İçeriğe geç

Güney Kore Anayasa Mahkemesi dövme yasağını onayladı

Seul’deki Anayasa Mahkemesi dövme yasağını onaylayarak Güney Kore’yi hâlâ tıp uzmanlarından başka kimsenin bu işlemi gerçekleştirmesine izin vermeyen tek gelişmiş ülke olarak tescil etti.

Dövme sanatçıları, çağdışı ve kültürel anlayıştan yoksun olarak nitelendirdikleri kararı ti’ye aldı.

Onlarca yıldır süren yasağa rağmen, Güney Kore’de 50.000’e yakın dövme sanatçısı var ve bu sanatçılar, mesleklerini icra ettikleri için polis baskınları ve kovuşturma riskiyle karşı karşıya. 

Yasağı ihlal etmek, 50 milyon won’a (41.300 $) kadar para cezası ve genellikle iki yıl hapis cezası ile cezalandırsa da yasa müebbet hapsi öngörüyor.

Dövme sanatçıları, 2017’den bu yana, ifade özgürlüklerini ve meslek edinme haklarını ihlal ettiğini ileri sürdükleri yasaya karşı bir dizi dava açtı.

Daha fazlasını oku…

Kenya Yüksek Mahkemesi, Devlet Başkanı tarafından başlatıldığı gerekçesiyle yapılan anayasa değişikliğini iptal etti

Kenya Yüksek Mahkemesi, Perşembe günü, Başkan Uhuru Kenyatta tarafından başlatılan anayasa değişikliklerini engelledi. Yedi yargıçtan altısı, Anayasa değişikliklerinin Başkan tarafından değil vatandaşlardan gelmesi gerektiğine karar verdi.

Ülkeyi neredeyse ikiye bölen tartışmalı 2017 seçimlerinin ardından Kenyatta ve muhalefet lideri Raila Odinga, Köprüler Kurma Girişimi (Building Bridges Initiative – BBI) adını verdikleri bir planı açıklamıştı.

Girişim, başbakanın daimi ofisini oluşturacak ve 70 yeni seçim bölgesi yaratacaktı.

İki lider, seçimlerin sebep olduğu ve Kenya halkını bezdiren şiddeti önlemenin en iyi yolunun daha fazla politik makam yaratmak olduğunu iddia etti.

Ancak Yüksek Mahkeme, perşembe günü verdiği kararla değişiklikleri iptal etti. Hakimlerin verdiği hüküm Baş Yargıç Martha Koome tarafından okundu.

Daha fazlasını oku…

BM uzmanları: “Peru’da eski cumhurbaşkanı Fujimori’nin serbest bırakılması mağdurların adalete erişimini baltalıyor”

BM insan hakları uzmanları, Peru Anayasa Mahkemesi’nin cumhurbaşkanlığı affını geri getirme ve eski cumhurbaşkanı Alberto Fujimori’yi serbest bırakma kararının, Alberto Fujimori’nin yönetimi sırasında işlenen ihlaller sebebiyle, ülkenin insan hakları ihlallerinin cezasız kalmasını önlemek için verdiği mücadelesinde kabul edilemez bir gerilemeyi temsil ettiğini ve Peru Anayasa Mahkemesi’nin kararından duydukları üzüntüyü dile getirdi.

“İnsan hakları ihlali mağdurları uzun süre adalet için bekledi ve bu karar onlar için üzücü bir gerileme anlamına geliyor” diyen uzmanlar, ayrıca 2017’de çıkan cumhurbaşkanlığı affının hukuksal gerekliliklere uygun olmadığına dikkat çekti.

Anayasa Mahkemesi’nin 17 Mart 2022 tarihli kararı ve bunun altında yatan gerekçeler henüz kamuya açıklanmadı. Uzmanlar, “yerel ve uluslararası hukuka göre açıkça kabul edilebilir olarak değerlendirilen gerekçelerle güvence verilmediği takdirde, Bay Fujimori aleyhindeki 25 yıllık cezanın etkilerinin iptal edilmesi adalet ve hukukun üstünlüğüne ciddi bir darbe teşkil edecek olup mağdurlar ve ailelerinin adalet hakkının ihlali anlamına geleceğini” ifade etti.

Daha fazlasını oku…

Kolombiya Anayasa Mahkemesi, gebeliğin 24. haftasına kadar yapılacak kürtajı suç olmaktan çıkardı

Kolombiya Anayasa Mahkemesi’nden yapılan açıklamada, yargıçların 24 haftalık gebeliğe kadar yapılacak kürtajı suç olmaktan çıkarma yönünde oy kullandığı ifade edildi. Bu, yöntemi ceza kanunundan çıkarmak amacıyla dava açan kürtaj hakları grupları için bir zafer anlamı taşıyor.

Karar Kolombiya’yı, Meksika ve Ekvador’ın da aralarında bulunduğu, son zamanlarda kürtaj erişimini serbestleştiren Latin Amerika ülkeleri listesine ekliyor.

