İçeriğe geç

Ağustos – Eylül 2020 – AYM Kararları Bülteni

Merhaba,

Anayasa Mahkemesi tarafından Ağustos ve Eylül ayı içerisinde verilen önemli kararların yer aldığı bülten yayında.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere.

Yaşam hakkı ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü

Rabia Nur Yazıcı ve Selma Kocapiçak Başvurusu, Başvuru Numarası: 2016/9528, Karar Tarihi: 9/6/2020

3-4 Temmuz 2012 tarihlerinde Samsun genelinde meydana gelen aşırı yağış ve sel nedeniyle Canik ilçesi sınırları içinde bulunan Kuzey Yıldızı Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) konutlarının kapıcı dairesinde bulunan başvurucu yakınlarının hayatını kaybetmesi ve bilirkişi raporunda DSİ, TOKİ, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Canik Belediyesine kusur atfedilmesine rağmen yürütülen ceza soruşturması sonucunda yeterli araştırma yapılmadan işlemden kaldırma ve takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığı) kararı verilmesi – Etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlali

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Mirgadirov v. Azerbaycan ve Türkiye kararının özet çevirisi: “Tanınmış bir gazeteci olan başvurucunun Ermenistan için casusluk yaptığı iddiasıyla vatana ihanet ile suçlanarak tutuklu yargılanması, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), tanınmış bir gazeteci olan başvurucunun Ermenistan için casusluk yaptığı iddiasıyla vatana ihanet ile suçlanarak yakalanması ve tutuklu yargılanmasına ilişkin 17 Eylül 2020 tarihli Mirgadirov v. Azerbaycan ve Türkiye kararında,

  • Adli bir suç işlendiğine yönelik makul şüphenin olmaması sebebiyle 5. maddesinin 1. fıkrasının (özgürlük ve güvenlik hakkı);
  • Başvurucunun tutukluluğunu emreden bir mahkeme kararı olmadan 19 Kasım 2014’ten 20 Kasım 2014’e kadar alıkonulması sebebiyle 5. maddesinin 1. fıkrasının;
  • Yerel mahkemelerin başvurucunun salıverilmesi yönündeki argümanlarını değerlendirmemesi sebebiyle 5. maddesinin 4. fıkrasının (tutukluluğun hukukiliğinin yargısal incelemesi);
  • 6. maddesinin 2. fıkrasının (masumiyet karinesi);
  • 8. maddesinin (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) ihlal edildiğine;
  • Ve 5. madde ile bağlantılı olarak 18. maddesinin (haklara getirilecek sınırlamaların kısıtlanması) ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Ayrıca Mahkeme, Türkiye’ye karşı yapılan Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasının ihlali iddiasını incelemeye gerek duymamış, şikayetlerin geri kalanını ise kabul edilemez olarak değerlendirmiştir.

Mahkeme, kendisine ve yerel mahkemelere sunulan delilleri değerlendirerek başvurucunun vatana ihanet suçunu işlediğine yönelik makul şüphe oluşturmak için yeterli olmadığına kanaat getirmiştir. Ayrıca kendisine tutuklu yargılandığı sırasında uygulanan kısıtlamaların haklarını ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın özet çevirisi Batuhan Karataş tarafından yapılmıştır.

Mirgadirov v. Azerbaycan ve Türkiye, Başvuru No: 62775/14, Karar Tarihi: 17.09.2020

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Kotilainen ve diğerleri v. Finlandiya kararının özet çevirisi: “Yetkililerin özen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek okulda düzenlenen saldırıdan önce saldırganın silahına el koymaması, devletin yaşamı koruma yükümlülüğünü ihlal eder.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 17 Eylül 2020 tarihinde verdiği Kotilainen ve diğerleri v. Finlandiya kararında, okulda gerçekleştirilen silahlı saldırıyla ilgili olarak, saldırı öncesinde internetteki paylaşımlarından dolayı sorgulanan saldırganın silahına yetkililerce el konulmaması dolayısıyla Sözleşme’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Kotilainen ve diğerleri v. Finlandiya davası, 2008’de Kauhajoki şehrinde gerçekleştirilen ve 10 kişinin öldürüldüğü silahlı okul saldırısının mağdurlarının yaşamlarının yetkililer tarafından korunmadığına yönelik şikayetleri konu edinmektedir.

