İçeriğe geç

Sudan ordusu hükümeti düşürdü ve olağanüstü hal ilan etti

General El-Burhan, ordunun ülkeyi Temmuz 2023’te yapılacak seçimlere götürecek teknokratik bir hükümet atayacağını duyurdu.

Sudan ordusu lideri, geçiş hükümetini ve egemen konseyi, ülkenin demokrasiye kırılgan geçişine büyük bir darbe vurarak feshederken, ülke genelinde de olağanüstü hal ilan etti.

Binlerce demokrasi yanlısı protestocunun, başkent Hartum sokaklarını doldurması ve ikiz şehri Omdurman’da askerlerin çok sayıda hükümet yetkilisini tutuklaması üzerine Abdülfettah El-Burhan, pazartesi günü televizyondan bir duyuru yayınladı.

Pazartesi günü gözaltına alınan isimler arasında Başbakan Abdalla Hamdok da yer aldı. Hamdok destekçilerinin elinde bulunan İletişim Bakanlığı’nın açıklamalarına göre Hamdok, darbeyi destekleyen bir açıklama yapmayı reddetmesinin ardından gizli bir yere nakledildi.

Televizyon kanallarına ve radyo istasyonlarına baskınlar düzenleyen darbeci kuvvetler, ülke çapında internet erişimini de durdurdu. Başkent Hartum’da önemli otoyollar ve köprülerin yanı sıra Uluslararası Hartum Havaalanı da trafiğe kapatıldı.

Daha fazlasını oku…

Güney Afrika Anayasa Mahkemesi, güvenlik çemberi altına alınmış alanlarda izinsiz arama yapılmasını anayasaya aykırı buldu

Güney Afrika Anayasa Mahkemesi cuma günü, Güney Afrika Polis Teşkilatı Kanunu’nun 13(7)(c) maddesinin anayasaya aykırı olduğunu beyan eden bir yüksek mahkeme kararını onadı. Karar, yasadışı yabancıları kovmayı amaçladığı açık olan bu aşağılayıcı ve habersiz baskınlara katlanan Johannesburg’taki terkedilmiş binaların sakinleri için bir zafer teşkil ediyor.

Madde 13(7)(c), güvenlik çemberi altına alınmış bir alanda herhangi bir kişinin, evin, aracın veya deponun ya da nesnenin izinsiz olarak aranmasına izin veriyor ve polise, aranan eşyalara el koyma yetkisi tanıyor.

Mahkeme, “Bu, şüphesiz Anayasa’nın 14(a), (b) ve (c) bölümlerinde açıklandığı şekliyle özel hayatın gizliliği hakkını ihlal ediyor” diyerek, Kanun’un bu bölümünün yetkililere kamu düzenini sağlama amacını aşan yetkiler tanıdığına ve bu yetkilerin azaltılması gerektiğine hükmetti.

Bu nedenle mahkeme, geçen yıl Temmuz ayında oybirliğiyle, özel konutların ve sakinlerinin izinsiz olarak aranmasını anayasaya aykırı bulan Johannesburg’daki yüksek mahkemenin üyeleriyle mutabık kaldı ve 13(7)(c) maddesini düzeltmesi için Meclis’e iki yıl süre verdi.

Daha fazlasını oku…

İspanya Anayasa Mahkemesi COVID-19 nedeniyle alınan “alarm durumu” kararını anayasaya aykırı buldu

İspanya Anayasa Mahkemesi 27 Ekim Çarşamba günü, İspanyol hükümeti tarafından COVID-19 salgınıyla mücadele için kararlaştırılan ikinci alarm durumu kararını anayasaya aykırı buldu. Yüksek Mahkeme’nin on yargıcından dördü, karara karşı oy kullandı.

İspanyol hükümeti, pandemiyle mücadelede yasal bir araç olarak, 20 Kasım ile 9 Mayıs arasında ikinci kez alarm durumu kararı almıştı.

İlk alarm durumu ilanı Mart 2020’de kararlaştırılmış, ardından da Temmuz ayında anayasaya aykırı olduğuna karar verilmişti

İlan edilen iki alarm durumu da, Sosyalist Parti’den ve merkez sağ parti Halk Partisi’nden sonra mecliste en büyük üçüncü grup konumundaki aşırı sağcı parti Vox tarafından yargıya taşınmıştı.

İlk alarm durumu, çeşitli olağanüstü önlemlerin yanında hareketliliğe ciddi kısıtlamalar, ülke çapında bir karantina ve gece sokağa çıkma yasağı getirmişti.

