Skip to content

Zimbabve’de çocukların dövülmesi yasaklandı

Zimbabve Yüksek Mahkemesi çocuklar için bedensel cezayı hem okulda hem de evde yasakladı.

Karar, 6 yaşındaki birinci sınıf öğrencisinin öğretmeni tarafından derin morluklara neden olacak şekilde dövülmesinin ardından ebeveyninin şikayeti üzerine verildi.

Linah Pfungwa, okuma kitabının ev ödevini yaptığının kanıtı olarak velilere imzalatılması gerekirken kızının bunu yapmadığı için cezalandırıldığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi kararı onaylamak zorunda kalacak.

Başkent Harare’deki BBC’den Shingai Nyoka, karar onandığı takdirde, Güney Afrika ülkelerindeki ebeveynlerin yüzlerce yıldır süregelen çocuklarını disipline etme biçimlerini değiştireceğini belirtti.

İnsan hakkı aktivistleri kararın gecikmiş olduğunu söylerken, bazı ebeveynlerse kararı eleştirdi.

Çocukların Güveni için Adalet’in (Justice for Children’s Trust) desteğiyle başvuruda bulunan Pfungwa, kızının kauçuk bir boru ile şiddetli bir şekilde dövüldüğünü söyledi.

Devlet tarafından yayınlanan Chronicle gazetesinde “Çocuğum büyük morarmalar sebebiyle acı içindeydi ve fotoğraflarını çektim… Sırtında derin çürükler vardı ve doğru dürüst uyuyamıyordu” şeklindeki ifadeleri aktarıldı.

“Kızımın fotoğraflarını diğer velilerin de görebilmesi için WhatsApp grubundan paylaştım ve diğer çocukların da şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı.”

Pfungwa başvurusunda, çocukların herhangi bir şiddete maruz bırakılmaması gerektiğine ve bu tür bedensel cezaların Zimbabwe Anayasası uyarınca çocukların haklarını ihlal ettiğine değindi.

Çocuklar için diğer disiplin şekillerinin kullanılması gerektiğini savundu.

“Çocuğum yaramazlık yaparsa televizyon izlemesini yasaklarım ya da harçlık, şekerleme veya hediye almasını engellerim” dedi.

“Uslu durursa hediye ya da fazladan televizyon izleme saatleri ile ödüllendiririm.

“Çocuğum, disiplin aracı olarak kullandığım diyalog sayesinde uslu ve iyi yetişmiş durumda.”

Yargıç David Mangota, çocuklar için bedensel cezanın anayasaya aykırı olduğuna ayrıca velilerin ve öğretmenlerin, çocuklara yaramazlık yapmalarına rağmen el sürmemesi gerektiğine karar verdi.

 

Kaynak: BBC

Bu haber, BAU Hukuk Fakültesi LAW 2018 Current Constitutional Developments dersi kapsamında Ezgi Ünlügedik, Tuğçe Ülgütol ve Mertcan Kaşıkcı tarafından çevrilmiştir. 

Hindistan Yüksek Mahkemesi 23 haftalık Down sendromlu ceninin alınmasına izin vermedi

Yüksek Mahkeme, Salı günü Mahkeme’de tıbbi kurulun kürtajın önerilemeyeceği konusundaki raporuna dikkat çekerek, Maharaştra’daki 37 yaşındaki bir kadına 23 haftalık ceninini aldırması için izin vermeyi reddetti.

