Skip to content

İsviçre’de karşı cinsin elini sıkmayan evli çiftin vatandaşlık başvurusu reddedildi

(Not: Bu konuya ilişkin aksi yöndeki bir karar için bu habere bakınız.)

Lozan’da Müslüman bir evli çift İsviçre Pasaportu için başvurdu. Yetkililer, başvuruyu eşitliğe saygı eksikliği nedeniyle reddetti.

Lozan Şehri, Müslüman bir evli çiftin vatandaşlık başvurusunu, dinsel nedenlerle karşı cinsin elini sıkmadıkları gerekçesiyle reddetti. Lozan Belediye Başkanı Grégoire Junod, başvurucuların cinsiyet eşitliğine saygı göstermediklerini ifade etti. Çiftle görüşmesinin sonunda Vatandaşlık Komisyonu, bu durumun yeterince entegre edici olmadığı kararına vardı.

Junod, çiftin «diğer cinsiyetten kişilerin elini sıkmak istemediklerini» söylediklerini ifade etti. Çift, üç kişiden oluşan Komisyon’daki görüşme sırasında «farklı cinsiyetten bir üyenin sorduğu soruları cevaplarken de büyük sorun yaşadı.» Junod, İsviçre’de din özgürlüğü olmasına karşın, inanç uygulamalarının hakların dışına taşacak şekilde gerçekleşemeyeceğini dile getirdi.

Komisyon’un dinlediği Lozan Belediye Başkan Yardımcısı Pierre-Antoine Hildbrand, vatandaşlık başvurusunun reddedilmesinden “son derece memnun” göründü. “Anayasa ve kadın-erkek eşitliğinin dinsel hoşgörüsüzlükten daha yüksek bir önemi bulunmaktadır.” Daha fazlasını oku…

İş görüşmesinde erkekle el sıkışmayı reddeden İsveçli Müslüman kadın açtığı davayı kazandı

İsveç’te bir erkeğin elini sıkmayı reddettiği için iş görüşmesi yarıda kesilen Müslüman kadın açtığı davayı kazandı.

Dinsel sebeplerle görüşmeyi yapan erkeklerden birinin elini sıkmayı reddeden Farah Alhajeh bir tercümanlık işine başvurmuştu.

El sıkmak yerine elini kalbinin üzerine götürmüştü.

İş mahkemesi şirketin kadına karşı ayrımcılık yaptığına ve 40.000 Kron (4.350 Dolar) tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi.

Bazı Müslümanlar, yakın akrabaları olmaması halinde, karşı cinsle fiziksel temastan kaçınıyor.

Buna karşın bazı Avrupa ülkelerinde el sıkışma bir gelenek. Buna ek olarak, ayrımcılık karşıtı yasalar şirketlerin ve devlet kurumlarının kişilere cinsiyetlerine göre muamele yapmasını yasaklıyor.

Alhajeh’i temsil eden İsveç’in ayrımcılıkla ilgili kamu denetçiliği, kararda “şirketin çıkarları, kişinin vücut bütünlüğü hakkı ve devletin din özgürlüğünü korumaktaki önemi”nin dikkate alındığını ifade etti. Daha fazlasını oku…

Küba’da yeni anayasa için 135.000 halk toplantısı yapılacak

Anayasa referandumu öncesinde üç ay boyunca Kübalılara fikir ve önerilerinin sorulacağı ulusal toplantılara hazırlık olarak Küba’nın yeni anayasa tasarısı bu hafta satışa çıktı.

Henüz yeni anayasanın kabul süreciyle ilgili bir zaman çizelgesi yayınlanmamış olsa da yorumlar 13 Ağustos’la 15 Kasım arasında alınacak ve referandum da muhtemelen gelecek senenin başında yapılacak.

Anayasanın yeniden yazılma aşamasında bir başbakan, hükûmetin üst yönetiminin yeniden yapılandırılması, görev süresi sınırlandırmaları ve eşcinsel evlilik gibi değişiklikler öngörülüyor.

Hükûmet, değişikliklerin Küba’nın güncel gerçekliğini yansıtması ve Raul Castro Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu başkanıyken başlayan reformları kapsaması gerektiğini ifade etti. Castro bu görevlerinden Nisan ayında ayrıldı ancak halen Küba Komünist Partisi’nin lideri.

Küba Komünist Partisi yayın organı Granma’nın aktardığına göre taslakla ilgili geri dönüş alınması için işyerlerinde, okullarda, toplum merkezlerinde ve farklı yerlerde 135.000’den fazla toplantı yapılacak. Toplantılar, bu konuda özel eğitim almış 7.600 iki kişilik takım tarafından yönetilecek. Daha fazlasını oku…

KAHUDEV’den Kadın Hukuk Fakültesi Öğrencilerine Burs: Son Gün 30 Ağustos

kahudev2012 yılında hukuk eğitimi alan ve hukuk alanında faaliyet gösteren kadınların bilimsel ve mesleki gelişimlerine destek olmak amacıyla kurulan Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı, 2013-2014 eğitim yılından bu yana kadın hukuk fakültesi öğrencilerine eğitim destek bursu ve kitap bursu adı altında burs veriyor.

2018-2019 eğitim yılı için burs başvurusunda bulunmak isteyen hukuk fakültesinde okuyan kadın öğrenciler için başvurular bugün başladı. Son başvuru tarihi 30 Ağustos 2018. Detaylı bilgi ve başvuru formu için: http://kahudev.com/ogrenci

AYM Önündeki Uzun Yargılama ve Mahkeme Kararlarının Geç/Eksik İcra Edilmesi ya da Hiç İcra Edilmemesi Başvurularını Tazminat Komisyonu İnceleyecek

Resmi Gazete’de 31 Temmuz’da yayımlanarak yürürlüğe giren “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 20. maddesi, Anayasa Mahkemesi önünde bulunan bazı başvuruların artık İnsan Hakları Tazminat Komisyonu’na götürülmesi şartını içeriyor.

İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, İHAM’ın 20 Mart 2012 tarihli Ümmühan Kaplan v. Türkiye (Başvuru no. 24240/07) kararında, halihazırda kendisi önünde derdest olan ve bireysel başvuru hakkının Anayasa Mahkemesi önünde yürürlüğe girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden önce kaydedilmiş olan uzun yargılama şikayetine ilişkin başvurular hakkında Türkiye’de yeterli ve uygun tazmin sunan etkili bir iç hukuk yolu olması için getirilmiş bir komisyondur. Pilot dava olarak seçilen Kaplan kararının ardından “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Olan Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun” 9 Ocak 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşmış, 19 Ocak 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Bu Kanun ile Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru imkanından yararlanamayacak olan, yargılamalarının makul sürede sonuçlandırılmadığı veya mahkeme kararlarının geç ya da eksik icra edildiği veya hiç icra edilmediği iddiasıyla geçmişte İHAM’a başvuran kişiler, İHAM tarafından bir karar verilmesine gerek kalmadan Tazminat Komisyonu’na başvuru yaparak mağduriyetlerinin giderilmesini sağlayabilmekteydi.

31 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun’un 20. maddesi ile söz konusu 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’a aşağıdaki madde eklendi: Daha fazlasını oku…

Temmuz 2018 – AYM ve İHAM Kararları Bülteni

Temmuz 2018’de çıkan 16 Anayasa Mahkemesi ve 13’ü Türkiye’ye karşı 24 İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararının yer aldığı bülten aşağıda. 

Kadın hukuk fakültesi öğrencileriyle hazırladığımız bu bültende İHAM karar çevirilerini Serde Atalay, Ayşenur Keskiner, İrem Şanlı, Sıla Sunar, Büşra Lena Mısır, Tuğçe Bozkurt, İlkay Nadir ve Deniz Çelikkaya ile birlikte yaptık. 

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Daha fazlasını oku…

İHAM: Pussy Riot üyelerinin kilisede söyledikleri şarkı nedeniyle hapsedilmesi ve şarkıya erişim engeli getirilmesi ifade özgürlüğü ihlali

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, muhalif ve feminist punk grubu Pussy Riot üyelerine kilisede söyledikleri şarkı nedeniyle hapis cezası verilmesini ve şarkının görüntülerine İnternet üzerinde erişimin engellenmesini ifade özgürlüğüne aykırı buldu. Mahkeme ayrıca başvurucuların cezaevinden mahkemeye götürülürkenki koşulların ve duruşma sırasında cam bir kafes içinde tutulmalarının insanlıkdışı muamele yasağına; beş ay boyunca gerekçesiz kararlarla tutuk hallerinin devam ettirilmesinin özgürlük ve güvenlik hakkına ve bir ay süren duruşmalar sırasında alınan olağanüstü güvenlik önlemleri nedeniyle avukatları ile iletişim kuramamalarının adil yargılanma hakkına aykırı olduğuna karar verdi.

Türkiye’de de sanat özgürlüğü bağlamında ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin giderek artması nedeniyle, sanat özgürlüğüyle ilgili önemli noktalar içeren bu kararın özet çevirisini yayımlamak istedik. 16 sayfalık bu çeviriyi stajyer avukat Serde Atalay yaptı. 

Mariya Alekhina ve diğerleri v. Rusya, Başvuru No: 38004/12, Karar Tarihi: 17.07.2018 [İngilizce yazılan kararı buradan okuyabilirsiniz.]

Daha fazlasını oku…

Anayasa Mahkemesi, 23 Eylül 2012 – 30 Haziran 2018 Tarihleri Arasına İlişkin Bireysel Başvuru İstatistiklerini Yayımladı.

anayasa-mahkemesine-bireysel-basvuruAnayasa Mahkemesi, 2012 yılından 2018 yılının 30 Haziran’ına kadarki süreyi kapsayan bireysel başvuru istatistikleri bugün yayımladı. 

2012 yılından 2016 yılına kadar bireysel başvuru sayısında yoğun bir artış gözlenirken, OHAL sonrası yapılan başvuruların iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulunmasının ardından 2017 ve 2018 yılında yapılan bireysel başvurularda bir azalma görülüyor. Mahkeme’ye göre, 30 Haziran 2018 tarihi itibarıyla Mahkeme’ye 191.371 başvuru yapılmış. 

2012 – 30 Haziran 2018 tarihleri arasında Mahkeme önünde bekleyen derdest başvuru sayısı, 41.458. 

Karara bağlanan 149.613 başvurunun %82’si (123.245) kabul edilemez bulunmuş, 298 başvuruda bir hakkın ihlal edilmediğine karar verilmiş, 2.740 başvuruda ise en az bir hakkın ihlal edildiğine karar verilmiş. 

Yapılan başvurularda Anayasa ve İHAS ile Ek Protokollerinde korunan hak ve özgürlüklerin en az birinin ihlal edildiği iddiası 296.426 kez Mahkeme önüne taşınırken, bu iddiaların %60’ını (176.951) adil yargılanma hakkı ihlali iddiası oluşturuyor. Bunu, %13 (37.294) ile mülkiyet hakkı, %9 (26.358) ayrımcılık yasağı ve %5 (13.439) ile özgürlük ve güvenlik hakkı ihlali iddiası takip ediyor. 

Verilen 2.853 ihlal kararının %76’sı (2.182) adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin. 133 ihlal kararı ile mülkiyet hakkı, 112 ihlal kararı ile özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, 103 ihlal kararı ile özgürlük ve güvenlik hakkı, en çok ihlal edilen haklar arasında. 

Mahkeme tarafından her üç ayda bir güncelleneceği duyurulan istatistiklerin tamamına buradan ulaşabilirsiniz. 

ICJ’den Türkiye’de Olağanüstü Hal ve Adalete Erişim Raporu

Cover-from-Turkey-Access-to-justiceUluslararası Hukukçular Komisyonu (ICJ), “Türkiye’de Adalete Erişim ve Olağanüstü Hal” raporunu 18 Temmuz 2018 tarihinde yayımladı.

İngilizce yazılan ve 52 sayfadan oluşan raporda 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin ardından ilan edilen ve iki yıl süren olağanüstü hal sırasında çıkartılan kanun hükmünde kararnameler ile ihraç edilen aralarında hakim ve savcıların da olduğu kamu görevlilerinin başvurabileceği iç hukuk yolları, Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasa Mahkemesi’nin ve OHAL Komisyonu’nun etkili bir yol olup olmadığı, Türkiye’deki yargı sisteminin genel durumu, hakimlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile ilgili yapısal sorunlar, avukatların savunma – müvekkillerin ise savunulma haklarına getirilen sınırlandırmalar, hukuk örgütlerinin kapatılması, sivil toplum kuruluşlarına ve insan hakları savunucularına yönelik saldırılar gibi konular yer alıyor. 

Raporun son bölümünde ise Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu, milletvekilleri ve yargı organlarına çeşitli tavsiyelerde bulunuluyor. 

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. 

Avrupa Konseyi’nden İnsan Hakları Savunucuları ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Baskılara Karşı Korunması İçin İki Yeni Rapor

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi, 6 Haziran 2018 tarihinde Avrupa Konseyi Üyesi Devletlerde İnsan Hakları Savunucularının Korunması ve 7 Haziran 2018 tarihinde Avrupa Konseyi Üyesi Devletlerde Sivil Toplum Kuruluşlarının Faaliyetlerine Uygulanan Yeni Kısıtlamalar başlıklı iki yeni raporu ve tavsiye kararları kabul etti.

12 Aralık 2017 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi, oybirliği ile, avukatların ve avukatlık mesleğinin korunması için hazırlanan taslak raporu da kabul etmişti.

Türkiye’deki mevcut duruma da geniş yer ayrılan raporların özetlerine ve kabul edilen tavsiye kararların çevirilerine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Çevirileri Polat Yamaner hazırladı.

Daha fazlasını oku…