyla İHAM önünde Türkiye’ye karşı yapılmış toplam başvuru sayısı 7.107. Türkiye 2017 yılından sonra, 2018 yılında da 40 ihlal kararıyla ifade özgürlüğünü Avrupa Konseyi üyesi ülkeler içerisinde en fazla ihlal eden ülke oldu. [2016 yılı içerisinde verilen 37 ifade özgürlüğü ihlali kararının 7’si Türkiye’den. 2015 yılı içerisinde verilen 28 ifade özgürlüğü ihlali kararının 10’u Türkiye’dendi.] Türkiye ayrıca 11 ihlal kararı ile toplantı, gösteri düzenleme ve dernek kurma özgürlüğünü en fazla ihlal eden ülke.

2018 yılında Türkiye’ye karşı verilen ihlal kararlarının tamamını, bazı önemli kabul edilemezlik kararlarıyla Hükümet’ten savunma istenilen başvuruları okumak için tıklayın. 

Türkiye’ye karşı verilen ve İHAS’ın en az bir maddesinin ihlal edildiği 140 kararda ihlal edilen maddeler:

2. madde – yaşam hakkı: 1 ihlal

2. madde – yaşam hakkı bağlamında etkin soruşturma yükümlülüğü: 10 ihlal

3. madde – insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı: 11 ihlal (işkence yasağından ihlal yok)

3. madde – işkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı bağlamında etkin soruşturma yükümlülüğü: 5 ihlal

5. madde – özgürlük ve güvenlik hakkı: 29 ihlal

6. madde – adil yargılanma hakkı: 41 ihlal

6. madde – makul sürede yargılanma hakkı: 9 ihlal

8. madde – özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı: 8 ihlal

9. madde – din ve vicdan özgürlüğü: 1 ihlal

10. madde – ifade özgürlüğü: 40 ihlal

11. madde – toplantı ve örgütlenme özgürlüğü: 11 ihlal

13. madde – etkili başvuru yolu: 7 ihlal

14. madde – ayrımcılık yasağı: 3 ihlal

Ek 1 no.lu Protokol madde 1 – mülkiyet hakkı: 3 ihlal

Ek 1 no.lu Protokol madde 2 – eğitim hakkı: 0 ihlal

Ek 1 no.lu Protokol madde 3 – serbest seçim hakkı: 1 ihlal

Mahkeme’nin 2013-2014 yılı, 2015 yılı  , 2016 yılı ve 2017 yılı istatistiklerine bu linklerden ulaşmak mümkün.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Ismayilova v. Azerbaycan kararının özet çevirisi: Muhalif gazetecinin mahrem görüntülerini gazetecilik faaliyetleri nedeniyle ifşa etmek, özel hayata saygı hakkına ve ifade özgürlüğüne aykırıdır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 10 Ocak 2019 tarihinde verdiği Khadija Ismayilova v. Azerbaycan kararında muhalif bir gazetecinin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesinin ardından evine gizli kamera yerleştirilerek erkek arkadaşıyla olan görüntülerinin kamuya sızdırılmasının Sözleşme’nin 8. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkını ve yine Sözleşme’nin 10. maddesiyle korunan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi.

Dava, tanınan bir gazeteci olan Khadija Rovshan qizi Ismayilova’ya karşı yürütülen karalama kampanyaları iddialarına ilişkindir. Temel olarak, başvurucu araştırmacı gazetecilik faaliyetlerini sonlandırmadığı takdirde kamusal aşağılanmaya maruz bırakılacağını belirten bir tehdit mektubu almıştır. Gazetecilik yapmaya devam edeceğini beyan etmesi üzerine, başvurucunun ve erkek arkadaşının haberi olmaksızın çekilen bir “seks videosu” internette yayınlanmıştır. Söz konusu olaydan önce, gazetelerde kendisini hükümet-karşıtı taraflılık ve ahlaka aykırı davranışlarla suçlayan haberler yayınlanmıştır. Başvurucu sonradan apartman dairesinin dört bir yanında gizli kameralar olduğunu keşfetmiştir.

Mahkeme, söz konusu eylemlerin Ismayilova’nın onurunu kırıcı nitelikte olduğunu ve Devlet’in soruşturma yükümlülüğü altında bulunduğunu tespit etmiştir. Daha fazlasını oku…