Kürtaj Kolombiya’da, mahkemenin 2006’da verdiği kararla, herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın, yalnızca tecavüz, ölümcül cenin deformitesi ve kadının sağlığı durumlarında kısmen yasallaştırılmıştı.

Dokuz yargıçtan beşinin desteklediği karara göre, kadınlar 24. haftaya kadar yaptıracakları kürtajlardan dolayı yargılanmayacak, bundan sonra ise yönteme yalnızca ilk üç koşulda izin verilecek.

Mahkeme, yaptığı açıklamada “kürtaj uygulamasının yalnızca 24. gebelik haftasından sonra gerçekleştirilmesi durumunda cezalandırılacağını ve her durumda, bu süre sınırının 2006 tarihli C-355 Kararında belirtilen üç koşul için geçerli olmayacağını” beyan etti.

Daha fazlasını oku…

Mart 2022 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Anayasa Mahkemesi tarafından Şubat ayı içerisinde verilen önemli bazı kararların yer aldığı bülten yayında.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Cem Sarısülük ve Diğerleri Başvurusu, Başvuru Numarası: 2015/16451, Karar Tarihi: 15/12/2021

Gezi Parkı eylemleri sırasında öldürülen Ethem Sarısülük’ün ölümüne ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmediği iddiası – İhlal yok.

Daha fazlasını oku…

Kolombiya Anayasa Mahkemesi cinsiyet çeşitliliğini geliştiren bir kararla kimliklerde “E” ve “K” dışında bir belirtecin yazılabilmesi gerektiğine karar verdi

Kolombiya Anayasa Mahkemesi, dönüm noktası olarak görülen bir kararla ikili olmayan bir cinsiyet belirtecini kabul etti. Latin Amerika’da türünün ilk örneği olan yüksek mahkemenin kararı, cinsiyet çeşitliliğinin yasal olarak tanınmasının hız kazandığı dünyadaki gelişmeleri yansıtan bir karar olmasının yanı sıra insan haklarının korunmasında da önemli bir adım.

Meksika ve Brezilya gibi ülkelerdeki alt mahkemeler, non-binary (ikili olmayan) bireyler için üçüncü cinsiyet sınıflandırmalarını tanıyan benzer kararlar vermiş olsa da Kolombiya kararı, bir Latin Amerika ülkesinin tümünde geçerli olması nedeniyle cinsiyet çeşitliliği için önemli bir hukuki atılım.

Dava, 2019 yılında Medellin’de, Dani García Pulgarín’in ulusal kimlik kartındaki cinsiyet belirtecini üçüncü bir seçenek ile değiştirmek için Ulusal Medeni Durum Siciline dilekçe vermesiyle başladı. Kurum ise, cevap olarak yalnızca “E” veya “K”ye izin verildiğini belirtti. 2021’de García, Medellin Dokuzuncu Noterliğine cinsiyet belirtecinin ve yasal adının cinsiyetten bağımsız bir ad olan “Dani” şeklinde değiştirilmesi için dilekçe verdi. Noter ise reddetti.

Daha fazlasını oku…

Gürcistan hükûmeti Cumhurbaşkanı’nı Anayasa Mahkemesi’ne şikâyet edecek

İktidardaki Gürcü Rüyası Partisi Cumhurbaşkanının, son zamanlarda Paris ve Brüksel’e yaptığı gayriresmi ziyaretler de dahil olmak üzere, Anayasa’yı birkaç kez ihlal ettiğini öne sürerek, Salome Zurabishvili’yi yetkilerini aşması sebebiyle Anayasa Mahkemesi’ne şikâyet edeceğini duyurdu.

Gürcü Rüyası Partisi uzun açıklamasında, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini aştığını ve Gürcistan Hükûmeti’ni pas geçerek dış politika faaliyetlerinde bulunduğunu öne sürdü. 

İktidar Partisi, Zurabishvili’nin niyeti önceden belli bir şekilde, hükûmet ile hiçbir istişare yapmadan ve yalnızca sonradan bilgilendirmek üzere ziyaretler yaptığını belirterek bu şekilde Zurabishvili’nin Anayasa’yı ihlal ettiğini iddia etti. 

İktidar partisi, Cumhurbaşkanı’nın “Gürcistan Anayasası’nı ağır şekilde ihlâl ederek” geçtiğimiz yıl boyunca birçok olayda hükûmet tarafından teklif edilen büyükelçi ve diplomatik temsilcileri atamayı reddettiğini söyledi. 

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Sabani v. Belçika kararının özet çevirisi: “Bir kişinin yasal dayanak olmaksızın ve rızası olmadan evinde yakalanması konuta saygı hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 8 Mart 2022 tarihli Sabani v. Belçika (başvuru no. 53069/15) kararında oybirliğiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 8. maddesinin (konuta saygı hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir.

