İçeriğe geç

Anayasa Gündemi’nde yeni dönem: 1 Eylül’den itibaren yazılarınızı FORUM sayfasında yayınlamaya başlıyoruz

Anayasa Gündemi’nde yeni bir dönem başlıyor! 1 Eylül’den itibaren anayasa hukuku ve insan haklarıyla ilgili güncel konulardaki akademik yazıları blog’da “FORUM” başlığı altında yayınlamaya başlıyoruz. 

Türkiye’de yargı sistemi ve hak ve özgürlükler üzerindeki sorunlar var olmaya ve hatta artmaya devam ederken söylenecek söz de artıyor. Buna bağlı olarak fakülte dergileri, armağanlar ve akademik diğer yayınların hem niceliği hem niteliği yükseliyor. Bu elbette ki son derece sevindirici bir durum. Ancak herkesin güncel konulardaki bilimsel düşünceye ulaşması mümkün olmuyor. Söz konusu yayınlar çoğu zaman sınırlı bir çevreye hitap ediyor ve bunlara basılı veya online olarak ulaşılmasında zorluklarla karşılaşılabiliyor. Üstelik bu yayınlar genelde uzun aralıklarla yayınlanıyor ve makaleler yayımlandıkları anda Türkiye gündemi karşısında çoktan güncelliğini kaybetmiş olabiliyor. Bu nedenle, Anayasa Gündemi olarak güncel anayasa hukuku ve insan hakları konularında herkesin o konu halen güncelken tepki verebileceği, kolayca ulaşabileceği akademik nitelikli yazılara bir ortam yaratmak istedik. Sonuç olarak blog içerisinde FORUM sayfası oluşturmakta karar kıldık. 

FORUM’a yüksek lisans ve doktora programları öğrencileri, stajyer avukatlar, avukatlar, hakim ve savcılar ile bugün veya öncesinde herhangi bir alanda bir akademik ünvana sahip olanlar yazı gönderebilecek. Dolayısıyla, yazı göndermek için bu kategorilerden birine girmeniz ve yazınızın konusunun anayasa hukuku ve/veya insan haklarıyla ilgili olması gerekmekte. Yazılar herhangi bir editör veya hakem denetiminden geçmeyecek (blog’a erişim engelleme kararı aldırtmayacak yazılar yazacağınıza inanıyoruz :)). Yazılarınızı güncel bir konuyla ilgili olarak olabildiğince akademik kurallara uyarak (örneğin intihal yapmadan ve gerektiği yerlerde referans vererek) ve ifade özgürlüğü kıstaslarına uygun (şiddet ve nefret söylemi içermeyen, bunları meşru göstermeyen, teşvik etmeyen, kin ve düşmanlığa tahrik etmeyen, çoğulcu demokrasiyi ortadan kaldırmayı amaçlamayan, hakaret ve hedef göstermeyen) şekilde ve dilediğiniz herhangi bir dilde yazabilirsiniz. 

1 Eylül’den itibaren Türkiye’ye, yurtdışında çok sayıda örneği* olan yüksek seviyeli bir tartışma ortamını sunmak istiyoruz. Umuyoruz böylece ülkemizdeki ifade özgürlüğü, demokrasi, anayasanın üstünlüğü ve insan hakları mücadelesine ufak da olsa bir katkımız olur. 

Yazılarınızı anayasagundemi@gmail.com adresine bekliyoruz. 

*Bazı örnekler için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz:

Strasbourg Observers (https://strasbourgobservers.com/

Verfassung Blog (https://verfassungsblog.de/)

Ejil: Talk! (https://www.ejiltalk.org/)

İHAM’ın Volodina v. Rusya kararının özet çevirisi: Kadınları ev içi şiddetten koruyacak yasal düzenlemelerin olmaması, bu suçun önlenmemesi ve etkili soruşturulmaması kötü muamele ve ayrımcılık yasağı ihlalidir.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 9 Temmuz 2019 tarihinde verdiği Volodina v. Rusya kararıyla, kadınlara yönelik şiddetle ilgili yeni bir karar vermiş oldu.

