İçeriğe geç

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komitesi’nin (CEDAW Komitesi) silahlı çatışmada cinsel şiddetle ilgili verdiği ilk karar: S.H. v. Bosna Hersek kararının çevirisi

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komitesi (CEDAW Komitesi), 16 Temmuz 2020 tarihinde aldığı S.H. v. Bosna Hersek kararıyla, 1995 yılında çatışma bölgesinde oturan başvurucuya askerler tarafından tecavüz edilmesini, ardından başvurucunun tekrarlayan taleplerine rağmen uzun yıllar boyunca herhangi bir soruşturma veya yargılama yapılmamasını ve başvurucuya herhangi bir onarım tedbiri verilmemesini cinsiyet temelli ayrımcılık yasağına aykırı görüp, CEDAW Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine karar verdi. Karar, CEDAW Komitesi’nin silahlı çatışma bağlamında cinsel şiddetle ilgili verdiği ilk karar olma özelliğini taşıyor.

Bu kararı (devletin savunmaları ve savunmalara karşı beyanlar kısmı hariç) avukat Polat Yamaner bire bir çevirdi.

Kararın İngilizcesini buradan okuyabilirsiniz. Türkçe çevirisi için – WORDPDF

Silahlı çatışma bağlamında cinsel şiddetle ilgili, benzer dava olaylarına sahip bir diğer Birleşmiş Milletler kararı, İşkenceye Karşı Komite’nin 2 Ağustos 2019 tarihinde verdiği A v. Bosna Hersek kararıydı. Ayrıca bu kararın çevirisine de buradan ulaşabilirsiniz.

İHAM’ın Levchuk v. Ukrayna kararının çevirisi: “Şiddet uygulayan eski eşin, birlikte yaşadıkları konuttan çıkartılması talebinin reddedilmesi, ev içi şiddete ilişkin pozitif yükümlülüklerin ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, (İHAM) 3 Eylül 2020’de verdiği Levchuk v. Ukrayna kararında başvurucunun, kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan eski eşinin birlikte yaşadıkları sosyal konuttan tahliye edilmesi yönündeki talebinin reddedilmesini konu alan davada başvurucuyu haklı bulmuş ve devletin bu bağlamda özel hayata saygı hakkından doğan pozitif yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir.

Mahkeme, devletlerin ev içi şiddet ile mücadelede tarafların yarışan şahsi menfaatleri arasında denge kurarken mağdurların kırılgan yapılarını göz önünde bulundurarak bireylerin şiddetten korunmasını sağlamak yükümlülüğüne sahip olduklarını hatırlatmıştır. Mahkeme, kişinin konut hakkına müdahalede tahliye önleminin alınabilecek en aşırı önlem olduğunun, fakat somut olayda başvurucu ve çocuklarının sağlığı ve güvenliği bakımından saldırganın haklarının mağdurların haklarının önüne geçemeyeceğinin altını çizerek davalı devletin Sözleşme’nin “özel ve aile hayatına saygı” başlıklı 8. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir.

Levchuk v. Ukrayna, Başvuru no. 17496/19, Karar tarihi: 03.09.2020

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın Pınar Baysal tarafından yapılan çevirisine buradan ulaşabilirsiniz.

İHAM’ın Siyasi Parti “PATRIA” ve Diğerleri v. Moldova kararının özet çevirisi: “Başvurucu partinin, yeterli ve ilgili delil bulunmadan seçimlerden diskalifiye edilmesi ve seçim kurulu ile yerel mahkemelerin partiyi keyfiyete karşı korumaması serbest seçim hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 4 Ağustos 2020 tarihinde Siyasi Parti “PATRIA” ve Diğerleri v. Moldova kararında, başvurucu siyasi partinin seçimlere katılmasına izin verilmemesinin yeterli ve ilgili delile dayanmaması, seçim kurulunun ve yerel mahkemelerin yürüttüğü usulün başvurucuya keyfiyete karşı bir koruma sağlamaması ve yerel yetkililerin kararlarının gerekçeden yoksun olması nedeniyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne Ek 1 Numaralı Protokol’ün 3. maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkının ihlal edildiğine oybirliği ile karar vermiştir.

