İçeriğe geç

Quebec Ayrılıkçıları, Kanada’nın İngiliz Monarşisiyle Bağlarını Kesmesini İstiyor

Sembolik parlamenter önergenin başarı şansı çok az ancak önerge yine de Kanada’daki İngiliz Kraliyeti’nin rolü hakkındaki tartışmaları tekrardan gündeme getiriyor.

Quebec ayrılıkçıları Kanada’ya, Bloc Quebecois partisi liderinin maliyetli ve “arkaik” bir sembol olarak tanımladığı İngiliz monarşisiyle bağlarını koparmasına yönelik çağrıda bulundu.

Partinin Ottawa’daki Avam Kamarası’nda tartışılan sembolik önergesi, Kraliçe II. Elizabeth’in yakın zamandaki ölümünün ardından İngiliz tacının İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerindeki rolünün tekrardan tartışılmaya başlandığı esnada geldi.

Kanada anayasal monarşi ile yönetiliyor ve sembolik devlet başkanı artık Kral III. Charles.

Bloc Quebecois lideri Yves-Francois Blanchet, tartışma öncesi düzenlenen basın toplantısında ’’İngiliz monarşisiyle olan bağlarımızı kolayca, hızlıca ve olay çıkarmadan koparmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu bir anakronizm. Oturma odasında köşeleri solmaya başlamış bir kat boya.’’ dedi.

Daha fazlasını oku…

Orta Afrika Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin Görevden Alınan Başkanı Adaletsizliğe Tepki Gösterdi

Orta Afrika Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin eski başkanı, onu gayri meşru olarak zamanından önce değiştirme girişimini kınadı ve bunun adalet sisteminin güvenilirliğini baltaladığını söyledi.

Danielle Darlan, başkanlık ettiği Anayasa Mahkemesi’nin Eylül ayında devlet başkanı Faustin-Archange Touadera’nın 2025’te üçüncü bir dönem için aday olmasına izin verecek reformları engellemesinden bu yana baskı altında. 

Haftalar sonra, hükümet, 70 yaşındaki yargıcın yıl sonuna kadar emekli olması emrini verdi. Yargıç bu emri reddetti, ancak geçen hafta bu olayın ardından gelen bir kararname ile birlikte yargıcın, 2017 yılında mahkeme başkanı olarak atanmasına karşılık olarak bir kalıcı engel gösterildi ve atama iptal edildi.

Anayasa Mahkemesi’nin Başkan Yardımcısı Jean-Pierre Waboe, Darlan’ın görevini geçici olarak devraldı.

Daha fazlasını oku…

Kosta Rika Anayasa Mahkemesi, muhalif gazetecilere ait eğlence merkezi Parque Viva’yı salgın gerekçesiyle kapatan emri basın özgürlüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti

Yargıçlar, ortada basın özgürlüğünün dolaylı bir ihlalinin söz konusu olduğunu düşünüyor.

Kosta Rika Anayasa Mahkemesi (Sala Constitucional ya da yaygın olarak bilinen adıyla Sala IV), La Nación gazetesinden bir grup gazetecinin bu yıl Temmuz ayında Parque Viva’nın hükümet tarafından kapatılmasına karşı yaptığı başvuruyu kabul etti.

Başvuru, Başkan Rodrigo Chaves ve Sağlık Bakanı Joselyn Chacón’a karşı yapıldı.

Parque Viva kompleksinin sahibi olan La Nación’dan gazeteciler, yaptıkları başvuruda, Rodrigo Chaves’in başkan adayı olduğu dönemde, La Nación ve Kanal 7’nin “ortadan kaldırılması” vaadini açıkça dile getirdiğini, nitekim Chaves’in bu söylemlerinin 29 Ocak 2022’de videoya kaydedildiğini ve bu kayıtları mahkemeye delil olarak sunduklarını dile getirdi.

Daha fazlasını oku…

Güney Kore Anayasa Mahkemesi, Üçüncü Dereceden ve Daha Yakın Akrabalar Arasındaki Mevcut Evlilikleri İptal Eden Düzenlemeyi Anayasa’ya Aykırı Buldu

Güney Kore Anayasa Mahkemesi, üçüncü dereceden ve daha yakın akrabalar arasındaki evlilikleri geçersiz kılan mevcut Medeni Kanun’un Anayasa’ya uymadığına ve tekrardan incelenmesi gerektiğine karar verdi.

Mahkeme, Medeni Kanun’un üçüncü dereceden ve daha yakın akrabalar arasındaki evlilikleri yasaklamasının Anayasa’ya uygun olduğunu söyledi.

Ancak Mahkeme, üçüncü dereceden ve daha yakın akrabalar arasındaki mevcut evlilikleri geçersiz kılan bir Medeni Kanun maddesinin Anayasa ile bağdaşmadığını ve değiştirilmesi gerektiğine karar verdi.

