İçeriğe geç

Ekvador Anayasa Mahkemesi, bir ormandaki maden izinlerini doğanın haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle durdurdu

Ekvador Anayasa Mahkemesi’nin verdiği emsal karara göre Los Cedros sit alanında maden çıkarmaya verilen izin Ekvador Anayasası’nı ihlal ediyor.

Ekvador’un en yüksek mahkemesi, korunan sis ormanlarında bakır ve altın çıkartmak için yapılan madencilik planlarını Anayasa’ya aykırı buldu ve doğanın haklarını ihlal ettiğine karar verdi.

Ekvador Anayasa Mahkemesi emsal kararda, ülkenin kuzeybatısındaki sit alanı Los Cedros’a ilişkin madencilik izninin; gözlüklü ayılara, soyu tükenmekte olan kurbağalara, düzinelerce nadir orkide türlerine ve dünyanın en nadir primatlarından olan kahverengi başlı örümcek maymunlarına ev sahipliği yapan ormandaki biyoçeşitliliğe zarar vereceğine karar verdi.

Ekvador’un ulusal madencilik şirketi Enami EP, rezervin üçte ikisinde verilmiş olan madencilik imtiyazlarına ilişkin hakları elinde tutuyordu. Karar, mahkemenin Los Cedros yakınlarındaki topluluklar tarafından açılan ve alt mahkemede başarılı olan bir davayı onamasının ardından, ormandaki madencilik imtiyazlarıyla çevre ve su izinlerinin iptal edilmesi gerektiği anlamına geliyor. 

Daha fazlasını oku…

Kasım 2021 – İnsan Hakları Bülteni

İnsan hakları hukuku alanında meydana gelen gelişmeleri derlediğimiz İnsan Hakları Bülteni’mizin dokuzuncusu hazır.

İnsan Hakları Bülteni’nin bir sonraki sayısında yayımlanması için ilgili gördüğünüz Aralık ayı gelişmelerini anayasagundemi@gmail.com adresine mail atarak öneride bulunabilirsiniz. Bültenden haberdar olmak için mail listesine abone olmayı da unutmayın.

İnsan Hakları Bülteni’nin Kasım 2021 sayısını aşağıdan okuyabilirsiniz. Bültenin bu sayısı, Benan Molu, Rumeysa Budak, İdil Özcan, Polat Yamaner ve Emre Karaman tarafından hazırlanmıştır.

Daha fazlasını oku…

Macaristan Meclisi referandumların seçimlerle aynı gün yapılmasına izin veren değişikliği kabul etti

Artık Macaristan’da genel, belediye veya Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yapılacağı gün referandum da yapmak mümkün olacak. Bununla birlikte parlamento, seçimler ile ilgili yasal yollara başvurmayı zorlaştıran ayrıntılı birçok kuralı da kabul etti.

Parlamento, muhalefetteki Parbeszed Partisi milletvekili Timea Szabo tarafından sunulan ve referandumların parlamento seçimleriyle aynı gün yapılmasına izin veren değişiklik önerisini oybirliğiyle kabul etti. 

Muhalefetteki milletvekillerinin sunduğu öneri esasen, hükümetten, referandum usulü kanunundaki, Parlamento Üyelerinin ve Avrupa Parlamento Üyelerinin, yerel yönetim temsilcilerinin ve belediye başkanlarının seçilmelerinden önceki ya da sonraki 41 gün içerisinde ulusal referandum yapılmasını yasaklayan kısımları kaldırmasını talep ediyor.

Değişiklik, hemen bir sonraki 2022 genel seçimleriyle aynı günde referandumların yapılmasını dahi sağlayacak.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Špadijer v. Karadağ kararının özet çevirisi: “Erkek gardiyanların kadın mahpuslarla fiziksel temas kurduklarını ihbar ettiği için meslektaşlarının zorbalığına, fiziksel ve sözlü tacizine maruz kalan başvurucunun korunmaması, pozitif yükümlülüklerin ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 9 Kasım 2021 tarihli Špadijer v. Karadağ kararında (başvuru No. 31549/18) oy birliğiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 8. maddesinin ihlaline hükmetmiştir.

Dava, çalıştığı kadın cezaevine erkek gardiyanların girmesi ve kadın mahkumlarla uygunsuz temas kurmalarını içeren bir olayı rapor etmesinin ardından başvurucu kadın gardiyanın zorbalığa uğraması ve bunu yetkililerle ele alma girişimleriyle ilgilidir.

Mahkeme özellikle, başvurucunun davasında yasal mekanizmaların uygulanma biçiminin yetersiz olduğunu ve bu durumdan ötürü Devletin başvurucunun haklarını koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini tespit etmiştir.

