İçeriğe geç

İHAM’ın Baljak ve Diğerleri v.  Hırvatistan kararının özet çevirisi: “Askerler tarafından esir alınan ve cenazesi yıllar sonra bir toplu mezarda bulunan kişinin nasıl öldüğünün tespit edilmesinde ispat yükü, yetkililerin üzerindedir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 25 Kasım 2021 tarihli Baljak ve Diğerleri v. Hırvatistan kararında (başvuru no. 41295/19) oy çokluğuyla İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesinin ihlaline hükmetmiştir.

Dava, başvurucuların devlete karşı akrabalarının ölümü için açtığı tazminat davasının, akrabalarının ölümünde Devletin sorumluluğunu kanıtlayamadıkları gerekçesiyle yerel mahkeme tarafından reddedilmesine ilişkindir. Başvurucuların Hırvat askerleri tarafından alıkoyulan ve bilinmeyen bir yere götürülen akrabasının cenazesi, yıllar sonra kafasında kurşun yarasıyla bir toplu mezarda bulunmuştur.

Mahkeme, yerel mahkemelerin davayı reddederken vardığı sonuçların açıkça makul olmadığına karar vermiştir. Başvurucuların, yerel mahkemeler tarafından karşılanamayacak derecede bir ispat yüküyle karşı karşıya bırakılmaları, bilhassa davaya konu eylemlerin ağırlığı dikkate alındığında kabul edilemezdir.

Ayrıca Mahkeme, başvurucuların Devlet’in hukuk yargılamasında vekil ile temsil edilmesi sebebiyle ortaya çıkan giderleri ödemesine karar verilmesine ilişkin şikayetini erken bulmuş ve bu şikayeti kabul edilemez bulmuştur.

İngilizce olan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi ise Erse Kahraman tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Şili büyük bir çoğunlukla evlilik eşitliğini kabul etti

Şili’de eşcinsel çiftler için özel bir gün. Ülkeleri, hem Şili Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da büyük bir farkla dünyada evlilik eşitliğini benimseyen otuz birinci ülke oldu.

Ülkenin yeni yasası, diğerlerinin yanı sıra ebeveynlik, ortak evlat edinme ve üremeye yardımcı teknoloji konularında eşcinsel çiftlere karşı olan mevcut yasal ayrımcılığı ortadan kaldırıyor. Ayrıca, evli trans bireylerin, cinsiyetlerinin yasal olarak tanınması için boşanma şartını da ortadan kaldırıyor.

Lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüel (LGBT) Şilililerin haklarının bu şekilde tanınması, Şilili aktivistler tarafından yıllardır sürdürülen mücadelenin bir sonucu.

2012’de Amerikalılar Arası İnsan Hakları Mahkemesi, Şili’nin, çocukları ve partneriyle birlikte yaşadığı için çocuklarının yasal velayetini kaybeden bir annenin haklarını ihlal ettiğini tespit etmişti. Bu, bölge mahkemesinin Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi’nin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığa izin vermediği yönündeki kararlarının ilk örneği olmuştu. Mahkeme, Şili’den, annenin ebeveynlik haklarını korumasını ve çocukların haklarının ebeveynlerinin cinsiyeti ve cinsel yönelimine dayanarak ayrımcılığa maruz bırakılmamasını istemişti.

Daha fazlasını oku…

FORUM – Av. Rumeysa Budak – Bireysel Başvuru Mekanizmasının Kitlesel İhlaller Karşısında İşlevsizliği: İHAM’ın Turan ve diğerleri v. Türkiye Kararı Üzerine Bir Değerlendirme

Av. Rumeysa Budak – Ankara Barosu

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 23 Kasım 2021 tarihli kararıyla, darbe girişiminden birkaç saat sonra gözaltına alınıp tutuklanan hakim, savcı, Yargıtay ve Danıştay üyelerinden oluşan 427 yargı mensubuyla ilgili olarak özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiğine hükmetti.[1] Karar, özgürlük ve güvenlik hakkı kapsamında 5. madde açısından nicelik bakımından bu kadar çok sayıda başvurucuya ilişkin verilen ilk ihlal kararı olmasının yanı sıra suçüstü kavramının yerel makamlarca yargı mensupları açısından geniş yorumlandığına yönelik karardaki tek ihlal tespiti önceki benzer yöndeki Alparslan Altan, Hakan Baş ve Erdal Tercan kararlarına bakıldığında sürpriz bir sonuç olmadı.