Dava, Rus yetkililerin başvurucuyu tekrar eden ve devamlılık gösteren ev içi şiddetten koruyamamasına ilişkindir, bu şiddet örüntüsüne arabasının camını kırma, kaçırma, GPS’le takip, ısrarlı takip, mahrem fotoğraflarını yayınlama, fiziksel şiddet ve tehditler dâhildir. Başvurucu ayrıca Rusya’daki mevcut hukuki rejimin kadına karşı şiddet ve ayrımcılığı önlemekte yetersiz olduğunu iddia etmiştir.

Mahkeme, başvurucunun eski partneri tarafından hem fiziksel hem psikolojik olarak kötü muameleye maruz bırakıldığına ve yetkililerin Sözleşme kapsamında başvurucuyu bu kötü muameleden korumaya ilişkin yükümlülüklerini yerine getiremediğine hükmetmiştir.

Mahkeme, ev içi şiddetin Rus hukukunda bir suç olarak tanınmadığına ve uzaklaştırma ya da koruma kararı gibi bir mekanizmanın bulunmadığına, bu konuda özel bir yasal düzenleme/kanun olmadığına özellikle işaret etmiştir. Bu noksanlıkların hepsi, yetkililerin Rusya’da ev içi şiddet ve kadınlar üzerindeki ayrımcı etkilerinin ciddiyetini tanıma konusundaki isteksizlerini açıkça ortaya koymaktadır. Daha fazlasını oku…

Çek Senatosu Cumhurbaşkanı Zeman’a karşı dava açıyor

Çek Senatosu, ülkenin Cumhurbaşkanı Miloš Zeman hakkında, anayasayı ihlal ettiği iddiasıyla dava açılmasını onayladı.

Buna karşın, Senato’nun suçlamalarını Anayasa Mahkemesi’ne taşıyabilmesi için Parlamento’nun alt kanadında da beşte üçlük bir çoğunluğun oyuna ihtiyaç olacak.

Zeman, aralarında önerilen bakanları hükûmete tekrarlanan şekilde atamaktan kaçınmanın da olduğu sekiz olayda anayasaya uyumlu davranmamakla suçlanıyor. Eğer Mahkeme suçlamaları kabul ederse Zeman cumhurbaşkanlığını kaybedecek.

 

Kaynak: Emerging Europe

Ekvador Anayasa Mahkemesi evlilik hakkını eşcinsel çiftleri de kapsayacak şekilde genişletti

Ekvador Anayasa Mahkemesi, evlenme talepleri ülkenin nüfus idaresi tarafından reddedilen iki eşcinsel çiftin açtıkları davada lehlerine karar vererek eşcinsel evlilik hakkını tanıdı.

2015 yılında eşcinsel medenî birlikteliği yasalaştıran Ekvador’da eşcinsel çiftlere evli çiftlerle aynı yasal haklar ve faydalar sağlanmamıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre, her ne kadar Ekvador Anayasası’nın 67. maddesinde evliliğin bir erkek ve bir kadın arasında olduğu belirtilse de bu hüküm, anayasal eşit koruma ve ayrımcılık yasağı ilkeleri dikkate alınarak yorumlanmalı, bu nedenle de eşcinsel çiftlere evlenme hakkı tanınmalı.

Karar ayrıca, Ekvador Millet Meclisi’ne eşcinsel çiftlerin eşit muamele görmesinin sağlanması için medenî kanunlarda değişiklik yapan yasama faaliyetinde bulunması emrini içeriyor. Daha fazlasını oku…

İHAM’ın LGBTİ örgütlerinin ahlaki gerekçelerle tescil edilmemesi ve başvuru hakkının kötüye kullanılmasıyla ilgili Zhdanov ve Diğerleri v. Rusya kararının özet çevirisi

Zhdanov ve Diğerleri v. Rusya davası (başvuru no. 12200/08, 35949/11 ve 58282/12); Rusya’da lezbiyen, gay, biseksüel ve transgender (LGBT) insanların haklarının korunması ve desteklenmesi için kurulan örgütlerin tescil edilmesi talebinin reddedilmesi olayına dayanmaktadır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 16 Temmuz 2019 tarihli Daire kararıyla; başvuruculardan birinin şikâyetlerini, tanınmış LGBT aktivisti Nikolay Alekseyev tarafından yapılan başvuruyu, başvurucunun sosyal medya hesapları üzerinden Mahkemeye ve Mahkeme hâkimlerine yönelik saldırgan ve tehditkâr beyanlarının başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek, oy çokluğuyla kabul edilemez bulmuştur.