Dava, başvurucunun, ülkeyi terk etme emri ile birlikte kendisine belirlenmiş bir yerde tutulması kararının tebliğinin ardından polis tarafından evinde yakalanmasıyla ilgilidir. Belçika polisi, başvurucunun sınır dışı emrine uyduğunu doğrulamak ve gerekirse onu yakalamak için Yabancılar Bürosunun talebi üzerine başvurucunun ikamet ettiği yere gitmiştir. Başvurucunun ülkeyi terk etme emrine uymadığını kaydeden polis, onu idari gözetim altına alıp ve sınır dışı etmek amacıyla yakalayıp kelepçelemiştir.

Yerel mahkemeler, dava dosyasında dairenin kapısının zorla açıldığına dair hiçbir şey bulunmadığını göz önünde bulundurarak, yakalamanın Sözleşme’nin 8. maddesi uyarınca hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Kelepçe kullanımı, başvurucunun Belçika’da kalmak için attığı çok sayıda idari ve yasal adım ve aleyhine verilen sınır dışı kararlarına uymaması nedeniyle kaçma riskiyle de haklı görülmüştür.

Mahkeme, ilk olarak, taraflarca öne sürülen iddialar ışığında, başvurucunun yakalanmasının bir müdahale teşkil ettiğini ve Hükümet’in bu yakalamayı haklı gösterecek herhangi bir yasal dayanak belirtmediğini kaydetmiştir. Mahkeme, müdahalenin Sözleşme’nin 8. maddesi anlamında hukuka uygun olmadığı sonucuna varmıştır. İkinci olarak, Mahkeme, Hükümet’in, davanın özel koşullarında başvurucunun kelepçelenmesinin gerekliliğini tespit etmediğini kaydetmiştir.

Fransızca yazılan kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın basın özetinin çevirisi av. Rumeysa Budak tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Ketanji Brown Jackson, ABD Yüksek Mahkemesine atandığı taktirde tarafsız bir yargıç olacağına yemin etti

Yargıç Ketanji Brown Jackson, dört günlük onay duruşmalarının ilkinde Senato Yargı Komitesine, Yüksek Mahkemeye atandığı takdirde Anayasa’yı ve Amerikan demokrasisini savunmak için çalışacağını söyledi.

Jackson, “Yaklaşık on yıldır yargıçlık yapıyorum, bu sorumluluğu ve bağımsız olma görevimi çok ciddiye alıyorum” dedi. “Davalara tarafsız bir duruşla karar veriyorum. Gerçekleri değerlendiriyorum ve yargı yeminime uygun olarak, benden önceki davanın gerçeklerini korku ve ayrıcalık olmadan yorumluyor ve uyguluyorum.”

Komite Başkanı Richard J. Durbin (Democrat – Illinois), Komite’nin Jackson’ın adaylığını değerlendirmeye başlamasını “Amerika için gururlu bir gün” şeklinde değerlendirdi. Biden, 233 yıllık Yüksek Mahkeme tarihinde ilk kez siyahî bir kadını Yüksek Mahkemede görevlendirme vaadini yerine getirmek istiyor.

Oturum sabah 11’de başladı ve Jackson, komitedeki 22 Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörün yaklaşık 4 saat süren açılış konuşmaları boyunca oradaydı.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Fenech v. Malta kararının özet çevirisi: “Bir mahpusun Covid-19 ile enfekte olmamış diğer mahpuslarla koğuş, yemekhane, tuvalet gibi aynı tesisleri paylaşması tek başına Sözleşme’yi ihlal etmez.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 01 Mart 2022 tarihli Fenech v. Malta daire kararında (Başvuru no. 19090/20) oybirliğiyle başvurucunun tecrit altındayken tutulma koşullarına ilişkin olarak İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 3. maddesinin (insanlıkdışı ya da küçültücü muamele yasağı) ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Davada başvurucu, Ekim 2017 tarihli Maltalı gazeteci Daphne Caruana Galiza cinayetine karıştığı şüphesiyle Kasım 2019’da tutuklanan ve o tarihten beri tutukluluk hali devam eden bir iş insanıdır.

Dava, başvurucunun Corradino Hapishanesi’nde tutukluluk koşulları ve Maltalı yetkililerin başvurucunun özellikle tek böbreği olması sebebiyle hapishanedeyken Covid-19’a yakalanmaması için yeterli önlemleri alıp almadığına ilişkindir.

Mahkeme özellikle başvurucunun diğerlerinden -kokain testi pozitif çıkması sebebiyle- tecrit edilme döneminin 35 günden uzun sürmediğini; sonuç olarak başvurucunun zarar verici psikolojik ya da fiziksel etkilerden mustarip olmadığını ve uygulanan kısıtlamanın tam duyusal izolasyon olmadığını tespit etmiştir.

Daha fazlasını oku…