Mahkeme, yetkililerin özen yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları ve saldırıdan önce saldırganın silahına el koymamış olmaları sebebiyle, davada İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 2. maddesinin (yaşam hakkı) ihlal edildiğine ve soruşturma bakımından 2. maddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Sonrasında kendini öldüren bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırıda dokuz öğrenci ve bir öğretmen öldürülmüştür. Mahkeme, başvurucuların akrabalarının yaşamlarına yönelik gerçek ve doğrudan bir hayati tehlike riski olduğunun yetkililer tarafından bilinemeyeceğine karar vermiştir.

Fakat polis, öğrencinin internette yaptığı paylaşımları biliyordu ve kendisini saldırı öncesinde sorgulamıştır, ancak silahına el konulmamasına karar vermiştir. Silaha el konulması hukuken mümkündü ve makul bir önlem olabilirdi. Bu işlemin yapılmaması yetkililerin, ateşli silahların kullanımına içkin olan hayati tehlikeden doğan özel özen yükümlülüğünü yerine getirmemeleri anlamına gelmektedir.

Kararın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Mahkeme tarafından yayımlanan basın özetinin çevirisi Pınar Baysal tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Mahi v. Belçika kararının özet çevirisi: “Bir öğretmenin, 2015 Paris saldırılarıyla ilgili olarak sağduyu yükümlülüğüne aykırı yorumları yüzünden disiplin cezası verilerek başka bir okula tayin edilmesi; ölçüsüz bir müdahale değildir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 3 Eylül 2020 tarihinde verdiği Mahi v. Belçika kararında (Başvuru No: 57462/19), İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 10. maddesinin (ifade özgürlüğü hakkı) ihlal edildiği iddiasına ilişkin başvuruyu oybirliğiyle kabul edilemez bulmuştur. Karar kesindir.

Başvuru, İslam dinine mensup bir öğretmen olan Mahi’nin, başkaca konuların yanında, 2015 Ocak ayında Charlie Hebdo gazetesine yapılan saldırıyla da ilgili olan ve basında yer alan açık mektupta yer alan görüşleri nedeniyle disiplin cezası olarak tayin edilmiş olmasıyla ilgilidir.

Mahkeme, Mahi’nin şikayetlerini 10. madde (ifade özgürlüğü hakkı) altında değerlendirmiştir.

Mahkeme, bu bağlamda bahsi geçen yorumların, özellikle Paris saldırılarından sonra okulunda oluşan gergin atmosfer de değerlendirildiğinde, bir öğretmen olarak Mahi’nin sahip olduğu sağduyu yükümlülüklerine aykırı olduğunu belirtmiştir.

Mahi’nin yorumlarının öğrencileri üzerindeki muhtemel etkisini dikkate alan Mahkeme, Mahi’nin disiplin cezası olarak ders programının dolu olacağı ve çalıştığı okuldan yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki bir başka okula tayin edilmesini ölçüsüz bulmamıştır.

Bu sebeple başvuru, açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Mahkeme’nin yayınladığı basın özeti Dicle Demir tarafından çevrilmiştir.

Daha fazlasını oku…

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komitesi’nin (CEDAW Komitesi) silahlı çatışmada cinsel şiddetle ilgili verdiği ilk karar: S.H. v. Bosna Hersek kararının çevirisi

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komitesi (CEDAW Komitesi), 16 Temmuz 2020 tarihinde aldığı S.H. v. Bosna Hersek kararıyla, 1995 yılında çatışma bölgesinde oturan başvurucuya askerler tarafından tecavüz edilmesini, ardından başvurucunun tekrarlayan taleplerine rağmen uzun yıllar boyunca herhangi bir soruşturma veya yargılama yapılmamasını ve başvurucuya herhangi bir onarım tedbiri verilmemesini cinsiyet temelli ayrımcılık yasağına aykırı görüp, CEDAW Sözleşmesi’nin ihlal edildiğine karar verdi. Karar, CEDAW Komitesi’nin silahlı çatışma bağlamında cinsel şiddetle ilgili verdiği ilk karar olma özelliğini taşıyor.

Bu kararı (devletin savunmaları ve savunmalara karşı beyanlar kısmı hariç) avukat Polat Yamaner bire bir çevirdi.

Kararın İngilizcesini buradan okuyabilirsiniz. Türkçe çevirisi için:

Silahlı çatışma bağlamında cinsel şiddetle ilgili, benzer dava olaylarına sahip bir diğer Birleşmiş Milletler kararı, İşkenceye Karşı Komite’nin 2 Ağustos 2019 tarihinde verdiği A v. Bosna Hersek kararıydı. Ayrıca bu kararın çevirisine de buradan ulaşabilirsiniz.

İHAM’ın Levchuk v. Ukrayna kararının çevirisi: “Şiddet uygulayan eski eşin, birlikte yaşadıkları konuttan çıkartılması talebinin reddedilmesi, ev içi şiddete ilişkin pozitif yükümlülüklerin ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, (İHAM) 3 Eylül 2020’de verdiği Levchuk v. Ukrayna kararında başvurucunun, kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan eski eşinin birlikte yaşadıkları sosyal konuttan tahliye edilmesi yönündeki talebinin reddedilmesini konu alan davada başvurucuyu haklı bulmuş ve devletin bu bağlamda özel hayata saygı hakkından doğan pozitif yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar vermiştir.

Mahkeme, devletlerin ev içi şiddet ile mücadelede tarafların yarışan şahsi menfaatleri arasında denge kurarken mağdurların kırılgan yapılarını göz önünde bulundurarak bireylerin şiddetten korunmasını sağlamak yükümlülüğüne sahip olduklarını hatırlatmıştır. Mahkeme, kişinin konut hakkına müdahalede tahliye önleminin alınabilecek en aşırı önlem olduğunun, fakat somut olayda başvurucu ve çocuklarının sağlığı ve güvenliği bakımından saldırganın haklarının mağdurların haklarının önüne geçemeyeceğinin altını çizerek davalı devletin Sözleşme’nin “özel ve aile hayatına saygı” başlıklı 8. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir.

Levchuk v. Ukrayna, Başvuru no. 17496/19, Karar tarihi: 03.09.2020

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın Pınar Baysal tarafından yapılan çevirisine buradan ulaşabilirsiniz.

İHAM’ın Siyasi Parti “PATRIA” ve Diğerleri v. Moldova kararının özet çevirisi: “Başvurucu partinin, yeterli ve ilgili delil bulunmadan seçimlerden diskalifiye edilmesi ve seçim kurulu ile yerel mahkemelerin partiyi keyfiyete karşı korumaması serbest seçim hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 4 Ağustos 2020 tarihinde Siyasi Parti “PATRIA” ve Diğerleri v. Moldova kararında, başvurucu siyasi partinin seçimlere katılmasına izin verilmemesinin yeterli ve ilgili delile dayanmaması, seçim kurulunun ve yerel mahkemelerin yürüttüğü usulün başvurucuya keyfiyete karşı bir koruma sağlamaması ve yerel yetkililerin kararlarının gerekçeden yoksun olması nedeniyle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne Ek 1 Numaralı Protokol’ün 3. maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkının ihlal edildiğine oybirliği ile karar vermiştir.

Mahkeme, Merkezi Seçim Kurulu’nun (CEC), usule aykırı toplanarak ve sadece Emniyet Teftiş Genel Kurulu Başkanı’nın yazısını gerekçe göstererek başvurucuyu seçimlere katılmaktan men etmesinin ihtiyari nitelikte olduğunu vurgulamıştır. Kararı takiben başvurucunun temyiz merciine yaptığı başvuruda yerel mahkemelerin, herhangi bir delil göstermeden Emniyet Teftiş Genel Kurulu Başkanı’nın yazısında geçen iddiaları kabul etmesinin usuli güvenceleri ihlal ettiği kanısına varmıştır.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Kararın özeti çevirisi Emre Karaman tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…

FORUM – Av. Benan Molu – AYM İHAM’a Karşı: Turan Başvurusu vs Baş v. Türkiye Kararı

AYM İHAM’a Karşı: Turan Başvurusu vs Baş v. Türkiye Kararı

Av. Benan Molu

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 3 Mart 2020 tarihinde,  15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY örgütüne üye olduğu iddiasıyla tutuklanan hakim Hakan Baş’ın başvurusunda, Baş hakkında verilen tutuklama kararı anında isnat edilen suçlamayı destekleyecek bir delil olmadığına ve “suçüstü hali”ne aykırı olarak gözaltına alınıp tutuklandığına karar verdi.[1] Baş’ın özgürlüğünden mahrum bırakılma tedbirinin hukuka aykırı olduğunu ve OHAL tedbiri denilerek haklılaştırılamayacağını söyleyen İHAM, benzer bir ihlal kararını ilk kez, 16 Nisan 2019 tarihinde Anayasa Mahkemesi eski üyesi hakim Alparslan Altan’ın başvurusunda vermişti.[2]

İHAM, Altan ve Baş kararlarında özetle, ulusal mahkemelerin suçüstü kavramının kapsamını genişletmesinin ve mevcut olayda ulusal hukuku uygulamalarının hukuki belirlilik yönünden sorunlu ve aynı zamanda açıkça mantıksız olduğu ve yargı mensuplarının yürütme organının müdahalesinden korunmaları için tanınan usule ilişkin güvenceleri de zedelediği sonucuna varmıştı.[3]

Daha fazlasını oku…

Avrupa Konseyi Eşitlik ve Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi’nin İstanbul Sözleşmesi’nden Çıkmayı Tartışan Ülkelere Karşı Cevabının Çevirisi

Avrupa Konseyi’nin kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadele edilmesi amacıyla hazırladığı, Türkiye’nin de ilk imzalayan ve onaylayan ülke olduğu İstanbul Sözleşmesi, geçtiğimiz aylarda tartışmaya açılmış, aralarında Türkiye’nin de olduğu bazı ülkeler Sözleşme’den çekilmeyi gündeme getirmişti. Bu tartışma, en azından şimdilik, Türkiye’deki kadın hareketinin güçlü mücadelesi ve yoğun tepkisi sayesinde rafa kalkmış görünüyor.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Eşitlik ve Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, 11 Eylül 2020 tarihinde video konferans yoluyla yaptığı toplantıda aşağıdaki açıklamayı kabul ederek, Türkiye gibi Sözleşme’den çekilmeyi tartışmaya açan ülkelere karşı İstanbul Sözleşmesi’ne olan desteğini tekrarladı:

Daha fazlasını oku…

İHAM’ın Teshana v. Arnavutluk kararının özet çevirisi: “Yüzüne asit atılan kadının ev içi şiddet şikayetinin etkili şekilde soruşturulmaması, yaşam hakkının ihlalidir.”

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), 4 Ağustos 2020 tarihli Tershana v. Arnavutluk davasında 2009 yılında yüzüne asit atılan başvurucunun yaşam hakkının ihlal edilmediğine ancak yaşam hakkı ihlali iddiasını etkili şekilde soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

Söz konusu davada başvurucu kadın, ev içi şiddete maruz kaldığını ve saldırının arkasındaki şüphelinin eski eşi olduğunu iddia etti. Mahkeme, söz konusu saldırıdan Arnavutluk’un sorumlu tutulamayacağına karar verdi. Eğer Arnavutluk, başvurucunun risk altında olduğunun farkında olsaydı, bunu önleyecek tedbirler almak devletin yükümlülüğü olurdu. Ancak söz konusu davada yerel makamlar, başvurucunun eski eşinin şiddet içeren davranışından olayın ardından haberdar olmuştur.

Öte yandan, toplumsal cinsiyete dayalı şiddete dair belirtiler içeren ve bu nedenle yetkililerin özel bir özen yükümlülüğüyle hareket etmesi gereken saldırıya yönelik soruşturmada, başvurucuya atılan maddenin ne olduğu belirlenememiştir. Soruşturma 2020 yılında kalmış, fail tespit edilememiş, başvurucu tekrar eden sorularına karşın süreç hakkında bilgilendirilmemiştir. Mahkeme, bu koşullarda, yerel makamların asit saldırısına karşı etkili bir cevap verdiğini kabul etmemiştir.

Kararın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Mahkeme tarafından yayımlanan basın özetinin çevirisi Av. Benan Molu tarafından yapılmıştır.

Daha fazlasını oku…