İçeriğe geç

İHAM’ın Jhangiryan ve Smbat Ayvazyan v. Ermenistan kararlarının özet çevirisi: “Başkanlık seçimlerinin hileli ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla eyleme katılan başvurucuların tutuklanıp ilgisiz suçlardan ceza alması, 5. ve 11. maddeye aykırıdır.”

by 29/10/2020

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 8 Ekim 2020 tarihinde verdiği Jhangiryan v. Ermenistan ve Smbat Ayvazyan v. Ermenistan kararlarında, oybirliğiyle, Sözleşme’nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesinin, adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinin ve toplantı özgürlüğünü düzenleyen 11. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

İlgili başvurular, Ermenistan’da 19 Şubat 2008 tarihinde gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinin hileli ve hukuka aykırı şekilde yürütüldüğünü iddia ederek protestolara aktif katılım gösteren, önce gözaltına alınan ve sonrasında tutuklu yargılanıp mahkûm edilen iki Ermeni vatandaşının şikayetine ilişkindir.

İlk derece mahkemesinde “devlet gücünün gaspı” suçlaması ile yargılanan iki başvurucunun davası önce diğer muhalefet liderlerine ve protestocularına yönelen ana ceza davası ile birleşmiş ancak bu suçlamadan mahkûm edilmeyen başvurucular ilgisiz suçlamalardan mahkûm edilmişlerdir. Bu mahkumiyetlere ilişkin ikisinin temyiz başvurusu da reddedilmiştir.

Mahkeme, farklı ve bağlantısız gibi gözüken suçlamalar sebebiyle mahkûm olmuş olsalar dahi, başvurucuların mahkumiyetle sonuçlanan kovuşturma süreçlerinin muhalefet tarafından düzenlenen protestolara katılmaları ve desteklerini açıkça ifade etmeleri ile bağlantılı olduğuna yönelik yeterince güçlü, net ve uygun çıkarımlar yapmıştır. Bu sebeple Mahkeme, başvurucuların kovuşturulmalarının ve mahkumiyetlerinin dayandığı tüm hususların başvurucuların toplantı hakkına yönelik müdahale oluşturduğuna karar vermiştir.

Jhangiryan v. Ermenistan başvurusu için kararın tamamına buradan, Smbat Ayvazyan v. Ermenistan başvurusu için kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın özet çevirisi Batuhan Karataş tarafından yapılmıştır.

Jhangiryan v. Ermenistan, Başvuru No: 44841/08, Karar Tarihi: 08.10.2020

Smbat Ayvazyan v. Ermenistan, Başvuru No: 49021/08, Karar Tarihi: 08.10.2020

Başvuru Konusu Olaylar

19 Şubat 2008 tarihinde Ermenistan’da başkanlık seçimi gerçekleştirilmiştir. İlk sonuçların açıklanmasının ardından, muhalif aday Ter-Petrosyan, seçimlerin özgür ve adil olmadığını ifade ederek destekçilerine seçim sürecinde gerçekleştiği iddia edilen usulsüzlükleri protesto etmeleri çağrısı yapmıştır. 20 Şubat 2008 tarihinden itibaren Ter-Petrosyan’ın destekçileri tarafından ulusal çapta günlük protestolar düzenlenmeye başlanmıştır.

Jhangiryan başvurusunda, başvurucu bir protesto sırasında muhalif aday için desteğini belirten ve başkanlık seçimlerinin yürütülüş şeklini eleştiren bir konuşma yapmıştır. Smbat Ayvazyan başvurusunda ise, başvurucu muhalefet partisinin bir üyesi ve Ter-Petrosyan’ın adaylığının destekçilerinden birisidir. Başvurucu, söz konusu protestolara ve oturma eylemlerine düzenli ve aktif olarak katılım göstermiştir. İki başvurucu da protestoların sonrasında yakalanmış ve tutuklanmış, en nihayetinde ise ilgisiz suçlamalar sebebiyle mahkûm edilmişlerdir. Ayrıca bu mahkumiyetlere ilişkin ikisinin temyiz başvurusu da reddedilmiştir.

Başvurucuların Şikayetleri

Başvurucular, kovuşturulmalarının ve mahkumiyetlerinin ardındaki gerçek sebebin muhalif olmaları ve protestolara katılmalarına karşılık olarak cezalandırılmaları olduğunu iddia ederek 11. madde ile düzenlenen toplantı özgürlüklerine yapılan müdahaleyi şikâyet etmişlerdir.