İngilizce olan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi ise Ecem Coşkun tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Polonya Başsavcısı, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın cezaları hakkında Anayasa Mahkemesi’nden görüş istedi

Polonya Başsavcısı, Polonya Yüksek Mahkemesi’nden Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) Polonya’ya ceza uyguladığı yasal hükümlerin Polonya Anayasası ile uyumlu olup olmadığını kontrol etmesini istedi.

Eylül ayında ABAD, Polonya’da Çek sınırı yakınındaki Turów açık döküm linyit madeninin çevresel etkileri sebebiyle kapatılmasına karar vermişti. Divan, Polonya’dan 20 Eylül’den itibaren bu karara uyulmayan her gün için 500.000 Euro ödemesini istemişti.

ABAD ayrıca, Yüksek Mahkeme bünyesindeki hakimlerin disiplin kurulu bağımsızlıktan yoksun bulmuş ve kurulun, hükümete karşı gelen yargıçları susturmak için kullanılabileceği gerekçesiyle askıya alınmasını talep etmişti. Adalet Divanı, Ekim ayında bu karara uymadığı için Polonya’ya günlük 1 milyon Euro para cezası vermişti. 

Polonya Başsavcılığı, “Başsavcının görüşlerinin, Adalet Divanı’nın ilgili kararlarının Polonya Anayasası’nın hükümlerini ve Polonya Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını görmezden gelerek, Avrupa Birliği’nin anlaşma yetkilerini hukuka aykırı bir biçimde genişlettiği” yönünde olduğuna ilişkin bir açıklama yayınladı.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Dolińska-Ficek ve Ozimek v. Polonya kararının özet çevirisi: “Olağanüstü İnceleme ve Kamu İşleri Dairesi kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme değildir. Polonya, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı için somut adımlar atmalıdır.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 08.11.2021 tarihli Dolińska-Ficek ve Ozimek v. Polonya kararında (Başvuru No. 49868/19, 57511/19) oybirliğiyle, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 6. maddesinin ilk fıkrasının (adil yargılanma hakkı) ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Dava, iki yargıcın kendi yetkileri dahilindeki dosyalara bakan Yüksek Mahkeme’nin Olağanüstü İnceleme ve Kamu İşleri Dairesi’nin kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı yönündeki şikayetlerine ilişkindir.

Başvurucular, özellikle Yüksek Mahkeme’nin yeni kurulan iki daireden biri olan Olağanüstü İnceleme ve Kamu İşleri Dairesi hakimlerinin; Polonya mahkemelerinin ve yargıçlarının bağımsızlığını korumayı amaçlayan, yeni mevzuatın yürürlüğe girmesinden bu yana tartışmaların odağında olan ve artık üye yargıçları yargıçlar tarafından değil parlamentonun alt meclisi olan Sejm tarafından seçilen Ulusal Yargı Konseyi’nin tavsiyesiyle Polonya Cumhurbaşkanı tarafından seçilen hakimlerden oluşmasından şikayetçi olmuşlardır.  

Başvuru, 2017’de başlatılan Polonya yargı sisteminin yeniden düzenlenmesinin çeşitli hususlarına ilişkin 2018-2021 yılları arasında yapılan 57 başvurudan biridir. Mahkeme, görevinin Polonya yargı sisteminin yeniden düzenlenmesinin bir bütün olarak meşruiyetini incelemek değil değişikliklerin Dolińska-Ficek ve Ozimek’in Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile düzenlenmiş haklarını etkileyip etkilemediği ve etkilediyse nasıl etkilediğini belirlemek olduğunu vurgulamıştır.

Daha fazlasını oku…

Kasım 2021 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Anayasa Mahkemesi tarafından Kasım ayı içerisinde verilen önemli bazı kararların yer aldığı bülten yayında.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Metin Bekiroğlu Ve Özgür Atagün Başvurusu, Başvuru Numarası: 2018/35266, Karar Tarihi: 15/9/2021

15 Şubat 2017 tarihinde başvurucuların da içinde bulunduğu toplu taşıma aracına Diyarbakır ile Lice ilçesi arasında seyir hâlinde iken zırhlı polis aracı tarafından araca ateşli silah ile -mermi, aracın ön camından girip arka kısımda bulunan bagaj kapaklarını delip çıkacak şekilde- ateş açılmasıyla ilgili soruşturmada “kolluk kuvvetlerinin söz konusu araca ateş ettiğini iddia etmenin soyut bir iddiadan ibaret olduğu, bölgenin sıkıntılı bir bölge olması nedeniyle muhtemelen terör örgütü üyelerinin açtığı ateş sonucunda aracın zarar görmüş, mağdurların yaralanmış olduğu ve soruşturmayı yürütmekte hukuki yarar bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi – yaşam hakkı ihlali iddiasını etkili şekilde soruşturma yükümlülüğünün ihlali

Daha fazlasını oku…

Macaristan’da muhalefetin ortak adayı Orbán’ı yenmesi halinde yeni anayasa sözü verdi

Muhalefet lideri Péter Márki-Zay, önümüzdeki Nisan seçimlerini kazanması halinde hukukun üstünlüğünü yeniden tesis edeceğini söyledi.

