İçeriğe geç

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda Tartışmalı Medya Kanununu Veto Etti

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda tartışmalı bir medya kuruluşu sahipliği kanununu veto etti. Eleştirilere göre bu kanun, hükümet karşıtı ABD’ye ait bir televizyon kanalını susturmayı amaçlıyordu.

Bu kanunla, Avrupa Ekonomik Alanı dışından gelen şirketlerin Polonyalı medya kuruluşlarını kontrol etmesinin önüne geçilecekti.

Kanun kabul edilmiş olsaydı, ABD merkezli Discovery grubu, haber ağı TVN24’teki hissesini satmak zorunda kalacaktı.

Yetkililer, yasanın düşman devletlerin etkisini sınırlamayı amaçladığını savundu. 

İktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), yabancı şirketlerin Polonya medyası üzerinde uzun zamandır çok fazla güce sahip olduğunu ve bu ayın başından beri yasa tasarısını aceleyle meclisten geçirmeye çalıştıklarını söyledi. 

Ancak yasayı eleştirenler, bu hareketin Polonya’nın en çok izlenen haber kanalı ve muhabirlerinin muhafazakar hükümeti sık sık eleştirdiği bir ağ olan TVN24’e saldırmayı amaçladığını iddia ediyor. 

Daha fazlasını oku…

Aralık 2021 – İHAM Kararları Bülteni

Merhaba,

Aralık ayında İHAM tarafından verilen 5’i Türkiye’ye karşı 13 kararın çevirileri hazır. Bu bülten, Benan Molu, Rumeysa Budak, Muhammed Canpolat, Doğukan Kalınoğlu, Erse Kahraman, Pınar Baysal tarafından hazırlandı.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

İşkence, insanlıkdışı ve aşağılayıcı muamele yasağı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Canan v. Türkiye, Başvuru no. 29443/14, Karar tarihi: 14.12.2021

Bandırma cezaevinde olan başvurucuya bir gardiyanın 18 Ağustos 2012 tarihinde hakarette ve saldırı girişiminde bulunması ve belirtilmeyen bir tarihte sigarasını başvurucunun hücreye atması üzerine yapılan şikayette gardiyana bir ay 26 gün hapis cezası ve 1,740 Tl para cezası verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve Anayasa Mahkemesi tarafından bu cezanın orantılı olduğu belirtilerek ihlal bulunmaması – 3. maddenin esas ve usul yönünden ihlali

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Ilıcak v. Türkiye (no.2) kararının çevirisi: “Darbe girişimi devam ederken attığı tweetler ve çalıştığı medya kuruluşu nedeniyle terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklanan gazetecinin özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edilmiştir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 14 Aralık 2021 tarihli Ilıcak v. Türkiye (no.2) kararında oyçokluğuyla İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 5. maddesinin 1.fıkrasının (özgürlük ve güvenlik hakkı) ve 10. maddesinin (ifade özgürlüğü) ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Dava, Nazlı Ilıcak’ın Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen  darbe girişiminin ardından gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla ilgilidir. Ilıcak, mevcut hükümetin politikalarına yönelik eleştirel görüşleri ile tanınan ünlü bir gazetecidir.

Mahkeme, bire karşı altı oyla, 5. maddenin 1. fıkrasının (özgürlük ve güvenlik hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, Ilıcak’ın terör örgütüne üye olma veya hükümeti devirmeye teşebbüs etme veya işleyişini engelleme suçlarını işlemesinden şüphelenmek için makul bir sebep bulunmadığı kanaatindedir. Mahkeme, özellikle, başvurucuya yönelik ve tutukluluğuna esas teşkil eden suçlamaların dayandırıldığı yazıların, halihazırda bilinen gerçekler ve olaylarla ilgili olarak kamu yararına olan konularla ilgili olduğunu, Sözleşme özgürlükleri kapsamına girdiğini ve politik alanda şiddet kullanımı ne desteklediğini ne de teşvik ettiğini kaydetmiştir. Ayrıca, başvurucunun terör örgütlerinin yasadışı amaçlarına, yani siyasi amaçları için cebir ve şiddet kullanımına katkıda bulunmaya veya hükümeti ya da anayasal düzeni devirmeye ilişkin bir niyetini yansıtmamışlardır. Bu nedenle, mevcut davadaki yetkililerin terör faaliyetleri suçlamalarını yalnızca başvurucunun belirli medya kuruluşlarında gazeteci olarak çalışmasına ve özellikle darbe girişiminin olası failleri hakkında şüphelerini ifade eden tweetlerine dayandırması kabul edilebilir olarak değerlendirilemez.