Diğer başvurucular için, Mahkeme oybirliğiyle:

58282/12 numaralı başvuru için İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi Madde 6 § 1’in (mahkemeye erişim hakkı) ihlal edildiğine;

Bütün başvurular için 11. Maddenin (dernek kurma özgürlüğü) ihlal edildiğine ve

Bütün başvurular için 14. Maddenin (ayrımcılık yasağı) 11. Madde paralelinde ihlal edildiğine karar vermiştir.

Mahkeme, başvurucu örgütlerin tescil talebinin reddedilmesindeki temel sebebin LGBT haklarını desteklemeleri olduğunu özellikle vurgulamıştır. Bu sebebin makul ve objektif bir şekilde meşrulaştırılamayacağı belirtilmiş, söz konusu sebebin ayrıca cinsel yönelim temelinde ayrımcılık teşkil ettiği vurgulanmıştır.

Kararın stajyer avukat Polat Yamaner tarafından yapılan özet çevirisine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Selahattin Demirtaş v. Türkiye (no. 3) kararının çevirisi: “Şiddete teşvik etmeyen konuşmalar nedeniyle örgüt propagandası yapma suçundan HAGB ya da erteleme kararı verilse de hapis cezası verilmesi, ifade özgürlüğü ihlalidir.”

İHAM, bugün yayımladığı Selahattin Demirtaş v. Türkiye (no. 3) kararıyla Demirtaş’ın 2005 yılında bir televizyon kanalına telefonla bağlanarak yaptığı konuşma nedeniyle örgüt propagandası yapma suçundan (Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi) on ay hapis cezasıyla cezalandırılmasını, sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararı verilse de, ifade özgürlüğüne aykırı buldu. Mahkeme’ye göre söz konusu açıklama bir bütün olarak incelendiğinde şiddete ya da silahlı direnişe teşvik etmediği ve nefret söylemi içermediği için, propaganda suçundan hapis cezası verilmesi demokratik toplumda gerekli değildir.

Kararın özet çevirisini buradan okuyabilirsiniz.

Selahattin Demirtaş v. Türkiye (no. 3), Başvuru no. 8732/11, Karar tarihi: 09.07.2019. Fransızca yazılan kararı buradan okuyabilirsiniz. 

Daha fazlasını oku…

Kosova Anayasa Mahkemesi’nden Meclis’e: “Sırbistan’la görüşmek için özel bir heyet kurmak anayasaya aykırı”

Kosova Anayasa Mahkemesi, görevi ve yetkilerini anayasaya aykırı bulduğu Sırbistan’la ulusal müzakere heyetinin geleceğini tehlikeye attı.

Mahkeme, heyetin yetkilerinin ve görevinin anayasada belirtilen mevcut kurumların yetkileriyle çakıştığı kararına vardı. Heyetin görevini düzenleyen beş maddenin anayasaya aykırı olduğu ifade edildi.

Karar, heyetin Kosova halkının çıkarlarını temsil etmediğini iddia eden ve olayı Mahkeme’ye taşıyan muhalefet partilerinden 32 milletvekili için zafer anlamı taşıyor.

Mahkeme, “dış ilişkilerin temsilinin Kosova Cumhuriyeti’nin anayasal kurumlarının sorumluluğunda olduğuna” ve uluslararası bir anlaşmaya varma yetkisinin anayasal kurumlardan “özel mekanizmalara” devredilemeyeceğine karar verdi.

Mahkeme ayrıca, Kosova Cumhuriyeti Meclisi’nin dış ilişkileri anayasal yetkileri dahilinde kullanma zorunluluğunda olduğunu ifade etti.

Meclis, AB liderliğinde gerçekleşen görüşmelerde Sırbistan’la müzakere yetkilerini, hükûmet, muhalefet ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 11 üyeli heyete devretmişti. Daha fazlasını oku…

Rusya Anayasa Mahkemesi: “Otoriteler gösterileri yalnızca güvenlik gerekçesiyle yasaklayamaz!”

Rusya Anayasa Mahkemesi, yerel yöneticilerin hatalı güvenlik gerekçeleriyle kitlesel eylemleri yasaklayamayacağına karar verdi. Kararda polis, sağlık görevlisi ve itfaiye görevlendirmek suretiyle güvenliği sağlamanın yerel yöneticilerin işi olduğu ifade edildi.