Macaristan’ın otokratik hükümdarı Viktor Orbán’ı devirmeyi uman muhalefet lideri, gelecek Nisan seçimlerini kazanırsa yeni bir anayasa hazırlama ve “hukukun üstünlüğünü geri getirme” sözü verdi.

Altı muhalefet partisinin sürpriz başbakan adayı olan ve küçük bir kasaba belediye başkanı olan Péter Márki-Zay, üst düzey AB yetkilileri ve politikacılarla bir araya geldiği Brüksel ziyareti sırasında, önceliklerinin mesajını verdi: demokrasi ve Avrupa entegrasyonu.

Márki-Zay gazetecilere verdiği demeçte, “Macaristan’da demokrasi yok, basın özgürlüğü yok, hukukun üstünlüğü yok, her şeye sıfırdan başlamalıyız” dedi. Márki-Zay, muhalefet ittifakının zafer kazanması halinde referanduma sunulacak yeni bir anayasanın hazırlanmakta olduğunu söyledi.

“Bu bir rejim değişikliği, biz rejim değişikliğinden bahsediyoruz, hükümet değişikliğinden değil” dedi.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Mucha v. Slovakya kararının özet çevirisi: “Suç ortaklarının davasında mahkumiyet kararı veren aynı mahkeme heyetinin daha sonra bu cezayı gerekçe göstererek başvurucuyu da mahkum etmesi, adil yargılanma hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 25 Kasım 2021 tarihli Mucha v. Slovakya kararında, oy birliği ile, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 6. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Dava, şiddet içeren suçlar dahil olmak üzere çeşitli organize suç eylemleri sebebiyle başvurucunun hükümlü hale gelmesi ve 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkindir. Yerel mahkemelerin gerekçelerinin bir bölümü iddia pazarlığı anlaşmaları yapan suç ortaklarının ifadelerine dayandırılmıştır. Başvurucunun mahkumiyeti, iddia pazarlığı anlaşmalarını mahkum eden ve bu mahkumiyet kararlarını daha sonra başvurucuya karşı açılan davanın bir parçası olarak gören aynı üç hakimden oluşan heyet tarafından verilmiştir.

Aynı mahkeme heyetinin kendi yargılamasında oynadıkları rol göz önünde bulundurulduğunda, başvurucunun mahkemenin tarafsızlığına ilişkin şüpheleri nesnel olarak haklı çıkmıştır.

İngilizce yazılan kararı buradan okuyabilirsiniz. Kararın Mahkeme tarafından yayımlanan basın özeti çevirisi av. Deniz Yazgan ve av. Benan Molu tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Turan ve diğerleri v. Türkiye kararının çevirisi: “Yargı mensuplarının darbe girişimi sonrası özel usuli güvencelere uyulmadan suçüstü hali gerekçe gösterilerek tutuklanması, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 23 Kasım 2021 tarihli Turan ve diğerleri v. Türkiye kararında oybirliği ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 5. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

427 başvurucu, başvurulara yol açan olayların meydana geldiği tarihte Yargıtay, Danıştay üyesi olan ve yerel mahkemelerde görev yapan hakim ve savcılardır.

Dava, tümü yargı mensubu olan başvurucuların 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi sonrasında, Türk makamları tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapısı” olarak tanımlanan bir örgüte üye oldukları şüphesiyle gözaltına alınması ve tutuklanmasına ilişkindir.

Başvurucular, 5. maddenin 1. fıkrasına (özgürlük ve güvenlik hakkı) dayanarak, yargı mensuplarının gözaltına alınmasını ve tutuklanmasını düzenleyen özel usuli güvencelere aykırı olarak tutuklandıklarından, davaya ilişkin olguların kendilerini tüm hakim ve savcılara tanınan usuli güvencelerden alıkoyduğundan ve sulh ceza hakimliklerinin kendilerini tutuklama yetkisine ve görevine sahip olmadığından şikayet etmektedirler. Başvuruculardan bazıları ayrıca, 5. maddenin 1. fıkrasının c bendi ve 3. fıkrası uyarınca, ilgili ve yeterli sebepler olmaksızın tutuklu yargılandıklarından ve bu tutukluluk süresinin aşırı olduğundan şikayet etmişlerdir. Ayrıca 5. maddesinin 4. fıkrası kapsamında yerel mahkemeler tarafından tutuklamalara ilişkin yapılan incelemelerin belirli usuli güvencelere uymadığı ve 5. maddenin 5. fıkrası tazminat hakkı güvencelerinin söz konusu olmadığını iddia etmişlerdir.

Daha fazlasını oku…