Mahkeme bire karşı altı oyla 10. maddenin (ifade özgürlüğü) ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, Ilıcak’ı ağır şekilde cezalandırılan ve gazetecilik mesleğiyle doğrudan ilgili olan suçlardan dolayı ceza yargılaması kapsamında verilen tutukluluk tedbirinin, başvurucunun ifade özgürlüğü hakkına “müdahale” teşkil ettiğine karar vermiştir. Mahkeme, müdahalenin kanunla öngörülmediği kanaatindedir.

Mahkeme oybirliğiyle, 5. maddenin 4. fıkrasının (Türk Anayasa Mahkemesi önündeki yargılamaların uzunluğuna ilişkin olarak) ihlal edilmediğine karar vermiştir. Mahkeme, dikkate alınması gereken sürenin olağanüstü hal süresince 15 ay iki gün sürdüğünü gözlemlemiştir. Mehmet Hasan Altan, Şahin Alpay ve Sabuncu ve Diğerleri davasındaki bulguları mevcut davada da geçerli olmuştur ve dolayısıyla Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası ihlal edilmemiştir.

Fransızca yazılan kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın tamamının çevirisi Av. Rumeysa Budak tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

İHAM Büyük Dairesi’nin Savran v.  Danimarka kararının çevirisi: “Danimarka’da yaşayan Türk uyruklu akıl hastası kişinin ceza davasındaki mahkumiyeti sebebiyle özel koşulları dikkate alınmadan sınır dışı edilmesi, özel hayata saygı hakkının ihlalidir.”

Savran v. Danimarka kararı (başvuru no. 57467/15) ömrünün çoğunda Danimarka’da ikamet eden Türk uyruklu kişiye ilişkindir. Başvurucu, 2000 yılında işlediği şiddet suçları sebebiyle 2008 yılında verilen sınır dışı edilmesi kararı sonrasında 2015 yılında sınır dışı edilmiştir.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) Büyük Dairesi, 7 Aralık 2021 tarihli kararında 16 oya karşı 1 oyla İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağına ilişkin 3. maddesinin ihlal edilmediğine hükmetmiştir.

Mahkeme, başvurucunun ileri sürüldüğü gibi “sağlık durumunda ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan şekilde kötüleşmeye yol açılacağı ve bunun sonucunda yoğun acı çekeceği” iddiasının kanıtlanamadığını, sonuçta tedavinin azaltılmasının yol açacağı riskin esasen herkes için geçerli olduğunu ve bu sebeple sınır dışı edilen başvurucunun 3. maddenin korumalarından yararlanamayacağına karar vermiştir.

Ayrıca Mahkeme, 11 oya karşı 6 oyla İHAS’ın özel hayata saygı hakkına ilişkin 8. maddesinin ihlaline hükmetmiştir. Mahkeme, bilhassa yerel yetkililerin başvurucunun özel durumunu yeterince incelemediği ve kalıcı yeniden giriş yasağının orantısız olduğu görüşündedir.

İngilizce ve Fransızca olan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi ise Av. Erse Kahraman tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Tunikova ve diğerleri v. Rusya kararının özet çevirisi: “Ev içi şiddetle mücadele için yasal mevzuat olmaması, ev içi şiddetin önlenmemesi ve cezasız bırakılması, kötü muamele ve ayrımcılık yasağının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM-Mahkeme), 14 Aralık 2021 tarihli Tunikova ve diğerleri v. Rusya (başvuru no. 55974/16, 53118/17, 27484/18 ve 28011/19) başvurusunda, oy birliği ile, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS-Sözleşme) 3. maddesinde düzenlenen insanlıkdışı ve aşağılayıcı muamele yasağının ve bu maddeyle bağlantılı olarak Sözleşme’nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Dava, başvurucuların eski partnerleri ya da eşleri tarafından gerçekleştirilen ölüm tehditleri, fiziksel yaralama ve bir davada ağır bir sakatlama dahil olmak üzere ev içi şiddet eylemlerine ve yerel makamların ev içi şiddetle mücadele için yasal bir mevzuat oluşturmakta ve failleri yargı önüne çıkartmaktaki başarısızlığına ilişkindir.

