İçeriğe geç

Güncelleniyor – İHAM’dan Korona Virüs Önlemleri: Altı aylık başvuru süresi ve diğer süreler, istisnai olarak, 16 Mart itibarıyla 15 Haziran’a kadar üç ay uzatıldı.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 16 Mart 2020 tarihinde, Fransız yetkililerin ve Avrupa Konseyi’nin aldığı bazı kararları göz önünde bulundurarak korona virüsüne karşı aldığı olağanüstü ve istisnai bir dizi önlemi kamuoyuyla paylaştı.

Bu açıklamaya göre Mahkeme, başta öncelik verilmiş davalar olmak üzere, temel faaliyetlerini yerine getirmeye devam edecek. İşlerin devam ettirilmesinin sağlanması amacıyla herkes evden çalışacak. 

Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesi altında yapılan geçici tedbir talepli başvuruların incelenmesi için bazı yöntemler kabul edildi. Bu madde, yalnızca telafisi imkansız bir zararın oluşması riskinin olduğu hallerde uygulanacak.

Mahkeme binaları artık kamunun erişimine açık değil. Mart ve Nisan ayında görülecek duruşmalar, yeni bir karar alınıncaya kadar, iptal edildi. 

Bu yeni düzenlemeler, Mahkeme’nin bulunduğu Devlet’in (Fransa) aldığı önlemlerle uyumlu bir şekilde Mahkeme’nin çalışmaya devam etmesini güvence altına almak için durumun seyrine bağlı olarak sürekli gözden geçirilecek. 

Mahkeme, 27 Mart 2020 tarihinde bir güncelleme yayımlayarak tedbir talepli, acil ve Büyük Daire önündeki başvuruların incelenmeye devam ettiğini, yeni karar alınmaya devam edileceğini ancak eski düzene dönülene kadar Büyük Daire ve acil başvurular hariç yeni karar yayımlanmayacağını duyurdu

Sözleşme’nin 35. maddesinde düzenlenen 6 aylık başvuru süresi ve davalar için verilen diğer bütün süre sınırlamaları istisnai olarak, 16 Mart 2020 tarihinden itibaren bir ay süreyle uzatılmıştı. İHAM, 9 Nisan 2020 tarihinde, söz konusu tedbirlerin istisnai olarak uzatılmasına karar verdiğini duyurdu. Bu açıklamadan sonra, 6 aylık başvurusu, 15 Haziran’a kadar, iki ay daha uzatıldı. 

Mart 2020 – İHAM Kararları Bülteni

Mart 2020’de yayımlanan 8’i Türkiye’ye karşı 17 İHAM kararının olduğu bülten yayında. Bu bültendeki karar çevirileri, Benan Molu, Rumeysa Budak, Polat Yamaner, İdil Özcan, Serde Atalay, Gözde Gurbet Engin ve Serkan Köybaşı tarafından yapıldı.

Mahkeme, Koronavirüs nedeniyle Mahkeme eski çalışma düzenine dönene kadar yeni karar yayımlanmayacağını duyurmuştu, bu, bir süreliğine son bültenimiz olabilir. Yeni kararlar çıkması durumunda onları da paylaşmaya devam edeceğiz.

Sağlıklı günlerde görüşmek üzere. 

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Dos Santos Calado ve Diğerleri v. Portekiz kararının özet çevirisi: “Portekiz Anayasa Mahkemesi’nin aşırı şekilci davranıp başvuruları kabul edilemez bulması, mahkemeye erişim hakkının ihlalidir.”

31 Mart 2020 tarihli Dos Santos Calado ve diğerleri v. Portekiz (55997/14, 68143/16, 78841/16 ve 3706/17 numaralı başvurular) başvurusunda Daire[i] oy birliğiyle;

55997/14 ve 68143 numaralı başvurularda Sözleşme’nin 6 § 1 (mahkemeye erişim hakkı)    maddesinin ihlal edildiğine ve, 78841/16 numaralı başvuruda Sözleşme’nin 6 § 1 ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Söz konusu dava, Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvuru kabul edilemez ilan edilen Portekizli vatandaşlarla ilgilidir. 55997/14 ve 68143/16 numaralı başvurular aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’nin üç hakimli heyetinin tarafsız ve bağımsız olmadığı iddiasını içermektedir.

