Ara Karar CM/ResDH(2009)45
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin Ülke Türkiye’ye karşı kararının uygulanması
(Başvuru no. 39437/98, 24 Ocak 2006 tarihli karar, 24 Nisan 2006 tarihli kesin karar – ara karar CM/ResDH(2007)109)
Bakanlar Komitesi, Komite’nin, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin (bundan sonra Mahkeme) nihaî kararlarının uygulanmasını denetlemesini sağlayan İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunması için Sözleşme’nin (bundan sonra Sözleşme) 46.maddesinin 2.paragrafı uyarınca;
24 Nisan 2006’da nihaî halini almasının ardından uygulanmasının denetlenmesi için Mahkeme tarafından Komite’ye iletilen Ülke davası kararını göz önünde tutarak;
Mahkeme’nin, kararında, başvurucunun bir pasifist ve vicdanî retçi olarak inançlarına dayanarak zorunlu askerlik hizmetini yapmayı reddetmiş olması nedeniyle tekrarlanan şekilde mahkûmiyet ve hapis cezasına çarptırılmasının Sözleşme’nin 3.maddesi anlamında aşağılayıcı seviyeye ulaşmış olduğu kanaatine vardığını hatırlatarak;
Mahkeme’ye göre, başvuru hakkında hali hazırda açılmış bulunan çok sayıda kovuşturma bulunması ve hayatının geri kalanında da kovuşturmaya maruz kalma ihtimali olmasının, neredeyse, 3.madde anlamında bir demokratik toplumun cezalandırma rejimiyle uyumlu olmayan “sivil ölüm” haline geldiğini vurgulayarak;
Mahkeme’nin ayrıca, Türk hukukunda vicdanî veya dinî sebeplerle askerlik hizmetini yapmayı reddedenlerle ilgili özel hükümler bulunmaması ve konuyla ilgili uygulanabilir hükümlerin yalnızca, bir üstün emrine karşı yapılan her reddi suç sayan Askerî Ceza Kanunu’nda bulunması nedeniyle mevcut hukuksal çerçeveyi yetersiz bulduğunu hatırlatarak;
Mahkeme’nin kararına rağmen başvurucunun 09 Temmuz 2007’de önceki bir mahkûmiyetinden kaynaklanan bekleyen cezasını çekmek üzere mevcut bulunması için mahkemeye çağrılmasını ve cezasının uygulanmasının durdurulması için yaptığı talebin Eskişehir Askerî Mahkemesi tarafından 27 Temmuz 2007’de reddedilmesini büyük bir endişe ile tespit ederek;
Komite’nin 1007.toplantısında (Ekim 2007), “Türk makamlarından, daha fazla gecikme olmaksızın başvurucunun Sözleşme tarafından korunan haklarının ihlal edilmesine bir son verilmesi için gerekli tüm önlemleri almasını ve Sözleşme’nin benzer şekilde ihlal edilmesini önleyecek gerekli yasal reformları hızlı şekilde yapmasını” talep eden ara kararının kabul edildiğini hatırlatarak;
Komite’nin ara kararına rağmen, Türk makamları tarafından ihlalin devam eden etkilerine son vermek için hiçbir somut adım atılmamasına güçlü şekilde teessüf ederek;
Türk makamları tarafından alınan herhangi bir önlem yokken, başvurucunun, şu anda saklanmak ve cezasının uygulanması için güvenlik güçleri tarafından aranmak şeklinde olan durumunun aynen devam etmekte olduğunu endişeyle tespit ederek;
Sözleşme’nin 46.maddesinin 1.paragrafı uyarınca her devletin, tespit edilen ihlallere son veren bireysel önlemlerin kabulü ve başvurucuya olan etkilerinin mümkün olan en kısa sürede ortadan kaldırılması yoluyla olduğu kadar benzer ihlalleri önleyici genel düzenlemeler yoluyla da Mahkeme kararlarına uyması zorunluluğunu KESİN ŞEKİLDE HATIRLATIR;
Türk makamlarından, daha fazla gecikme olmaksızın, başvurucunun Sözleşme tarafından korunan haklarının ihlal edilmesine son verecek önlemlerin alınmasını ve Sözleşme’nin benzer şekilde ihlal edilmesini önleyecek gerekli yasal değişiklikleri yapmasını GÜÇLÜ ŞEKİLDE TALEP EDER;
Gerekli acil önlemlerin kabul edilmesine kadar her insan hakları toplantısında ilgili kararın uygulanmasının denetlenmesine devam edileceğine KARAR VERİR.
* Tarafımca yapılan ve resmî olmayan çeviridir.
** Ara kararın orijinaline erişmek için tıklayınız.
Nasıl paylaşmak istersiniz?:
İlgili