İçeriğe geç

İHAM’ın Magnitskiy ve Diğerleri v. Rusya kararının özet çevirisi: “Gerekçesiz kararlarla kalabalık koşullarda tutulan hasta mahpusun cezaevinde yeterli sağlık hizmeti verilmemesi nedeniyle ölümüne karşı soruşturma yürütülmemesi, İHAS’ın ihlalidir.”

by 27/09/2019

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 27 Ağustos 2019 tarihli kararında, yetersiz sağlık hizmeti verilmesi nedeniyle hayatını kaybeden ve ölümüyle ilgili etkili soruşturma yürütülmeyen hasta mahpusun ölümünden önce cezaevinde kalabalık bir ortamda tutulduğu ve kötü muameleye maruz bırakıldığı iddialarında yaşam hakkının ve kötü muamele yasağının ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme ayrıca, başvurucunun gerekçesiz kararlarla cezaevinde tutulmaya devam edilmesini Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasına ve ölümünden sonra vergi kaçakçılığı suçundan hakkında yürütülen davaya devam edilerek mahkumiyet kararı verilmesini Sözleşme’nin 6. maddesine aykırı buldu. 

Sözleşme’nin birden fazla maddesinin ihlal edildiği bu kararı İlkay Nadir özetleyerek çevirdi. Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. 

Magnitskiy ve Diğerleri v. Rusya, Başvuru No: 32631/09 ve 53799/12, Karar Tarihi: 27.08.2019.

Olayların Özeti

Birinci Başvurucu (Mr Magnitskiy), Moskova merkezli vergi, denetim, hukuk gibi konularda yabancı sermayedarlara danışmanlık veren bir firmanın vergi departmanının müdürüdür. Firma Rusya’daki en büyük yabancı yatırım şirketi olan Hermitage Fund’ın da içinde bulunduğu iştiraklere sahip olup 2006 yılında yaklaşık toplam 230 milyon ABD doları vergi ödemesi yapan 3 büyük şirkete de hukuki ve mali danışmanlık yapmıştır. 2007 yılının Mayıs ayında, İçişleri Bakanlığı Soruşturma Ofisi bu iştiraklerden birinin de müşterisi olan bir şirkete vergi kaçırma suçu isnadıyla ceza davası açmıştır. Haziran’da, soruşturma devam ederken, Başvurucunun çalıştığı firma ve iştiraklerinin ofislerini aramış, şirket evrakları ve mühürlerine el koymuştur. Ekim 2007’de Hermitage’ın iştiraklerine ticaret mahkemesinin üç iştirakin el değiştirdiği ve bu nedenle kendilerine karşı yüklü değerde dava açıldığına dair evrak gönderilmiştir. Şirketlerin avukatları, el değiştirmenin hukuka aykırı olarak tescili ve şirketlerin belge ve mühürlerine hukuka aykırı olarak el konulması konusunda İçişleri Bakanlığı dolandırıcılık şubesini suçlamıştır. Bu arada, Aralık 2007’de üç iştirakin yeni atanan yöneticileri, üç şirketin 2006’da kar elde etmediğini, dolayısıyla hiçbir vergi borcu olmadığını ve 2006’da ödenmesi gereken vergi borcu olmadığını savunarak vergi iadesi başvurusunda bulundular ve başvuruları kabul edilmiştir. Şubat 2008’de Cumhuriyet Başsavcılığı, konuyla ilgili soruşturma başlattı ve Mr. Magnitskiy el değiştirme, vergi iadesi, görevi kötüye kullanma iddiaları hakkında ifade vermiştir.