Başvuruya konu olan ancak Mahkeme’nin yargı politikası gereğince incele(ye)meyeceğini bildirdiği diğer ihlal iddiaları açısından ise Türkiye’de OHAL sonrası yaşanan kitlesel hak ihlalleri açısından bir sorumsuzluk olarak yorumlanırken, Sözleşme’nin işleyişi ve Mahkeme’nin mevcut sistemi üzerinde başvurulardan bağımsız olarak bir yapısal eleştiriyi de beraberinde getirdi.

Başta Yargıç Kuris olmak üzere karara düşülen şerhlerde, özgürlük ve güvenlik hakkı gibi Mahkeme’nin öncelik politikasında ilk sırada yer alan başvurularda diğer esaslı iddiaların “incelemeye gerek yok” denilerek üstünün çizilmesinin bir yandan temel hakları koruma konusunda kendilerinde yarattıkları vicdani rahatsızlık ifade edilirken bir yandan da içinde bulundukları mevcut yargısal sistemle buna başvurmaktan başka çarelerinin olmadığını da kabul ettikleri ifade edildi.

Kararın öne çıkan “incelemeye gerek yok” hüküm kısmına ve bu kapsamdaki iddialara değinmeden önce Mahkeme’nin ihlal değerlendirmesinde yer alan birkaç önemli hukuki değerlendirme ve sonuca işaret etmek yerinde olacaktır. Her ne kadar karar kendisinden beklenen ihlal tespitlerinin tamamını başvuruculara verememiş olsa da Mahkeme tarafından başvuruların arka planındaki olaylarda işaret ettiği hususlar, aslında incelemekten imtina ettiği ihlal iddialarının nasıl bir iş yükü getireceğini daha iyi anlamak için irdelenmesi gerekmektedir.

Daha fazlasını oku…

Ekvador Anayasa Mahkemesi, bir ormandaki maden izinlerini doğanın haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle durdurdu

Ekvador Anayasa Mahkemesi’nin verdiği emsal karara göre Los Cedros sit alanında maden çıkarmaya verilen izin Ekvador Anayasası’nı ihlal ediyor.

Ekvador’un en yüksek mahkemesi, korunan sis ormanlarında bakır ve altın çıkartmak için yapılan madencilik planlarını Anayasa’ya aykırı buldu ve doğanın haklarını ihlal ettiğine karar verdi.

Ekvador Anayasa Mahkemesi emsal kararda, ülkenin kuzeybatısındaki sit alanı Los Cedros’a ilişkin madencilik izninin; gözlüklü ayılara, soyu tükenmekte olan kurbağalara, düzinelerce nadir orkide türlerine ve dünyanın en nadir primatlarından olan kahverengi başlı örümcek maymunlarına ev sahipliği yapan ormandaki biyoçeşitliliğe zarar vereceğine karar verdi.

Ekvador’un ulusal madencilik şirketi Enami EP, rezervin üçte ikisinde verilmiş olan madencilik imtiyazlarına ilişkin hakları elinde tutuyordu. Karar, mahkemenin Los Cedros yakınlarındaki topluluklar tarafından açılan ve alt mahkemede başarılı olan bir davayı onamasının ardından, ormandaki madencilik imtiyazlarıyla çevre ve su izinlerinin iptal edilmesi gerektiği anlamına geliyor. 

Daha fazlasını oku…

Kasım 2021 – İnsan Hakları Bülteni

İnsan hakları hukuku alanında meydana gelen gelişmeleri derlediğimiz İnsan Hakları Bülteni’mizin dokuzuncusu hazır.