Mahkeme özellikle ihlalin bulunduğu iki davada, Anayasa Mahkemesi’nin kendi yargı yetkisini oluşturan mevzuat hükümlerinin uygulanmasında aşırı şekilci davrandığını tespit etmiştir. Sonuç olarak, söz konusu Mahkeme, başvurucuları mahkemeye erişim hakkından mahrum etmiştir.

Kararın tamamını buradan, Rumeysa Budak tarafından yapılan çevirisini aşağıdan okuyabilirsiniz. 

Daha fazlasını oku…

İHAM Kararlarının Uygulanma(ma)sı Raporu Yayımlandı: Türkiye, ikinci sırada.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetleyen organ olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, kararlarının uygulanması hakkında 2019 yılı raporunu 1 Nisan 2020 tarihinde yayımladı. İngilizce yazılan raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Rapora göre, 2010-2019 yılları arasında ulusal düzeyde yapısal ya da sistematik sorunlara ilişkin 2.120 yeni öncü başvuru (leading case) varken, 2,287 dava kapandı.

31 Aralık 2019 itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde uygulanmayı bekleyen karar sayısının toplamı 5.231. Bunların 1,245’i öncü dava. Öncü davaların 635’i, beş yıldan uzun süredir uygulanmayı bekliyor.

Bu yıl 13. yayımlanan rapora göre, 2019 yılı içerisinde uygulanmayı bekleyen 240 kararla Rusya birinci, 184 kararla Türkiye ikinci, 111 kararla Ukrayna üçüncü sırada. Nitelikli izleme altındaki davaların %19’u Rusya’ya, %17’si Ukrayna’ya ve %11’i Türkiye’ye karşı. 

Bakanlar Komitesi önünde taraf devletler tarafından uygulanmayı bekleyen davaların %17’sini güvenlik güçlerinin eylemlerinden kaynaklanan ihlaller, %10’unu haksız gözaltı ve tutuklama kararları, %9’unu yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlalleri, %8’ini cezaevi koşulları, %8’ini makul sürede sonuçlanmayan yargılamalar, %7’sini yerel mahkeme kararlarının geç uygulanması ya da hiç uygulanmaması oluşturuyor.

Rapora göre Rusya, 2019 yılında 28.547,005 Euro’luk tazminat ile en çok tazminat ödeyen ülke. Türkiye ise 2.170,693 Euro tazminat ödemeye mahkum edildi. Toplam ödenen tazminat miktarı ise 77.244,322 Euro.

Türkiye’nin Bakanlar Komitesi önünde olan diğer davalarının listesi buradan görülebiliyor. İHAM kararlarının uygulanması ve Bakanlar Komitesi’nin rolü için daha detaylı bilgi ise şurada: Türkçe video

İHAM’ın Cegolea v. Romanya kararının özet çevirisi: “İtalyan azınlığı temsil eden vakıf adına Meclis seçimlerinde aday olmasına izin verilmemesinde meşru amaç yoktur, serbest seçim hakkıyla bağlantılı ayrımcılık yasağı ihlal edilmiştir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 24 Mart 2020 tarihli Cegolea v. Romanya (başvuru no. 25560/13) Daire kararıyla, oybirliğiyle, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 14. maddesinin (ayrımcılık yasağı), Sözleşme’ye Ek 1 Numaralı Protokol’ün 3. maddesi (serbest seçim hakkı) paralelinde ihlal edildiğine karar vermiştir.

Söz konusu davada başvurucu Gabriela Cegolea, Romaya’daki İtalyan azınlığı temsil eden bir vakıf adına aday olduğu 9 Aralık 2012 tarihli meclis seçimlerinde, seçilme hakkı bakımından ayrımcılığa uğradığını iddia etmiştir.