2008’de, soruşturma devam ederken, vergi hesaplamalarında yanlışlıklar olduğu vergi indiriminden yararlanmak amacıyla özellikle sahte bir şekilde engelli işçi çalıştırıyormuş izlenimi verildiği ortaya çıkarıldıktan sonra bu iddialar doğrultusunda Başvurucu nitelikli vergi kaçırma suçu isnat edilerek gözaltına alındı. Suçlamalar, bu şirketler tarafından vergi ödenmesine ilişkin belgelere ve iki şirket için çalıştığını itiraf eden birkaç engelli işçinin ifadelerine dayanıyordu. Bu kişilerden biri, Bay Magnitskiy ile temas halinde olduğunu, ondan para aldığını ve diğer sahte çalışanları bulmasında ona yardım ettiğini söyledi. Ayrıca, Magnitskiy’in kendisine yetkililer tarafından sorgulanması halinde ne söyleneceğini söylediğini ve bir vergi uyuşmazlığında tanıklık yapmasını istediğini ifade etti. Soruşturma makamları, ceza soruşturmasından önce gelen bir vergi soruşturması sırasında, Magnitskiy’in tanıkları etkilediğini ve yurtdışına kaçmaya hazır olduğunu belirtti. Başvurucu, İngiltere vizesi için başvurmuş ve Kiev’e bir uçuş rezervasyonu yapmıştı. Bu iddialar, tanık beyanı, Federal Güvenlik Servisi’nin, İngiltere’ye giriş vizesi başvurusu hakkındaki raporuna ve Başvurucu için uçuş rezervasyonu yapmış olan bir seyahat acentesinin ifadelerine dayanıyordu. Sonrasında, Bölge Mahkemesi, Başvurucunun muhakeme sürecine gölge düşürmeye çalışmak, tanıklar etkilemek ve yurtdışına kaçmak niyetinde olduğu iddialarını inceleyerek tutuklanmasına karar verdi. Tutuklu yargılama kararından sonra, Ocak 2009- Kasım 2009 arasında Başvurucunun yurtdışına kaçma, yargılama sürecine gölge düşürme, tanıkları etkileme olasılıklarının devam ettiğini ve davanın karmaşıklığı nedeniyle yargılamanın uzun sürdüğünü belirterek beş kere tutuklama kararının devamına karar verildi.

Başvurucu, tutukevinin çok kalabalık olduğunu 20 ile 30 metrekare arasındaki hücreleri sekiz ila on beş mahkumla paylaştığını çoğunlukla mahkum sayısının hücrelerdeki ranza sayısını geçtiğini bireysel bir uyuma yerinin olmadığını hücrelerin az ışıklandırıldığını ve havalandırmasının yetersiz olduğunu iddia etti. Bunun yanı sıra, mahkumların haftada bir kez on dakika duş almasına izin verildiğini, hapishane bahçesinde günde en fazla bir saat yürüyüş yapabildiklerini, tuvaletlerde mahkumlar için mahremiyet sağlayacak yeterli olanak olmadığını yemeklerin sağlıksız olduğunu hatta yemeklerinden kurtçuk çıktığını ekledi.

Dahası, ölümünden önce defalarca sağlık problemlerinden dolayı şikayetçi oldu ve doktor muayenesi için başvuruda bulundu. Hapishane doktoru Başvurucu’nun bazı ilaçlar alması, ultrason yaptırması gerektiğini ve cerrahi müdahaleye ihtiyacı olduğunu söyledi. Bununla birlikte, Bay Magnitskiy, başvuranlara göre, gerekli tıbbi olanaklara sahip olmayan bir cezaevine taşındı ve şiddetli acı çekmesine rağmen tedavi talepleri sürekli olarak görmezden gelindi. Sağlığı gittikçe bozuldu ve tekrar tekrar tedavi talebinde bulundu fakat talepleri cevapsız bırakıldı ve bu sürede ilaç tedavisine de devam edilmedi. Başvurucunun durumu gittikçe kötüleşti ve 16 Kasım 2009’da hapishane doktoru sabah saatlerinde yaptığı muaeyeneden sonra Başvurucunun durumunun orta derecede şiddetli olduğunu ve karın ağrısından şikayet ettiğini ayrıca kusma şikayeti olduğunu kaydetti. Bay Magnitskiy’i saat 2.29’da nakletmek için bir ambulans çağırıldı. Acil durum çağrısı çizelgesi ambulansın saat 2.57’de tutuklu hapishaneye ulaştığını, ancak mürettebatının iki saat otuz beş dakika boyunca tesisteki bir takip ekibini beklemek zorunda kaldıklarını belirtti. Başvurucu, 6.30’da gerekli tıbbi teçhizatları barındıran hapishaneye ulaşabildi.