Ceninin Down sendromlu olarak doğacağı teşhis edildi. Yargıç Kürsüsünden Bobde ve L. Nageswara Rao, bebeğin hayatta kalma şansının olduğu ve bu nedenle kürtaj yapılmaması gerektiği yönündeki Mumbai’deki KEM hastanesinin heyet raporunu inceledi.
Başsavcı Ranjit Kumar da kürtaja karşı çıktı. Alibaug’dan başvuran kadın, kürtaj için Yüksek Mahkemenin iznini almaya çalıştı. Çünkü kanun, bir kadının gebeliğinin üzerinden 20 hafta geçtikten sonra ceninin alınmasına izin vermiyor.
Hakim heyeti, “Tıp kurulunun raporuna göre, annenin hamileliğe devam etmesi için fiziksel bir risk yoktur. Down sendromlu çocukların kuşkusuz daha az zeki olduklarını herkes bilir, ancak gayet iyi insanlardır.” dedi.
Hakim heyetinin raporunda ”ceninin, zihinsel ve fiziksel zorluklara sahip olabileceği” belirtildi ancak doktorların tavsiyesine göre gebeliğin sona erdirilmesi gerekmiyor.
Heyet ”Bu raporla gebeliğin sonlandırılmasına izin vereceğimizi düşünmüyoruz. Elimizde bir hayat var.
“Bu koşullar altında, mevcut tavsiyede olduğu gibi hamileliği sona erdirmek için izin verilmesi mümkün değildir” dedi.
Gebeliğin sona erdirilmesine, devamı halinde kadının sağlığına ciddi şekilde tehdit oluşturması ve / veya çocuğun anormalliklerini artırması veya tetiklemesi gibi aşırı durumlarda izin verilmekte.
Kadının avukatı Colin Gonsalves, 20 haftalık azami süre öncesinde Down sendromlu ceninin tespit edilmesi halinde doktorların kürtajı önerdiğini ifade etti.
Avukat, dünyanın hiçbir ülkesinde Hindistan yasalarındakine benzer kısıtlamalar bulunmadığını söyledi.
Bu, hamile kadınların, yasal olarak izin verilen 20 haftalık sınırın sonrasında, kusurlu veya gelişmemiş bir ceninin alınması için Yüksek Mahkeme’ye yaptığı üçüncü başvuru.

 

Kaynak: Deccan Chronicles

Bu haber, BAU Hukuk Fakültesi LAW 2018 Current Constitutional Developments dersi kapsamında Ali Uzunöz ve Furkan Yılmaz tarafından çevrilmiştir. 

ABD Yüksek Mahkemesi, ırk ayrımcılığı gerekçesiyle idam cezası kararını Teksas mahkemesine iade etti

ABD Yüksek Mahkemesi Çarşamba günü, Teksas mahkemesi jürisine Afro-Amerikalıların istatiksel olarak şiddet suçu işlemeye beyazlardan daha yatkın olduğunun söylenmesinin ardından, ölüm cezasına mahkum edilmiş siyah bir adamın davasını yeniden açarken, mahkum edilmiş bir suçlunun nihaî cezasına karar verirken ırka dayalı streotiplerin kullanılmasını kesin bir dille reddetti.

Yüksek Mahkeme Başkanı John G. Roberts Jr. mahkeme salonunda “kanunlarımız insanları yaptığı şeyler için cezalandırır, kim oldukları için değil.” dedi.

Kararda, bu tür suç istatistikleri verilmesiyle jüride, son derece tehlikeli ırksal bir önyargının oluşturulduğuna yer verildi.

“Bazı toksinler küçük dozlarda bile öldürücü olabilir.”

6’ya 2 verilen karar, 1995 yılında eski kız arkadaşını ve onun yeni erkek arkadaşını vurup öldürmekten mahkum olmuş Houstonlı Duane Buck’a yeniden bir mahkumiyet duruşması yapmayı reddeden Teksas otoritesi ve yargıçlarının reddetme kararını bozdu.

Jüri üyeleri ceza duruşmasında tanık ifadesini dinlerken, mahkeme tarafından atanan bir savunma avukatı, Buck’ın şiddet patlamasının kız arkadaşıyla ayrılığının sonucu oluşan bir psikolojik tepki olduğu gerekçesiyle, bunun tespiti için bilirkişiye başvurulmasını istedi. Ancak bilirkişi siyahların beyazlara oranla daha fazla suç işleyebileceğini öne süren tartışmalı istatistiklerden bahsetti.

Bunun ardından jüri, Buck’ı “gelecekte tehlike yaratabileceği kanısıyla” ömür boyu hapis cezası yerine idam cezasına hükmetti.

Teksas Eyalet Savcıları aynı istatistiklerle ilgili aynı tanıklığa dayanılarak ölüm cezasına çarptırılmış 5 farklı siyahi sanığın dosyasını yıllar sonra tekrar açtı. Daha fazlasını oku…

Şubat 2017 – AYM ve İHAM Kararları Bülteni

 

Merhaba,

Şubat ayı içerisinde yayımlanan önemli Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarına yer verdiğimiz bültenimiz hazır. Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu beşinci bültende İHAM karar çevirilerini Esin Bozovalı, İlke Özenç, Ayşenur Keskiner, Sıla Sunar ve İrem Şanlı ile birlikte yaptık.

