İçeriğe geç

Québec, Fransızcayı korumak ve İngilizce kullanımını kısıtlamak için harekete geçti

Québec Eyalet Başkanı “Kuzey Amerika’da Fransızca konuşan bir ulus olmaktan gurur duyuyoruz” şeklinde açıklamalarda bulunurken, İngilizce konuşan muhalifler yasal yollara başvuracaklarını belirtti.

Québec hükümeti, muhaliflerin, toplumu her açıdan tekrardan şekillendireceği uyarısında bulunduğu Fransızcayı korumaya yönelik geniş kapsamlı önlemleri başarılı bir şekilde hayata geçirdi.

24 Mayıs 2022 tarihinde eyalet meclisi tarafından kabul edilen 96 sayılı kanun, eyalete yeni gelen göçmenlerin ve sığınmacıların eyalete gelmelerinin üzerinden 6 ay geçtikten sonra eyalet yetkilileriyle yalnızca Fransızca iletişim kurmalarını, aksi takdirde eyalet hizmetlerinden yararlanamayacaklarını belirtiyor. Kanun aynı zamanda İngilizcenin hukuk sisteminde kullanımını kısıtlayarak, eyaletin İngilizce eğitim veren okullarına girişlere de belirli sınırlamalar getiriyor.

İktidardaki koalisyon Avenir Québec, sol görüşlü Québec Solidaire’den destek alarak tasarıyı 78’e 29 geçirdi. Eyalet meclisindeki liberaller tasarının çok ileri gittiğini söyleyerek karşı yönde oy kullandı. Ayrılıkçı Parti Québécois ise tasarının yeterince ileri gitmediğini söyledi.

Daha fazlasını oku…

Şili Kurucu Meclisi, Pinochet Dönemi Anayasası’nın Yerini Alacak Yeni Anayasanın Taslağını Tamamladı

2019’daki kitlesel protestolar sırasında ortaya çıkan süreç Eylül ayında düzenlenecek referandumda sona erecek; ancak anketler şu anda yalnızca halkın %38’inin yeni anayasayı desteklediğini gösteriyor.

Şili kurucu meclisi, 10 ay süren yoğun müzakerelerin ardından, General Augusto Pinochet’nin diktatörlüğü sırasında hazırlanan anayasanın yerini alabilecek yeni bir anayasa taslağını tamamladı.

154 üyeden oluşan ve her cinsiyetin eşit şekilde temsil edildiği kurucu meclisin başkanı Maria Elisa Quinteros, anayasa taslağını liman kenti Antofagasta’da düzenlenecek bir törenle resmen halka sunacak.

Maria Elisa Quinteros bir röportajında: “Bu anayasa çevreci ve eşit bir anayasa olmakla beraber merkezine sosyal hakları da alan bir anayasa” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Anayasa taslağının içinde sayılmış olan uzun özgürlükler listesi içerisinde çeşitli yeni haklar da yer almakta. Yeni anayasa yüksek öğrenimi ücretsiz yapmasının yanı sıra, cinsiyet eşitliği oranının federal hükümet tarafından güvenceye alınması ve eyaletlerin kuralları uygulanmasını engelleyenlere karşı sorumlu olması, iklim değişikliğine uyum sağlamak ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak gibi maddeleri içeriyor.

Daha fazlasını oku…

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Yüksek Mahkeme’yi “Ülkemizdeki Özgürlükler İçin Tehlikeli” Diyerek Yerden Yere Vurdu

Temsilciler Meclisi Sözcüsü ve Kaliforniya Temsilcisi Nancy Pelosi, yaptığı açıklamalarda ABD Yüksek Mahkemesi’ni “ülkemizdeki aileler ve özgürlükler için tehlikeli” şeklinde nitelendirerek Mahkeme’ye meydan okudu.

Pelosi, “Kimin aklına Donald Trump gibi bir yaratığın, elinde atayacağı yargıçların listesini sallayarak Başkan olacağı gelirdi ki… aşırı sağın desteğini alarak bu özgürlük karşıtı yargıçları Mahkeme’ye atayacağını kim tahmin edebilirdi?” diye sordu.

Pelosi, bu ayın başlarında sızdırılan, Yargıç Samuel Alito tarafından hazırlanmış ve Roe v Wade kararına saldıran taslak kararı hedef aldı. Meclis Başkanı Pelosi, saldırgan bir biçimde muhafazakâr olan Mahkeme’nin özgürlükleri toptan bir şekilde gitgide işlemez hale getirmesinden korkuyor.

