İçeriğe geç

Uluslararası Adalet Divanı: “Bolivya Şili’yi kendisine Pasifik Okyanusu’na geçiş hakkı vermeye zorlayamaz.”

Uluslararası Adalet Divanı, denize kıyısı olmayan Bolivya’nın komşusu kıyı ülkesi Şili’yi, kontrol altında tuttuğu Pasifik Okyanusu’nun bir parçasında kendisine geçiş hakkı vermeye zorlayamayacağına karar verdi.

Kararda “Divan, kendisine iletilen materyaller temelinde Şili’nin, Bolivya’ya Pasifik Okyanusu’na geçiş hakkı verilmesi için bir anlaşmaya varmak amacıyla Bolivya’yla görüşme yapma zorunluluğu olduğu sonucuna varamamıştır.” dendi.

Şili ve Bolivya, Pasifik Okyanusu’na erişim konusunda uzun süredir münakaşa halinde. Bolivya, kıyı şeridinin bir bölümünü, 1904 yılında Şili ilgili bölgeyi kendi topraklarına katıncaya kadar kontrolü altında tutmuştu. Bu gün, üzgün Bolivyalılar tarafından her sene anılıyor ve ülke 100 yıldan fazla bir zamandır su haklarını yeniden görüşmeyi talep ediyor.

Uluslararası Adalet Divanı ilk olarak 2015 yılında, iki tarafın da 1948 tarihli Bogota Anlaşması uyarınca Divan’ın Pasifik Okyanusu ile ilgili tüm hak davalarını görmesinde anlaşıldığını ileri sürmesi nedeniyle davayı görmeye karar verdi. Daha fazlasını oku…

Eylül 2018 – AYM ve İHAM Kararları Bülteni

Merhaba,

Eylül 2018’de çıkan 11 Anayasa Mahkemesi ve 19’u Türkiye’ye karşı 31 İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararının yer aldığı bülten aşağıda. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu bültende İHAM karar çevirilerini Serde Atalay, Ayşenur Keskiner, İrem Şanlı, İlkay Nadir ile birlikte yaptık. 

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…

İHAM: Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafsız ve bağımsız bir mahkeme ancak duruşmaların aleni olmaması adil yargılanma hakkı ihlali.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 2 Ekim 2018 tarihinde yayımladığı Mutu ve Pechstein v. İsviçre kararında profesyonel atletlerin Spor Tahkim Mahkemesi’nin (CAS) önüne getirdiği davalara konu adli süreçlerin hukuka uygunluğuna ilişkin bir değerlendirmede bulunmuş ve başvurucuların CAS’ın tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olduğu iddiasına ilişkin Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (adil yargılanma hakkı) ihlal edilmediğine; ikinci başvurucu için (Pechstein) CAS önündeki duruşmaların aleni olmaması sebebiyle, 6. maddenin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Mahkeme, Başvurucuların tarafı olduğu CAS tahkim süreçlerinin, adil yargılamaya ilişkin bütün güvenceleri sağlaması gerektiğine hükmetmiştir. İkinci başvurucunun CAS’ın yapısal olarak bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu iddiası ve birinci başvurucunun belirli hakemlerin tarafsızlığına ilişkin eleştirileri reddedilmiştir.

Bunun yanında, ikinci başvurucunun doping kullandığı iddiasıyla uğradığı yaptırımların esasına ilişkin yapılan sorgulamanın ve CAS önündeki incelemenin, kamu denetimine konu bir mesele olması hasebiyle bir duruşma gerektirdiği Mahkeme tarafından hükmedilmiştir.

Karar, Mahkeme’nin CAS’la ilgili ilk kararı olduğu ve son iki yıl içerisinde Türkiye’den çok sayıda sporcu ve takımın İHAM’a başvuru yaptığı ve bu başvurularda Hükümet’ten savunma istenildiği (benim takip edebildiğim kadarıyla bazıları: Deniz Naki ve Amed Sportif Faaliyetler Klubü Derneği v. Türkiye, Tokmak v. Türkiye, Ekşioğlu ve Mosturoğlu v. Türkiye, Sedat Doğan v. Türkiye) için özet olarak çevirisini yapmak istedik. Stajyer avukat Polat Yamaner, basın özetine dayanarak kararın özet çevirisini yaptı.

Daha fazlasını oku…

Güney Afrika Anayasa Mahkemesi kişisel kenevir kullanımına yeşil ışık yaktı

Güney Afrika’nın en üst mahkemesi, bir alt derece mahkemesinin kenevir kullanımının yasaklanmasını anayasaya aykırı bulan kararını onaylayarak marijuana’nın kişisel kullanımını serbest bıraktı.

Rastafaryan hareketinin üyelerinin de bulunduğu aktivistler ve geleneksel şifacılar kararı alkışlarla karşıladı. Yıllardan beri, Güney Afrika’da “dagga” olarak bilinen “ot” içiminin serbest bırakılması için kanunun değiştirilmesi amacıyla yürüyüşler düzenleniyordu.