Başvurucu, tıbbi müdahale odasında metal bir kafesteyken doktor, tıbbi belgeleri dolduruyordu ve Başvurucunun sesini yükselttiğini ve saldırganlaştığını fark etti. Akut psikozdan şüphelendiği için meslektaşını çağırdı ve görevli bir memura takviye ekibini çağırmasını söylemek için merkeze koştu. Sekiz gardiyan, saat 7.30 civarında geldi. Ayrıca, bir psikiyatri ilk yardım ekibini istemek için acil sağlık servisini aradı, daha sonra, hastanın hala kafeste olduğu odaya geri döndü ve gelen ekip tarafından Başvurucunun kelepçelendiğini gördü. O sırada başka bir doktor onlara katıldı ve mide ağrısını hafifletmek için Başvurucuya bir iğne yapılmasını istedi ve kesin tanısının “akut psikoz ve delirium” olduğunu belirtti. Olay mahallinde bulunan gardiyanlar, kelepçelerin Başvurucu sakinleştikten ve davranışları normale döndükten yaklaşık yarım saat sonra çıkarıldığını ifade etti. O sırada, kelepçelerin ve plastik cop kullanıldığını kaydeden iki resmi belge hazırlandı ve kelepçelemenin Mr. Magnitskiy’nin intihar etmesini önlemek veya kendine zarar vermemesini sağlamak olduğunu belirtti fakat daha sonra bu belgede kelime hatası yapıldığı iddia edildi.

 Mr. Magnitskiy’nin ölümüyle ilgili yargılama sürecinde, psikiyatrik acil durum ekibinin üyeleri, araştırmacılara, gözaltına alma tesisinin binasının önünde bir saatten fazla beklemek zorunda kaldıktan sonra, onu görmelerine izin verildiğini söylediler ve odaya girdiklerinde onun çoktan öldüğünü söylediler ve bileklerindeki kelepçelerdeki belirgin izleri fark etmişlerdi. Doktorlar, o sırada ölüm katılığının derecesinden hareketle en az on beş dakika önce ölümün gerçekleştiğini anladıklarını belirttiler.

1 Aralık 2009 tarihinde, Magnitskiy ailesinin avukatı, Rusya Devlet Başkanı, Rusya Başsavcısı ve soruşturma makamlarından cezai işlemleri durdurmalarını istedi. On gün sonra dava yeniden açıldı ve bundan kısa bir süre sonra ikinci başvuran (Mr. Magnitskiy’nin eşi) tanık olarak çağrıldı. 26 Ağustos 2011 tarihinde yapılan sorgulamada, eşi hakkındaki kovuşturmaya devam edilmesinin “Başvurucu kendini savunamadığı için” yasadışı, insanlık dışı ve etik dışı olduğunu söyleyerek davanın yeniden açılmasını protesto etti ve ileriye dönük işlemlerin ancak rehabilitasyon amacıyla ve sanığın ailesinin rızasıyla yapılabileceğini belirtti. İkinci başvurucu 5 Eylül 2011 tarihinde Bölge Mahkemesine başvurup Mr. Magnitskiy’nin ceza davasının yeniden açılmasının yasadışı ilan edilmesini istedi ve yargılama yapılıp yapılmayacağına karar verme hakkının yalnızca ölen kişinin yakınlarının olduğunu tekrarladı. Bir hafta sonra mahkeme, ikinci başvuranın ceza yargılamasına taraf olmadığı sonucuna vardığı için, ön soruşturmaya itiraz etme hakkı bulunmadığına karar verdi.

Başvurucuların Şikayetleri

İkinci ve üçüncü başvuranlar, yetkililerin Mr. Magnitskiy’e yeterli tıbbi bakım sağlayamadıklarından ve ölümünden sorumlu olduklarından ötürü Sözleşme’nin 2 ve 3. maddeleri kapsamında, hapishane şartlarının yetersiz ve olduğundan, etkili soruşturma yapılmadığından ve Mr. Magnitskiy’nin hukuka aykırı tutuklanmasından, makul şüphe olmadan ve yeterli sebepler gözetilmeden tutukluluk süresinin uzatılmasından dolayı Sözleşme’nin 5 ve 3. maddeleri kapsamında, ölümünden sonra yapılan yargılama nedeni ile ve son olarak masumiyet karinesinin gözardı edildiği iddialarıyla Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında İHAS’a başvurmuştur.