İnsan Hakları Bülteni’nin bir sonraki sayısında yayımlanması için ilgili gördüğünüz Aralık ayı gelişmelerini anayasagundemi@gmail.com adresine mail atarak öneride bulunabilirsiniz. Bültenden haberdar olmak için mail listesine abone olmayı da unutmayın.

İnsan Hakları Bülteni’nin Kasım 2021 sayısını aşağıdan okuyabilirsiniz. Bültenin bu sayısı, Benan Molu, Rumeysa Budak, İdil Özcan, Polat Yamaner ve Emre Karaman tarafından hazırlanmıştır.

Daha fazlasını oku…

Macaristan Meclisi referandumların seçimlerle aynı gün yapılmasına izin veren değişikliği kabul etti

Artık Macaristan’da genel, belediye veya Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yapılacağı gün referandum da yapmak mümkün olacak. Bununla birlikte parlamento, seçimler ile ilgili yasal yollara başvurmayı zorlaştıran ayrıntılı birçok kuralı da kabul etti.

Parlamento, muhalefetteki Parbeszed Partisi milletvekili Timea Szabo tarafından sunulan ve referandumların parlamento seçimleriyle aynı gün yapılmasına izin veren değişiklik önerisini oybirliğiyle kabul etti. 

Muhalefetteki milletvekillerinin sunduğu öneri esasen, hükümetten, referandum usulü kanunundaki, Parlamento Üyelerinin ve Avrupa Parlamento Üyelerinin, yerel yönetim temsilcilerinin ve belediye başkanlarının seçilmelerinden önceki ya da sonraki 41 gün içerisinde ulusal referandum yapılmasını yasaklayan kısımları kaldırmasını talep ediyor.

Değişiklik, hemen bir sonraki 2022 genel seçimleriyle aynı günde referandumların yapılmasını dahi sağlayacak.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Špadijer v. Karadağ kararının özet çevirisi: “Erkek gardiyanların kadın mahpuslarla fiziksel temas kurduklarını ihbar ettiği için meslektaşlarının zorbalığına, fiziksel ve sözlü tacizine maruz kalan başvurucunun korunmaması, pozitif yükümlülüklerin ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 9 Kasım 2021 tarihli Špadijer v. Karadağ kararında (başvuru No. 31549/18) oy birliğiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 8. maddesinin ihlaline hükmetmiştir.

Dava, çalıştığı kadın cezaevine erkek gardiyanların girmesi ve kadın mahkumlarla uygunsuz temas kurmalarını içeren bir olayı rapor etmesinin ardından başvurucu kadın gardiyanın zorbalığa uğraması ve bunu yetkililerle ele alma girişimleriyle ilgilidir.

Mahkeme özellikle, başvurucunun davasında yasal mekanizmaların uygulanma biçiminin yetersiz olduğunu ve bu durumdan ötürü Devletin başvurucunun haklarını koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini tespit etmiştir.

İngilizce olan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi ise Ecem Coşkun tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Polonya Başsavcısı, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın cezaları hakkında Anayasa Mahkemesi’nden görüş istedi

Polonya Başsavcısı, Polonya Yüksek Mahkemesi’nden Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) Polonya’ya ceza uyguladığı yasal hükümlerin Polonya Anayasası ile uyumlu olup olmadığını kontrol etmesini istedi.

Eylül ayında ABAD, Polonya’da Çek sınırı yakınındaki Turów açık döküm linyit madeninin çevresel etkileri sebebiyle kapatılmasına karar vermişti. Divan, Polonya’dan 20 Eylül’den itibaren bu karara uyulmayan her gün için 500.000 Euro ödemesini istemişti.

