İçeriğe geç

Uganda Anayasa Mahkemesi: Anne sağlığı anayasal bir haktır

Uganda Anayasa Mahkemesi, hükûmetin temel doğum sağlık hizmetini sağlayamamasının anayasa ihlali olduğuna ve kadınları insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz bıraktığına karar verdi.

Mahkeme, devlete ait sağlık merkezlerinde doğum sırasında ölen iki kadının ailelerine 84,000 dolar tazminat ödenmesine de hükmetti.

Başvurunun yapılmasından dokuz yıl sonra gelen karar, doğum sağlığına Uganda Anayasası’nda yer açması nedeniyle memnuniyetle karşılandı.

Bu halk davası olayı, sağlık hakkı aktivistleri ve kızları doğum sırasında ölen iki anne tarafından mahkemeye taşınmıştı.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Cemil Kırbayır’ın zorla kaybedilmesiyle ilgili başvuruda Anayasa Mahkemesi yolunun tüketilmemesi nedeniyle verdiği kabul edilemezlik kararının çevirisi

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, darbenin ardından 13 Eylül 1980 günü gözaltına alınan ve gözaltında zorla kaybedilen Cemil Kırbayır’ın yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu tüketilmediği için kabul edilemez buldu. Fransızca yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Muhammed Canpolat, kararı Türkçe’ye çevirdi.

Kırbayır v. Türkiye, Başvuru no. 56840/10, Karar tarihi: 28.04.2020

Daha fazlasını oku…

FORUM – Av. Can Yavuz – İnternet’teki Geçmişinizin Geleceği: Unutulma Hakkına İlişkin Son Gelişmelerin Değerlendirilmesi

unutulma.hakki.resimİnternet’teki Geçmişinizin Geleceği: Unutulma Hakkına İlişkin Son Gelişmelerin Değerlendirilmesi

Av. Can YAVUZ – İstanbul Barosu

Giriş

Son dönemde Türkiye’nin en önemli İnternet mevzuatında (5651 sayılı Kanun) değişiklikler yapıldı. Ardından unutulma hakkının bir davada sansür amacıyla uygulanışına tanık olduk. Böylece Türkiye’nin gün içinde birkaç kez değişen gündeminde unutulma hakkı yer bulabildi. Bu durum son derece teknik ve genelde yanlış anlaşılan bir konu olan unutulma hakkına ilişkin bazı temel ilkeleri hatırlama ve açıklığa kavuşturma ihtiyacını ortaya çıkarmış gibi gözüküyor. Bu kısa yazı bu gereksinime cevap vermeyi ve unutulma hakkına ilişkin bazı genel ilkeleri son dönemdeki gelişmeler ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Yazıda sırasıyla unutulma hakkının felsefi temellerine, uygulanma şekline ve son dönemde yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesine yer verilecektir.

Unutulma Hakkının Felsefi Temellendirmesi

Unutulma hakkını çevreleyen ve ortaya çıkaran faktörleri ele almak bu hakkın anlaşılmasına yardım edebilir. Bu sebeple, hatırlama ve bağışlama gibi insan davranışlarına, İnternet ile arama motorlarının bunlar üzerinde yarattığı tesire yer verilecektir.   Daha fazlasını oku…

Bulgaristan’da iktidardaki GERB Partisi’nden yeni anayasa teklifi

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, iktidardaki koalisyonun büyük ortağı partisi GERB’in hazırlamış olduğu yeni anayasa taslağını görüşmesi için Büyük Millet Meclisi’nin toplanması çağrısı yapacağını açıkladı.

Borisov yaptığı açıklamada, yeni anayasada Parlamento üyelerinin sayısı yarıya yani 120’ye ineceğini, Büyük Millet Meclisi’nin üye sayısı ise şimdiki 400’den 280’e düşeceğini ve yargının yapısında da bazı değişiklikler yapılacağını ifade etti.

Borisov “Millet Meclisi, Anayasa’nın 160. maddesi uyarınca Büyük Millet Meclisi için seçim yapılması kararını aldığı anda aynı gün başbakanlıktan istifa edeceğim” şeklinde konuştu.

