Skip to content

KAHUDEV’den Kadın Hukukçulara Burs: Son Gün 28 Ağustos

kahudev2012 yılında hukuk eğitimi alan ve hukuk alanında faaliyet gösteren kadınların bilimsel ve mesleki gelişimlerine destek olmak amacıyla kurulan Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı, 2013-2014 eğitim yılından bu yana kadın hukuk fakültesi öğrencilerine eğitim destek bursu ve kitap bursu adı altında burs veriyor.

2016-2017 eğitim yılı için burs başvurusunda bulunmak isteyen kadın hukukçular için son başvuru tarihi 28 Ağustos 2016. Detaylı bilgi ve başvuru formu için: http://kahudev.com/sayfalar/duyuru.php?id=31

Temmuz 2016 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Her ayın ilk haftası, bir önceki ay çıkan AYM kararlarını derlediğimiz bültenlere devam ediyoruz.  https://anayasagundemi.com/tag/bulten/

Darbe girişiminden sonra iki üyesi tutuklanan ve dün meslekten ihraç edilen, bir kadrolu raportörü, yedi kadrolu raportör yardımcısı ve elli altı  personeli görevden uzaklaştırılan AYM, 15 Temmuz itibarıyla Resmi Gazete’ye karar göndermeyi de durdurmuşa benziyor.

O yüzden bu bültende yalnızca 14 Temmuz 2016 tarihine kadar Resmi Gazete’de yayımlanmış bireysel başvuru kararları olacak.

Daha fazlasını oku…

“LGBTİ’lerin Hukuk ve Adalete Erişimi” Raporu Yayımlandı.

lgbt-onur-yuruyusu-Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPOD), 2015 yılında LGBTİ’lerin hukuk ve adalete erişimi üzerine kapsamlı bir rapor yayımladı.

136 sayfalık raporda avukatlar İzden Kara, Hatice Demir ve Sinem Hun tarafından hazırlanan Anayasa Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın ve Danıştay’ın LGBTİ haklarıyla ilgili kararlarına, stajyer avukat Eren Kaya ile birlikte çevirdiğimiz İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarına, avukatlar Fırat Söyle, Rozerin Seda Kip ve Sinem Hun ile akademisyenler Ulaş Karan ve İdil Işıl Gül tarafından yapılan dava analizlerine ve son olarak Deniz Şapka tarafından hazırlanan 2015 yılında meydana gelen hak ihlallerine yer veriliyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği’nden Adalete Erişim Üzerine El Kitabı

handbook-on-access-to-justice_en-1Avrupa Konseyi, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) ve Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı tarafından Avrupa hukukunda adalete erişim üzerine 220 sayfalık bir el kitabı hazırlandı.

“Adalete erişim” konusunu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği tarafından ortaya konan yasal standartlar ve İHAM ile Adalet Divanı kararları üzerinden ele alarak avukatlara, hakimlere, savcılara, sivil toplum kuruluşlarına ve adaletin işleyişinde görev alan kişilere yol göstermek ve farkındalık arttırmak amacıyla hazırlanan el kitabı, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme önünde adil yargılanma hakkını, etkili başvuru yollarını, adli yardım hakkını, savun(ul)ma hakkını, makul sürede yargılanma hakkını ve adalete erişimin önündeki başlıca engelleri konu alıyor.

Bu el kitabı, Konsey ve Temel Haklar Ajansı tarafından çıkartılan el kitapları serisinin beşincisi. Daha önce ayrımcılık yasağına karşı bir el kitabı, sığınma, sınırlar ve göç üzerine bir el kitabı, (kişisel) verilerin korunması üzerine bir el kitabı ve çocuk haklarıyla ilgili bir el kitabı yayımlanmıştı.
Adalete erişim üzerine İngilizce olarak hazırlanan ve ilerleyen günlerde başka dillere çevrilmesi de beklenen el kitabının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Haziran 2016 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Her ay, bir önceki ay çıkan Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarının özetlerini derlediğimiz bültenleri paylaşmaya devam ediyoruz. Bu bültende Haziran ayında çıkan bazı AYM kararlarını okuyacaksınız. İHAM kararları ise Temmuz ayında çıkacak kararlar ile birlikte, Temmuz ayının sonunda blogta olacak.

