İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 01 Mart 2022 tarihli Fenech v. Malta daire kararında (Başvuru no. 19090/20) oybirliğiyle başvurucunun tecrit altındayken tutulma koşullarına ilişkin olarak İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 3. maddesinin (insanlıkdışı ya da küçültücü muamele yasağı) ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Davada başvurucu, Ekim 2017 tarihli Maltalı gazeteci Daphne Caruana Galiza cinayetine karıştığı şüphesiyle Kasım 2019’da tutuklanan ve o tarihten beri tutukluluk hali devam eden bir iş insanıdır.
Dava, başvurucunun Corradino Hapishanesi’nde tutukluluk koşulları ve Maltalı yetkililerin başvurucunun özellikle tek böbreği olması sebebiyle hapishanedeyken Covid-19’a yakalanmaması için yeterli önlemleri alıp almadığına ilişkindir.
Mahkeme özellikle başvurucunun diğerlerinden -kokain testi pozitif çıkması sebebiyle- tecrit edilme döneminin 35 günden uzun sürmediğini; sonuç olarak başvurucunun zarar verici psikolojik ya da fiziksel etkilerden mustarip olmadığını ve uygulanan kısıtlamanın tam duyusal izolasyon olmadığını tespit etmiştir.
Daha fazlasını oku…
Anayasa Mahkemesi, Macaristan’ın yüksek mahkemesi Kuria’nın, hükûmetin şubat ayı sonunda seçmenlere bir bülten göndererek seçim usulü yasasını ihlal ettiği yönündeki kararını iptal etti. Haber bülteninde hükûmet, “muhalefetin Macaristan’ın Ukrayna’ya asker ve silah göndermesi yönündeki tutumunu” desteklemediğini ve bunu sorumsuzluk olarak gördüğünü yazmıştı. Bu iddia muhalefet tarafından defalarca reddedildi. Anayasa Mahkemesi, haber bültenindeki “muhalefet” teriminin belirli bir siyasi partiye atıfta bulunmadığını, ancak hükûmetin konumuna göre hükümet-dışı kalan genel, her şeyi kapsayan bir terim olarak tanımladığını tespit etti.
Hükümet, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa yanıt olarak Şubat’ın sonunda (daha önce Covid-19 aşısı için kayıt yaptırmış olan herkese) bir haber bülteni göndermişti. E-postada hükümet, diğer şeylerin yanı sıra, “Ukrayna konusunda endişeliyiz, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yanındayız, ama savaş çözüm değil. Macaristan’ı savaş dışında tutmak bizim temel çıkarımızadır.” demişti.
E-posta, ‘’Bu nedenle sorumsuzluk olarak gördüğümüz muhalefetin Macaristan’ın Ukrayna’ya asker ve silah göndermesi yönündeki tutumunu desteklemiyoruz’’ diye devam etmişti.
Daha fazlasını oku…İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 1 Mart 2022 tarihli I.V.Ţ v. Romanya (başvuru no. 35582/15) kararında oybirliğiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 8. maddesinin (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir.
Dava, ebeveyn izni veya kimliğini korumak için yeterli önlemler alınmadan reşit olmayan bireyle yapılan bir televizyon röportajı ile ilgilidir. Bir okul arkadaşının ölümüyle ilgili olan röportaj, küçüğün zorbalığa uğramasına ve duygusal stresine yol açmıştır.
Mahkeme, özellikle yerel temyiz mahkemelerinin, başvurucunun özel hayat hakkı ile yayıncının ifade özgürlüğü hakkı sorununu, özellikle başvurucunun reşit olmadığı ve ebeveyn izni olmadan kendisiyle görüşüldüğü hususlarını yalnızca üstünkörü dengelediğini tespit etmiştir.
İngilizce yazılan kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın basın özetinin çevirisi av. Rumeysa Budak tarafından yapılmıştır.
Daha fazlasını oku…İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme) 15 Mart 2022 tarihli Grzęda v. Polonya (başvuru no. 43572/18) Büyük Daire kararında bire karşı 16 oyla, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 6. maddesinin 1. fıkrasının (adil yargılanma hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir.
Bay Grzęda bir yargıçtır. Dava, başvurucunun görev süresi sona ermeden Ulusal Yargı Konseyi’nden (NCJ) çıkarılması ve bu kararın yargı denetimine tabi olmamasıyla ilgilidir. Görevden alınması Polonya’daki yargı reformları bağlamında gerçekleşmiştir.