Mahkeme, özellikle, Rus yetkililerin ev içi şiddetle etkili bir şekilde mücadele edecek yasal bir mevzuat hazırlamadığına; süregelen şiddetin yol açtığı riskleri dikkate almadığına ve başvurucuların maruz kaldığı ev içi şiddete karşı etkili bir soruşturma yürütmediğine kanaat getirmiştir.

Mahkeme, ev içi şiddet riskine karşı koruma bağlamında Rusya’daki kadınların de facto bir ayrımcılığa maruz kaldığını düşünmektedir. Sözleşme’nin 46. maddesi (kararların bağlayıcılığı ve icrası) altında Mahkeme, iç hukukta ve benzer ihlallerin yaşanmasının önlenmesi için uygulamada acilen değişiklik yapılmasını tavsiye etmiştir.

Kararın tamamı buradan okunabilir. Kararın basın özeti çevirisi av. Benan Molu tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Macaristan: Orban göç kanunu konusunda Avrupa Birliği Adalet Divanı’na kafa tuttu

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, hükümetinin Avrupa Birliği (AB) kararına uymayacağını ve Göç Kanunu’ndaki tutumunu değiştirmeyeceğini açıkladı.

Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), geçen ay verdiği kararda Macaristan’ın kabul ettiği, sığınmacılara yardım eden avukat ve aktivistleri cezalandıran Göç Kanunu’nu Avrupa Birliği yasalarına aykırı bulmuştu.

Ancak Başbakan Orban, ülkesinin kanunları değiştirme planının bulunmadığını açıkladı.

ABAD, Macaristan’ın kişi veya grupların göçmen ve sığınmacıların iltica başvurularına yardımcı olmasını suç haline getirerek AB yasalarına aykırı davrandığına karar vermişti.

Ülke, 2015 yılında çoğunluğu Suriye’deki iç savaştan kaçan sığınmacılardan oluşan bir milyon insanın Avrupa Birliği’ne girmeye çalıştığı sırada Sırbistan ve Hırvatistan sınırına dikenli tellerden oluşan bir bariyer dikmişti.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Women’s Initiatives Supporting Group ve Diğerleri v. Gürcistan kararının özet çevirisi: “LGBT topluluğunun eylemine karşı-eylemcilerin saldırmasına göz yumulması ve nefret saikli şiddetin cezasız bırakılması, 3., 11. ve 14. maddenin ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 16 Aralık 2021 tarihli Women’s Initiatives Supporting Group ve Diğerleri v. Gürcistan kararında, oy birliği ile, 17 Mayıs 2013 tarihinde Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü’nde düzenlenen eylemde bir grubun LGBT eylemcilere saldırmasını, yetkililerin hem barışçıl göstericileri homofobik ve transfobik şiddete karşı korumakta hem de yeterli bir soruşturma yürütmekte başarısız olmasını Sözleşme’nin 3. maddesinde düzenlenen insanlıkdışı ve aşağılayıcı muamele yasağı ve Sözleşme’nin 11. maddesinde düzenlenen toplanma özgürlüğü ile bağlantılı olarak Sözleşme’nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağına aykırı bulmuştur.

Mahkeme, özellikle, yetkililerin, riskin farkında olmalarına rağmen LGBT eylemcileri saldırganlardan korumak için önlem almadığını tespit etmiştir. Bağımsız gazeteciler tarafından çekilen görüntüler gibi deliller, yetkililerin bu şiddet eylemlerine göz yumduklarını ve önyargı ile hareket ettiklerini gösteren deliller olmuştur.

Gerçekten de Mahkeme, eşi benzeri görülmemiş derecedeki bu şiddetin önceki yıllarda yapılan eylemlerde LGBT topluluğuna yönelik saldırılara ilişkin soruşturmaların yetkililer tarafından zamanında ve tarafsız bir şekilde sonuçlandırılmamış olmasından etkilendikleri ihtimalini göz ardı edememiştir. Önceki yıllardaki şiddet, Mahkeme’ye taşınmış ve Mahkeme, Sözleşme’nin ihlal edildiğine karar vermiştir. Identoba ve Diğerleri v. Gürcistan kararının basın özetini buradan okuyabilirsiniz.

Kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi av. Benan Molu tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Filat v. Moldova Cumhuriyeti kararının özet çevirisi: “Eski milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması sırasında meclis oturumunda hakkında kullanılan ifadeler masumiyet karinesini ihlal etmez.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM-Mahkeme), Filat v. Moldova (başvuru no. 11657/16) davasıyla ilgili olarak, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS-Sözleşme) 6. maddesinin 2. fıkrasının (masumiyet karinesi) ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Dava, 2016 yılında Bay Filat’ın rüşvet ve nüfuz ticareti yapmaktan dokuz yıl hapis cezasına çarptırılmasına yol açan cezai prosedürleri konu almaktadır. Bay Filat, 2009 yılından 2013 yılına kadar Başbakanlık yapmıştır ve bahse konu zamanda aynı zamanda bir parti lideri ve milletvekili olarak görev almıştır.

Bay Filat, 6. maddenin 2. fıkrasına (masumiyet karinesi) dayanarak, 15 Ekim 2015 tarihli meclis toplantısında devlet görevlilerinin kendisinin dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin yaptıkları açıklamaların masumiyet karinesini ihlal ettiğini iddia ederek şikayette bulunmuştur.

Bay Filat, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasına (tutukluluğun hukukiliğinin bir Mahkeme tarafından ivedilikle incelenmesi hakkı) dayanarak, ilk derece mahkemesindeki mahkumiyet kararının ardından verilen tutukluluğunun hukukiliğinin incelenmediğini belirterek şikayette bulunmuştur.

Daha fazlasını oku…

Macaristan Anayasa Mahkemesi Göçmenler Konusunda Orban Hükümeti Aleyhine Karar Verdi

Macaristan Anayasa Mahkemesi, Başbakan Viktor Orban hükümeti tarafından yapılan ve Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD), Macaristan’ın mülteci politikalarının Avrupa yasalarını çiğnediği yönündeki kararına itiraz eden başvurunun aleyhinde karar verdi. 

Anayasa Mahkemesi, Macaristan’ın egemenliği gereği ülkesel bütünlüğü ve nüfusu üzerinde yetki kullanabildiğine, Macaristan’ın mülteci hukuku yorumlarını zaten ancak bu yorumlar Avrupa hukukunda tamamen güvence altına alınmadığı hallerde uygulayabildiğine ve Macaristan’ın sığınmacıları sınır dışı etmesinin yasa dışı göründüğüne karar verdi. 

Başvuru, Macar hükümetinin Sırbistan’dan Macaristan’a geçmek isteyen Avrupa Birliği vatandaşı olmayan göçmenlerin sığınma talebini derhal reddetmeye devam etmesine izin verecek bir karar almaya çalışan Macaristan Adalet Bakanlığı tarafından yapıldı. Bu talep, Kasım ayında ABAD’ın, Macaristan’ın sığınmacıların hareket özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalarının Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nı ihlal ettiğini belirten bir kararının ardından geldi. Macar hükümeti, o tarihte Anayasa Mahkemesi meseleyi Macar hukukunun bir meselesi olarak karara bağlayana kadar ABAD’ın kararına uyamayacağını duyurmuştu.

Daha fazlasını oku…

Meksika’da Elektriğin Yeniden Devletleştirilmesine İlişkin Anayasa Değişikliği Muhalefet Destek Vermeyince Ertelendi

İktidar partisinden üst düzey bir milletvekiline göre, Meksika’nın enerji reformu muhalefet partilerinin üyelerinin reforma destek vermemesi sebebiyle gelecek yıla ertelendi.

Anayasa Temsilciler Meclisi ve iktidar partisi Morena üyesi ve Anayasal Meseleler Komisyonu başkanı Juan Ramiro Robledo, milletvekillerinin başlangıçta bu yıl yapmayı umdukları oylamanın 2022’de gerçekleştirileceğini ve bunun onay için gereken üçte iki çoğunluğu elde etmeye çalışmak için kendilerine zaman tanıyacağını söyledi.

“Reformu gerçekleştirme kararı kat’i, kesinlikle değişmedi.” Robledo ”Bu, cumhurbaşkanının bir girişimi ve buna göre hareket etmeliyiz” şeklinde konuştu. Bunu bizi dinlemeye istekli olan diğer tüm milletvekilleriyle yapacağız. Birlikte ilerleme kaydettiğimiz ve Anayasa değişikliği önerisine ikna olan bazı milletvekilleri var. Ancak çoğunluk isteksiz. “

Daha fazlasını oku…