Mahkeme, Merkezi Seçim Kurulu’nun (CEC), usule aykırı toplanarak ve sadece Emniyet Teftiş Genel Kurulu Başkanı’nın yazısını gerekçe göstererek başvurucuyu seçimlere katılmaktan men etmesinin ihtiyari nitelikte olduğunu vurgulamıştır. Kararı takiben başvurucunun temyiz merciine yaptığı başvuruda yerel mahkemelerin, herhangi bir delil göstermeden Emniyet Teftiş Genel Kurulu Başkanı’nın yazısında geçen iddiaları kabul etmesinin usuli güvenceleri ihlal ettiği kanısına varmıştır.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın özeti çevirisi Emre Karaman tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

FORUM – Av. Benan Molu – AYM İHAM’a Karşı: Turan Başvurusu vs Baş v. Türkiye Kararı

AYM İHAM’a Karşı: Turan Başvurusu vs Baş v. Türkiye Kararı

Av. Benan Molu

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 3 Mart 2020 tarihinde,  15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY örgütüne üye olduğu iddiasıyla tutuklanan hakim Hakan Baş’ın başvurusunda, Baş hakkında verilen tutuklama kararı anında isnat edilen suçlamayı destekleyecek bir delil olmadığına ve “suçüstü hali”ne aykırı olarak gözaltına alınıp tutuklandığına karar verdi.[1] Baş’ın özgürlüğünden mahrum bırakılma tedbirinin hukuka aykırı olduğunu ve OHAL tedbiri denilerek haklılaştırılamayacağını söyleyen İHAM, benzer bir ihlal kararını ilk kez, 16 Nisan 2019 tarihinde Anayasa Mahkemesi eski üyesi hakim Alparslan Altan’ın başvurusunda vermişti.[2]

İHAM, Altan ve Baş kararlarında özetle, ulusal mahkemelerin suçüstü kavramının kapsamını genişletmesinin ve mevcut olayda ulusal hukuku uygulamalarının hukuki belirlilik yönünden sorunlu ve aynı zamanda açıkça mantıksız olduğu ve yargı mensuplarının yürütme organının müdahalesinden korunmaları için tanınan usule ilişkin güvenceleri de zedelediği sonucuna varmıştı.[3]

Daha fazlasını oku…

Avrupa Konseyi Eşitlik ve Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi’nin İstanbul Sözleşmesi’nden Çıkmayı Tartışan Ülkelere Karşı Cevabının Çevirisi

Avrupa Konseyi’nin kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadele edilmesi amacıyla hazırladığı, Türkiye’nin de ilk imzalayan ve onaylayan ülke olduğu İstanbul Sözleşmesi, geçtiğimiz aylarda tartışmaya açılmış, aralarında Türkiye’nin de olduğu bazı ülkeler Sözleşme’den çekilmeyi gündeme getirmişti. Bu tartışma, en azından şimdilik, Türkiye’deki kadın hareketinin güçlü mücadelesi ve yoğun tepkisi sayesinde rafa kalkmış görünüyor.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Eşitlik ve Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 11 Eylül 2020 tarihinde video konferans yoluyla yaptığı toplantıda aşağıdaki açıklamayı kabul ederek, Türkiye gibi Sözleşme’den çekilmeyi tartışmaya açan ülkelere karşı İstanbul Sözleşmesi’ne olan desteğini tekrarladı:

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Teshana v. Arnavutluk kararının özet çevirisi: “Yüzüne asit atılan kadının ev içi şiddet şikayetinin etkili şekilde soruşturulmaması, yaşam hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 4 Ağustos 2020 tarihli Tershana v. Arnavutluk davasında 2009 yılında yüzüne asit atılan başvurucunun yaşam hakkının ihlal edilmediğine ancak yaşam hakkı ihlali iddiasını etkili şekilde soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

Söz konusu davada başvurucu kadın, ev içi şiddete maruz kaldığını ve saldırının arkasındaki şüphelinin eski eşi olduğunu iddia etti. Mahkeme, söz konusu saldırıdan Arnavutluk’un sorumlu tutulamayacağına karar verdi. Eğer Arnavutluk, başvurucunun risk altında olduğunun farkında olsaydı, bunu önleyecek tedbirler almak devletin yükümlülüğü olurdu. Ancak söz konusu davada yerel makamlar, başvurucunun eski eşinin şiddet içeren davranışından olayın ardından haberdar olmuştur.

Öte yandan, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete dair belirtiler içeren ve bu nedenle yetkililerin özel bir özen yükümlülüğüyle hareket etmesi gereken saldırıya yönelik soruşturmada, başvurucuya atılan maddenin ne olduğu belirlenememiştir. Soruşturma 2020 yılında kalmış, fail tespit edilememiş, başvurucu tekrar eden sorularına karşın süreç hakkında bilgilendirilmemiştir. Mahkeme, bu koşullarda, yerel makamların asit saldırısına karşı etkili bir cevap verdiğini kabul etmemiştir.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Mahkeme tarafından yayımlanan basın özetinin çevirisi Av. Benan Molu tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Uganda Anayasa Mahkemesi: Anne sağlığı anayasal bir haktır

Uganda Anayasa Mahkemesi, hükûmetin temel doğum sağlık hizmetini sağlayamamasının anayasa ihlali olduğuna ve kadınları insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz bıraktığına karar verdi.

Mahkeme, devlete ait sağlık merkezlerinde doğum sırasında ölen iki kadının ailelerine 84,000 dolar tazminat ödenmesine de hükmetti.

Başvurunun yapılmasından dokuz yıl sonra gelen karar, doğum sağlığına Uganda Anayasası’nda yer açması nedeniyle memnuniyetle karşılandı.

Bu halk davası olayı, sağlık hakkı aktivistleri ve kızları doğum sırasında ölen iki anne tarafından mahkemeye taşınmıştı.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Cemil Kırbayır’ın zorla kaybedilmesiyle ilgili başvuruda Anayasa Mahkemesi yolunun tüketilmemesi nedeniyle verdiği kabul edilemezlik kararının çevirisi

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, darbenin ardından 13 Eylül 1980 günü gözaltına alınan ve gözaltında zorla kaybedilen Cemil Kırbayır’ın yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu tüketilmediği için kabul edilemez buldu. Fransızca yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Muhammed Canpolat, kararı Türkçe’ye çevirdi.

Kırbayır v. Türkiye, Başvuru no. 56840/10, Karar tarihi: 28.04.2020

Daha fazlasını oku…

FORUM – Av. Can Yavuz – İnternet’teki Geçmişinizin Geleceği: Unutulma Hakkına İlişkin Son Gelişmelerin Değerlendirilmesi

unutulma.hakki.resimİnternet’teki Geçmişinizin Geleceği: Unutulma Hakkına İlişkin Son Gelişmelerin Değerlendirilmesi

Av. Can YAVUZ – İstanbul Barosu

Giriş

Son dönemde Türkiye’nin en önemli İnternet mevzuatında (5651 sayılı Kanun) değişiklikler yapıldı. Ardından unutulma hakkının bir davada sansür amacıyla uygulanışına tanık olduk. Böylece Türkiye’nin gün içinde birkaç kez değişen gündeminde unutulma hakkı yer bulabildi. Bu durum son derece teknik ve genelde yanlış anlaşılan bir konu olan unutulma hakkına ilişkin bazı temel ilkeleri hatırlama ve açıklığa kavuşturma ihtiyacını ortaya çıkarmış gibi gözüküyor. Bu kısa yazı bu gereksinime cevap vermeyi ve unutulma hakkına ilişkin bazı genel ilkeleri son dönemdeki gelişmeler ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Yazıda sırasıyla unutulma hakkının felsefi temellerine, uygulanma şekline ve son dönemde yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesine yer verilecektir.

Unutulma Hakkının Felsefi Temellendirmesi

Unutulma hakkını çevreleyen ve ortaya çıkaran faktörleri ele almak bu hakkın anlaşılmasına yardım edebilir. Bu sebeple, hatırlama ve bağışlama gibi insan davranışlarına, İnternet ile arama motorlarının bunlar üzerinde yarattığı tesire yer verilecektir.   Daha fazlasını oku…

Bulgaristan’da iktidardaki GERB Partisi’nden yeni anayasa teklifi

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, iktidardaki koalisyonun büyük ortağı partisi GERB’in hazırlamış olduğu yeni anayasa taslağını görüşmesi için Büyük Millet Meclisi’nin toplanması çağrısı yapacağını açıkladı.

Borisov yaptığı açıklamada, yeni anayasada Parlamento üyelerinin sayısı yarıya yani 120’ye ineceğini, Büyük Millet Meclisi’nin üye sayısı ise şimdiki 400’den 280’e düşeceğini ve yargının yapısında da bazı değişiklikler yapılacağını ifade etti.

Borisov “Millet Meclisi, Anayasa’nın 160. maddesi uyarınca Büyük Millet Meclisi için seçim yapılması kararını aldığı anda aynı gün başbakanlıktan istifa edeceğim” şeklinde konuştu.

Daha fazlasını oku…