Daha fazlasını oku…

FORUM – Av. Zelal Pelin Doğan – Amerikalılar Arası İnsan Hakları Mahkemesi: Gazeteci Jineth Bedoya Lima’nın Kaçırılması ve İşkence ile Cinsel Şiddete Maruz Kalmasından Kolombiya Sorumlu

18 Ekim 2021 tarihinde Amerikalılar Arası İnsan Hakları Mahkemesi Bedoya Lima/Kolombiya davasını sonuçlandırdı. Mahkeme, 2000 yılının Mayıs ayında bir röportaj yapmak üzere La Modelo Hapishanesine giden gazeteci Jineth Bedoya Lima’nın paramiliter güçler tarafından kaçırılıp maruz kaldığı işkence ve cinsel şiddet nedeniyle Kolombiya’yı mahkum etti. 

Bedoya davasının ayırt edici özelliği, Kolombiya devleti ile FARC arasındaki silahlı çatışma döneminde, gazetecilere yönelik şiddetin yanı sıra kadınlara ve özellikle kadın gazetecilere yönelik cinsel şiddet vakalarını gündeme getirmesiydi. Bu bağlamda Mahkeme, gazeteci cinayetleriyle ilgili olarak genel bir cezasızlık ortamının mevcut olduğunu belirtti. Aynı şekilde Mahkeme, silahlı çatışma dönemlerinde uygulanan şiddetin kadınları farklı ve daha ağır bir şekilde etkilediğini, çünkü söz konusu çatışmanın ülkede zaten var olan ayrımcılığı, dışlanmayı ve cinsiyete dayalı şiddeti tetiklediğini ve derinleştirdiğini kaydetti. Mahkeme, Kolombiya devleti ile FARC arasındaki silahlı çatışma bağlamında kadınlara yönelik cinsel şiddetin; süregelen, yaygın, sistematik ve görünmez bir uygulama olduğunu ve buna ek olarak, çok sayıda aktör tarafından yürütülen savaş benzeri siyasi stratejilerin bir parçası olduğunu vurguladı. 

Daha fazlasını oku…

İspanya’nın önde gelen partileri Anayasa Mahkemesi yargıçlarının yenilenmesi konusunda anlaştı

İspanya’da Başbakanlık ofisi, iktidardaki Sosyalist Parti’nin, ana muhalefetteki Halk Partisi ile Anayasa Mahkemesi’nin kadrosunu yenilemek için anlaşmaya vararak, yıllarca süren bir açmaza son vermenin yolunu açtığını duyurdu.

12 kişilik yüksek mahkemede yargıçların üçte birinin dokuz yıllık görev süresi, son iki yılda dolmuştu. Bir yargıcın Anayasa Mahkemesi’ne atanabilmesi için Meclis’te, muhafazakar Halk Partisi’nin desteği olmadan erişilmesi imkansız olan beşte üç çoğunluk gerekiyor.

Başbakan Pedro Sanchez, sol koalisyonun azınlık hükümetinin başında. İspanya’nın kutuplaşmış siyasi ortamında, iki büyük partinin uzlaştığı çok az konu bulunuyor.

Oylama 25 Ekim haftasında yapılacak ancak 3 yıldır bloke olan ve yüksek mahkemelere yeni yargıç atanmasının önünde engel teşkil eden yargıçların yönetim organı Yargı Genel Kurulu’nu (CGPJ) içermeyecek.

Daha fazlasını oku…

Arnavut yargıç, Bosna Anayasa Mahkemesi’ne atandı

Daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görev yapmış olan Arnavut yargıç Ledi Bianku, Bosna Hersek Anayasa Mahkemesi’ne atandı.

Bianku’nun ataması, Bosna Cumhurbaşkanlığı’nın üç üyesinin uzlaşmaya varamamasının ardından gerçekleşti.

Bosna Cumhurbaşkanlığı, Bosna devletinin başı olarak görev yapan üç üyeli bir yapı. Bosna’nın ana etnik topluluklarını temsil eden bir Bosnalı, bir Sırp ve bir Hırvat üyeden oluşuyor. Bosna Cumhurbaşkanlığı, ülkeyi federal düzeyde etkileyen herhangi bir karar için uzlaşmaya varmak zorunda. 

Bosna Cumhurbaşkanlığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne, Cumhurbaşkanlığının Sırp üyesinin görüşmeleri engellediğini ve atamayı imkânsız hale getirdiğini belirten bir mektup göndermişti.