Karar, bir boşanma davasında davacının mahkemeden, üçüncü derece akraba içerisinde yer alan kişilerin birbirleriyle evlenmeleri durumunda evliliğin feshedilebileceğini öngören Medeni Kanun’un 815. maddesinin 2. fıkrasının, Anayasa’ya olası aykırılığını gözden geçirmesini istemesinden sonra geldi.

Daha fazlasını oku…

Brezilya’nın ulusal seçim otoritesi politik dezenformasyonu kontrol almaya yönelik düzenlemeleri kabul etti

Brezilya’nın ulusal seçim otoritesi seçim süreciyle ilgili yanlış veya çarpıtılmış bilgilerin sürekli olarak yayınlanması şeklinde tanımlanan “sistematik yanlış bilgi üretimini” hedef alan çevrimiçi dezenformasyonu sınırlayan kuralları onayladı.

Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE), aşırı sağ tandanslı başkan Jair Bolsonaro ve solcu rakibi Luiz Inacio Lula da Silva arasındaki şiddetli başkanlık yarışını, aynı genel seçimlerde yaşandığı gibi tehlikeye atabilecek yanlış bilgilerin yayılmasına karşı mücadele kapsamında, seçim sürecinin dürüstlük çerçevesindeki seyrini korumaya yönelik kuralları oybirliğiyle kabul etti. 

TSE Başkanı Bakan Alexandre de Moraes, kurulun herhangi bir paylaşımın dezenformatif bir içerik olduğuna karar vermesi halinde, içeriğin ona benzer tüm yayımlarla birlikte kaldırılacağını açıkladı. Bakan aynı zamanda “böyle bir içeriğin paylaşımının tekrarının tespit edilmesi” halinde, beyana veya yargı kararına gerek duyulmaksızın bu sahte haberlerin derhal yayından kaldırılacağını vurguladı.

Daha fazlasını oku…

Belçika Anayasa Mahkemesi: “Belçika’daki Özel Şirketler Çalışanlarını Savunmalarını Dinlemeden İşten Çıkarabilir”

Belçika Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu karara göre, özel sektördeki bir çalışanın patronları ile görüşmeden işten çıkarılması ayrımcılık oluşturmuyor. 

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karara göre, özel sektördeki bir işverenin, işten çıkarma için çalışanı ile görüşmek zorunda olmaması ayrımcılık değil, ancak idare memurları görevden alırken hâlâ bunu yapmakla yükümlü.  

Bir özel sektör çalışanının acil bir sebeple işten çıkarılması ve bu konuda Brüksel’in Fransız Bölgesi’ndeki iş mahkemesine bu konuda itiraz etmesinin ardından Anayasa Mahkemesi’nin bu konudaki görüşü sorulmuştu. 

Prensip olarak, özel sektör işvereni, bir işçiyi acil bir sebeple işten çıkarırken işçi ile görüşmek zorunda değil. Ancak idare, bir memuru işten çıkarırken sözleşmeyi feshetmeden önce memurla iletişime geçmeli.

Daha fazlasını oku…

Ekim 2022 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Anayasa Mahkemesi tarafından Ekim ayı içerisinde verilen önemli bazı kararların yer aldığı bülten yayında.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere. 

Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Ali Karakılıç Ve Diğerleri Başvurusu, Başvuru Numarası: 2019/2549, Karar Tarihi: 21/9/2022

Yangında yaralanıp akabinde vefat eden çocukların tıbbi müdahalesinde gereken korumanın sağlanmaması, yangına müdahalede gerekli önlemlerin alınmaması ve olayla ilgili tazminat davasının makul sürede sonuçlanmaması – yaşam hakkının ihlali

Gökhan Yiğit Koç Ve Diğerleri Başvurusu, Genel Kurul, Başvuru Numarası: 2019/25727, Karar Tarihi: 28/7/2022

Polise yapılan acil yardım çağrısına makul sürede yanıt verilmediği için ölümle sonuçlanan yaralama olayının meydana gelmesi ve bu olaydan doğan zararların tazmini istemiyle polisin idari yönden bağlı olduğu idare aleyhine açılan tam yargı davasında titiz bir inceleme yapılmaması – Etkili soruşturma yürütme yükümlüğünün ihlali

Daha fazlasını oku…

Sri Lanka’da Milletvekilleri Cumhurbaşkanının Yetkilerini Azaltacak Anayasa Değişikliği Önerisini Tartışıyor

Sri Lankalı milletvekilleri, siyasi reformlar talep eden ve ülkenin korkunç ekonomik krizine çözüm arayan göstericilerin temel talebi olan cumhurbaşkanının yetkilerini azaltacak bir anayasa değişikliği önerisini tartışmaya başladılar. 

Hint Okyanusu’nda bulunan ada ülkesi fiilen iflas etmişti. Yakıt ve ilaç gibi zorunlu ithalattaki ciddi azalma, birkaç ay önce cumhurbaşkanı, başbakan ve önemli bakanların  istifasına yol açan kitlesel bir gösterinin başlamasına sebep olmuştu. 

Aralarında birçok öğrenci ve aktivistin de bulunduğu göstericiler, şeffaflığın sağlanabilmesi ve hesap verilebilirlik için reform talep ediyor. 

Adalet Bakanı Wijeyadasa Rajapakshe, Parlamento’ya, tasarısı sunulan yasaya göre, devlet yetkililerinin atanması dahil belirli Cumhurbaşkanlığı yetkilerinin milletvekillerinden ve siyasetçi olmayan saygın kimselerden oluşan anayasal bir meclise devredileceğini söyledi. Konsey, atanması için adayları Cumhurbaşkanı’na önerecek. 

Rajapakshe, tasarının yargı ve kamu hizmetinin bağımsızlığının sağlanmasına yardımcı olacağını söyledi. 

Önerilen değişiklik kapsamında, cumhurbaşkanları yalnızca konseyin önerisi üzerine kıdemli yargıçlar, başsavcılar, merkez bankası başkanları, polis, seçim komisyonu üyeleri rüşvet ve yolsuzluk müfettişlerini atayabilecek. Başbakan, kabineye yapılacak atamalar konusunda söz sahibi olacak ve Cumhurbaşkanı’nın savunma dışında herhangi bir kabine görevinde bulunmasına izin verilmeyecek.

Daha fazlasını oku…

Malezya Seçimleri Sel Tehdidi Altında 19 Kasım’da Yapılacak

Malezya Seçim Komisyonu yaptığı açıklamada, ulusal seçimlerin Kasım ayında yapılacağını söyledi. 19 Kasım’da, yılsonu muson mevsiminde şiddetli yağmur ve sellerin seçmenleri caydırabileceği endişesi var. 

Başbakan İsmail Sabri Yakup, 10 Ekim’de hükümet müttefiklerinin ve muhalefetin muson mevsiminde oy kullanma protestolarını görmezden gelerek erken seçimler için Parlamento’yu feshetmişti.

Parlamento’nun görev süresi Temmuz 2023’te sona eriyor, ancak İsmail Sabri Yakup’un Birleşik Malay Ulusal Örgütü (UMNO) koalisyon iktidarındaki müttefikleriyle çekişiyor ve erken seçimin onların lehine olduğuna inanıyor. UMNO, yerli Malezyalılardan gelecek desteğin geri döneceğine ve gelecek yıl gerçekleşmesi beklenen bir ekonomik yumuşama öncesinde muhalefetin parçalanmış bir durumda olmasına güvenerek kendi başına güçlü bir galibiyetin kazanacağına inanıyor. 

Seçim Komisyonu Başkanı Abdul Ghani Salih,  “İki haftalık resmî seçim kampanyasını başlatacak adaylar için adaylık tarihinin 5 Kasım olacağını, seçimlerde 21,17 milyon seçmenin oy kullanacağını” söyledi. 

Daha fazlasını oku…

Dünyanın Dini Liderleri Eşcinsel Dönüşüm Terapilerinin Yasaklanması İçin Birleşti 

Bir haham, ‘’Bizimle bir alakası yok demek çok hoş olurdu ama özellikle bizim dini geleneklerimiz dönüşüm terapisine yol açtı’’ dedi. 

Dünyanın önde gelen inanç önderlerinin neredeyse 400’ü devletlerin eşcinselleri dışlayan kanunlarına son vermesi için çağrıda bulundu ve dönüşüm terapilerinin son bulmasını talep etti. Aralarında Cape Town’un ayrımcılık karşıtı eski başpiskoposu Desmond Tutu ve Liverpool piskoposu da olan imzacılar, LGBT+ bireylere karşı uygulanan şiddete, onların kriminalize edilmesine ve dönüştürme terapisine son verme çağrısında bulundu.  

Yardım kuruluşu Ozanne Vakfı tarafından düzenlenen ve 35 ülkeden ismin imzasını taşıyan açık mektupta, bazı dini öğretilerin çağlar boyunca lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel, homoseksüel ve interseks kişilere derin acı verdiği ve onları incitmek için kötüye kullanıldığı kabul edildi.  

Uluslararası Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Derneği (ILGA World) tarafından Salı günü yayınlanan bir rapora göre, 21. yüzyılda hükümetlerin LGBT+ eşitliğine yönelik hareketlerine rağmen, BM’nin 193 üye devletinden 69’u hala eşcinsel ilişkiyi yasaklıyor.  

Daha fazlasını oku…