Pelosi CNN’de “State of the Union” programına verdiği röportajda “Evlilik eşitliği ve bu konunun başka taraflarına dikkat çekilmesi gerek” diyerek uyardı.

Daha fazlasını oku…

Mayıs 2022 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Anayasa Mahkemesi tarafından Mayıs ayı içerisinde verilen önemli bazı kararların yer aldığı bülten yayında.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere. 

İşkence, insanlık dışı ve kötü muamele yasağı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Mert Arslan Ve Özgür Tezer Başvurusu, Başvuru Numarası: 2018/2830, Karar Tarihi: 13/4/2022

Gezi Parkı eylemleri sırasında öldürülen Ethem Sarısülük’ün cenazesine katılan başvurucuların polisler tarafından “Kafanıza sıkarım.” denilerek tehdit edilip yere yatırılarak tekme, yumruk ve coplarla darbedilmesi ve yapılan şikayete karşı polisler hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi – insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutunun ihlali

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın A.L. v. Fransa kararının özet çevirisi: “Başvurucunun biyolojik babalık bağının kurulmasının reddi çocuğun üstü yararına uygundur fakat yerel mahkemeler dava sürecinin uzunluğu hususunda istisnai özen yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 7 Nisan 2022 tarihli A.L. v. Fransa (başvuru no. 13344/20) davasında oy birliği ile; dava özelindeki şartlarda davalı taraf devletin istisnai özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 8. maddesinin (aile ve özel hayata saygı hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir.

İşbu dava özel hayata saygı hakkına (Sözleşme’nin 8. maddesi) uygun şekilde yerel mahkemelerin başvurucu ile başvurucunun Fransa’da bulunan taşıyıcı annelik sözleşmesi çerçevesinde dünyaya gelen biyolojik çocuğu ile taşıyıcı anne tarafından çocuğun üçüncü taraf çifte vermesi sonrasında arasında hukuki olarak babalık bağı kurulmasının reddetmesine ilişkindir.

Mahkeme; Temyiz Mahkemesi tarafından desteklenen Yüksek Mahkeme’nin başvurucunun iddia ettiği uygulamadaki biyolojik baba olma gerçeğini nitelendirirken olması gerektiği gibi çocuğun üstün yararına öncelik verdiğini belirtmiştir. Başvurucunun özel hayatına saygı hakkı ile çocuğunun aile hayatına ve özel hayata saygı hakkı arasındaki dengede çocuğun üstün yararını öncelikle gözetilmesi gerektiğinden Mahkeme yerel mahkemeler tarafında ortaya koyulan gerekçelerin Sözleşme’nin 8 § 2 maddesinin amaçlarıyla ilgili yeterli olduğu şeklinde değerlendirmede bulunmuştur.

Buna rağmen Mahkeme, yargılamanın toplamda 6 yıl 1 ay sürdüğünü ve bu durumun istisnai özen yükümlülüğü ile bağdaşmadığını ifade etmiştir. Konunun mahkemeye taşındığı zaman 4 aylık olan çocuk yerel yargılamalar sona erdiğinde 6,5 yaşındaydı. Kişi ile çocuğu arasındaki ilişkiye ilişkin davalarda, hatırı sayılır bir sürenin geçmesi, hukuki meselenin oldu bitti temelinde belirlenmesine neden olabilmektedir.

Mahkeme, davalı Devletin istisnai özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Ancak Mahkeme, ihlal tespitinin, Rouen Temyiz Mahkemesi’nin çocuğun yüksek yararına ilişkin değerlendirmesini veya Yargıtay tarafından onaylandığı üzere başvuranın taleplerini reddetme kararını sorgulayacak şekilde yorumlanmaması gerektiğini vurgulamıştır.

Fransızca yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi av. Zeynep Cemre Demirtaş tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Ricky Gervais, Netflix’teki gösterisine gelen tepkilere karşı ‘tabu’ komedisini savundu

Ricky Gervais, Netflix özel bölümünün yayınlanmasının ardından eleştirilerin hedefi olması üzerine, tabu konularla ilgili şakalar yapılabileceğini savundu.

Stand-up komedyeni Ricky Gervais SuperNature’da; trans bireyler, kadın komedyenler ve aids hakkında ironik ve satirik olarak tanımladığı bir dizi şaka yapıyor. 

Birleşik devletler LGBT hakları grubu Glaad, Salı günü yayınlanmasının ardından gösteriyi “tehlikeli”, “gey karşıtı” ve “trans karşıtı” olarak nitelendirdi. 

