İçeriğe geç

İstanbul Barosu ve Birleşmiş Milletler’den Avukatlara Yönelik Uluslararası İnsan Hakları Mekanizmaları Çalıştayı 12-13 Nisan’da İstanbul’da. Son başvuru: 5 Nisan.

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi ve Birleşmiş Milletler Türkiye Ofisi tarafından, 12-13 Nisan 2019 tarihinde Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmalarının etkin şekilde kullanılması amacıyla bir çalıştay düzenleniyor. Katılımın ücretsiz ve 40 kişiyle sınırlı olduğu çalıştayın sonunda katılımcılara sertifika da verilecek. 

Çalıştay programına buradan, 5 Nisan 2019 tarihine kadar ihm@istanbulbarosu.org.tr’ye yapılacak başvurular için başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz. 

İHAM’ın E.B. v. Romanya kararının özet çevirisi: “Tecavüze uğrayan zihinsel engelli kadının şikayetlerinin “tecavüze direnmediği” gerekçesiyle soruşturulmaması İstanbul Sözleşmesi’ne ve İHAS’a aykırıdır.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 19 Mart 2019 tarihinde verdiği E. B. v. Romanya kararı ile kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlarla ilgili içtihadına bir yenisini daha ekledi. Zihinsel engelli bir kadının tecavüze uğradığı iddiasının Romanya makamları tarafından etkili şekilde soruşturulup cezalandırılmadığına ilişkin dava, aslında tecavüz davalarında sık sık karşılaştığımız yaklaşımlara karşı Mahkeme’nin değerlendirmelerini içeriyor. Başvurucunun faili şikayet etmek amacıyla gittiği karakolda şikayetçi olmaması ve daha sonra şikayetini çekmesi için bizzat polisler tarafından uyarılması, tecavüz mağduru bir kadının sahip olduğu hakların hatırlatılmaması, rapor alması gerektiği ya da avukatla temsil edilebileceği söylenmeden eve gönderilmeye çalışılması, olay anında bıçakla tehdit edilmesi nedeniyle ve sonrasında fail tarafından bulunacağı korkusuyla yoğun bir stres ve travma yaşayan başvurucunun şikayetlerinin dikkate alınmaması ve hem savcılık tarafından hem de mahkeme tarafından ‘rızası vardı’ ve ‘direnmedi’ denilerek davanın sonuçlandırılması…

Ne yazık ki hepimizin aşina olduğu bu süreci Mahkeme, hem Romanya yasalarına hem de kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çıkarılan Avrupa Konseyi sözleşmesi olan İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı kabul etti ve Sözleşme’nin 3. maddesi ile 8. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.

Bu nedenle, kararı özet olarak çevirmek istedim. Aşağıdan okuyabilirsiniz.

Daha fazlasını oku…

Ocak – Şubat 2018 – İHAM Kararları Bülteni

Merhaba,

Ocak ve Şubat ayında çıkan 22’si Türkiye’ye karşı 41 İnsan hakları Avrupa Mahkemesi kararının yer aldığı bülten hazır.

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu bültende İHAM karar çevirilerini Serde Atalay, Ayşenur Keskiner, Esin Bozovalı, Gözde Gurbet Engin, İlkay Nadir, İrem Şanlı ve Elifsu Erdem ile birlikte yaptık. Ayrıca Polat Yamaner’in çevirisine de yer verdik. 

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Mammadov ve Diğerleri v. Azerbaycan kararının özet çevirisi: “Azeri akademisyenin ailesine ve avukatına haber verilmeden keyfi olarak gözaltına alınması ve kötü muameleye maruz bırakılması Sözleşme’ye aykırı”

Mammadov ve Diğerleri/Azerbaycan (başvuru no. 35432/07) davası, Azeri bir akademisyenin; 2007’de gözaltına alınması, 24 saat boyunca keyfi şekilde gözaltında tutulması, ardından ne ailesi ne de avukatı tarafından bilinen bir mahalde 15 günlük idari gözetim cezasına çarptırılması ile ilgili şikâyetlerine ilişkindir. Başvurucu bu süreçte kötü muameleye maruz kaldığı ve yüksek tansiyon, prostat ve hipertiroid hastalıkları için tıbbi destekten yoksun bırakıldığını iddia etmektedir. Başvurucu, vatan hainliği suçundan ötürü 10 yıllık hapis cezasına çarptırıldığı mahkûmiyet hükmü açıklanıncaya kadar bir yılı aşkın süredir makul gerekçe gösterilmeksizin tutuklu kaldığına ilişkin ayrıca şikayetçi olmuştur. Başvurucu tutukluluğu sırasında 2009 yılında kalp krizi sonucunda ölmüştür.