ABAD ayrıca, Yüksek Mahkeme bünyesindeki hakimlerin disiplin kurulu bağımsızlıktan yoksun bulmuş ve kurulun, hükümete karşı gelen yargıçları susturmak için kullanılabileceği gerekçesiyle askıya alınmasını talep etmişti. Adalet Divanı, Ekim ayında bu karara uymadığı için Polonya’ya günlük 1 milyon Euro para cezası vermişti. 

Polonya Başsavcılığı, “Başsavcının görüşlerinin, Adalet Divanı’nın ilgili kararlarının Polonya Anayasası’nın hükümlerini ve Polonya Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını görmezden gelerek, Avrupa Birliği’nin anlaşma yetkilerini hukuka aykırı bir biçimde genişlettiği” yönünde olduğuna ilişkin bir açıklama yayınladı.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Dolińska-Ficek ve Ozimek v. Polonya kararının özet çevirisi: “Olağanüstü İnceleme ve Kamu İşleri Dairesi kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme değildir. Polonya, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı için somut adımlar atmalıdır.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 08.11.2021 tarihli Dolińska-Ficek ve Ozimek v. Polonya kararında (Başvuru No. 49868/19, 57511/19) oybirliğiyle, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 6. maddesinin ilk fıkrasının (adil yargılanma hakkı) ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Dava, iki yargıcın kendi yetkileri dahilindeki dosyalara bakan Yüksek Mahkeme’nin Olağanüstü İnceleme ve Kamu İşleri Dairesi’nin kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı yönündeki şikayetlerine ilişkindir.

Başvurucular, özellikle Yüksek Mahkeme’nin yeni kurulan iki daireden biri olan Olağanüstü İnceleme ve Kamu İşleri Dairesi hakimlerinin; Polonya mahkemelerinin ve yargıçlarının bağımsızlığını korumayı amaçlayan, yeni mevzuatın yürürlüğe girmesinden bu yana tartışmaların odağında olan ve artık üye yargıçları yargıçlar tarafından değil parlamentonun alt meclisi olan Sejm tarafından seçilen Ulusal Yargı Konseyi’nin tavsiyesiyle Polonya Cumhurbaşkanı tarafından seçilen hakimlerden oluşmasından şikayetçi olmuşlardır.  

Başvuru, 2017’de başlatılan Polonya yargı sisteminin yeniden düzenlenmesinin çeşitli hususlarına ilişkin 2018-2021 yılları arasında yapılan 57 başvurudan biridir. Mahkeme, görevinin Polonya yargı sisteminin yeniden düzenlenmesinin bir bütün olarak meşruiyetini incelemek değil değişikliklerin Dolińska-Ficek ve Ozimek’in Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile düzenlenmiş haklarını etkileyip etkilemediği ve etkilediyse nasıl etkilediğini belirlemek olduğunu vurgulamıştır.

Daha fazlasını oku…

Kasım 2021 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Anayasa Mahkemesi tarafından Kasım ayı içerisinde verilen önemli bazı kararların yer aldığı bülten yayında.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Metin Bekiroğlu Ve Özgür Atagün Başvurusu, Başvuru Numarası: 2018/35266, Karar Tarihi: 15/9/2021

15 Şubat 2017 tarihinde başvurucuların da içinde bulunduğu toplu taşıma aracına Diyarbakır ile Lice ilçesi arasında seyir hâlinde iken zırhlı polis aracı tarafından araca ateşli silah ile -mermi, aracın ön camından girip arka kısımda bulunan bagaj kapaklarını delip çıkacak şekilde- ateş açılmasıyla ilgili soruşturmada “kolluk kuvvetlerinin söz konusu araca ateş ettiğini iddia etmenin soyut bir iddiadan ibaret olduğu, bölgenin sıkıntılı bir bölge olması nedeniyle muhtemelen terör örgütü üyelerinin açtığı ateş sonucunda aracın zarar görmüş, mağdurların yaralanmış olduğu ve soruşturmayı yürütmekte hukuki yarar bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi – yaşam hakkı ihlali iddiasını etkili şekilde soruşturma yükümlülüğünün ihlali

Daha fazlasını oku…