Aşağıda belirtilecek olan değerlendirmeler ve özellikle keyfiliğe karşı koruyucu, gerekli yargısal denetim eksikliği ışığında, Mahkeme başvurucu Cegolea’nın uğradığı ayrı muamelenin, hâlihazırda mecliste temsil edilmekte olan diğer ulusal azınlık kurumları ile karşılaştırıldığında, izlenen meşru amaç doğrultusunda yeterli şekilde gerekçelendirilmediğine karar vermiştir (söz konusu meşru amaç kurumların uygun şekilde temsil edilmesi ve yalnızca ciddi adayların aday olmasının sağlanmasıdır).

Kararın tamamını buradan, Polat Yamaner tarafından yapılan özet çevirisini aşağıdan okuyabilirsiniz. 

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Gaspari v. Ermenistan kararının özet çevirisi: “Ceza davasında yalnızca polis ifadelerine dayanılarak, tanık dinlenilmeden karar verilmesi adil yargılanma hakkı ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 26 Mart 2020 tarihinde yayımlandığı Gaspari kararında aleyhine yürütülen ceza davasının yalnızca polis ifadelerine dayandığını, silahların eşitliği ilkesine uyulmadığını ve kendi tanıklarının katılımını savcılıkla eşit koşullarda sağlayamadığını iddia eden başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kararın tamamını buradan, İdil Özcan tarafından özet çevirisini aşağıdan okuyabilirsiniz. 

Gaspari v. Ermenistan, Başvuru no. 6822/10, Karar tarihi: 26.03.2020

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Y v. Bulgaristan kararının çevirisi: “Tecavüzle ilgili başlatılan soruşturmada DNA raporuna rağmen failin yıllarca tespit edilememesi ve yargılanamaması, 3. ve 8. maddedeki pozitif yükümlülüklerin ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 20 Şubat 2020 tarihli Y v. Bulgaristan kararında, 10 Temmuz 2013 tarihinde arkadaşlarıyla gittikleri bir gezi sırasında tecavüze uğrayan başvurucunun polisleri araması üzerine başlatılan soruşturmanın etkililiği ve devletlerin pozitif yükümlülükleriyle ilgili önemli bir karar açıkladı.

Polislerin olay yerine gelip başvurucunun kıyafetlerini, parmak izini tıbbi incelemeye soktuğu, başvurucunun ifadesini aldığı ve doktor raporuna göre tecavüzün olduğunun anlaşıldığı soruşturmanın başında iki şüpheli tespit edilmiştir: Biri, civarda yaşayan ve o gün o saatte evde olduğunu söyleyen Bay X. İkincisi ise yine olay yerine yakın yaşayan inşaat işçisi olan ve DNA testi sonuçlarıyla uyuşan Bay Z.

Başvurucunun göz bozukluğu nedeniyle kişiyi doğru teşhis edemediği gerekçesiyle delil yetersizliği nedeniyle soruşturmanın 2013 yılından bu yana askıya alınmasında İHAM, devletin Sözleşme’nin 3. ve 8. maddelerinde düzenlenen pozitif yükümlülüklerini ihlal ettiğine karar verdi.

Kararın tamamına buradan, Efekan Sadak ve Hazal Polat tarafından yapılan karar çevirisine buradan ulaşabilirsiniz: WORD / PDF.

İHAM’ın Hudorovic ve diğerleri v. Slovenya kararının çevirisi: “Roman vatandaşların temiz içme suyu ve sıhhi tesisat gibi temel kamu hizmetlerine erişemedikleri iddiası, 3., 8. ve 14. maddeyi ihlal etmez.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 10 Mart 2020 tarihinde yayımladığı kararıyla Roman vatandaşların Roman oldukları için ve dezavantajlı statüleri nedeniyle temiz içme suyu ve sıhhi tesisat gibi temel kamu hizmetlerine erişemedikleri gerekçesiyle Sözleşme’nin 3., 8. ve 14. maddelerinin ihlal edildiği iddiasında ihlal bulmadı.

Kararın tamamını buradan, av. Serde Atalay tarafından yapılan kapsamlı çevirisini aşağıdan okuyabilirsiniz. 