21 Şubat 2018 tarihli Daire kararında, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, dört oya karşı üç oyla:

Mammadov’un 2 ila 17 Şubat 2007 tarihlerinde kötü muameleye maruz bırakıldığı iddiasına ilişkin, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 3. Maddesinin (insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı) ihlal edildiğine karar vermiştir.

Mahkeme ayrıca oybirliğiyle:

Başvurucunun 2 ila 17 Şubat 2007 tarihlerinde tıbbi destekten yoksun bırakılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi 3. Maddesinin ihlal edildiğine;

Kötü muamele iddialarının etkili soruşturulmaması sebebiyle 3. Maddenin ihlal edildiğine;

Başvurucunun gözaltı süresinin ilk 24 saatinin kayıt altına alınmaması sebebiyle Madde  5 § 1’in (özgürlük ve güvenlik hakkı) ihlal edildiğine;

Yetkililerin Şubat 2007 ila Haziran 2008 tarihleri arasındaki tutukluluğa ilişkin “ilgili” ve “yeterli” gerekçelendirmede bulunmaması sebebiyle Madde 5 § 3’ün (makul süre içinde yargılanma ya da yargılanma süresince serbest bırakılma hakkı) ihlal edildiğine;

Başvurucunun tutukluluk sürecinde ölümüne ilişkin 2. Maddenin (yaşam hakkı) ihlal edilmediğine ve

Yetkililerin başvurucunun ölümü üzerine etkili bir soruşturmada bulunmamasına ilişkin 2. Maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kararın stajyer avukat Polat Yamaner tarafından yapılan özet çevirisini aşağıda okuyabilrsiniz. 

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Gömi v. Türkiye kararının özet çevirisi: “Kronik şizofreni hastası kişiyi ‘cezaevi koşullarında yaşayamaz’ raporuna rağmen tek kişilik hücrede tutmak, insanlıkdışı muamele yasağının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 19 Şubat 2019 tarihinde verdiği Gömi v. Türkiye kararında 2003 yılından beri psikiyatrik hastalıkları bulunan ve defalarca kez hastaneye kaldırılan, cezaevini evi zanneden başvurucunun rahatsızlıklarına rağmen tutukluluğuna devam edilmesinin ve tutuklululuk ve hapishane koşullarının, Sözleşme’nin 3. Maddesinde düzenlenen insanlıkdışı muamele yasağının ihlalini oluşturduğuna karar vermiş ve Sözleşme’nin 46. Maddesinde düzenlenen kararların infazı ve bağlayıcılığı maddesi uyarınca başvurucunun tutukluluğuna acilen son verilerek psikiyatrik tedavi görebileceği bir merkeze yerleştirilmesi yükümlülüğünü Türkiye’ye yüklemiştir. Kararın avukat Esin Bozovalı tarafından yapılan özet çevirisini aşağıdan okuyabilirsiniz. 

Gömi v. Türkiye, Başvuru no. 38704/11, Karar tarihi: 19.02.2019, Fransızca yazılan kararın tamamı.

Daha fazlasını oku…

Hukuk Fakültesi Öğrencileri İçin Uluslararası Sempozyum 26-28 Nisan’da Koç Üniversitesi’nde. Son Başvuru: 23 Mart.

ku semp

Koç Üniversitesi, 26-27-28 Nisan 2019 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek uluslararası bir sempozyum çağrısı yayımladı. Hukuk fakültesi öğrencilerinin insan hakları, demokrasi, hukuk devleti, vatandaşlık, hukukun geleceği, toplumsal cinsiyet, teknoloji ve medya gibi çok çeşitli konular altında dünyada yaşanan gelişmeleri konuşup tartışabilmeleri amacıyla düzenlenecek sempozyuma katılmak için son başvuru tarihi: 23 Mart. Detaylı bilgi için kulawclub@ku.edu.tr’ye mail atılabilir.

 

İHAM’ın Ognevenko v. Rusya kararının çevirisi: Demiryolu işçisinin greve katıldığı için işten atılması, greve katılma hakkının ihlalidir.

Rus Demiryolları’nda lokomotif makinisti olarak görev yapan başvurucunun 28 Nisan 2008 günü sendikası tarafından düzenlenen greve katılması ve işe gelmekle birlikte, iş yapmayı reddetmesi nedeniyle işten atılmasıyla ilgili başvuruda İHAM, greve katılma hakkının ihlal edildiğine karar vererek Sözleşme’nin 11. maddesinden ihlal bulmuştu. Ognevenko v. Rusya kararını, avukat Serde Atalay, neredeyse bire bir şekilde çevirdi.

Ognevenko v. Rusya, Başvuru No: 44873/09, Karar Tarihi: 20.11.2018, Kararın aslı

Daha fazlasını oku…

İHAS’ın 18. Maddesinin Hazırlık Çalışmaları Metninin Türkçe Çevirisi

Blogu düzenli olarak takip edenler bilir, bir süredir İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 18. maddesinden ihlal bulunan kararların özet çevirilerini yayımlıyoruz stajyer avukat Polat Yamaner ile birlikte. 

İHAS’ın 18. maddesi nedir derseniz, İHAS’ta düzenlenen hak ve özgürlüklerin Sözleşme’de öngörüldükleri amaç dışında sınırlandırılmasını yasaklayan bir madde. İnsan Hakları Mahkemesi şimdiye kadar sadece 12 kez, 18. maddenin ihlal edildiğine karar verdi. Son yıllarda -özellikle 2016’dan bu yana- Mahkeme ve muhalif siyasetçiler, insan hakları savunucuları ve avukatlar tarafından giderek daha fazla kullanılıyor ve içtihat da buna paralel olarak giderek değişiyor ve gelişiyor. Mahkeme ve doktrin tarafından totaliter rejimlerde yaşayan kişilerin haklarının, hukukun üstünlüğü ilkesinin ve demokrasinin korunmasında erken uyarı sistemi işlevi gördüğü kabul edilen 18. madde, diğer uluslararası sözleşmelerde doğrudan bir karşılığı olmayan bir madde. 

Bu yüzden, 18. maddeye neden ihtiyaç duyulduğunu ve hangi amaçlarla Sözleşme’ye eklenerek Mahkeme tarafından kullanıldığını anlatmak için 18. maddenin hazırlık çalışmaları sırasında yapılan tartışmaları Türkçe’ye çevirmek istedik. Buradan İngilizcesini okuyabileceğiniz hazırlık metinlerini Türkçe’ye stj. av. Polat Yamaner çevirdi. 

Türkçe çeviri için: word / pdf

 

 

Macaristan Anayasa Mahkemesi’nden “Soros’u Durdur” yasağının iptal talebine ilişkin yorumlu ret kararı

Macaristan Anayasa Mahkemesi, Macar Ceza Kanunu’nda yer alan ve “Soros’u durdur” maddesi olarak bilinen yasadışı göçmenliğin teşvik edilmesi yasağının anayasaya aykırı olmadığına ancak şartlarının “ihtiyaç sahiplerine insancıl yardım sağlamaya veya onların acılarında azaltmaya yönelik” eylemlere uygulanamayacağına karar verdi.

Mahkeme insancıl yardım sağlamanın yasak kapsamı dışında olduğunu ifade etti ve yasağın “fakir ve savunmasız kişilere yardım etme anayasal zorunluluğunu yerine getiren cömert eylemlere” uygulanamayacağını ekledi.

Yüksek Mahkeme önündeki dava, getirilen yeni şartların açık olmadığı ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği ve bu nedenle de anayasaya aykırı olduğunu iddia eden Uluslararası Af Örgütü’nün Macaristan şubesi tarafından talep edilmişti.

Mahkeme’ye göre yasadığı göçmenlik ancak failin baskı görmekte olmayan kişiler adına hareket edildiğinin farkında olması halinde “kasten ve belli bir amaç güderek” teşvik edilebilir. Kararda failin, kişinin ülkede yasadışı şekilde bulunduğunun bilindiği hallerde ülkeye girenin bir oturma izni elde edebilmesine yardım etmesi durumunda suçlu olacağı belirtildi. Daha fazlasını oku…

Tayland Anayasa Mahkemesi Prenses’i başbakan adayı gösteren partiyi kapattı

Tayland Anayasa Mahkemesi, Kral’ın kız kardeşini başbakan adayı gösteren bir muhalefet partisinin kapatılmasına karar verdi.

Thai Raksa Chart Partisi, 2006’da bir askerî darbeyle görevinden alınan eski başbakan Thaksin Shinawatra tarafından destekleniyor.

Gözlemciler, partinin kapatılması nedeniyle Thaksin destekçilerinin bu ayın sonunda yapılacak genel seçimleri kazanmasının zorlaştığını belirtiyor.

Tayland, beş yıl önce bir darbeyle yönetimi ele geçiren ordu tarafından yönetiliyor.

Anayasa Mahkemesi, Salı günü verdiği kararda Prenses Ubolratana’nın adaylığının krallığın tarafsızlığını tehdit ettiğini ifade etti.

Partinin yöneticileri 10 yıllığına siyaset yapmaktan yasaklandı ve artık seçimlere itiraz da edilemeyecek.

Mart ayındaki oylama, mevcut Başbakan Prayuth Chan-ocha’nın 2014’teki darbeyle göreve gelmesinden ve seçilmiş hükûmeti devirmesinden sonraki ilk seçim olacak.

 

Kaynak: BBC