Ocak 2017 bültenini buradan, 2016 yılı içerisinde yayımladığımız bütün bültenleri buradan, 2016 yılında İHAM tarafından Türkiye’ye karşı verilmiş bütün ihlal ve bazı önemli kabul edilemezlik kararlarının Türkçe özetlerini buradan okuyabilirsiniz.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…

Mısır Anayasa Mahkemesi: “Hristiyanların da hacca gitmek için ücretsiz izin hakkı var”

Mısır Yüksek Anayasa Mahkemesi, Cumartesi günü Mısır Hristiyanlarına Filistin’in Kudüs şehrine hac yolculuğu yapmak üzere işten bir aylık ücretli izin alma hakkını veren bir karar yayınladı.

Kararda memurlar yasasında yer alan birçok maddenin Müslümanlara Mekke’ye hac yolculuğu yapmak için ücretli izin verdiği ve aynı hakların Hristiyanlara verilmesini reddettiği için anayasaya aykırı olduğu belirtildi.
Kıpti aktivistler kararı, Kıpti Hristiyanlar için tam vatandaşlık haklarına doğru yeni bir adım ve tüm vatandaşların eşit olduğunu öngören 2014 Anayasası hükümlerinin uygulamaya yansıtılması olarak görüyor.
Bununla birlikte, kararın Kudüs’ü ziyaret eden Hristiyan sayısını artırması beklenmiyor. 1980’lerde, Kıpti Ortodoks Kilisesi, takipçilerine İsrail işgali nedeniyle dini ayin yapmayı yasaklamıştı. Yine de pek çok Hristiyan bu ziyaretin dini bir konu olduğunu ve İsrail’le normalleşme içermediğini iddia ediyor.

Daha fazlasını oku…

Bahreyn Anayasası değişti: Artık siviller askeri mahkemede yargılanabilecek

Bahreynli milletvekilleri, muhalefetle mücadelede güvenlik güçlerini 2011 Arap Baharı protestolarından bu yana görülmemiş derecede yetkilendirerek, sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına izin verecek anayasayı değişikliğini Salı günü kabul etti.  

Küçük Körfez ülkesinin Millet Meclisi’nin seçilmiş alt kanadı olan 40 sandalyeli Temsilciler Konseyi’nin kararı, yerel gizli servise bazı tutuklama yetkileri veren Kraliyet kararnamesinden hemen sonra geldi.

Ulusal Güvenlik Teşkilatı’nın gücünü sınırlamak, 2011 gösterilerinin yetkililer tarafından bastırılmasının ardından önerilen bir kilit reformdu.

Bununla birlikte aktivistler oylamayı protesto etti.

Bahreyn Haklar ve Demokrasi Enstitüsü hukuk departmanı başkanı Sayed Alwadaei, yaptığı açıklamada “Bahreyn Kralı bu fiili sıkıyönetimle etkin bir şekilde bir polis devleti kuruyor” dedi. Daha fazlasını oku…

Kenya Anayasa Mahkemesi hakarete hapis cezası öngören kanunu iptal etti

 

Anayasa mahkemesi, hakareti suç haline getiren yasanın hükümsüz olduğuna karar verdi.

Yargıç John Mativo, anayasanın 33. bölümünde güvence altına alınan ifade özgürlüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili kanunun 194. bölümünün geçersizliğine karar verdi.

Hakim, hakarete uğrayan herkesin tazminat talep etmek için medeni hukuk yollarına başvurabildiğini ve cezalandırılan hakareti suç haline getirmenin demokratik bir toplumda kabul edilemez olduğunu belirtti.

Mativo ” 194. bölümün ihlali halinde öngörülen azami 2 yıllık hapis cezası, hakaretin cezalandırılmasıyla oluşan caydırıcı etkiyi daha da artırmakta.” dedi.

“Benim görüşüme göre, itiraz edilebilir veya aşağılayıcı ifadelerin bastırılması için bu ceza açıkça aşırı ve oransızdır. Bu cezanın yerine getirilmesi makul olarak demokratik bir toplumda hapis cezasını kapsamamalı.”