Daha fazlasını oku…

Portekiz Anayasa Mahkemesi: Azor Adaları’nı ziyarete gelenlere uygulanan 14 günlük zorunlu karantina anayasaya aykırı

Azor Adaları yetkilileri, covid-19 salgını nedeniyle bölgeye gelenlere 14 günlük zorunlu karantina uygulayarak anayasayı ihlal etti.

Karar, Azor hükûmeti tarafından 14 günlük karantinaya zorlanan bir kişinin şikayeti sonucunda Ponta Delgada Mahkemesi tarafından serbest bırakılmasına karşı Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı temyiz başvurusu sonucu verildi.

İlk derece mahkemesinin kararının ardından Sağlık Bakanlığı Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu ancak yargıçlar “özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin tüm disiplin kurallarının öncelikle Cumhuriyet Meclisi’nden onay alması gerektiğini”, bu yükümlülüğün “haklarla ilgili şartlar tehlikede olduğunda özel bir önem kazandığını” belirtti.

Daha fazlasını oku…

Temmuz 2020 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba, Anayasa Mahkemesi tarafından Temmuz 2020’de yayımlanan önemli kararların yer aldığı bülten yayında. Temmuz ayında çıkan İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarının yer aldığı bülteni de buradan okuyabilirsiniz. 

Sağlıklı günler, önümüzdeki ay görüşmek üzere. 

Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Abdulkerim Şen ve Diğerleri Başvurusu, Başvuru Numarası: 2014/15441, Karar Tarihi: 9/6/2020

Şırnak/Uludere ilçesinin Sapanca mezrasına 26 Mart 1994 tarihinde TSK’ye ait uçaklar tarafından atılan bombalar nedeniyle hayatını kaybeden, yaralanan, göç etmek zorunda kalan başvurucu yakınlarının etkili soruşturma yürütülmediği iddiası – Soruşturmanın etkisiz olduğunun daha önce fark edilip özen yükümlülüğü içerisinde hareket edilmesi gerektiğinden süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik kararı

Daha fazlasını oku…

FORUM – Av. Rabia Gündoğmuş – İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddet Konulu İçtihadının Tedrici Gelişimi (2)

Karikatür: Aslı Alpar

Av. Rabia Gündoğmuş

İstanbul Barosu

Çalışmanın bir önceki bölümünde devletlerin pozitif yükümlülüğü kavramının İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi nezdinde nasıl ortaya çıktığı, Opuz v. Türkiye Kararı ile Mahkeme’nin kadına yönelik şiddet konulu içtihadının nasıl farklılaştığı ve ayrımcılığın tespiti konusundaki kriterlerin neler olduğundan bahsedilmişti. Bu bölümde ise Mahkeme’nin Opuz v. Türkiye kararından sonra ev içi şiddet konulu içtihadının yerleşik hale gelmesinin seyri açıklanacaktır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin Opuz v. Türkiye Kararı’nın ardından kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddet konulu kararlarından bazıları şunlardır: E.S. ve Diğerleri v. Slovakya[1], A v. Hırvatistan[2] , Valiuliene v. Litvanya[3], Eremia v. Moldova[4] , T.M. ve C.M. v. Moldova[5], Durmaz v. Türkiye[6], Civek v. Türkiye[7] , M.G. v. Türkiye[8] , Halime Kılıç v. Türkiye[9] , Talpis v. İtalya[10] ve Volodina v. Rusya[11].

Daha fazlasını oku…

Temmuz 2020 – İHAM Kararları Bülteni

Merhaba,

Temmuz ayında çıkan 8’i Türkiye’ye karşı 16 İHAM kararının yer aldığı bülten yayında. Bu bülten, Benan Molu, Serde Atalay, Polat Yamaner, Deniz Akbay, Batuhan Karataş ve Dicle Demir tarafından yapılan çevirilerle hazırlanmıştır. 