Mahkeme özellikle, yargı denetimi olmamasının Bay Grzęda’nın mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir. Mahkeme, Bay Grzęda’yı etkileyen NCJ’nin reformu da dahil olmak üzere birbirini izleyen yargı reformlarının yargı bağımsızlığını zayıflatmayı amaçladığı tespitinde bulunmuştur. Bu amaca, yargının yürütme ve yasama organının müdahalesine maruz kalmasıyla ulaşılmıştır.
Bu davayla, Mahkeme’nin Büyük Dairesi bu konuları ilk kez incelemiştir.
Polonya’da mahkemelerin yeniden yapılanmasıyla ilgili olarak Mahkeme önünde bekleyen yaklaşık 93 başvuru bulunmaktadır.
Kararın tamamı İngilizce ve Fransızca olmak üzere mevcuttur. Kararın basın özetinin çevirisi av. Rumeysa Budak tarafından yapılmıştır.
Daha fazlasını oku…
Ülkenin “süper başkanlık” yönetiminden, güçlü parlamentolu bir başkanlık sistemine geçmesi gerektiğini söyleyen Kazakistan Başkanı Kassym-Jomart Tokayev, kendi yetkilerini sınırlandıracak bir anayasa değişikliği önerdi.
Tokayev, petrol zengini ülkeyi otuz yıl yönettikten sonra istifa eden ancak yakın zamana kadar geniş kitleleri elinde bulunduran bir önceki Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in desteği ile 2019’da cumhurbaşkanı seçilmişti.
Nazarbayev, Ocak ayı başlarındaki şiddetli karışıklıklar sırasında ve sonrasında Güvenlik Konseyi Başkanı ve iktidar partisinin lideri olarak sahip olduğu yetkilerinden vazgeçti ve o zamandan beri yakınları da hükümetteki ve devlet şirketlerindeki bir dizi önemli pozisyonu kaybetti.
Daha fazlasını oku…İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkeme), 1 Mart 2022 tarihli Kozan v. Türkiye kararında (başvuru no. 16695/19) oybirliğiyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS/Sözleşme) 10. maddesinin ve 10. maddesiyle bağlantılı olarak 13. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Dava, Mayıs 2015’te kapalı bir Facebook grubunda “17 Aralık’ı kapatana sicil affı, operasyonu yapana ihraç” başlıklı bir haberi herhangi bir yorum yazmadan paylaştığı için yargıç Bay Kozan’a disiplin cezası (kınama) verilmesine ilişkindir.
Mahkeme, 17-25 Aralık 2013 döneminden itibaren yolsuzluk şüphesi nedeniyle yürütülen yargılamaları ilgilendiren olaylar ve Hükümet’in bu davalara karşı olması bakımından, yargıçların yürütmeye karşı tarafsızlığı ve bağımsızlığıyla ilgili olduğundan, söz konusu haberin yargı mensuplarını özellikle ilgilendiren bir tartışmanın parçası olduğuna karar vermiştir. Bir yargıcın, yargı sisteminin bağımsızlığı konusunda basında yer alan bazı görüşleri meslektaşlarıyla paylaşmış olması ve yanıt olarak yorum yapmalarına izin vermiş olması, mesleki yaşamı için çok önemli bir alanda bilgi verme veya alma özgürlüğüne zorunlu olarak dahil olmuştur. Mahkeme ayrıca, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun, başvurucunun bir yandan ifade özgürlüğü ile diğer yandan yargı mensubu olarak ihtiyatlı davranma yükümlülüğünü gerektiği gibi dengelemediğini gözlemlemiştir. Ayrıca, Kurul’un yargı dışı bir organ olduğunu ve Daire ve Genel Kurul önündeki işlemlerin yargı denetimi güvencelerini sağlamadığını yinelemiştir. Bunun yanı sıra, Kurul tarafından kendisine karşı alınan tedbire ilişkin olarak başvurucuya herhangi bir yargı yolu sunulmamıştır. Kendisine uygulanan disiplin cezası, herhangi bir acil toplumsal ihtiyacı karşılamamış ve dolayısıyla “demokratik bir toplumda gerekli” bir tedbir teşkil etmemiştir.
Fransızca yazılan kararın aslına buradan ulaşabilirsiniz. Kararın tamamının çevirisi av. Rumeysa Budak tarafından yapılmıştır.