Hudorovič ve Diğerleri v Slovenya, Başvuru No. 24816/14 ve 25140/14, Karar tarihi: 10.03.2020

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Grimmark v. İsveç (kek) kararının çevirisi: “Dini inancı gereği kürtaj yapmayı reddeden ebenin işe alınmadığı için inanç özgürlüğünün ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiası, açıkça dayanaktan yoksundur.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, dini inancı ve vicdani değerleri gereği kürtaj yapmayı reddeden, işe başvururken bu durumu bildiren başvurucunun bu sebeple işe alınmaması nedeniyle din ve vicdan özgürlüğünün ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasını açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetti. 

Kararın tamamına buradan, Efekan Sadak tarafından yapılan çevirisine aşağından ulaşabilirsiniz. 

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Platini v. İsviçre kararının özet çevirisi: “FIFA eski başkan yardımcısı Platini’ye para alışverişi nedeniyle 4 yıl futbol faaliyetlerinden men etme ve para cezası verilmesi, Sözleşme’ye aykırı değildir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi 5 Mart 2020 tarihli Platini v. İsviçre (başvuru no. 526/18) kararını oybirliğiyle kabul edilemez bulmuştur. Karar kesindir.

Dava, profesyonel eski futbol oyuncusu, UEFA eski başkanı ve FIFA eski başkan yardımcısı Michel Platini hakkındadır. Başvurucu ile FIFA eski başkanı arasında yapılan sözlü anlaşma neticesinde başvurucunun 2 milyon İsviçre Frankı “ek maaş ödemesi” almasıyla ilgili disiplin soruşturması başlatılmıştır. Başvurucu disiplin soruşturması neticesinde dört yıl süreyle her türlü profesyonel futbol faaliyetinden men edilmiş ve 60,000 İsviçre Frankı para cezasına çarptırılmıştır.

Mahkeme, disiplin soruşturmasına konu edilen kusurlu hareketin ciddiyeti, Bay Platini’nin spor yönetişim organlarındaki üst düzey mevki ve sporun ve FIFA’nın itibarının tadil edilmesi ihtiyacını özel olarak dikkate almış ve başvurucuya uygulanan yaptırımın orantısız ya da keyfi olmadığına karar vermiştir. Yerel organlar FIFA’nın almış olduğu tedbiri onarken, yaptırım ile tehlike altında olan her türlü menfaati göz önüne almış ve söz konusu yaptırım son olarak Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından hafifletilmiştir.

Son olarak Mahkeme, başvurucunun FIFA kararına itiraz edebilmesi ve savunmasını yapabilmesi için kendisine yerel düzeyde, yeterli kurumsal ve usuli güvencelerin sağlandığına karar vermiştir.

Polat Yamaner’in Mahkeme tarafından karara ilişkin yayımlanan basın özeti çevirisini aşağıdan okuyabilirsiniz.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Baş v. Türkiye kararının çevirisi: “Hakimin darbe girişiminden sonra suçüstü hali ve tutuklandığı anda somut delil olmadan tutuklanmasında makul şüphe yoktur, tutuklama kararı hukuka aykırıdır.”

İHAM, 3 Mart 2020 tarihli Baş v. Türkiye kararında eski hakim olan ve darbe girişimi sonrası tutuklanan başvurucunun makul şüphe yokluğunda tutuklandığına, ilk tutukluluk kararının verildiği anda makul şüphe olmadığına ve ilk tutukluluk kararının hukuksuz olduğuna karar vermiştir. Söz konusu kararda Mahkeme ayrıca sulh ceza hakimliklerinin bağımsız ve tarafsız olmadığı yönündeki iddiaları reddederek açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.

İHAM daha önce benzer bir karar eski AYM hakimi Alparslan Altan için vermişti, bu kararın çevirisini de buradan okuyabilirsiniz. 

Kararın tamamına buradan, Rumeysa Budak tarafından yapılan kapsamlı çevirisine linkten ulaşabilirsiniz. Baş v. Türkiye, Başvuru no. 66448/17, Karar tarihi: 03.03.2020.