İşkence, insanlıkdışı ve kötü muamele yasağı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Kaçar v. Türkiye, Başvuru no. 81532/12, Karar tarihi: 07.07.2020

9 Eylül 2004 tarihinde hız yaptığı gerekçesiyle polisler tarafından durdurulan başvurucuyla polisler arasında başlayan tartışma sonunda başvurucunun 10 günlük rapor alacak şekilde darp edilmesi, polisler hakkında 10 ay ertelemeli ceza verilirken başvurucuya polise mukavemetten 1.650 TL para cezası verilmesi – 3. maddenin esas ve usul yönünden ihlali

N.H. ve diğerleri v. Fransa, Başvuru No: 28820/13, 75547/13 ve 13114/15, Karar tarihi: 02.07.2020

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 2 Temmuz 2020 tarihinde N.H. ve diğerleri v. Fransa kararında İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 3. maddesinin (işkence ve kötü muamele yasağı) başvurucular N.H., K.T. ve A.J. açısından ihlal edildiğine ve S.G. açısından ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar verdi. Başvuru, Fransa’da yaşayan beş bekar sığınmacı erkeğe aittir. Başvurucular, Fransız hukukuna göre almaları gereken maddi ve finansal desteği alamadıklarını ve bu sebeple aylarca, insanlık dışı ve küçük düşürücü şartlarda uyumak zorunda olduklarını iddia etmişlerdir. Kararın özet çevirisini buradan okuyabilirsiniz.  Daha fazlasını oku…

İHAM’ın M.K. ve Diğerleri v. Polonya kararının özet çevirisi: “Uluslararası koruma taleplerinin otomatik olarak reddedilmesi, tedbir kararlarının uygulanmaması ve toplu sınırdışı etme niteliğine dönüşen zincirleme geri göndermeler, Sözleşme’ye aykırıdır.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 23 Temmuz 2020 tarihli M.K. ve Diğerleri v. Polonya davasında Çeçenistan’dan gelen ve uluslararası koruma talep eden başvurucuların, Belarus sınırında bulunan Polonyalı sınır muhafızları tarafından sınırdan geçmelerinin defalarca kez reddedilmesini Sözleşme’ye aykırı bulmuştur. 

Mahkeme, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 3. maddesinin (işkence veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı) ihlal edildiğine, Sözleşme’nin 4 numaralı Protokol’ünün 4. maddesinin (yabancıların topluca sınır dışı edilmeleri yasağı) ihlal edildiğine, Sözleşme’nin 3. maddesi ve 4 numaralı Protokol’ünün 4. maddesiyle bağlantılı olarak 13. maddenin (etkili başvuru hakkı) ihlal edildiğine ve ayrıca Polonya’nın Sözleşme’nin 34. maddesi (bireysel başvuru hakkı) kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğine oybirliğiyle karar vermiştir.

Mahkeme, başvurucuların defalarca kez Polonya ve Belarus arasında bulunan Terespol sınır bölgesine geldiklerini ve Polonyalı yetkililerin beyanlarının aksine, uluslararası koruma taleplerini açıkça ortaya koyduklarını tespit etmiştir.

Bununla birlikte sınır muhafızları, ilgili taleplere dair uygun bir incelemede bulunmaksızın başvurucuları sürekli olarak Belarus’a geri göndermişlerdir. Ayrıca Hükümet, Avrupa Mahkemesi tarafından başvurucuların gönderilmesini engelleyen ve başvurucuların Sözleşme’ye aykırı olarak zincirleme-geri gönderme [chain-refoulement] riski altında olduklarını belirten geçici tedbir kararlarını görmezden gelmiştir.

Polonya Devleti kişileri Belarus’a geri gönderme yönünde devamlı bir pratik benimsemiş ve ilgili koşullar altında söz konusu politika, yabancıların topluca sınır dışı edilmesi niteliğini kazanmıştır. Yetkililerin Mahkeme’nin geçici tedbir karalarını uygulamayı reddetmesi göz önüne alındığında, Polonya Devleti ayrıca Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirememiştir.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Basın özeti çevirisi av. Polat Yamaner tarafından yapılmıştır. 

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Rana v. Macaristan kararının özet çevirisi: “Macaristan’ın İranlı transseksüel mültecinin toplumsal cinsiyet kimliğinin hukuken tanınması bakımından pozitif yükümlülüklerini yerine getirmemesi, 8. madde ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 16 Temmuz 2020 tarihli kararında, Macaristan’ın İranlı transseksüel bir mültecinin Macar doğum belgesine sahip olmadığı için adını ve cinsiyet ibaresini resmi olarak değiştirme başvurusunu reddetmesini Sözleşme’nin 8. maddesinde düzenlenen özel ve aile hayatına saygı hakkına aykırı bulmuştur.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın özet çevirisi Serde Atalay ve Deniz Akbay tarafından yapılmıştır. 

Daha fazlasını oku…