Kozan v. Türkiye, Başvuru no. 16695/19, Karar Tarihi: 01.03.2022
İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM/Mahkemesi), 8 Şubat 2022 tarihli Q ve R v. Slovenya kararında ebeveyn bakımından yoksun torunlarına ilişkin koruyucu aile izni talebine ilişkin davanın uzun sürmesi ve yerel mahkemelerin başvurucuların torunlarının doğrudan ya da özel bir vasi aracılığıyla görüşlerinin alınmadığı ile ilgili davada adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Mahkeme, bu kararında COVID-19 pandemisinin duruşmalara etkisini de incelemiş ve pandeminin yerel mahkemeleri etkilediği anlaşılır olmakla birlikte, koruyucu aile davasında çocuğun menfaati gereği davanın acil olarak görülmesi gerektiğine, pandeminin devletin makul sürede yargılama yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağına karar vermiştir.
İngilizce yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın tamamının çevirisi av. Zeynep Cemre Demirtaş tarafından yapılmıştır.
Q ve R v. Slovenya, Başvuru no. 19938/20, Karar tarihi: 08.02.2022
Polonya Anayasa Mahkemesi Perşembe günü bir kez daha, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kısmen Polonya Anayasası ile bağdaşmadığına hükmetti.
Ağırlıklı olarak Polonya’nın milliyetçi-popülist hükümetince atanan Anayasa Mahkemesi, Polonya Anayasası’nın, İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile uyumsuz olduğuna karar verdi.
Bu madde, kişilerin bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından adil bir şekilde yargılanmasını güvence altına alıyor.
Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve ulusal mahkemelerin Polonya yasalarının İnsan Hakları Sözleşmesi ile “anayasaya uygunluğunu ve uyumluluğunu” yargısal olarak denetleme yetkisini reddetti.
Daha fazlasını oku…Merhaba,
Şubat ayında çıkan önemli İHAM kararlarına yer verilen ve Benan Molu, Rumeysa Budak, Emre Karaman, Dadlez Sabak, Pınar Paysal, Deniz Yazgan, Doğukan Kalınoğlu tarafından hazırlanan bülten yayında.
Önümüzdeki ay görüşmek üzere.
Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü
A ve B v. Gürcistan, Başvuru no. 73975/16, Karar tarihi: 10.02.2022
A’nın kızı ve B’nin annesi olan C’nin, bir polis memuru olan eşi tarafından öldürülmesi ve ölümüne ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi – Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yükümlülüğüyle bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlali
Daha fazlasını oku…İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM – Mahkeme), 22 Şubat 2021 tarihli Regional Air Services S.R.L. ve Ivaşçu v. Romanya (başvuru numaraları 76549/17 ve 76756/17) kararında, oybirliği ile
- Ivaşçu başvurusu ile ilgili olarak, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (Sözleşme) madde 8’in (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) ihlal edilmediğine,
- Regional Air Services S.R.L. başvurusu ile ilgili olarak ise başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna hükmetmiştir.
Dava, 2014 yılında çeşitli televizyon programlarında ve bir köşe yazısında yapılan açıklamalar nedeniyle başvurucuların bazı gazetecilere karşı itibarlarının korunması için açtıkları hukuk davasının reddine ilişkindir. Başvurular, Romanya’da Tuzla Havalimanı’nın yönetiminden sorumlu Regional Air Services S.R.L şirketi (Şirket) ve başka bir şirket aracılığıyla Şirket’in iki hissedarından biri olan Ivaşcu tarafından yapılmıştır.
Ivaşçu başvurusunda Mahkeme; yerel mahkemelerin, bir yandan başvurucunun özel hayatına saygı hakkı ile diğer yandan gazetecilerin ifade özgürlüğü arasındaki dengeyi usulüne uygun olarak tarttığı ve bu hakların Mahkeme’nin içtihatlarıyla geliştirilen kriterler ışığında değerlendirdiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, söz konusu müdahale, Sözleşme madde 8’e aykırılık değildir.
Şirket başvurusunda ise Mahkeme, özellikle yerel mahkemelerin başvurucu Şirket’in herhangi bir zarar görmediğine ilişkin tespitini kaydetmiştir. Programlar sırasında ya da yazıda yer alan Şirket’in işleriyle ilgili açıklamaların doğrudan etkisini kanıtlayacak yeterli kanıt bulunmadığından Mahkeme, bu tür bir zararın varlığı yorumunu yapamamaktadır. Dolayısıyla Mahkeme, Şirket’in başvurusunu açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.
Fransızca yazılan kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Mahkeme tarafından yayımlanan basın özeti, Doğukan Kalınoğlu tarafından çevrilmiştir.
Daha fazlasını oku…