Mahkeme’nin Kararı

11. Madde (Toplantı Özgürlüğü)

Mahkeme, halihazırda Ermenistan’a karşı açılan birçok benzer davayı incelemiştir. Mushegh Saghatelyan v. Ermenistan (23086/08, 20 Eylül 2018) kararında ifade edildiği üzere, somut davaya ilişkin olaylar, hileli olduğu iddia edilen başkanlık seçimi sonuçlarına karşı muhalif protestoların düzenlendiği ve Ermenistan’daki politik hassasiyetin/duyarlılığın artmış olduğu bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşmiştir. Olaylara, yerel makamların birçok muhalifin yakalanması ve tutuklanması şeklinde karşılık vermesi Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (PACE) tarafından kınanmış ve “muhalefetin fiili şekilde yasaklanması” olarak nitelendirilmiştir. Yakalanan ve tutuklanan birçok muhalife yönelen suçlamalar hakkında gerçek dışı ve politik sebeplerle gerekçelendirilmiş olmalarına ilişkin şüpheler bulunmaktadır.

Yukarı bahsedilen hususları göz önünde bulundurarak Mahkeme birkaç faktöre atıf yapmıştır:

Jhangiryan başvurusunda, yüksek rütbeli bir memur olan başvurucunun protesto hareketine olan desteğini ve seçime yönelik hile eleştirilerini açıkça ifade etmesinin ardından memuriyet görevine son verilmiştir. Konuşmasını takip eden ve işten çıkarıldığı gün, kendisine karşı ceza davası açılmasıyla sonuçlanan bir polis operasyonu gerçekleştirilmiştir. Smbat Ayvazyan başvurusunda ise, muhalif partinin bir üyesi ve tanınan bir toplumsal figür olan başvurucu, protestoların yoğun bir şekilde devam ettiği dönemde yakalanmıştır. Başvurucunun gösterilerden birisine giderken yasadışı şekilde silah taşıdığına yönelik suçlamalar sebebiyle kendisinin yakalanması protestolara katılımı ile dolaylı olarak ilişkilidir.

Başvuruculara yönelik ceza davaları tartışmalı bir biçimde açılmıştır. Başvurucuların yakalanmasını tetikleyen unsurlar, Jhangiryan için muğlak bir operasyonel bilgi, Smbat Ayvazyan için ise yetkili makamlara yapılan kimliği belirsiz bir telefon çağrısı olmuştur. Bu iki bilgi kaynağının kesinliği ve kapsamı yargılamalar sırasında hiçbir aşamada açıklanmamış veya yerel mahkemelerce denetlenmemiştir. Ayrıca, başvurucuların en başta gözaltına alınmalarına sebep olan hususların, Jhangiryan için silah taşımak ve Erivan’daki durumu kızıştırmayı amaçlayan silahlı bir grubun parçası olmak, Smbat Ayvazyan için ise silah taşımak, yakalanmalarının ardından kovuşturulmaları için yeni sebeplerin ortaya çıkmasıyla neredeyse tamamen göz ardı edilmesi ise dikkate alınmaya değerdir. Jhangiryan başvurusunda, başvurucu gözaltına alınmasına sebep olan en baştaki şüphelere yönelik sorgulanmamış, kendisine yönelik başka bir silah taşıması sebebiyle yeni bir ceza davası açılmıştır. Smbat Ayvazyan başvurusunda, başvurucu ayrıca gözaltında bulunduğu sırada bir polis memuruna saldırmakla suçlanmıştır. Bu faktörlerin yanı sıra başvurucuların yakalanmalarına zemin hazırlayan ilk sebeplere yönelik resmi belgelerin dikkat çeken belirsizliği Mahkeme’yi başvurucuların gözaltına alınması için herhangi bir gerçek sebep olmadığını düşünmeye yönlendirmiş ve başvurucuların belirsiz ve tutarsız esaslara dayanılarak yakalanmaları Mahkeme’de başvurucuların yakalanmasının kötü niyetli olduğuna ve yetkili makamların başvurucuları ne pahasına olursa olsun özgürlüklerinden mahrum bırakmayı amaçladığına yönelik bir izlenim oluşturmuştur.

İlk başta başvuruculara yönelen suçlamalar tartışmalı başkanlık seçiminin ardından ortaya çıkan protesto hareketleri ile bağlantısız gibi gözükmektedir. Ancak daha sonra başvurucuların davaları muhalif protesto hareketinin liderleri ve destekçilerine karşı açılan ana ceza davası ile birleştirilmiştir. Birçok diğer suçlamanın yanında, başvurucular tutukluluk sürelerinin uzatılmasına gerekçe olarak gösterilen “devlet gücünün gaspı” ile suçlanmışlardır.

Jhangiryan başvurusunda, yasadışı şekilde silah taşıma suçlaması hiçbir şekilde detaylandırılmamış ve sonrasında bu suçlamanın içeriğine yönelik herhangi bir kayda değer soruşturma yürütülmeden ve bu suçlamanın başvurucuya neden yöneltildiği sorusuna makul bir yanıt ortaya koyulamadan, delil yetersizliği sebebiyle düşürülmüştür.