Rusya’da kitlesel toplantıları düzenleyen kanun, muhalefet aktivistleri tarafından fazla sınırlayıcı olmakla ve gerçekleştirilmesi istenmeyen protestoların yasaklanması için otoritelere aşırı bir serbestlik vermekle eleştiriliyor. Salı günü verilen karar, yürüyüş ve gösterilere izin verilmemesini sağlayan boşluğu doldurmuş oldu.

Mahkeme, 2018 yılında Irkutsk şehir konseyinin değerlendirmeye bile almadan reddettiği iki kitlesel gösteri başvurusunu yapan bir siyasal aktivistin şikayetini değerlendirdi. Konsey, organizatörün katılımcıların güvenliğini nasıl sağlayacağını açıklamayı başaramadığını söylemişti. Formlarda yalnızca acil durumlarda kullanılabilecek şehir hizmetlerinin numaraları bulunuyordu.

Mahkemenin kararında konseyin, başvuruları basitçe reddederek hukuka aykırı davrandığı ifade edildi. Kararda, her ne kadar toplumsal etkinliğin organizatörlerinin de bazı sorumluluklarının olduğu kabul edilse de güvenliği sağlamanın ve etkinlik için gerekli olduğu kadarıyla kişilerle koordine olmanın otoritelerin işi olduğu belirtildi. Daha fazlasını oku…

Brezilya Anayasa Mahkemesi homofobi ve transfobiyi suç haline getirdi

Brezilya Anayasa Mahkemesi’nin çoğunluğu homofobi ve transfobinin suç haline getirilmesi yönünde oy kullandı.

11 yargıçtan altısı eşcinsel ve transseksüel bireylere yönelik ayrımcılığın ırkçılıkla aynı seviyede değerlendirilmesine karar verdi.

Aktivistler, kararın, devamlı şekilde saldırı altında olan topluluğa gerçek bir koruma sağlayacağını ifade ediyor.

Hak savunucusu grup Grupo Gay da Bahia’ya göre bu yıl içinde Brezilya’da 141 LGBT birey öldürüldü.

Katolik Kilisesi ve evanjelik hareket sıklıkla eşcinsel haklarını eleştiriyor ve muhafazakar seçmenlerin güçlü desteğiyle geçen sene Başkan seçilen Jair Bolsonaro kendini homofob olarak tanımlıyor.

Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Luiz Fux “homofobik şiddetin salgın boyutunda” olduğuna değindiği kararında “homofobik suçların fiziksel şiddet kadar endişe verici olduğunu” ifade etti. Daha fazlasını oku…

Almanya Anayasa Mahkemesi kamu televizyonuna neo-Nazi partisinin reklamını yayınlama emri verdi

Almanya’nın en yüksek mahkemesi, kamu televizyonu ARD’nin küçük bir neo-Nazi partisinin seçim kampanyası klibini yayınlaması gerektiğine hükmetti. Böylece, yabancılara karşı hakarete vardığı gerekçesiyle reklama getirilen yasak iptal edilmiş oldu.

Geçen ay ARD, Ulusal Demokratik Parti’nin (NPD) Avrupa Parlamentosu seçimleri için hazırlamış olduğu ve içinde kitle göçü nedeniyle “mağdur” haline gelen Almanlar için “güvenli bölgeler” yaratılması çağrısı yapan reklamını yayınlamama kararı almıştı.

Berlin’de bir mahkeme NPD’nin ARD’nin kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunu reddetmişti. Federal Anayasa Mahkemesi bu kararı, NPD’nin kampanya yapma hakkını ihlal ettiği ve partiyi diğer partiler karşısında dezavantajlı konuma getirdiği için hukuka aykırı buldu.

Mahkeme “(NPD tarafından yapılan) bir bireysel başvuru bu yüzden şu anda ne kabul edilemez ne de dayanaktan yoksundur” dedi.

NPD, bu ayın sonunda yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, bir olan sandalye sayısını artırmak istiyor.

İki sene önce Anayasa Mahkemesi NPD’nin Adolf Hitler’in Nazi partisine benzediğine hükmetmiş ancak demokrasi için tehlike oluşturmadığı gerekçesiyle partinin kapatılmasına gerek görmemişti. Daha fazlasını oku…