Ağustos 2015’ten bu yana çıkan bütün bültenlere buradan ulaşabilirsiniz: https://anayasagundemi.com/tag/bulten/

Daha fazlasını oku…

Avrupa Konseyi’nden Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi Raporu

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, 22 Haziran 2016 tarihinde “Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi” başlıklı raporu kabul etti.

Raporda 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonunun ulusal politikadaki değişikliğin başlangıç noktası olduğu, bu bağlamda ceza yasalarında değişiklik yapıldığı, iç güvenlik paketinin kabul edildiği, HSYK’nin yapısında değişikliğe gidildiği, sulh ceza hakimliklerinin kurulduğu ve 5651 sayılı İnternet yasasının daha sık kullanılmaya başlandığı söyleniyor ve barış sürecinin sona ermesi ve muhalif milletvekillerinin dokunulmazlıkların kaldırılması eleştiriliyor.

Parlamenterler Meclisi, Ağustos 2015’ten bu yana 22 il/ilçede ilan edilen ve 1.6 milyon insanı etkileyen sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanağı olmadığını ortaya koyan Venedik Komisyonu’nu hatırlatarak başta Cizre olmak üzere, meydana geldiği iddia edilen ağır insan hakları ihlallerine karşı etkili soruşturma yürütülmesi, güvenlik güçlerinin yargılanmasının önüne geçmeyi amaçlayan yasal değişikliklere karşı sorumluların hukuk devletinin gerektirdiği şekilde yargılanması ve bağımsız insan hakları savunucularının bölgeye giderek gözlemde bulunması ve rapor hazırlamasına olanak tanınması çağrısında bulunuyor.

Meclis ayrıca, Cizre’de sokağa çıkma yasakları sırasında ağır yaralı olan ve hastaneye taşınmaları amacıyla ambulans gönderilmesi için İHAM’a tedbir talepli başvuruda bulunulan Hüseyin Paksoy, Cihan Karaman, Serhat Altun ve Orhan Tunç hakkında İHAM’ın vermiş olduğu tedbir kararının yerine getirilmemesini, bu nedenle başvurucuların hayatını kaybetmesini ve İHAM’a bu başvuruları yapan avukat Ramazan Demir’in 6 Nisan’da tutuklanmasını endişe ile eleştiriyor.

Raporun geri kalan kısmında ise terörle mücadele kanunu maddeleri ve Cumhurbaşkanına hakaret (TCK 299) ile Türk Milletini, Devletini ve Kurumlarını Aşağılama (TCK 301) suçlarında artan yargılamalardan, Barış İçin Akademisyenler’in davasından, gazetecilere yönelik baskılardan, 110.000 internet sitesinden erişime engellenmesinden ve Twitter yasaklarından bahsedilerek İHAS’ın 10. maddesi ve İHAM içtihadıyla korunan ifade ve basın özgürlüğü altındaki yükümlülükler hatırlatılıyor.

Raporun oylandığı sırada, 2004 yılında AKPM’nin denetiminden çıkan ve ‘denetim sonrası süreç’ kapsamında bir izlemeye tabii tutulan Türkiye’nin siyasi ve hukuki yükümlülüklerini yerine getiremeyen bir ülke haline gelmesi nedeniyle yeniden denetim altına alınması da teklif edildi ancak öneri kabul edilmedi.

İngilizce yazılan rapora buradan ulaşabilirsiniz.

 

Venedik Komisyonu: Sokağa Çıkma Yasaklarının Anayasal Dayanağı Yok

logo_veniceAvrupa Konseyi danışma organı Venedik Komisyonu, Ağustos 2015’ten bu yana Türkiye’nin güneydoğusunda ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının yasal dayanağı üzerine bir görüş hazırladı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından 15 Mart 2016 günü Venedik Komisyonu’na gönderilen bir yazı ile sokağa çıkma yasaklarının yasal çerçevesinin Anayasa ve Avrupa standartlarına uyumu hakkında görüş bildirmesi istenmiş, Komisyon bir grup raportör ile 26-27 Nisan 2016 tarihinde Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirmiş ve bu ziyaret sonucu hazırlanan bu rapor 10-11 Haziran 2016 tarihinde kabul edilmiştir.