Ancak Gervais, Salı günü BBC One kanalının “The One Show” isimli programında komedinin işlevinin bu tabuları yıkmak olduğunu söyledi.

Rick, “Bence komedinin varoluş sebebi bu, gerçekten… Bir şeylerin üstesinden gelmemizi sağlıyor. Tabu konularla uğraşıyorum çünkü seyirciyi daha önce olmadığı bir yere bir anlığına bile olsa götürmek istiyorum” dedi. 

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Y ve Diğerleri v. Bulgaristan kararının özet çevirisi: “Ev içi şiddet mağduru kadının şikayetlerine ve uzaklaştırma kararına rağmen korunmaması sebebiyle eşi tarafından öldürülmesi, yaşam hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 22 Mart 2022 tarihli Y ve Diğerleri v. Bulgaristan kararında, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 2. maddesinin (yaşam hakkı) ihlal edildiğine ve Sözleşme’nin 2. maddesi ile birlikte değerlendirilen 14. maddesinin (ayrımcılık yasağı) ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Dava, evlilik içi cinayet mağduru olan bir anne ve kızlarının şikayetlerini konu almaktadır. Bayan V., eşinin silahının olduğu ve bu hususta hayatının tehlikede olduğunu düşündüğü sebebiyle bölge savcısına şikayette bulunmasının hemen ardından Sofya’da bir kafede başından vurularak öldürülmüştür. Bayan V., önceki yıllarda da eşinin kendisine karşı olan öfkeli, takıntılı ve şiddet içeren davranışları hakkında benzer şikayetlerde bulunmuştur.

Mahkeme özellikle, yetkililerin Bayan V.’nin inandırıcı şikayetlerine ivedilikle yanıt vermediğini ve ev içi şiddetin özel bağlamı ve dinamikleri ışığında kendisinin içinde bulunduğu riske ilişkin uygun bir değerlendirme yapılmadığını tespit etmiştir. Yetkililer bu değerlendirmeyi yaptıkları takdirde, Bayan V.’nin eşinin, Bayan V.’nin hayatı için gerçek ve doğrudan bir risk oluşturduğunu takdir ederek ve silahına el koyabilir, uzaklaştırma kararının ihlali dolayısıyla onu yakalayabilir ve/veya Bayan V.’yi polis koruması altına alabilirlerdi. Bayan V.’ye yönelik riske karşı koymaya ilişkin bu gibi tüm adımlar, Bulgaristan iç hukukuna göre mümkündür.

Ancak Mahkeme, genel olarak Bulgaristan’da Bayan V.’nin dosyasını ele alışında kadına yönelik şiddete ilişkin herhangi bir kayıtsızlığa işaret eden bir delile rastlamamıştır.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi Pınar Baysal tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Kürtaj hakkını ilgilendiren karar taslağının sızdırılmasına ilişkin ABD Yüksek Mahkemesi’nin yaptığı basın açıklaması

ABD Yüksek Mahkemesi’nin sırasıyla 1973 ve 1992 yıllarından vermiş olduğu Roe ve Casey kararlarıyla ülke çapında tanımış olduğu kürtaj hakkından döneceğine dönük sinyaller içeren mevcut bir davaya ilişkin Yargıç Samuel Alito tarafından kaleme alınan karar taslağı yakın zamanda Politico haber sitesine sızdırılmıştı ve biz de bu haberi çevirmiştik. Konuya ilişkin Mahkeme’nin yapmış olduğu basın açıklamasını da bu kapsamda yayınlıyoruz.


Dün, bir haber kuruşu görülmekte olan bir davada taslak görüşün bir kopyasını yayınladı. Yargıçlar, Mahkeme’nin gizli müzakere çalışmasının rutin ve önemli bir parçası olarak taslak görüşleri dahilî olarak dağıtır. Dünkü haberlerde açıklanan belge sahih olmakla birlikte, mahkemenin bir kararını veya davaya ilişkin konulardaki herhangi bir üyenin nihaî tutumunu temsil etmez.

Başyargıç John G. Roberts, Jr.’ın ifadesi aşağıdadır:

Mahkemenin güvenine yapılan bu ihanet, işlemlerimizin bütünlüğünü baltalamayı amaçladığı ölçüde başarılı olamayacaktır. Mahkemenin çalışmaları hiçbir şekilde etkilenmeyecektir.