Mahkeme’nin Değerlendirmesi

Madde 3

Mahkeme, Hükümet’in Başvurucunun kaldığı cezaevleri ile ilgili kayıtların tutulma süreleri dolduğu için yok edildiğine dair beyanının altını çizmiş ve Başvurucunun cezaevi koşulları ile iligili iddialarına karşı, Hükümet’in, yeterli kanıt sunamadığını söylemiştir. Başvurucunun iddiaları doğrultusunda, mahkumların 20 ila 30 metrekare arasında değişen hücrelerde yetersiz yatak sayılarına rağmen oldukça kalabalık bir şekilde kalmaları gibi nedenlerle Sözleşme’nin 3. Maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kötü muamele ve İşkence Yasağı

Mahkeme, Hükümet’in, Başvurucunun ölümünden kısa bir süre önce kelepçelenmesinin o sırada psikoz geçirmesinden kaynaklandığına ve fakat Başvurucu üzerinde plastik cop kullanılmadığına ilişkin beyanını, Üçüncü Başvurucu’nun ise ölümünden kısa bir süre önce dövüldüğüne ilişkin iddialarını değerlendirmiştir. Bu bağlamda, yerel tıbbi uzman raporlarına göre de sabit olan Başvurucunun bileklerinde, ellerinde ve sol bacağındaki morluklar ve sıyrıkların hapishane memurları tarafından dövülmesinden kaynaklandığının tartışmalı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle de Üçüncü Başvurucu’nun iddiaları lehinde bir varsayıma ulaşılabileceğine ve iddialarının itimat edilebilir olduğu sonucuna varmıştır. Ölümden hemen sonra başlatılan soruşturmada, savcılık makamı, kuvvet kullanımı ile ilgili iddiaları ve gardiyan ve doktorların ifadelerindeki tutarsızlıkları değerlendirmemiştir. Mahkeme, Mr. Magnitskiy’nin ölümüyle ilgili soruşturmanın eksizsiz tamamlanmadığı ve etkili olmadığı sebepleriyle Sözleşme’nin 3. maddesinin usuli gereklerini yerine getirilmediği sonucuna varmıştır. Ayrıca Üçüncü başvuranın, Magnitskiy’nin kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin iddiaları da kabul etmiştir.

Madde 2

Mahkeme, tutuklu yargılama sürecinde Mr. Magnitskiy’e verilen tıbbi tedaviyi yetersiz bulmuştur ve özellikle, yetkililerin Başvurucuyu tedavi ettirmek için cerrahi operasyonu gerçekleştirecek bir doktor tarafından muayene ve ameliyat edilmesine izin verilmemesinin hastalık sürecinin ölümle sonuçlanmasında büyük payı olduğunu belirtmiştir. O sırada tutuklu olduğu cezaevinin, onu tedavi etmek için gerekli olanaklara sahip olmamasının ve ölüm günü acil durum sırasında alınan önlemlerin özellikle yetersiz olduğunun altını çizmiştir. Yetkililer, Başvurucuyu, sabah erken saatlerde teçhizat ve doktor bulunduran hapishaneye transfer etmeye karar vermiş olmasına rağmen, Başvurucu ancak akşam saatlerinde tesise ulaşabilmiş ve bu süre zarfında Başvurucu bekletilmiştir. Hükümet’in bu durumla ilgili açıklamada bulunmamasının yanı sıra Mahkeme, ciddi bir acil durumda bu gecikmelerin makul olmadığı kadar uzun ve alınan önlemlerin açıkça yetersiz olduğunu vurgulamıştır. Bununla birlikte, otopsinin eksiksiz yapılmamış ve öldüğü cezaevinden kamera görüntüleri 2011 yılına kadar alınamamıştır. Mahkeme, doktorlardan birinin tedavi süreciyle ilgili yargılanmasının zaman aşımına uğramasının, yargılama sürecinin etkili olmadığının bir göstergesi olduğunu belirtmiştir. Yetkililer Magnitskiy’nin ölümünün nedeni olarak ihmal iddiası üzerine etkili bir cezai soruşturma yürütmemişlerdir. Tüm bu nedenlerle Mahkeme, Sözleşme’nin 2. maddesinin usuli yükümlülüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Madde 5 § 1