Daha fazlasını oku…

Birleşik Krallık Hükümeti, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin Etkisini Azaltmaya Yönelik Planlarını Açıkladı

Birleşik Kralık Adalet Bakanı Dominic Raab, İnsan Hakları Yasası’na ilişkin planladıkları revizyonu açıkladı.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin bireyleri “insan haklarına yönelik gereksiz müdahalelerden” korumak yerine, “devlete çok fazla sorumluluk’’ dayattığına dikkat çeken Dominic Raab, Birleşik Krallık hükümetinin, bakanların hatalı olarak değerlendirdiği İHAM kararlarını, yine kendi değerlendirmeleri doğrultusunda doğru hale getirmeye yönelik geçici mevzuat çıkartmasını sağlayacak bir mekanizma tasarladığını söyledi.

“Ülkenin hukuk normlarını yorumlama konusunda son sözün Strasbourg’da değil, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nde olması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca kanun koyucunun yetkilerinin gerek uluslararası gerek ulusal alanda yıpratılmasının önüne geçmeyi ve yasama yetkisinin gücünü muhafaza etmeyi amaçlıyoruz.”

Daha fazlasını oku…

Ekvador’da yerli halk, Amazonlar’da petrol çıkarılmasına karşı Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor

Yerli örgütler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir koalisyon, ülkenin petrol üretimini ikiye katlamayı amaçlayan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine karşı Ekvador Anayasa Mahkemesi’nde anayasaya aykırılık davası açtı. Dava konusu kararname, Başkan Guillermo tarafından 7 Temmuz’da yayımlanan ve halihazırda günde 500 varilden az olan petrol üretimini günde 1 milyon varile yükseltmek için çeşitli eylemlerin bulunduğu 95 sayılı yürütme kararnamesi.

Anayasaya aykırılık davasında hükümet kararının, yerli halkların uluslararası olarak tanınan önceden görüşünün ve özgür ve bilgilendirilmiş rızasının alınma hakkının yanı sıra diğer toplu haklarını da ihlal ettiği iddia ediliyor.

Waorani halk önderi Nemonte Nenquimo, “bu dava başkan Lasso’ya karşı açılmış bir dava, çünkü onun yaşam hakkımıza ve doğa hakkımıza saygı göstermediğini görüyoruz” şeklinde konuştu.

Geçen sene, “Nobel Çevre Ödülü” olarak bilinen Goldman Ödülü’nü kazanan aktivist, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Ekvador’un Amazon bölgesindeki tüm topluluklar için bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Nenquimo “memleketimiz satılık değildir” ifadesini kullandı.

Daha fazlasını oku…

Avrupa Komisyonu Başkanı: Polonya Anayasa Mahkemesi’nin kararı Avrupa Birliği’nin temellerini sorguluyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Polonya Anayasa Mahkemesi’nin, Avrupa Birliği düzenlemelerinin ulusal yasalara karşı üstünlüğüne meydan okuyan bir yargıda bulunmasının, Avrupa Birliği’nin kuruluş amaçlarıyla çatıştığını belirtti.

Avrupa Parlamentosu’nda yaşanan tartışmada Ursula von der Leyen uyarısını, AB’ye katılımın temel ilkesinin, AB düzenlemelerinin üstünlüğünü kabul etmek olmasına rağmen Mahkeme’nin, Polonya Anayasası’nın AB yasalarına üstün olduğu kararına varması üzerine yaptı.

Polonya Anayasının Mahkemesinin kararı, Polonya ile AB arasındaki gerilimi tırmandırdı.

Von der Leyen, Polonya’nın kararının “AB’ye doğrudan meydan okuma” olduğunu ve yargı bağımsızlığının korunmasına zarar verdiğini söyledi. Von der Leyen, bir AB üyesinin, AB antlaşmalarının kendi anayasasına uygunluğunu ilk kez sorguladığını da ifade etti.

Daha fazlasını oku…

Ekim 2021 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Anayasa Mahkemesi tarafından Ekim ayında verilen önemli bazı kararların yer aldığı bülten yayında.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Ali Sadet Ve Diğerleri Başvurusu, Başvuru Numarası: 2018/6838, Karar Tarihi: 8/6/2021

Suruç katliamında kamu makamları tarafından önceden bilindiği iddia edilen canlı bomba saldırısının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmaması ve önleme araması kararına rağmen olayın meydana geldiği yerde önleme araması yaptırmadığı için görevini ihmal ettiği derece mahkemesi kararlarıyla sabit olan kamu görevlisi hakkında adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiası – ileri sürülen iddiaların incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin kalmamış olması nedeniyle düşme ve kabul edilemezlik kararı

İbrahim Moran Başvurusu, Başvuru Numarası: 2016/14675, Karar Tarihi: 29/6/2021

Uyuşturucu madde bağımlısı olan mahpusun cezaevinde hayatını kaybetmesini önlemeye yönelik tedbirlerin alınmaması ve bu olayla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmemesi – yaşam hakkının maddi ve usul yönünden ihlali

Daha fazlasını oku…