Biz Mahkeme’de, kuruma derinden sadık ve hukukun üstünlüğüne adanmış hem daimî çalışanlar hem de yargıca bağlı çalışan hukuk danışmanlarından oluşan bir işgücüne sahip olduğumuz için kutsandık. Mahkeme çalışanları, yargı sürecinin gizliliğine saygı gösterme ve mahkemenin güvenini koruma konusunda örnek ve önemli bir geleneğe sahiptir. Bu, Mahkeme’ye ve burada çalışan kamu görevlilerine hakaret anlamına gelen, Mahkeme’nin güvenilirliğinin tek ve berbat bir ihlaliydi.

Sızıntının kaynağı hakkında soruşturma başlatması için Mahkeme Güvenlik Amiri’ne talimat verdim.

Kaynak: Supreme Court

Bu haber, BAU Hukuk Fakültesi LAW 2018 Current Constitutional Developments dersi kapsamında çevrilmiştir.

İHAM’ın Wang v. Fransa ve Dubois v. Fransa kararlarının özet çevirisi: “Gözaltında ifadesi alınan kişilere avukat ve/veya çevirmen desteği alma fırsatı verilmeli ve susma hakkı konusunda bilgilendirilmelidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 28 Nisan 2022 günlü oturumunda gördüğü Wang v. Fransa (başvuru no. 83700/17) ve Dubois v. Fransa (başvuru no. 52833/19) başvurularında:

Wang v. Fransa (başvuru no. 83700/17) kararında oybirliği ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 6 §§ 1 ve 3. fıkralarının ihlal edildiğine,

Dubois v. Fransa (başvuru no. 52833/19) kararında altı oya karşı bir oyla, Sözleşmenin 6 §§ 1 ve 3 (c) bendinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

İki dosya da hukuka aykırı olarak hekimlik yapmakla suçlanarak mahkum edilmiş kişilerle ilgilidir. Başvurucular, gönüllü olarak girdikleri polis sorgularındaki koşullardan yakınmışlardır.

Mahkeme, gönüllü olarak sorguya giren kişilerin haklarını önemli ölçüde güçlendiren yasal reformların sonradan kabul edildiğini – ve bu nedenle başvurucuların durumu üzerinde pratik bir etkisi olmadığını – kaydederken, Sözleşme’nin 6 §§ 1 maddesi tarafından korunan savunma haklarına ilişkin olarak ve Sözleşme’nin 3. maddesi, gerekli güvencelerin polis nezaretine uygulananlarla aynı olması gerektiğidir. Yargılamaların genel adaletine ilişkin değerlendirmesinin bir parçası olarak bu güvencelere uygunluğu incelemeye devam etmiştir.

Daha fazlasını oku…

Sızan taslak karara göre ABD Yüksek Mahkemesi kürtajı hak olmaktan çıkarıyor

Yargıç Alito mahkemede dağıtılan ön çoğunluk taslağında “Roe ve Casey kararlarından dönülmesi gerektiğine inanıyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Yargıç Samuel Alito tarafından yazılan ve POLITICO tarafından ele geçirilen ön çoğunluk taslak kararına göre Yüksek Mahkeme, dönüm noktası niteliğindeki Roe v. Wade kararından dönmek için oy kullandı.

Taslak karar, kürtaj hakkına federal anayasal düzeyde koruma sağlayan 1973 kararının ve bu hakkı büyük ölçüde koruyan devamındaki 1992 -Aile Planlaması v. Casey- kararının tam anlamıyla bir reddi. Taslak kararda Alito “Roe en başından beri feci şekilde hatalıydı” şeklinde yorumlarda bulundu.

Mahkemenin görüşü olarak nitelendirilen belgede şu ifadelere yer verildi: “Roe ve Casey kararlarından dönülmelidir. Artık Anayasa’ya kulak verme ve kürtaj konusunu halkın seçilmiş temsilcilerine bırakma zamanıdır.”

Tartışmalı davalarla ilgili müzakereler geçmişten beri gelgitli bir şekilde devam ediyor. Taslak kararlar tartışmaya açıldıkça önemli kararlar birden fazla taslaktan oluşabildikleri ve bu kararlarda oy değiş-tokuşları yaşanabileceğinden bazen bir kararın açıklanmasından birkaç gün öncesine kadar yargıçlar oylarını değiştirebiliyorlar. Mahkemenin nihaî kararı önümüzdeki iki ay içinde yayınlanana kadar hâkimlerin kararını kestirmek güç.

Daha fazlasını oku…