Aralarında sağlık ve adalet bakanlıklarının da bulunduğu çeşitli hükümet kuruluşları kenevirin yasallaştırılmasına karşı gelmekte ve zararlı etkileriyle ilgili uyarılarda bulunmakta.

Ancak, Yardımcı Başyargıç Raymond Zondo tarafından okunan ve oybirliğiyle alınan kararla birlikte Anayasa Mahkemesi kenevirin evsel kullanımını suç olmaktan çıkardı. Kararda “kenevir kullanımı yetişkinin kişisel kullanımı için olmalı” dendi. Karar, kişisel tüketim amacıyla kenevir yetiştirilmesini de serbest bıraktı. Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Aliyev v. Azerbaycan kararının özet çevirisi: “İnsan hakları avukatının çalışmaları nedeniyle tutuklanması, evinin ve ofisinin aranması susturma ve cezalandırma amaçlıdır.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 20 Eylül 2018 tarihinde Türkiye’deki insan hakları savunucularını ve avukatları da yakından ilgilendiren çok önemli bir karara imza attı. Karar, Azerbaycan’da insan hakları hukuku alanında avukatlık yapan ve bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olan Aliyev’in yasadışı girişimcilikte bulunma, güveni kötüye kullanma ve vergi kaçakçılığı suçları isnat edilerek evinin ve ofisinin aranmasına ve tutukluluğuna ilişkindir. Karar, özellikle avukat ofislerinin aranması ve insan hakları savunucularının korunması için önemli değerlendirmeler içeriyor.

Mahkeme, Aliyev v. Azerbaycan davasında tutuklamaya gerekçe oluşturacak, başvurucunun suç işlediğine dair makul şüphenin yetersizliği nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının düzenlendiği 5. maddenin 1. fıkrasının c bendinin; tutukluluğun uygun bir hukuki denetimden geçirilmemesi eksikliği sebebiyle 5. maddenin 4. fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvurucunun evinin ve ofisinin aranması ve İHAM’a yapılan başvuru dosyalarına el konulması özel hayata saygı hakkının ihlali olarak görülmüştür. Mahkeme ayrıca başvurucuya yapılan müdahalelerin Sözleşme’de tanınan meşru sebepleri taşımadığını ve başvurucunun insan hakları faaliyetleri sebebiyle susturulmasını ve cezalandırılmasını amaçladığını tespit ederek 18. Maddenin (haklara getirilecek kısıtlanmaların sınırlanması) özgürlük ve güvenlik hakkı ile özel hayata saygı hakkı bağlamında ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu karar, Mahkeme’nin Sözleşme’nin 18. maddesinin 5. madde dışında bir madde ile bağlantılı olarak ihlal edildiğine (8. madde ile) karar verdiği ilk karardır.

Başvurucunun gözaltında kalma koşulları Sözleşme’nin 3. maddesini (işkence, insanlıkdışı ve kötü muamele yasağı) ihlal ederken, tutukluluk süresince tıbbi tedavi ve tutukluluğun belli bir aşamadan sonrası 3. maddeyi ihlal etmemiştir.

Mahkeme ayrıca söz konusu davanın özel olarak, “Hükümet’e muhalif kişilerin, sivil toplumun ve insan hakları savunucularının keyfi şekilde yakalanması ve tutuklanmasına ilişkin sorunlu modelin bir parçası” olduğunu tespit etmiştir ve 46. madde uyarınca Mahkeme, söz konusu kişilerin korunması ve misilleme niteliğinde kovuşturma ve ceza hukukunun suiistimali pratiklerinin sona ermesi için Hükümet’e çağrıda bulunmuştur.

Bu nedenle bu önemli kararı detaylı şekilde çevirmek istedik ve stajyer avukat Polat Yamaner ve avukat Ramazan Demir ile birlikte özet bir çevirisini yaptık.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Big Brother Watch kararının özet çevirisi: İletişim bilgilerinin ele geçirilmesi, istihbarat paylaşımı ve iletişim servisi sağlayıcılarından iletişim bilgilerinin edinilmesi Sözleşme’ye aykırıdır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 13 Eylül 2018 tarihinde yayımladığı Big Brother Watch ve Diğerleri v. Birleşik Krallık kararı ile iletişim bilgilerinin geniş çapta ele geçirilmesi, istihbarat paylaşımı ve iletişim servisi sağlayıcılarından iletişim bilgilerinin edinilmesi amacıyla yapılan yasal değişikliğin yeterli güvenceleri sağlamaması ve gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle Sözleşme’nin özel hayata saygı hakkını ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir. 

Kararın tamamına buradan, stajyer avukat Polat Yamaner tarafından Mahkeme’nin yayımladığı basın özeti dikkate alınarak yapılan çevirisine aşağıdan ulaşabilirsiniz. 