Başvurucular, Mr. Magnitskiy’nin tutuklanmasının makul şüpheye dayanmadığını ve yetkililerin, yolsuzluk iddiaları ile ilgili suçlamalar konusunda tarafsızlıktan yoksun olduklarını ileri sürmüştür. Hükümet ise, vergi kaçakçılığına dair kanıt bulunduğunu ve Bay Magnitskiy’nin bir yurtdışına kaçma olasığının tutuklu yargılama sürecinde etkili olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, Magnitskiy’nin tutuklanmasına yol açan vergi kaçakçılığı soruşturmasının, yetkililer için dolandırıcılık şikayeti alınmadan çok önce başladığını vurguladıktan sonra tutuklı yargılama kararının alınmasına sebebiyet veren vize başvurusu, Kiev’e bilet rezervasyonu yaptılmasının da tutuklama kararından önce olduğuna dikkat çekmiştir. Yerel mahkeme tarafından daha sonraki gözaltına alınmalarını haklı göstermek için verilen sebeplerin listesi özel ve yeterince ayrıntılı bulunduğundan, Mahkeme, Başvurucuların, Mr. Magnitskiy’nin tutuklanmasına ve devam eden tutukluluğunun açıkça temelsiz olduğuna ilişkin şikayetlerini reddetmiştir.

Madde 5 § 3

Mahkeme, Magnitskiy’in 24 Kasım 2008’den 16 Kasım 2009’da ölümüne kadar tutuklu kaldığına ve yerel makamlar tarafından tutuklama sürecinin bu denli uzun olmasına ilişkin yurtdışına kaçma, tanıkları etkileme gibi nedenlerin delillerle temellendirildiğini kabul ettirmiştir ancak, bu nedenlerin yeterli olmadığını tespit etmiştir. Mahkeme’ye göre, ize başvurusu ve uçak bileti rezervasyonu yargılamanın başlangıcında tutuklama için makul bir endişe için dayanak teşkil edebilecek olsa da sürecin bu denli uzun sürmesini haklı kılmayacaktır. Şahitleri etkileme endişesi değerlendirilirken ise, yerel mahkemenin yargılamanın ilerlemesi gibi faktörleri de değerlendirmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenlerle, Mahkeme, yetkililer, süresinin haklı çıkması için yeterli görülmeyeceği gerekçesiyle tutukluluğunu uzattığı için, 5 § 3. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Madde 6 §§ 1 ve 2

Başvurucular, Mr. Magnitskiy’in vergi kaçakçılığı ile ilgili yargılamalarının ölümünden sonra onayları alınmaksızın devam ettiğini ileri sürmüştür. Soruşturma ve davanın hukuka aykırı olduğunu Anayasa Mahkemesinin bu tür işlemlerin ancak şüphelinin ailesinin talebi üzerine ve rehabilitasyona yol açma şartıyla yapılması gerektiğini tespit ettiğini belirttiler. Hükümet ise, ceza yargılamasının, devam etmeyen davaya rıza göstermeyen ikinci ve üçüncü başvuranların çıkarlarını koruduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, adil yargılanma hakkının temellerinden birinin ceza kovuşturmalarında sanığın hazır bulunmasının ve iddiaların çatışmasının olduğunu belirtti ve tam da bu nedenlerle ölü bir kişinin yargılanmasın kaçınılmaz olarak bu ilkelere aykırı olduğunu vurguladı. Mahkeme, Mr. Magnitskiy’nin ölümünden sonra devam edilen yargılama işlemlerinin doğası gereği adaletsizliği nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesini ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Ayrıca, ölü bir kimsenin yargılanması nedeniyle ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan cezai ehliyet ilkesinin gözardı edildiğine ve dolayısıyla Sözleşme’nin 6 § 2 maddesi ihlal edildiğine karar verdi.

Adil Tazmin

Mahkeme, Hükümet’in manevi tazminat olarak müşterek 34.000 Euro ödeme yapmasına karar vermiştir.

From → Haberler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: