İçeriğe geç

İHAM Büyük Dairesi’nin Savran v.  Danimarka kararının çevirisi: “Danimarka’da yaşayan Türk uyruklu akıl hastası kişinin ceza davasındaki mahkumiyeti sebebiyle özel koşulları dikkate alınmadan sınır dışı edilmesi, özel hayata saygı hakkının ihlalidir.”

Savran v. Danimarka kararı (başvuru no. 57467/15) ömrünün çoğunda Danimarka’da ikamet eden Türk uyruklu kişiye ilişkindir. Başvurucu, 2000 yılında işlediği şiddet suçları sebebiyle 2008 yılında verilen sınır dışı edilmesi kararı sonrasında 2015 yılında sınır dışı edilmiştir.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) Büyük Dairesi, 7 Aralık 2021 tarihli kararında 16 oya karşı 1 oyla İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağına ilişkin 3. maddesinin ihlal edilmediğine hükmetmiştir.

Mahkeme, başvurucunun ileri sürüldüğü gibi “sağlık durumunda ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan şekilde kötüleşmeye yol açılacağı ve bunun sonucunda yoğun acı çekeceği” iddiasının kanıtlanamadığını, sonuçta tedavinin azaltılmasının yol açacağı riskin esasen herkes için geçerli olduğunu ve bu sebeple sınır dışı edilen başvurucunun 3. maddenin korumalarından yararlanamayacağına karar vermiştir.

Ayrıca Mahkeme, 11 oya karşı 6 oyla İHAS’ın özel hayata saygı hakkına ilişkin 8. maddesinin ihlaline hükmetmiştir. Mahkeme, bilhassa yerel yetkililerin başvurucunun özel durumunu yeterince incelemediği ve kalıcı yeniden giriş yasağının orantısız olduğu görüşündedir.

İngilizce ve Fransızca olan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi ise Av. Erse Kahraman tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Tunikova ve diğerleri v. Rusya kararının özet çevirisi: “Ev içi şiddetle mücadele için yasal mevzuat olmaması, ev içi şiddetin önlenmemesi ve cezasız bırakılması, kötü muamele ve ayrımcılık yasağının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM-Mahkeme), 14 Aralık 2021 tarihli Tunikova ve diğerleri v. Rusya (başvuru no. 55974/16, 53118/17, 27484/18 ve 28011/19) başvurusunda, oy birliği ile, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS-Sözleşme) 3. maddesinde düzenlenen insanlıkdışı ve aşağılayıcı muamele yasağının ve bu maddeyle bağlantılı olarak Sözleşme’nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Dava, başvurucuların eski partnerleri ya da eşleri tarafından gerçekleştirilen ölüm tehditleri, fiziksel yaralama ve bir davada ağır bir sakatlama dahil olmak üzere ev içi şiddet eylemlerine ve yerel makamların ev içi şiddetle mücadele için yasal bir mevzuat oluşturmakta ve failleri yargı önüne çıkartmaktaki başarısızlığına ilişkindir.

Mahkeme, özellikle, Rus yetkililerin ev içi şiddetle etkili bir şekilde mücadele edecek yasal bir mevzuat hazırlamadığına; süregelen şiddetin yol açtığı riskleri dikkate almadığına ve başvurucuların maruz kaldığı ev içi şiddete karşı etkili bir soruşturma yürütmediğine kanaat getirmiştir.

Mahkeme, ev içi şiddet riskine karşı koruma bağlamında Rusya’daki kadınların de facto bir ayrımcılığa maruz kaldığını düşünmektedir. Sözleşme’nin 46. maddesi (kararların bağlayıcılığı ve icrası) altında Mahkeme, iç hukukta ve benzer ihlallerin yaşanmasının önlenmesi için uygulamada acilen değişiklik yapılmasını tavsiye etmiştir.

Kararın tamamı buradan okunabilir. Kararın basın özeti çevirisi av. Benan Molu tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

Macaristan: Orban göç kanunu konusunda Avrupa Birliği Adalet Divanı’na kafa tuttu

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, hükümetinin Avrupa Birliği (AB) kararına uymayacağını ve Göç Kanunu’ndaki tutumunu değiştirmeyeceğini açıkladı.

Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), geçen ay verdiği kararda Macaristan’ın kabul ettiği, sığınmacılara yardım eden avukat ve aktivistleri cezalandıran Göç Kanunu’nu Avrupa Birliği yasalarına aykırı bulmuştu.

Ancak Başbakan Orban, ülkesinin kanunları değiştirme planının bulunmadığını açıkladı.

ABAD, Macaristan’ın kişi veya grupların göçmen ve sığınmacıların iltica başvurularına yardımcı olmasını suç haline getirerek AB yasalarına aykırı davrandığına karar vermişti.

Ülke, 2015 yılında çoğunluğu Suriye’deki iç savaştan kaçan sığınmacılardan oluşan bir milyon insanın Avrupa Birliği’ne girmeye çalıştığı sırada Sırbistan ve Hırvatistan sınırına dikenli tellerden oluşan bir bariyer dikmişti.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Women’s Initiatives Supporting Group ve Diğerleri v. Gürcistan kararının özet çevirisi: “LGBT topluluğunun eylemine karşı-eylemcilerin saldırmasına göz yumulması ve nefret saikli şiddetin cezasız bırakılması, 3., 11. ve 14. maddenin ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 16 Aralık 2021 tarihli Women’s Initiatives Supporting Group ve Diğerleri v. Gürcistan kararında, oy birliği ile, 17 Mayıs 2013 tarihinde Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü’nde düzenlenen eylemde bir grubun LGBT eylemcilere saldırmasını, yetkililerin hem barışçıl göstericileri homofobik ve transfobik şiddete karşı korumakta hem de yeterli bir soruşturma yürütmekte başarısız olmasını Sözleşme’nin 3. maddesinde düzenlenen insanlıkdışı ve aşağılayıcı muamele yasağı ve Sözleşme’nin 11. maddesinde düzenlenen toplanma özgürlüğü ile bağlantılı olarak Sözleşme’nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağına aykırı bulmuştur.

Mahkeme, özellikle, yetkililerin, riskin farkında olmalarına rağmen LGBT eylemcileri saldırganlardan korumak için önlem almadığını tespit etmiştir. Bağımsız gazeteciler tarafından çekilen görüntüler gibi deliller, yetkililerin bu şiddet eylemlerine göz yumduklarını ve önyargı ile hareket ettiklerini gösteren deliller olmuştur.

Gerçekten de Mahkeme, eşi benzeri görülmemiş derecedeki bu şiddetin önceki yıllarda yapılan eylemlerde LGBT topluluğuna yönelik saldırılara ilişkin soruşturmaların yetkililer tarafından zamanında ve tarafsız bir şekilde sonuçlandırılmamış olmasından etkilendikleri ihtimalini göz ardı edememiştir. Önceki yıllardaki şiddet, Mahkeme’ye taşınmış ve Mahkeme, Sözleşme’nin ihlal edildiğine karar vermiştir. Identoba ve Diğerleri v. Gürcistan kararının basın özetini buradan okuyabilirsiniz.

Kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın basın özeti çevirisi av. Benan Molu tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Filat v. Moldova Cumhuriyeti kararının özet çevirisi: “Eski milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması sırasında meclis oturumunda hakkında kullanılan ifadeler masumiyet karinesini ihlal etmez.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM-Mahkeme), Filat v. Moldova (başvuru no. 11657/16) davasıyla ilgili olarak, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS-Sözleşme) 6. maddesinin 2. fıkrasının (masumiyet karinesi) ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Dava, 2016 yılında Bay Filat’ın rüşvet ve nüfuz ticareti yapmaktan dokuz yıl hapis cezasına çarptırılmasına yol açan cezai prosedürleri konu almaktadır. Bay Filat, 2009 yılından 2013 yılına kadar Başbakanlık yapmıştır ve bahse konu zamanda aynı zamanda bir parti lideri ve milletvekili olarak görev almıştır.

Bay Filat, 6. maddenin 2. fıkrasına (masumiyet karinesi) dayanarak, 15 Ekim 2015 tarihli meclis toplantısında devlet görevlilerinin kendisinin dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin yaptıkları açıklamaların masumiyet karinesini ihlal ettiğini iddia ederek şikayette bulunmuştur.

Bay Filat, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasına (tutukluluğun hukukiliğinin bir Mahkeme tarafından ivedilikle incelenmesi hakkı) dayanarak, ilk derece mahkemesindeki mahkumiyet kararının ardından verilen tutukluluğunun hukukiliğinin incelenmediğini belirterek şikayette bulunmuştur.

Daha fazlasını oku…

Macaristan Anayasa Mahkemesi Göçmenler Konusunda Orban Hükümeti Aleyhine Karar Verdi

Macaristan Anayasa Mahkemesi, Başbakan Viktor Orban hükümeti tarafından yapılan ve Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD), Macaristan’ın mülteci politikalarının Avrupa yasalarını çiğnediği yönündeki kararına itiraz eden başvurunun aleyhinde karar verdi. 

Anayasa Mahkemesi, Macaristan’ın egemenliği gereği ülkesel bütünlüğü ve nüfusu üzerinde yetki kullanabildiğine, Macaristan’ın mülteci hukuku yorumlarını zaten ancak bu yorumlar Avrupa hukukunda tamamen güvence altına alınmadığı hallerde uygulayabildiğine ve Macaristan’ın sığınmacıları sınır dışı etmesinin yasa dışı göründüğüne karar verdi. 

Başvuru, Macar hükümetinin Sırbistan’dan Macaristan’a geçmek isteyen Avrupa Birliği vatandaşı olmayan göçmenlerin sığınma talebini derhal reddetmeye devam etmesine izin verecek bir karar almaya çalışan Macaristan Adalet Bakanlığı tarafından yapıldı. Bu talep, Kasım ayında ABAD’ın, Macaristan’ın sığınmacıların hareket özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalarının Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nı ihlal ettiğini belirten bir kararının ardından geldi. Macar hükümeti, o tarihte Anayasa Mahkemesi meseleyi Macar hukukunun bir meselesi olarak karara bağlayana kadar ABAD’ın kararına uyamayacağını duyurmuştu.

Daha fazlasını oku…

Meksika’da Elektriğin Yeniden Devletleştirilmesine İlişkin Anayasa Değişikliği Muhalefet Destek Vermeyince Ertelendi

İktidar partisinden üst düzey bir milletvekiline göre, Meksika’nın enerji reformu muhalefet partilerinin üyelerinin reforma destek vermemesi sebebiyle gelecek yıla ertelendi.

Anayasa Temsilciler Meclisi ve iktidar partisi Morena üyesi ve Anayasal Meseleler Komisyonu başkanı Juan Ramiro Robledo, milletvekillerinin başlangıçta bu yıl yapmayı umdukları oylamanın 2022’de gerçekleştirileceğini ve bunun onay için gereken üçte iki çoğunluğu elde etmeye çalışmak için kendilerine zaman tanıyacağını söyledi.

“Reformu gerçekleştirme kararı kat’i, kesinlikle değişmedi.” Robledo ”Bu, cumhurbaşkanının bir girişimi ve buna göre hareket etmeliyiz” şeklinde konuştu. Bunu bizi dinlemeye istekli olan diğer tüm milletvekilleriyle yapacağız. Birlikte ilerleme kaydettiğimiz ve Anayasa değişikliği önerisine ikna olan bazı milletvekilleri var. Ancak çoğunluk isteksiz. “

Daha fazlasını oku…

Tunus Cumhurbaşkanı Parlamento’nun Askıda Kalma Süresini Uzattı ve Seçimlerin Bir Yıl İçinde Yapılmasına Karar Verdi

Tunus Cumhurbaşkanı Kais Said, anayasa değişiklikleri için Temmuz’da bir referandum çağrısı yaparken Parlamento’nun aylardır devam eden askıda olma durumunu da Aralık 2022’deki yeni seçimlere kadar uzattı.

Ulusal televizyonda yaptığı bir konuşmada Said, Tunus halkıyla üç aylık bir “halk istişaresinin” ardından “anayasa taslağı ve diğer reformların 25 Temmuz’da referanduma sunulacağını” duyurdu.

Kuzey Afrika ülkesinin koronavirüs pandemisinin bir araya getirdiği siyasi ve ekonomik krizler içinde boğulduğu bir dönemde Said’in hükümeti kovması, parlamentoyu askıya alması ve bir dizi yetkiyi ele geçirmesinden bu yana bir yıl olacak.

Said bunların ardından ülkeyi kararnameyle yönetmeye başlamış ve on yıl önce Arap ayaklanmalarından sonra ortaya çıkan tek demokrasiyle ilgili endişeye yol açmıştı.

Said yaptığı açıklamada “yeni seçim yasasına dayanarak parlamentonun yeni seçimlere kadar askıya alınacağını” söylemişti, yani diktatör Zeynel Abidin Bin Ali’yi iktidardan indiren 2011 devriminin başlangıcının yıldönümünü olan 17 Aralık’a kadar.

Bu, Bin Ali’nin düşüşünden bu yana Tunus siyasetinde merkezi bir rol oynayan ezeli düşmanı İslamcı Nahda partisinin hakim olduğu mevcut meclisi fiilen dağıtıyor.

Daha fazlasını oku…

Madencilik şirketleri Ekvador Anayasa Mahkemesi’nin kararından endişeli

Ekvador Madenciler Odası, ülkenin en yüksek mahkemesinin korunan bir ormandaki çevresel izinleri iptal etmesi üzerine Ekvador’un madencilik sektörünün yasal belirsizlik tehdidi altında olduğunu iddia etti.

Anayasa Mahkemesi geçen hafta ülkenin kuzeyindeki Los Cedros ormanındaki Rio Magdalena projesinde ön arama yapmak için verilen bir çevre ruhsatını iptal etmişti.

Mahkeme, devlete ait madencilik şirketi Empresa Nacional Minera ve Kanadalı ortak Cornerstone tarafından geliştirilen bu projenin yerel halkın danışılma hakkını ve ormanların sahip olduğu korunma hakkını ihlal ettiğini belirtmişti.

Ekvador Madenciler Odası’nın açıklamasına göre ise mahkeme bu kararla yargılama yetkisini aştı.

Madenciler Odası, yaptığı açıklamada “Mahkeme, bu kararında devletin ruhsat sahibine vermiş olduğu hakları göz ardı etmiştir” dedi ve “bu kararın ardından oluşan hukuki güvensizlik, madencilik sektörü için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır’ ifadelerini kullandı.

Daha fazlasını oku…

Polonya Anayasa Mahkemesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin Anayasa’yla “uyumsuz” olduğuna karar verdi

Polonya Anayasa Mahkemesi, Avrupa’nın en yüksek insan hakları organının, yargıçların atamalarını gözden geçirme hakkının olmadığını belirtti. Bu karar, Polonya ile Avrupalı müttefikleri arasında, yargı reformları konusunda bir ihtilafa daha yol açtı.

Polonya Anayasa mahkemesi, İHAS’ın bazı bölümlerinin Polonya Anayasası’na uygun olmadığına karar verdi.

Bu kararda, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin, Polonya mahkemesi yargıçlarının atamalarının yasallığını inceleme ve değerlendirme yetkisinin olmadığını belirtti.

Bu karar, Mayıs ayında Anayasa Mahkemesi’ne yargıç atanmasının hukuka uygunluğunu sorgulayan bir İHAM kararından sonra geldi.

Mahkeme başkanı yargıç Julia Przylebska, “Sözleşme’nin 6. maddesi… Anayasa Mahkemesi’ni mahkeme tanımına dâhil ettiği sürece, Polonya anayasasıyla uyumlu değil” dedi.

Strazburg merkezli İHAM, Mayıs ayında bir mahkeme hâkiminin hukuka aykırı şekilde atanması nedeniyle bir şirketin adil yargılama hakkından mahrum bırakıldığına karar vermişti.

Daha fazlasını oku…