2016 Nisan ayında İçişleri Bakanlığından alınan bilgilere göre Cizre – toplam 75 gün (bu tedbir halen yürürlükteydi), Silopi- 75 gün, Sur – 87 gün ve İdil – 11 gün süresince uygulanan sokağa çıkma yasaklarından yaklaşık 200.000 kişi doğrudan etkilenmiş; yaşanan çatışmalardan dolayı bölgeyi 100.000 ila 200.000 arasında kişi terk etmiş; resmi olmayan gözlemcilere göre bölgede yaşayan 1.500.000 kişi şu andaki durumdan doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde etkilenmiştir.

Daha fazlasını oku…

Danimarka Yüksek Mahkemesi terör destekçisi çifte vatandaşın vatandaşlığını iptal etti

Supreme_Court_of_Denmark

Danimarka Yüksek Mahkemesi, terörizmi teşvik eden ve öven Fas doğumlu çifte vatandaş bir Danimarkalının vatandaşlığını iptal eden alt derece mahkemesinin kararını onadı.

Said Mansour, 2004’te kabul edilen bir kanuna göre Danimarka vatandaşlığından çıkartılan ilk kişi oldu.

Yüksek Mahkeme, Mansour’un vatandaşlığını iptal eden ve dört yıllık bir hapis cezasının ardından sınırdışı edilmesine karar veren alt derece mahkemesinin bu kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunu reddetti.

56 yaşında olan ve 32 yıldır Danimarka’da yaşayan Mansour, sosyal medyada El-Kaide ve bağlı grupları destekleyen mesajlar paylaşarak terörizmi teşvik etmek ve övmekten suçlu bulunmuştu. Mansour, ifade özgürlüğünü öne sürerek suçlamaları reddetmişti.

Avukatı, Danimarka’da yayın yapan TV2 kanalına Mansour’un İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne başvuracağını açıkladı.

Kaynak: Washington Post

ICJ’den “Türkiye’de Tehlike Altındaki Yargı Sistemi” Raporu

Cover-from-Turkey-report-Judicial-SystemUluslararası Hukukçular Komisyonu (ICJ), adli makamların bağımsızlığına ve avukatlara yönelik tehditlere ilişkin güncel duruma yer verdiği “Türkiye: Tehlike Altındaki Yargı Sistemi” raporunu 2 Haziran 2016 tarihinde yayımladı.

Rapor, ICJ heyetinin Aralık 2015’te İstanbul ve Ankara’da avukatlar, sivil toplum kuruluşları, barolar, HSYK, Adalet Bakanlığı ve akademisyenlerle yaptığı görüşmeler sonucunda hazırlandı. Raporda Anayasa Mahkemesi, hukuk, ceza ve askeri mahkemeler, savcılık, avukatlar ve HSYK’nin anayasal düzen içindeki yeri anlatıldıktan sonra güncel duruma ilişkin endişelere yer veriliyor.

Daha fazlasını oku…

Avrupa Konseyi’nden “İnternette Sansür” Raporu

Filtering_blocking_CoE_smallAvrupa Konseyi, İsviçre Karşılaştırmalı Hukuk Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Avrupa Konseyi üyesi devletlerde “İnternette Filtreleme, Erişim Engelleme ve İçerik Kaldırma”ya ilişkin raporunu yayımladı.

Rapor, aralarında Türkiye’nin de olduğu 47 Avrupa Konseyi üyesi devlette filtreleme, erişim engelleme ve içerik kaldırmaya yönelik yasal dayanak olup olmadığını, yasal dayanak var ise bu düzenlemenin içeriğini ve bunun uluslararası standartlar ile uyumlu olup olmadığını; filtreleme, engelleme ve içerik kaldırmaya hangi durumlarda başvurulduğunu (kamu düzeninin sağlanması, çocuk pornosu gibi suçların önüne geçilmesi, ahlakın korunması, başkalarının itibarının korunması gibi); hangi makamların bu kararları aldığını ve bu kararlar sırasında/bu kararlara karşı usuli güvenceler öngörülüp görülmediğini; yasanın ve mahkeme kararlarının İHAM içtihadıyla uyumlu olup olmadığını kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Raporun tamamına buradan, raporun Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr Yaman Akdeniz tarafından yazılan ve 5651 sayılı Yasa’nın İHAM içtihadına aykırı olarak bir sansür aracı olarak kullanıldığını bir kez daha ortaya koyan Türkiye bölümüne ise buradan ulaşabilirsiniz.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 8.749 takipçiye katılın