Daha fazlasını oku…

Ağustos 2018 – AYM ve İHAM Kararları Bülteni

Ağustos 2018’de çıkan 6 Anayasa Mahkemesi ve 4 İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararının yer aldığı bülten aşağıda. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu bültende İHAM karar çevirilerini Serde Atalay, Ayşenur Keskiner, İlkay Nadir yaptı.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…

İsviçre’de karşı cinsin elini sıkmayan evli çiftin vatandaşlık başvurusu reddedildi

(Not: Bu konuya ilişkin aksi yöndeki bir karar için bu habere bakınız.)

Lozan’da Müslüman bir evli çift İsviçre Pasaportu için başvurdu. Yetkililer, başvuruyu eşitliğe saygı eksikliği nedeniyle reddetti.

Lozan Şehri, Müslüman bir evli çiftin vatandaşlık başvurusunu, dinsel nedenlerle karşı cinsin elini sıkmadıkları gerekçesiyle reddetti. Lozan Belediye Başkanı Grégoire Junod, başvurucuların cinsiyet eşitliğine saygı göstermediklerini ifade etti. Çiftle görüşmesinin sonunda Vatandaşlık Komisyonu, bu durumun yeterince entegre edici olmadığı kararına vardı.

Junod, çiftin «diğer cinsiyetten kişilerin elini sıkmak istemediklerini» söylediklerini ifade etti. Çift, üç kişiden oluşan Komisyon’daki görüşme sırasında «farklı cinsiyetten bir üyenin sorduğu soruları cevaplarken de büyük sorun yaşadı.» Junod, İsviçre’de din özgürlüğü olmasına karşın, inanç uygulamalarının hakların dışına taşacak şekilde gerçekleşemeyeceğini dile getirdi.

Komisyon’un dinlediği Lozan Belediye Başkan Yardımcısı Pierre-Antoine Hildbrand, vatandaşlık başvurusunun reddedilmesinden “son derece memnun” göründü. “Anayasa ve kadın-erkek eşitliğinin dinsel hoşgörüsüzlükten daha yüksek bir önemi bulunmaktadır.” Daha fazlasını oku…

İş görüşmesinde erkekle el sıkışmayı reddeden İsveçli Müslüman kadın açtığı davayı kazandı

İsveç’te bir erkeğin elini sıkmayı reddettiği için iş görüşmesi yarıda kesilen Müslüman kadın açtığı davayı kazandı.

Dinsel sebeplerle görüşmeyi yapan erkeklerden birinin elini sıkmayı reddeden Farah Alhajeh bir tercümanlık işine başvurmuştu.

El sıkmak yerine elini kalbinin üzerine götürmüştü.

İş mahkemesi şirketin kadına karşı ayrımcılık yaptığına ve 40.000 Kron (4.350 Dolar) tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi.

Bazı Müslümanlar, yakın akrabaları olmaması halinde, karşı cinsle fiziksel temastan kaçınıyor.

Buna karşın bazı Avrupa ülkelerinde el sıkışma bir gelenek. Buna ek olarak, ayrımcılık karşıtı yasalar şirketlerin ve devlet kurumlarının kişilere cinsiyetlerine göre muamele yapmasını yasaklıyor.

Alhajeh’i temsil eden İsveç’in ayrımcılıkla ilgili kamu denetçiliği, kararda “şirketin çıkarları, kişinin vücut bütünlüğü hakkı ve devletin din özgürlüğünü korumaktaki önemi”nin dikkate alındığını ifade etti. Daha fazlasını oku…

Küba’da yeni anayasa için 135.000 halk toplantısı yapılacak

Anayasa referandumu öncesinde üç ay boyunca Kübalılara fikir ve önerilerinin sorulacağı ulusal toplantılara hazırlık olarak Küba’nın yeni anayasa tasarısı bu hafta satışa çıktı.

Henüz yeni anayasanın kabul süreciyle ilgili bir zaman çizelgesi yayınlanmamış olsa da yorumlar 13 Ağustos’la 15 Kasım arasında alınacak ve referandum da muhtemelen gelecek senenin başında yapılacak.

Anayasanın yeniden yazılma aşamasında bir başbakan, hükûmetin üst yönetiminin yeniden yapılandırılması, görev süresi sınırlandırmaları ve eşcinsel evlilik gibi değişiklikler öngörülüyor.

Hükûmet, değişikliklerin Küba’nın güncel gerçekliğini yansıtması ve Raul Castro Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu başkanıyken başlayan reformları kapsaması gerektiğini ifade etti. Castro bu görevlerinden Nisan ayında ayrıldı ancak halen Küba Komünist Partisi’nin lideri.

Küba Komünist Partisi yayın organı Granma’nın aktardığına göre taslakla ilgili geri dönüş alınması için işyerlerinde, okullarda, toplum merkezlerinde ve farklı yerlerde 135.000’den fazla toplantı yapılacak. Toplantılar, bu konuda özel eğitim almış 7.600 iki kişilik takım tarafından yönetilecek. Daha fazlasını oku…