Mahkemenin kararı, Facebook’ta gerçekleştirdikleri paylaşımlar nedeniyle haklarında verilen cezai hakaret kararına karşı temyize giden Jacqueline Okuta ve Jackson Njeru’un  başvuruları sonucunda verildi.

Kaynak: The Star

Bu haber, BAU Hukuk Fakültesi LAW 2018 Current Constitutional Developments dersi kapsamında Ezgi Ünlügedik ve Tuğçe Ülgütol tarafından çevrilmiştir. 

Gürcistan Anayasa Mahkemesi: “İdarî suç kayıtlarının daimi şekilde tutulması anayasaya aykırı”

İçişleri Bakanlığı’nın kişinin idari suçlarının geçmişi hakkında kalıcı olarak bilgi sahibi olmasını sağlayan yönetmelik anayasaya aykırı bulundu.

2006 yılındaki İçişleri Bakanı Vano Merabishvili zamanında yapılan yönetmelik bu kararla kaldırılmış oldu.

Düzenlemeye göre ücret ödemeden toplu taşıma araçlarına binmek veya caddenin yanlış yerinden karşıya geçmek gibi idari suçlarla ilgili bilgiler bakanlığın bilgi bankasında kalıcı olarak saklanıyordu.

Anayasa Mahkemesi üyeleri böyle bir veritabanının saklanmasının idari suçlarla mücadeleye meşru bir araç olarak hizmet etmediğine inanmakta.

Edisher Goduadze adlı vatandaş ilk olarak 26 Ocak 2015’te Anayasa Mahkemesindeki yönetmeliğe itiraz etmişti. Mahkeme temyizi kabul etti ve yukarıda belirtilen yönetmeliğin “kişinin özgür gelişimine ilişkin anayasal hakları” ihlal ettiğini belirtti.

Mahkeme suçu önlemek ve devletin emirlerinin uygulanmasını sağlamak için idari suçlarla ilgili bilgi toplamak gerektiğine inanmakta. Ancak devlet, temel hak ve özgürlükleri korumalı ve yanlış bilgi kullanmamalı.

Kaynak: Agenda

Bu haber, BAU Hukuk Fakültesi LAW 2018 Current Constitutional Developments dersi kapsamında Furkan Yılmaz ve Ali Uzunöz tarafından çevrilmiştir. 

Endonezya Anayasa Mahkemesi rüşvet skandalına adı karışan üyeyi görevden aldı

Endonezya Anayasa Mahkemesi, Etik Kurulu’nun hakkındaki rüşvet iddialarını ağır suç olarak tespit etmesinin ardından üyelerinden Patrialis Akbar’ı görevinden aldı.

Mahkeme başkanı Arief Hidayat  Jakarta’da yaptığı açıklamada “rüşvet şüphelisi Patrialis Akbar’ın 27 Ocak 2017 Cuma gününden itibaren etkili olmak üzere Anayasa Mahkemesi hakimliği görevinden alındığını” söyledi.

Arief’in açıklamasına göre Etik Kurulu, Patrialis tarafından yönetildiği iddia edilen etik ihlallerle ilişkili olduğu düşünülen başka kişileri de sorguladı.

Kurul ayrıca, önlerine gelen hayvancılık ve sağlık kanunuyla ilgili  yargısal denetimi Patrialis ile beraber yapan yargıçlar Manahan Sitompul ve Gede Dewa Palguna’yı da sorguladı. Daha fazlasını oku…

Ocak 2017 – İHAM Kararları Bülteni

Merhaba,

2017’nin ilk bülteni hazır. Anayasa Mahkemesi, Ocak ayı içerisinde Resmi Gazete’de hiç yeni bireysel başvuru kararı yayımlamadığı için bu ay yalnızca 24 adet İHAM kararının özet çevirilerini paylaşıyoruz. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu dördüncü bültende İHAM karar çevirilerini Esin Bozovalı, İlke Özenç, Ayşenur Keskiner, Sıla Sunar ve İrem Şanlı ile birlikte yaptık.

2016 yılı içerisinde yayımladığımız bütün bültenleri buradan, 2016 yılında İHAM tarafından Türkiye’ye karşı verilmiş bütün ihlal ve bazı önemli kabul edilemezlik kararlarının Türkçe özetlerini buradan okuyabilirsiniz.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…