Smbat Ayvazyan başvurusunda ise, söz konusu silahın, başvurucunun yakalandığı gün üzerinde bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak iddianın güvenilirliği ve gerçekliği hakkında şüphe uyandıracak biçimde başvurucuya iddianın ortaya atılmasını müteakip dört ay boyunca bu iddialara ilişkin herhangi bir suçlama yöneltilmemiştir. Bu iddialara ilişkin başvurucuya yönelik suçlamaların yöneltilmesi ancak yerel makamların başvurucuyu “devlet gücünün gaspı” ile suçlama çabalarının sona ermesini müteakip gerçekleşmiş, bu husus ise yerel makamların başvurucuyu ne pahasına olursa olsun mahkûmiyet altına almak istedikleri yönünde bir izlenim oluşturmuştur. Ayrıca en başta başvurucunun ihtilaflı olaya sebep olan uyuşturucu testine neden götürüldüğü hususu da aynı şekilde net değildir.

Başvurucuların gözaltında bulundukları sırada polis memuruna saldırmaları sebebiyle aldıkları mahkûmiyet hükmü ise yalnızca ilgili polis memurlarının ifadelerine dayanmakta ve yerel mahkemelerin olaya ilişkin gerekçeli hükümleri yalnızca ilgili polis memurlarının olayları özetleyen ifadelerinin mutlak ve sorgulanmamış bir biçimde tekrarlanmasından ibarettir. Bu sebeple, yukarıda bahsedilen suçlamalara ilişkin yargılama süreçlerinin yönetilme şekli, diğer muhaliflerin benzer şartlar altında ve benzer delillere dayanılarak kovuşturulduğu ve benzer suçlamalarla mahkûm edildiği diğer yargılama süreçlerine dikkat çekici şekilde benzemekte ve bu durum kendini tekrarlayan bir örüntünün varlığına işaret etmekte ve başvuruculara yönelen yargılama sürecinin güvenilirliğine şüphe düşürmektedir.

Başvurucuların ceza davaları, protesto hareketleri ile bağlantısız olarak gözükmesine rağmen Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı’nın Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi tarafından 1-2 Mart 2008 olayları ile bağlantılı olarak muhalif liderlere ve destekçilerine karşı açılan yüzden fazla davayı takip etmeyi amaçlayan bir projenin kapsamına dahil edilmiştir.

Huzurunda bulunan tüm deliller ve bulgular Mahkeme’nin başvurucuların mahkumiyetle sonuçlanan kovuşturma süreçlerinin muhalefet tarafından düzenlenen protestolara katılmaları ve desteklerini açıkça ifade etmeleri ile bağlantılı olduğuna yönelik yeterince güçlü, net ve uygun çıkarımlar yapmasına olanak sağlamıştır. Bu sebeple Mahkeme, başvurucuların kovuşturulmalarının ve mahkumiyetlerinin dayandığı tüm hususların başvurucuların toplantı hakkına yönelik müdahale oluşturduğuna karar vermiştir.

Başvurucuların mahkumiyetlerinin asıl sebebinin protestolara aktif katılımları olduğu göz önünde bulundurulduğunda, başvurucuların toplanma özgürlüklerine yapılan başvuru konusu müdahaleler açıkça keyfi ve dolayısıyla 11. madde kapsamında hukuka aykırı olarak nitelendirilecektir.

5. Madde (Özgürlük ve Güvenlik Hakkı)

Mahkeme, oybirliğiyle, başvurucuların gözaltına alınıp tutuklanmasının hukuka aykırı olması sebebiyle Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucuların bir suç işlediğine yönelik makul şüphenin eksikliği sebebiyle Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının c bendinin, yerel mahkemelerin başvurucuların tutukluluğunu haklı gösterebilmek için ilgili ve yeterli sebepleri gösterememesi sebebiyle Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.Smbat Ayvazyan başvurusunda, Mahkeme ayrıca, Temyiz Mahkemesi’nin başvurucunun tutukluluk halinin devam ettirilmesine karşı yaptığı itirazı gerekçesiz şekilde reddetmesi sebebiyle Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir.

6. Madde (Adil Yargılanma Hakkı)

Jhangiryan başvurusunda, Mahkeme, yerel mahkeme heyetindeki yargıçlardan birinin oğlunun protestolara yönelik yürütülen soruşturmalardan birine dahli sebebiyle Sözleşme’nin 6. maddenin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Smbat Ayvazyan başvurusunda, Mahkeme başvurucunun adil yargılanma hakkına aykırı şekilde savunmaya ilişkin haklarının kısıtlanması sebebiyle Sözleşme’nin 6.maddenin 1.fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Adil Tazmin (41.Madde)

Her başvurucuya 14.000 Euro manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

From → Haberler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: